GENEL - 24 Mart 2012 Cumartesi 17:13

BİTLİS`TE ŞEHİT OLAN KÖY KORUCUSU SON YOLCULUОUNA UОURLANDI

A
A
A
BİTLİS`TE ŞEHİT OLAN KÖY KORUCUSU SON YOLCULUОUNA UОURLANDI

Bitlis`in Hizan ilçesine bağlı Çeltikli köyü yakınlarında bulunan Sehi Ormanlarında dün sabah saatlerinde güvenlik güçleri ile PKK`lı bir grup terörist arasında çıkan çatışmalarda şehit olan geçici köy korucusu Reşit Akar için cenaze töreni düzenlendi.
Bitlis Beş Minare Camii`nde cenaze namazı kılınan şehit Reşit Akar için, Bitlis İl Jandarma Komutanlığında cenaze töreni düzenlendi.
Düzenlenen cenaze töreninde konuşan İl Jandarma Komutanlığında görevli Binbaşı İhsan Çanak, Akar gibi ülkesi için canını vermekten çekinmeyen vatan evlatları olduğu sürece gönderdeki Türk bayrağını indirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi.
Akar`ın yaşarken bir ailenin evladı olduğunu ancak şehit olduktan sonra tüm ülkenin evladı olduğunu ifade eden Çanak, şehit için Allah`tan rahmet dilerken, ailesine ve sevenlerine de başsağlığı dileğinde bulundu.
"BİTLİS`TE YİNE BİR GURUR VE ŞEREF GÜNÜ YAŞANIYOR"
Binbaşı İhsan Çanak`tan sonra konuşan Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz ise Bitlis`te yine bir gurur ve şeref günü yaşandığını belirtti. Bir toprağı vatan yapanın üzerindeki eserler olduğunu dile getiren Yılmaz, bu dünyadaki en büyük eserin ise vatan uğrunda verilen şehitler olduğunu ifade etti.
Dünya var oldukça şehitlerin Türk ulusunun en şerefli parçaları olacağını kaydeden Yılmaz, "Dünya durdukça da bu yurt bizim yurdumuz olarak kalacaktır. Bugün burada görüyorum ki hepinizin başı dik. Bugün Bitlis`te bir şehitlik gururu yaşıyoruz. Bugün bizim için bir mutluluk var, acı duymuyoruz, kaygı duymuyoruz. Çünkü burada şehadet şerbetini içmeyi bekleyen milyonlarca insan var. İnşallah Allah hepimize şehadet şerbetini içmeyi nasip eder. Şehit olan korucumuzun akrabaları, köylüleri ve tüm Bitlisliler
bize gelip dağda çatışan Mehmetçikle birlikte çatışmak, omuz omuza savaşmak istediklerini söyledi. Biz bundan gurur duyduk. Biz bu düşünce ve temennilerde olduğumuz müddetçe kardeşliğimizi yıkmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu.
Vali Yılmaz`ın konuşmasından sonra Bitlis Müftüsü Ali İmran Kılıç tarafından şehit için dualar okundu.
Edilen duaların ardından, evli, 10 çocuk babası 51 yaşındaki şehit Reşit Akar`ın naaşı, Mutki`nin İkizler köyünde defnedilmek üzere helikopterle köyüne gönderildi.
Cenaze törenine; Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, Jandarma Komutanı Albay Enver Aydın, Bitlis Emniyet Müdürü Halil İbrahim Doğan, kaymakamlar, belediye başkanları, kurum amirleri, şehidin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
"BİTLİS`TE 15 PKK`LI ÖLDÜRÜLDÜ, 3 SIОINAK İMHA EDİLDİ"
Törenden sonra açıklama yapan Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, dün başlayan çatışmalarda 1 korucunun şehit olduğunu, yaralanan 3 korucunun sağlık durumlarının ise iyi olduğunu belirtirken, çatışmalarda şu ana kadar 15 PKK`lının ölü ele geçirildiğini açıkladı.
Öte yandan çatışma bölgesinde arama tarama faaliyetleri sonucunda bulunan 3 sığınağın imha edildiğini ifade eden Vali Yılmaz, çatışma bölgesinde güvenlik güçleri tarafından arama ve tarama faaliyetlerinin devam ettiğini kaydetti.
"BÖLGE PKK`NIN GEÇİŞ GÜZERGAHI"
Öte yandan arama tarama faaliyetlerinin devam ettiği Hizan`ın Çeltikli köyü kırsalında bulunan Sehi Ormanlarının, terör örgütü tarafından uzun zamandan beri geçiş güzergahı olarak kullanıldığı öğrenildi. PKK için hem doğu-batı hem de kuzey-güney istikametinde önemli bir geçiş noktası olan Sehi Ormanlarının bulunduğu bölgenin terör örgütünün Bitlis`teki önemli üslerinden biri olarak kullanıldığı, aynı bölgede çok sayıda teröristin sürekli hareket halinde olduğu ileri sürüldü.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.