YEREL HABERLER - 22 Mart 2012 Perşembe 17:26

DÜNYA SU GÜNÜ

A
A
A
DÜNYA SU GÜNÜ

Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, 22 Mart Dünya Su günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.
Belediye olarak bilimin kendilerine sunduğu metotlardan faydalanarak suyu değerlendirdiklerini ifade eden Ürgüp mesajında, ``Su, insan hayatı için en önemli unsurdur ve temelde sanılanın aksine sınırlı bir kaynaktır. Dünyamızın büyük bir bölümü sularla çevrili olsa bile bu kaynakların ancak Yüzde 3`ü içilebilir özelliktedir. Belediyemiz de bu hassasiyeti göz önünde bulundurarak Sivas`ın su kaynaklarını bilimin bize sunduğu metotlardan faydalanarak değerlendirmekte ve değerli hemşerilerimize sunmaktadır. Musluklarımızdan akan suyun kaliteli ve sağlıklı olmasını sağlamak için işletmeye alınan Sivas İçme Suyu Arıtma Tesisi laboratuarında yapılan günlük analiz sonuçları şebekemizdeki suyun içilebilir standartlarda olduğunu göstermektedir. Su hepimiz için temel ihtiyaç olmakla birlikte medeniyetin bir göstergesidir. Sivas`ın su ihtiyacının tamamı 2007 yılına kadar Tavra Deresi mevkiinde bulunan derin kuyulardan karşılanmaktaydı. Buna alternatif olarak 4 Eylül Barajı ve İçme Suyu Arıtma Tesisi yapımı gerçekleşmiştir. DSİ tarafından yapımı tamamlanarak Sivas Belediyesi`ne devredilen 4 Eylül Barajı ve Sivas İçme Suyu Arıtma Tesisi`nden sağlanan içme suyu kentin uzun yıllar su ihtiyacını karşılayacaktır. Sivas Belediyesi ve SİBESKİ ailesi olarak çevre ve insan sağlığının korunması ve değerli hemşehrilerimize daha kaliteli hizmet için büyük bir azimle üzerimize düşen görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışmaktayız`` ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun 28 Şubat’ın gölgesinde yarım kalan eğitimini 50 yaşında tamamladı Samsun’da yaşayan 50 yaşındaki 2 çocuk annesi Leyla Taner’in eğitim yolculuğu, 28 Şubat sürecinin gölgesinde yarım kaldı; yıllar sonra ise azmiyle yeniden filizlendi. Başörtüsü nedeniyle üniversite hayalini ertelemek zorunda kalan Taner, yasağın kalkmasının ardından döndüğü sıralardan fakülte ikincisi olarak mezun oldu, 50 yaşında yüksek lisansını tamamlayarak yarım kalan eğitim hikâyesini başarıyla noktaladı. 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle üniversite hayalini ertelemek zorunda kalan 2 çocuk annesi Leyla Taner, yıllar sonra yarım kalan eğitimine geri döndü. Yasağın kalkmasının ardından üniversiteyi fakülte ikincisi olarak tamamlayan Taner, 50 yaşında yüksek lisans diplomasını alarak azmiyle örnek oldu. "Üniversite sınavında gözetmen mobingi" 1997 yılında üniversite sınavını kazandığını ancak sınav salonunda dahi baskı hissettiğini anlatan Taner, "1997 yılında üniversite sınavında gözetmen başımda ısrarla bekledi. Sorularımı cevaplarken müdahalede bulundu. Yanlış şıkları işaretlememi ısrarla söyledi. Yanımdan ısrarla ayrılmadı. Bu şekilde sınavı tamamlamak zorunda kaldım. Daha sonra iyi bir puan aldım fakat tercihte bulunmadım. Başörtü yasağı sıkıntısının devam edeceğini düşündüğüm için. Daha sonra evlendim ve çocuğum oldu. 2003 yılında tekrar bir sınava girdim. O zaman da daha önce yaşadığım olaya benzer mobbinge uğradım. Bu sefer yine sınavı kazandım. Kazandığım üniversitede de yine bu şekilde başörtü sıkıntısı olduğunu öğrendiğim için kaydımı yaptırmadım" dedi. 28 şubat devriyesinde bu kez yüksek lisansı bitirdi Eğitim yolculuğunu anlatan Taner, "2015 yılında sınava girerek Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’ne kaydımı yaptırdım. Başarıyla ikinci olarak bitirdim. Bu süreçte ALES sınavına girdim ve ondan da başarı elde ettim. Sonrasında yüksek lisansa girmeye hak kazandım. Eski Türk edebiyatı alanına kabul edildim. Eğitimime devam ederken kalp rahatsızlıklarım ve başka rahatsızlıklarım çıktığı için eğitimime ara vermek zorunda kaldım. Bir süre ara verdikten sonra 2023 yılında tekrar başvurdum, mülakata alındım ve kabul edildim. Bu sene şubat ayında yüksek lisansımı tamamlamış oldum. 