YEREL HABERLER - 24 Mart 2012 Cumartesi 23:28

YILIN EKONOMİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

A
A
A
YILIN EKONOMİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD) tarafından yapılan `Yılın Ekonomi Ödülleri` sahiplerini buldu. Yılın Sanayicisi ödülünü alan Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, 4+4+4 eğitim sistemini desteklediklerini dile getirerek, "Ben lise öğrencisiydim, şimdi üniversite öğrencisiyim. Lise müfredatında çok lüzumsuz dersler var. İnşallah 12 yıllık zorunlu eğitim bir başlangıç olur lise müfredatı da tekrar gözden geçirilir" şeklindeki konuşması davetlilerden uzun alkış aldı.
Hilton Otel`de gerçekleştirilen ödül törenine Vali Mevlüt Bilici, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Yaşar Karayel, Ahmet Öksüzkaya ve İsmail Tamer, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, KAYSO Başkanı Mustafa Boydak, AK Parti Kayseri İl Başkanı Ömer Dengiz ve çok sayıda işadamı katıldı.
Törende, GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Kınaş bir açılış konuşması yaptı. Ardından konuşan KAYSO Başkanı Mustafa Boydak, Kayseri`nin üretim ve ihracatta ellerinden geleni yaptığını belirterek, kentin ticaret, sağlık ve eğitim de öncü şehirlerden biri olduğunu, Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Erciyes projesi başta olmak üzere diğer yatırımlarla turizmde de öncü şehir olacağını kaydetti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel ise, Kayseri`nin bir marka şehir olduğunu ifade ederek, "Marka şehre yakışan, bu şehrin hangi ihtiyaçları varsa bir an önce giderilmesi ile alakalı işlerin yapılmasıdır. Biz, siyasetçiler olarak elimizden geleni yapıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki öncülüğünde de birçok yatırımlarımız var. Bu yatırımlar sayesinde şu andan itibaren kente hiç yeni yatırım yapmazsanız bile bu şehir 50 yıl kendini idare edebilir" dedi.
LC Waikiki - Taha Grup Genel Koordinatörü İsmail Hakkı Kısacık`ın `Markalaşma` konulu konferansının ardından ödül törenine geçildi.
Burada Yılın Sanayicisi ödülünü alan Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, kriz ortamında bile canla başla mücadele eden Kayseri`deki tüm sanayicilerin başarıya layık olduğunun altını çizdi. Boydak Holding`in hedeflerini aştığını kaydeden Boydak, "Boydak grubu olarak 5 milyar ciro hedefimiz vardı bunu 5 milyar 300 milyon olarak gerçekleştirdik. Çalışan sayımızı 12 bin üzerine çıkacağımızı söylemiştik ve onu gerçekleştirdik. Yurt dışı yatırımlarımız olacaktı, bunları faaliyete geçirdik. Son olarak Diyarbakır fabrikamızı da faaliyete geçireceğiz. 2012 yılında da başarılı çalışmalarımız devam edecek" şeklinde konuştu.
Yeni eğitim sistemini şahsı ve grubu adına desteklediklerini dile getiren Boydak, "12 yıllık eğitime şahsım ve grubumuz adına destek veriyoruz. Geçtiğimiz yıl liseyi bitirdim bu sene de üniversite öğrencisi oldum. Lise öğrencisi iken 40 kredi edebiyat dersi almışken sadece 4 saat bilgisayar dersi aldım. Ortaöğretim talebelerinde çok lüzumsuz dersler var. Talebelerimize yazık oluyor. Devamlı okul, dershane gezdiriyoruz. Bu eğitim sistemimizi ele almak lazım. 12 yıllık eğitim bir başlangıç oldu ama liselerdeki müfredatı tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor" dedi. Boydak`ın bu konuşması da katılımcılardan uzunca alkış aldı.
Törende ödül alanlar şöyle:
"Onur ödülünü Taha Grup İsmail Hakkı Kısacık, Yılın yatırımcı ödülünü Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Yılın sanayicisi ödülünü Boydak Holding Hacı Boydak, Yılın İnovasyon Ödülünü Molu Enerji Faruk Molu, Yılın Eğitime Katkı Ödülünü Özbıyık-Göknar Aileleri, Yılın İşadamı Ödülünü Hasçelik Halit Özkaya, Yılın İhracatçısı Ödülünü Çinkom Saffet Arslan, Yılın Markası Ödülünü Şahin Sucukları Salih Fazlıoğlu, Yılın İş Kadını Ödülünü Sefes Mobilya Şafak Çivici, Yılın Girişimci Ödülünü Tuğra Makina Mustafa Çetindağ, Yılın Gesiad üyesi Emak Asansör Hasan İlgen."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.