YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 18:45

DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ VE AОAÇ BAYRAMI KUTLANDI

A
A
A
DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ VE AОAÇ BAYRAMI KUTLANDI

Balıkesir`de baharın müjdesi Nevruz ile birlikte Dünya Ormancılık ve Günü ve Ağaç Bayramı da törenle kutlandı. Merkeze bağlı Cinge köyündeki törende Orman bölge Müdürlüğü tarafından oluşturulan hatıra ormanına yüzlerce fidan dikilerek can suyu verildi.
AОAÇLANDIRMAYA SON 5 YILDA 15.3 MİLYON TL HARCANDI
Ağaç bayramına Vali Yılmaz Arslan, Garnizon ve Okullar Komutanı Tümgeneral Erdal Öztürk, Belediye Başkan Vekili Yusuf Özenç, BAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahir Alkan, İl Emniyet Müdürü Ömer Aydın, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Albay Gürcan Sercan, Orman Bölge Müdürü Recep Ateş, İl Sağlık Müdürü Hasan Yılmaz, diğer daire müdürleri ile vatandaşlar ve öğrenciler katıldı. Orman Bölge Müdürü Recep Ateş`in günün anlam ve önemini belirten açılış konuşması yaptı. Balıkesir`de son 5 yılda ağaçlandırma çalışmalarına toplam 19.5 milyon TL harcandığını açıklayan Orman Bölge Müdürü Recep Ateş, ağaç dikmenin önemini anlattı, ağaçlandırma çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi. Merkez ve tüm il genelindeki bozuk orman alanlarının belli bir plan dahilinde ağaçlandırıldığını kaydeden Recep Ateş, "İlimizde 1970`li yıllarda başlatılan ağaçlandırma çalışmaları ile 850 bin dekar saha, son 5 yılda ise 618 bin 500 dekar bozuk orman alanı rehabilite edilmiş ve ağaçlandırılmıştır. Bu kapsamda 19 milyon 370 bin çeşitli türlerde fidan dikilerek 15 milyon 300 bin TL harcama yapılmıştır. Bu çalışmaların devamı niteliğindeki içinde bulunduğumuz saha Cinge Köyü sınırlarında bulunan bin 50 dekar bozuk ormandır. Bu bozuk ormanı iyileştirmek için 105 bin adet Kızılçam, 8 bin adet Fıstıkçamı, 500 adet Ihlamur, bin adet Yalancı Selvi, 2 bin adet Akasya fidanı dikimi yapılacak. Ağaçlandırmanın sonunda elde edilecek orman çok değil 10 - 15 yıl sonra 5 kat daha fazla karbon yutarak sera gazı miktarını azaltacak ve küresel iklim değişikliğine bir sette Balıkesir`den sizlerin sayesinde çekilmiş olacaktır. Aynı zamanda bu orman, 2 bin 124 kiºinin bir yılda tükettiği oksijeni karşılayacaktır" dedi.
VALİ ARSLAN TERÖRÜ KINADI
Orman Bölge Müdürünün ardından kürsüye gelen Vali Yılmaz Arslan da Dünya Ormancılık Günü ve Ağaç Bayramı`nı kutladı. Nevruz ve Ağaç Bayramının birlikte kutlandığına işaret eden Vali Arslan, Nevruz gibi bayram kutlamalarını kötü niyetlerine alet eden bölücü, kışkırtıcı bütün unsurları şiddetle kınadığını bildirdi. Balıkesir`in ormanlık bölge olarak zengin bir coğrafya olduğunu kaydeden Vali Yılmaz Arslan, Balıkesir`in toplam arazi yüzölçümünün yüzde 48`i civarında orman varlığına sahip olduğunu açıkladı. Daha ağaçlandırılacak alanların bulunduğunu belirten Yılmaz Arslan, buraların yeniden tasarımlanarak verimli hale getirilmesi gerektiğini, bu yönde çalışmaların yapılacağını ifade etti. Vali Arslan, ağaçlandırma çalışmaları kapsamında bir bölgenin de Şehit ve Gazilerle ilgili orman olarak tesis edilmesi için bölge müdürüne talimat verdi. Orman Bölge Müdürlüğü`nün çalışmalarının memnuniyet vericiği olduğunu ifade eden Vali Yılmaz Arslan, orman teşkilatındaki gerek yangınla mücadele, gerek ağaçlandırma ve gerekse ülke ekonomisine katkı sağlama yönüyle her gün daha iyiye gittiğini belirterek bütün görevlileri kutladı, başarılarının devamını diledi.
Konuşmaların ardından Balıkesir Üniversitesi Halk Oyunları ekibinin gösterisi beğeniyle izlendi. Davetlilere ikramda bulunulan törende TEMA öğrenci grubu tarafından protokole yeşil yaprak rozetleri takıldı. Program Vali Yılmaz Arslan ve beraberindekilerin toprakla buluşturdukları fidanlara can suyu vermesiyle sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.