YEREL HABERLER - 23 Mart 2012 Cuma 10:28

MALATYA`DA DUL MAAŞI İÇİN 653 BAŞVURUDAN 142`Sİ KABUL EDİLDİ

A
A
A
MALATYA`DA DUL MAAŞI İÇİN 653 BAŞVURUDAN 142`Sİ KABUL EDİLDİ

Malatya`da, dul maaşı almak için başvuran 653 kadından 142`sine ilk etapta maaş bağlanma kararı verilirken, 295 başvurunun ise değerlendirmelerinin devam ettiği bildirildi. Hak sahibi kadınların tekrar evlenmesi, nikahsız yaşaması ya da muhtaçlık durumunun ortadan kalkmasının tespit edildiği durumlarda ise nakdi yardımın kesileceği vurgulandı.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfı Malatya Müdürü Nebi Tepe, eşi vefat etmiş dul vatandaşlarımızın adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde kayıtlı oldukları il ve ilçelerde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvuruda bulunmaları kapsamda 653 adet başvuru yapıldığını söyledi. Tepe konu ile ilgili açıklamasında , "Yapılan başvuruların tüm iş ve işlemleri herhangi bir yoğunluğa imkan vermeden Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yürütülmektedir. Başvuru işleminin ardından
Vakıfımızda görevli Sosyal Yardım ve İnceleme Görevlileri tarafından müracaatçıların ikametinde sosyal incelemeler yapılarak inceleme raporları Vakıf Mütevelli Heyetlerinde değerlendirilmiştir. Toplam 653 başvuru içerisinden Vakıf Mütevelli Heyetince muhtaç olduğu tespit edilen ve buna bağlı olarak eşi vefat etmiş 142 vatandaşımızın başvuruları kabul edilmiş olup ilk nakdi yardımları ise önümüzdeki Nisan ayında yapılacaktır. Kabul edilen müracaatçıların özellikleri ise; sosyal destek sistemlerinin pasif
olduğu ( yakınları ve akrabaları tarafından bakılamayan), genç yaşta eşini kaybetmiş olup bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının eğitim ve gelişim aşamalarında oldukları, düzenli olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından yardım almadıkları görülmektedir. Hak sahibi olarak belirlenen eşi vefat etmiş dul kadınlara aylık 250 TL nakdi yardım yapılacak olup ödemeler 2 ` şer aylık dönemler halinde yapılacaktır. Bütün nakdi yardım ödemeleri merkezi sistem tarafından Ankara`dan vatandaşların hesap numaralarına
aktarılacaktır" ifadelerini kullandı. 216 başvurunun ise yapılan değerlendirmeler sonucunda kabul edilmediğini belirten Tepe, " Kabul edilmeme nedenleri olarak müracaatçıların sosyal destek sistemlerinin aktif olması ( yakınları, çocukları, akrabaları tarafından bakılmaları ) , diğer kurum ve kuruluşlardan ( shçek ve vakıflar genel müdürlüğü ) düzenli nakdi yardım almaları gibi nedenlerden dolayı muhtaçlıkları kabul edilmemiştir. 653 başvurudan kalan 295 başvurunun ise değerlendirmeleri devam etmekte
olup Mart 2012 içinde sonuçlandırılacaktır. Ayrıca hak sahibi kadınların medeni ve sosyo-ekonomik durumlarındaki değişiklikleri her ay Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılacak sorgulamalarla ve her yıl yapılacak olan sosyal incelemelerle takip edilecektir. Hak sahibi kadınların tekrar evlenmesi , nikahsız yaşaması ya da muhtaçlık durumunun ortadan kalkmasının tespit edildiği durumlarda ise nakdi yardımı kesilecektir" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.