YEREL HABERLER - 31 Mart 2012 Cumartesi 14:06

SANKO İLKÖОRETİM OKULU ÖОRENCİLERİ DOОAYA VE YEŞİLE SAHİP ÇIKTI

A
A
A
SANKO İLKÖОRETİM OKULU ÖОRENCİLERİ DOОAYA VE YEŞİLE SAHİP ÇIKTI

Özel Sanko İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencileri çevreye sahip çıkmak adına "Doğaya Hayat, Hayata Yeşil" adını verdikleri projeyi sundu.
Kaynakların doğada sınırlılığının ve geri dönüşümle sağlanacak kazanımın öneminin anlatıldığı projede, öğrenciler faklı kostümlerle de dramatik bir tablo çizdi. Çevrenin insan faaliyetlerinin etkisiyle olumlu ve olumsuz olarak değişebildiğini belirten öğrenciler, özellikle hızlı nüfus artışı ve sanayinin gelişmesi karşısında yeterince çevre bilincinin oluşmamasının olumsuz etkiyi arttırdığını etkili sunumlarıyla anlattı. Öğrencilerini çevreye duyarlılıklarından ve başarılı sunumlarından dolayı kutladığını
belirten Özel Sanko İlköğretim Okulu Müdürü Handan Şahintaş, doğaya sahip çıkan bilinçli bir nesil yetiştirilmesine katkının önemli olduğunu söyledi. Şahintaş, "Çalışmalarını veli ve diğer arkadaşlarına sunan öğrenciler, projeyi hazırlarken araştırma ve etkili bir şekilde sunma konusunda başarılı olduklarını gösterdi. Bu da yaparak yaşayarak öğrenmenin öğrenciyi de çok iyi motive ettiğinin kanıtıdır" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de sigara bağımlılığıyla mücadele anlatıldı Edirne’de 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü etkinlikleri çerçevesinde sigara bağımlılığıyla mücadeleye dikkat çekildi. Edirne İl Sağlık Müdürlüğü ve Yeşilay Edirne Şubesi ekipleri tarafından Kurtuluş Mahallesi Muhtarlığı’nda bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi. Etkinlikte, sigaranın insan sağlığı üzerindeki zararları ile bağımlılıktan kurtulma yolları vatandaşlara anlatıldı. Selimiye Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Dr. Bekir Tunçer, sigaranın yalnızca akciğer kanserine değil; kalp hastalıkları, inme, böbrek ve damar hastalıklarına da yol açtığını vurguladı. Sigara kullanımının kalp krizi riskini ciddi şekilde artırdığını belirten Dr. Tunçer, günde 10 dal ve üzeri sigara içen kişilerin kalp krizi geçirme riskinin 5 kat arttığını söyledi. Bırakma sürecinde sinirlilik, huzursuzluk ve konsantrasyon güçlüğü gibi yoksunluk belirtilerinin görülebileceğini ifade eden Tunçer, sigara bırakma polikliniklerinden profesyonel destek alınması çağrısında bulundu. Yeşilay Edirne Şubesi Sosyal Hizmet Uzmanı Dilara Akgün Tamer ise tütün bağımlılığıyla mücadelede gizlilik esasına göre ücretsiz destek sağlandığını, 115 YEDAM Danışma Hattı’nın aranmasının yeterli olduğunu belirtti. Yeşilay personeli Esra Güzey de kapalı alanlarda sigara içme ihlallerinin "Yeşil Dedektör" uygulaması üzerinden bildirilebileceğini hatırlattı. Program sonunda katılımcılara bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Etkinliğin ardından ekipler mahalledeki kahvehaneleri ziyaret ederek sigarayı bırakmanın önemi konusunda vatandaşlarla birebir görüşmeler yaptı.
