GENEL - 22 Mart 2012 Perşembe 16:47

HUKUKÇULAR İZMİR`DE BİR ARAYA GELDİ

A
A
A
HUKUKÇULAR İZMİR`DE BİR ARAYA GELDİ

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Hukuk Merkezi tarafından ortaklaşa düzenlenen, Türkiye Barolar Birliği tarafından desteklenen İzmir 2. Ulusal Hukuk Kongresi gerçekleştirildi. Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, ``Haksız tutuklama varsa, haksız tutuklamanın önüne geçmek için varız" dedi.
İzmir Adliye Sarayı Konferans salonunda bu yıl ikincisi yapılan İzmir Ulusal Hukuk Kangresi`ne Yargıtay Birinci Başkanı A.Nazım Kaynak, İzmir Valisi M.Cahit Kıraç, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Ahsen Coşar, İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş, DEÜ Hukuk Fakültesi Dekanı ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yusuf Karakoç ile Hukuk Bilimleri Merkezi Başkanı Av. Metin Özyurt ilk gün konuşmacı olarak katıldı.
Kongrenin ilk gününde; HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Bilim Komisyonu üyesi ve Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Atalay, Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu Bilim Komisyonu Başkanı ve Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Özgenç, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Bilim Komisyonu Üyesi ve Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Özekes, Yargıtay 19.
Daire Üyesi Doç. Dr. Adnan Deynekli, Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Vural Seven, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahri Öztürk, Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hüseyin Görüşen, Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nur Centel, Muğla Barosu Üyesi Ergin Cinmen, Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu Bilim Komisyonu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cumhur Şahin, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü
Asayiş Şube Müdürü Aşkın Çoksever, İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Koca, DEÜ Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Adalet Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Veli Özer Özbek, İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Yücel katılımcılar arasında yer aldı.
Kongrede konuşan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur, hakim ve savcıların tedbirleri uygularken çok daha titiz davranması gerektiğini belirterek, ``Alternatif tedbirleri göz önünde bulundurmak, ölçülülük ve orantılılık ilkesine dikkat etmek, masumiyet karinesini ihlal etmemek gibi yükümlülüklerimiz var`` dedi. Savcıların fiziki çalışma koşullarının yeterli olmadığına değinen ve bir savcıya bir katip düşmediğini, bazen iki, bazen üç savcıya bir katip düştüğünü,
savcıların bir ofisinin dahi bulunmadığını belirten Okur, "Bu nedenle soruşturmaların etkin yapılamıyor. Soruşturmaların uzaması, deliller tam olarak toplanamadığı için yargılama aşamasında mahkemeler delil toplamak zorunda kalıyor. Bu sıkıntı beraberinde uzun yargılamaları getiriyor. Tam da bu noktada geçici koruma tedbirleri ``geçici olma`` özelliğini yitiriyor. Bu gerçekleri göz önünde tutarak, hakim ve savcı arkadaşlarımın da tedbirleri uygularken çok daha titiz davranması gerekir" dedi.
12 Eylül darbesine ilişkin davanın sanıklarından dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya`nın avukatları aracılığıyla mahkemeye sundukları itiraz dilekçesi ile ilgili sorulan soruya Yargıtay Başkanı Kaynak, ``Soruşturması başlamış, yargılaması başlamış işlerde fikir beyan etmiyoruz`` dedi. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur ise, savcıların fiziki çalışma koşullarının yeterli olmadığını
ve bir savcıya bir katip düşmediğini belirterek, "Bu nedenle soruşturmalar etkin yapılamıyor" dedi.
Kaynak, ``Adaletin herkese hakkını vermesi kadar zamanında vermesi de önemlidir. İş işten geçtikten sonra gerçekleşen adalet kişilerin ve toplumun adalet duygusunu tatmin etmemektedir. Kuvvetsiz adalet aciz, adaletsiz kuvvet ise zalim olur. Haksız tutuklama varsa haksız tutuklamanın önüne geçmek için varız. Hakim olarak onun için varız" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.