YEREL HABERLER - 02 Nisan 2012 Pazartesi 15:40

GAÜN`DEN "SOMALİ GÖNÜLLÜLERİ" PROJESİ

A
A
A
GAÜN`DEN "SOMALİ GÖNÜLLÜLERİ" PROJESİ

Toplumsal Duyarlılık Projeleri kapsamında Somali Büyükelçiliği ve Kızılay işbirliği çerçevesinde yürütülen, Gaziantep Üniversitesi 9 öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve öğrencilerin yürüttüğü "Somali Gönüllüleri" konulu projenin açılış toplantısı yapıldı.
Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirilen toplantıya; Somali Büyükelçisi Nur Sh Hamud Mursal, Gaziantep Vali Yardımcısı Cemalettin Özdemir, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, Şahinbey Kaymakamı Uğur Turan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Koruk, Rektör Danışmanı ve Toplumsal Duyarlılık Projeleri Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Mutaf, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Cahit Bağcı, Genel Sekreter Ercan Eroğlu, çok sayıda akademik, idari personel ve öğrenci katıldı.
Gaziantep Üniversitesi`nin bu yılı Somali yılı ilan etmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Somali Büyükelçisi Nur Sh Hamud Mursal, Somali`nin özellikle eğitim imkanlarının ortadan kalktığını söyledi. Mursal, ``Türkiye`nin her alanda bize verdiği destekler için çok teşekkür ediyoruz. Son yıllarda iç savaş sebebiyle, çok sayıda okul çağında Somalili genç okula gitmek yerine bu çatışmaların içinde yer almıştır. Somali halkı Türkiye`nin özellikle bu dönemde verdiği kardeşçe desteğe, ayrıca binin üzerinde Somalili gencin buraya eğitilmek üzere getirtilmesinden dolayı çok mutluyuz`` ifadesinde bulundu.
İnsana, topluma duyarlılık noktasında projenin çok önemli olduğunu belirten Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, üniversite olarak bugüne kadar toplumun bütün meselelerinde duyarlılık gösteren projeler ürettiğini belirtti. Prof. Dr. Coşkun, ``Sadece Gaziantep`te değil, Türkiye`de değil, ta uzaklara Afrika`ya kadar uzanan projeleri hayata geçiriyoruz. Türkiye artık dünyada sözü dinlenen ülkelerden birisidir. Büyük ülke olma yolunda ilerlemenin kıvancı içersindeyiz. Ülkemizin geleceğine kalıcı değerler üretmenin, derin imzalar atabilmenin telaşı içersindeyiz. Çünkü biz bilgiyi üreteceğiz, ürettiğimiz bilgiyi insana sunacağız. İnsanlığa hizmet için Gaziantep Üniversitesi olarak elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Biz Toplumsal Duyarlılık Projeleri dersini müfredata koyarken bu hedeflerle yola çıkmıştık`` diye konuştu.
Somali`de her 4 dakikada bir bebeğin açlık yüzünden öldüğünü söyleyen Rektör Danışmanı ve Toplumsal Duyarlılık Projeleri Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Mutaf, 3 milyon insanın sağlıklı ve yeterli sudan yoksun yaşadığını kaydetti. Prof. Dr. Mutaf, ``20 yılı aşkın bir süredir açlık ve kuraklığın yanı sıra, amansız bir iç savaşın, yer altı ve petrol kaynakları olma özelliği taşıyan bir ülkenin paylaşımına, sömürülmesine dönük, kışkırtılmış bir savaşın kurbanı olan Somali halkı ilk defa büyük bir ülkeden, kardeş ülkeden böylesine büyük bir heyeti ağırladı. Biz diyoruz ki Somali`de son aç insan doyana kadar biz çalışacağız. Bu insanlık ayıbını tedavi etmek için gece gündüz düşüneceğiz. Orada milyonlarca çocuk ne yazık ki açlık sınırında. Bunun yanında da dünya her yıl kozmetik sektörüne 160 milyar dolar para harcıyor`` şeklinde konuştu.
Kızılay`ın Türk halkından aldığı güçle her koşulda, her şartta yardıma muhtaç olanlara destek verdiğine dikkat çeken Kızılay İl Başkanı Muhlis Bahadır Yetkin, ``Somali`deki kardeşlerimiz iç savaş ve kuraklık yüzünden yoksullukla yaşam mücadelesi vermektedir. Hayırsever Türk halkının yardım elini dünyanın dört bir köşesine ulaştıran Türk Kızılay`ı olarak şimdi de, Gaziantep Üniversitesiyle birlikte Afrika`ya insani yardım ulaştırmak için bu projeyi başlattık`` ifadesinde bulundu.
Projeyi, empati kurarak farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Toplumsal Duyarlılık Projeleri Danışman Hocası Öğretim Görevlisi Mesut Özdinç, komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir felsefesiyle hareket ettiklerini söyleyerek, bu konuda duyarsız kalmamamız gerektiğini belirtti.
Konuşmaların sonunda Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun ve Kızılay İl Başkanı Muhlis Bahadır Yetkin tarafından, Öğretim Görevlisi Ersin Akay, Öğretim Görevlisi Emin Özcan, Öğretim Görevlisi Mesut Özdinç, Öğretim Görevlisi Mehmet Bostancıeri, Öğretim Görevlisi Remzi Öztekin, Öğretim Görevlisi Bilal Kaya, Öğretim Görevlisi Seyfettin Bozbaş, Öğretim Görevlisi Gülten Şekeroğlu ve Doç. Dr. Sibel Oğuzkan`a katkılarından dolayı belge takdim edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.