Tekirdağ Çorlu´nun Yeni Nüfusu 306 bin 939 Oldu 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre Çorlu’nun yeni nüfusu 306 bin 939 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu 2024 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 300 bin 296 olan Çorlu nüfusu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ADNKS 2025 yılı verilerine göre 6 bin 645 kişi artarak 306 bin 939 kişiye ulaştı. Çorlu’nun nüfus artış oranı yüzde 2,21 olarak ortaya çıktı. Tekirdağ’ın 1 milyon 187 bin 162 olan nüfusu ise 21 bin 279 kişi artarak 1 milyon 208 bin 441 oldu. Bir Tekirdağ’ın büyümesi ile yılda yüzde 1,79 olarak belirlendi. Çorlu 306 bin 939 kişilik nüfusu ile Tekirdağ’ın en kalabalık ilçesi olurken diğer ilçelerdeki nüfus sayıları ise şu şekilde kaydedildi: Çorlu: 306 bin 939, Süleymanpaşa: 226 bin 582, Çerkezköy: 223 bin 975, Kapaklı: 152 bin 509, Ergene: 68 bin 648, Saray: 51 bin 468, Malkara: 50 bin 123, Şarköy: 34 bin 458, Marmaraereğlisi: 33 bin 623, Muratlı: 30 bin 410, Hayrabolu: 29 bin 706 kişi olarak kaydedildi. TÜİK ADNKS verilene göre Çorlu’n un mahalle bazlı nüfusu da açıklandı. Buna göre 43 bin 51 kişilik nüfusu ile Şeyhsinan Mahallesi Çorlu’nun en kalabalık mahallesi olurken 66 kişilik nüfusu ile Maksutlu Çorlu’nun nüfusu en az olan mahallesi oldu. 31 Aralık 2025 tarihi itibariyle Çorlu’nun mahalle bazlı nüfusu ise şu şekilde ortaya çıktı: Alipaşa Mahallesi 10 bin 981, Cemaliye Mahallesi 9 bin 851, Çobançeşme Mahallesi 16 bin 88, Cumhuriyet Mahallesi bin 33, Deregündüzlü Mahallesi 83, Esentepe Mahallesi 15 bin 204, Hatip Mahallesi 10 bin 34, Havuzlar Mahallesi 11 bin 800, Hıdırağa Mahallesi 8 bin 674, Hürriyet Mahallesi 18 bin 233, Kazımiye Mahallesi 11 bin 444, Kemalettin Mahallesi 17 bin 441, Maksutlu Mahallesi 66, Muhittin Mahallesi 38 bin 621, Nusratiye Mahallesi 21 bin 631, Önerler Mahallesi 6 bin 834, Reşadiye Mahallesi 34 bin 37, Rumeli Mahallesi 12 bin 633, Şahpaz Mahallesi 509, Sarılar Mahallesi 374, Şeyhsinan Mahallesi 43 bin 51, Seymen Mahallesi bin 43, Silahtarağa Mahallesi 2 bin 955, Türkgücü Mahallesi bin 100, Yenice Mahallesi 2 bin 314, Zafer Mahallesi 10 bin 950.
Mersin Adana Müze Kompleksi, Akdeniz Diyabet Akademisi’ne ev sahipliği yaptı Akdeniz Diyabet Akademisi 7. Toplantısı Adana Müze Kompleksi’nde gerçekleştirildi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Türkiye Diyabet Vakfı koordinesinde ve birçok sağlık kuruluşlarının işbirliğiyle düzenlenen Akdeniz Diyabet Akademisi 7. Toplantısı, Türkiye ve Orta Doğu’nun en büyük müze kompleksi olan Adana Müze Kompleksi’nde gerçekleştirildi. Toplantının, Adana’nın sağlık turizmi alanındaki vizyonunu ve kültürle entegre edilen özgün organizasyon anlayışını güçlü biçimde ortaya koyduğu ifade edildi. ’Diyabet Tarihle Buluşuyor’ temasıyla hayata geçirilen etkinliğin sağlık, bilim, kültür ve turizmi aynı çatı altında buluşturarak sağlık turizminin çok boyutlu yapısına örnek teşkil ettiği kaydedildi. Aynı gün eş zamanlı olarak 24. GAPDİAB (Güneydoğu Anadolu Diyabet Destek Projesi) ve Adana TEKNODİAB (Teknoloji ve Diyabet) toplantılarının da düzenlenmesiyle Adana, diyabet alanında bölgesel ölçekte önemli bir bilimsel merkez haline geldiği aktarıldı. Toplantılarda diyabet ve diyabet teknolojileri alanındaki en güncel bilimsel gelişmeler, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve klinik uygulamalar ele alındı. Endokrinoloji uzmanları, iç hastalıkları uzmanları ve aile hekimlerinin yoğun ilgi gösterdiği organizasyon, 400’ün üzerinde hekimin katılımıyla bölgenin en büyük ve en prestijli diyabet toplantılarından biri olma özelliğini pekiştirdi. "Müzeler, akademik üretime ve tematik turizme ev sahipliği yapıyor" Toplantı, Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru ile Akdeniz Diyabet Akademisi Başkanı ve Türkiye Diyabet Vakfı Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Prof. Dr. Okan Bakıner’in açılış konuşmalarıyla başladı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru, Adana’nın yalnızca tarih ve kültür kenti değil, aynı zamanda sağlık turizmi açısından güçlü ve yükselen bir destinasyon olduğunu vurguladı. Duru, "Müzeler, klasik sergileme alanlarının ötesine geçerek bilimsel toplantılara, akademik üretime ve tematik turizme ev sahipliği yapıyor. Bu, bizim için çok değerli" dedi. Toplantının planlama ve içerik sürecine İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Halil Nacar’ın sağlık turizmine yönelik vizyonu ve katkıları da önemli destek sağladı. Diyabet gibi kronik hastalıklar alanında düzenlenen bu nitelikli bilimsel toplantıların, Adana’nın sağlık turizmi hedeflerine doğrudan katkı sunduğu ifade edilerek Nacar’a teşekkür edildi. Toplantıya ev sahipliği yapan Adana Müze Kompleksi, Türkiye ve Ortadoğu’nun en büyük müze kompleksi olma özelliğini taşırken, koleksiyon çeşitliliğiyle bölgenin en zengin müze yapıları arasında yer aldığı vurgulandı. Tescilli endüstriyel mirasın kamu eliyle müzeye dönüştürüldüğü en büyük yapı olma niteliğini taşıyan kompleksin, çevre dostu ve yeşil bina olarak tasarlanan Türkiye’nin tek kamu müzesi olmasının yanı sıra, açık ve kapalı alanlarıyla ülkenin en geniş etkinlik alanına sahip müze kompleksi olarak dikkat çektiği de ifade edildi. Toplantı kapsamında ayrıca sanat tarihi, tıp tarihi ve sağlık turizmi başlıkları da öne çıktı. Antik dönemlerden günümüze hastalık algısı ve tedavi yaklaşımları müze koleksiyonları ve arkeolojik veriler eşliğinde ele alındı. Bu yönüyle etkinlik, bilimsel içeriği kültürel mirasla buluşturan örnek bir sağlık turizmi organizasyonu olarak değerlendirildi.