28 Şubat döneminde benim gibi ara vermek istemeyenler ya peruk kullandılar ya da başlarını tamamen açarak eğitim hayatlarına devam ettiler. Kız kardeşim de aynı sebepten dolayı eğitim hayatına devam edemedi" diye konuştu.
Eskişehir Eskişehir’de ilginç kaza; belediye ekipleri yaşlı çiftin evini adeta başına yıktı Eskişehir’de cadde genişletme işlemi yapan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 73 yaşındaki Emine ve 78 yaşındaki Seyfi Aydoğan çiftinin yaşadığı müstakil evin duvarını yıkıp şebeke suyu hattını patlattı. Olay sonrası konutta büyük hasar oluşurken, yaşlı çift bodruma dolan suyu ve molozları temizledi.Olay, Tepebaşı ilçesi Yeşiltepe Mahallesi Bilgeç Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre cadde üzerinde cadde genişletme çalışmaları kapsamında çalışma yapan belediye ekipleri ekskavatörle, Seyitali sokak ve cadde kesişimindeki 73 yaşındaki Emine ve 78 yaşındaki Seyfi Aydoğan’ın yaşadığı müstakil evin duvarını kırıp, şebeke suyu hattını patlattı. Yine ekskavatörün darbesi ile yaşlı çiftinin bahçe duvarı da hasar alırken, yıkılma ihtimali bulunan bahçedeki duvarın geriye kalan kısımları korkuttu. Patlayan şebeke suyu sonrası evin bodrum katına su dolarken, duvarı yıkılan salondan içeri ise moloz yığınları döküldü. Durum karşında şok olan ve o esnada evde bulunan 73 yaşındaki Emine Aydoğan, ne yapacağını bilemediğini anlattı.Bodrumdaki suyu süngerle temizledilerYaşlı çift, içerideki moloz yığınlarını temizlerken bodrum kattaki suyu ise sünger ve kovalarla tahliye etti. Belediye ekiplerince hasar tespit edilirken duvarın kırılan bölümü tuğla ile örülerek kapatıldı. Öte yandan çalışmaları yakından takip eden 78 yaşındaki Seyfi Aydoğan isimli yaşlı adam ekipleri evine hasar vermemesi konusunda uyardığını iddia etti."Borumdan bir ton su çıkardım"Konuyla alakalı 73 yaşındaki Emine Aydoğan, "O esnada Seyfi amcan dışardaydı. Bizim burada kiremitler vardı, kiremitlere ekskavatör darbe vurunca o taraf böyle yıkıldı. Ben o sırada evdeydim. Bu arkamda olan kısım bahçe duvarıydı, ama bahçe boştu. Korkmaz olur muyum? Tabii ki duvar yıkılınca biraz korktum. Bodrumumu su bastı, borumdan bir ton su çıkardım" dedi."Şimdi zarar gelecek diye gözetliyorum"Ekipleri uyardığını söyleyen ve ona rağmen evinin yıkıldığını ifade eden Seyfi Aydoğan, "Kepçe çalışırken bizim duvarı da göçürdü. Aslında bahçede bir alan vardı orayı yıktı. Tabii kepçeci bilemedi herhalde. Benim kiremitleri de görünce oradan kiremitlere kepçeyi indirdi. Benim bahçe duvarı çöktü. Salonumun duvarı da göçtü. Tabii kasıt yok. Bize çalışma yaparken haber vermediler. Bahçede bir sürü malzemem vardı. Motosikletim vardı, çamaşır makinesi vardı, eski yedekte duruyordu. Onun üstüne şimdi tahtalar düştü. Eşyalarım tahtaların altında şimdi bilemiyoruz durumlarını. Sonra burada belediye suyu kesmemiş. Benim bodrumuma su doldu. Hanım sabahtan beri kovayla su taşıdı. Yani kasıt yok, ama suyu bari kesebilirlerdi. Hanımda 75-74 yaşında. Soğuktan etkilenmedik. Buradan bakıyorum yani başka yerden zarar gelecek diye gözetliyorum. Şimdi yapıyorlar, Allah razı olsun. Yani mağduriyetimizi gideriyorlar. Tabii hiç olmasaydı onlara da işçilik olmazdı, bizim için de zarar olmazdı" diye konuştu.