Mersin MTSO Yeşil Ödülleri için başvurular başladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), sürdürülebilir ekonomi, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğine uyum konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği ’I. Yeşil Ödülleri’ için başvuruları başlattı. Yarışmaya başvurular 15 Nisan 2026 tarihine kadar yapılabilecek. MTSO tarafından düzenlenen ve çevresel sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşımayı hedefleyen I. Yeşil Ödülleri, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut’un katıldığı lansman toplantısıyla basın mensuplarına tanıtıldı. Kaynak verimliliğini esas alan üretim ve hizmet modellerinin teşvik edilmesi, iyi uygulamaların görünür kılınması ve sürdürülebilir ekonomi anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlayan yarışma; Yeşil Lider, Yeşil Yapı, Yeşil Sanayi, Yeşil Lojistik ve Taşımacılık, Yeşil Turizm ile Yeşil Tarım olmak üzere 6 kategoride düzenlenecek. Yeşil Lider kategorisine Türkiye genelinden bireysel başvurular alınırken, diğer kategorilere yalnızca Mersin’de faaliyet gösteren MTSO üyesi firmalar başvurabilecek. Bu kapsamıyla yarışma, Türkiye’de bu ölçekte ilk kez düzenlenen organizasyon olma özelliği taşıyor. 15 Nisan’a kadar yapılacak başvuruların değerlendirme süreci 15 Mayıs 2026’da tamamlanacak. Ödüller ise Haziran 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Başvurular, ’www.mtsoyesildonusum.com’ adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in dış ticaret kenti olduğuna dikkat çekerek, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında firmaların karbon ayak izi ve karbon vergisine yönelik hazırlık yapmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Türkiye ihracatında Mersin’in 7’nci sırada yer aldığını belirten Çakır, "Uluslararası pazarlara entegre bir kentiz. Bu gücümüzü koruyabilmemiz için firmalarımızın yeşil dönüşüme hızla uyum sağlaması gerekiyor. Geçen yıldan bu yana bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil Ödülleri ile bu farkındalığı daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz" dedi. İklim değişikliği konusunda yıllar önce farkındalık çalışmaları başlattıklarını hatırlatan Çakır, artık önlem aşamasının geride kaldığını vurgulayarak, "Önlem alınsa bile durdurulamayan bir süreçle karşı karşıyayız. Artık dönüşüm sürecindeyiz. Asıl mesele, iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayacağımızdır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve özellikle Mersin’in içinde bulunduğu Akdeniz Havzasının, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını belirten Çakır, tarım, turizm ve sanayinin bu süreçten doğrudan etkileneceğini kaydetti. Küresel rekabete de değinen Çakır, Hindistan’ın önümüzdeki dönemde dünya ticaretinde önemli bir aktör olacağına işaret ederek, "İş gücü maliyetleri ve hammadde açısından rekabet etmemiz mümkün değil. Ancak Hindistan’ın en önemli açığı yeşil ve dijital dönüşümü tamamlayamamış olmasıdır. Biz bu dönüşümü ne kadar hızlı sağlarsak, rekabette o kadar öne çıkarız" diye konuştu. Yeşil dönüşümün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çakır, "Bu dönüşümü sağlayamazsak Kapıkule’den tırlarımız geçemez, rekabetçi olamayız. Türkiye’nin kurtuluşu ihracattadır. İhracatı sürdürülebilir kılmanın yolu yeşil dönüşümden geçiyor" ifadelerini kullandı.