YEREL HABERLER - 03 Nisan 2012 Salı 18:12

KUŞADASI TÜRK OCAОI`NDAN DENKTAŞ KONFERANSI

A
A
A
KUŞADASI TÜRK OCAОI`NDAN DENKTAŞ KONFERANSI

Kuşadası Türk Ocağı Şubesi `` Rauf Denktaş ve Kıbrıs`` konulu bir konferans sundu. Konferansa konuşmacı olarak 21. ve 23. Dönem Aydın Milletvekili Emekli Büyükelçi Ertuğrul Kumcuoğlu katıldı.
Kuşadası Belediyesi`ne ait İbramaki Sanat Galeri`sinde yapılan konferansa Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kuşadası İlçe Başkanı Cemal Sarı, Kuşadası Şehit Aileleri ve Gazileri Dayanışma Derneği Başkanı Erdal Sezginer, Atatürkçü Aydınlanma Platformu Başkanı Nail Topal ve Türk Ocaklılar katıldı.
Açış konuşmasını yapan Kuşadası Türk Ocağı Başkanı Dr. Ali Alkış, kendisinin de KKTC`de tabip subay olarak görev yaptığını ve Denktaş`ın dünya Türklüğünün liderlerinden biri olduğunu ifade etti. Denktaş`ın 88 yaşına kadar yaşamasını, Yüce Allah`ın sadece Denktaş`a bir lütfü değil Türk Milleti`ne bir lütfu olduğunu söyleyen Eski Lefkoşa Büyükelçisi Kumcuoğlu ise, konuşmasına şöyle devam etti : `` 18 aylık iken annesini, 17 yaşında ise babasını kaybeden Denktaş`ın ruhunda öksüzlük ve yalnızlık duygusu derin izler bırakmıştır. Türk`ün Kıbrıs davasının yılmaz savunucusu Denktaş, 70 yıllık mücadelesinde zaman zaman tek başına yapayalnız kalmış, ama usanmamış, yılmamış ve haklı mücadelesinden vazgeçmemiştir. Denktaş`ın fırtınalı hayatında en büyük darbesi büyük oğlu Raif`in, 1986 yılında, feci bir trafik kazasında ölmesidir. Bu olay onu öylesine etkiler ki, bir süre dünyayla ilişkisini keser. Rauf Denktaş, sadece sıkı bir dava adamı değil, iyi bir siyaset ve devlet adamıydı. KKTC`yi taa başından beri hedefine koymuştu. Sonunda bir devlet kurdu ve kurduğu devletin ilk cumhurbaşkanı oldu. Kurduğu devlet bütün engellemelere rağmen 30 yıldır ayakta ve gelişerek pekişerek devam ediyor. Denktaş, çetin bir müzakereciydi. Tezlerini hep hukuki dayanaklarla desteklerdi. Güçlü bir hafızası vardı ve bu özelliği ona her yerde ve her konuda bariz bir üstünlük sağlardı. Geçmişteki olayları ay ve gün olarak hatırlar, orada bulunan insanları isim isim sayabilirdi. Zekiydi, hazır cevaptı ve inatçıydı. En acımasız düşmanları bile onun bu özelliğini bilir, saygı duymasalar bile nazar-ı dikkate alırlardı. Terk-i Alem yaptığında, kendisini beğenen beğenmeyen, oy veren vermeyen tüm Kıbrıs halkını arkasına almayı başardı. Bir Amerikalı yazarın işaret ettiği gibi, ``O, akvaryumda bir balinaydı``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Keçiören Belediye Başkanı Özarslan: "Özgür Özel’in şahsıma ve aileme yönelik hezeyanlarına karşı kendisinin seviyesine inmeyeceğim" Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, "Siyasetini sürdürebilmek için düştüğü yalan çukurunda çırpınırken, Özgür Özel’in şahsıma ve aileme yönelik hezeyanlarına karşı kendisinin seviyesine inmeyeceğim" dedi. Keçiören Belediye Başkanı Özarslan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel; 10 Şubat 2026 tarihli grup konuşmasında; herkesin gözünün içine bakarak yalanlar söylemiştir. Şöyle ki; şahsıma göndermiş olduğu mesajların içeriğindeki küfür ve hakaretleri değiştirerek ve diğer hakaret içeren mesajlarını açıklamamak suretiyle gizleyerek en yakın çalışma arkadaşlarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına, il ve ilçe başkanlarına ve partili-partisiz tüm kamuoyuna yalan söylemiştir. İnsanların gözlerinin içine bakarak yalan beyanda bulunması bir genel başkana yakışmamıştır. Ankaragücü Tribün Liderine ‘AK Parti’ye geçiyorum, destek olun, sana daire alayım’ dediğimi iddia etmiştir. Bu sözler; Ankaragücü Yönetim Kurulu üyesi Muammer Polat ve diğer yetkililer tarafından ’gerçek dışı, mesnetsiz ve iftira’ olarak açıklanmıştır. Kaldı ki; Ankaragücü’nün tribün grupları kendi sosyal medyalarından bu beyanı şiddetle yalanlamıştır. Genel Başkanın düştüğü yalan çukurundaki çırpınışlarına üzülüyorum" dedi. "Haram lokma yemedim ki karnım ağrısın" Mesut Özarslan soruşturmalarla ilgili olarak, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen 5 adet soruşturma dosyasının numarasını vermek suretiyle şahsımı yolsuzlukla suçlamıştır. Ancak; bu soruşturma dosyalarında şüpheliler arasında 1. Sırada Mansur Yavaş ismi yer almakta, diğer isimler ise Ankara Büyükşehir Belediyesi Bürokratları ve İştirak Şirketlerinin Genel Müdürleridir. Bir genel başkanın; bu dosyaları şahsıma karşı kullanmak amacıyla kendi partisinin Büyükşehir Belediye Başkanını Mansur Yavaş ve diğer bürokratlarını da suçlamasını tam bir akıl tutulması olarak görüyorum. Şahsımın kendisi gibi bir dokunulmazlık zırhı bulunmamaktadır. Her vatandaşın suç işlenildiğini düşünmesi halinde savcılık makamlarına başvurma hakkı vardır. Bu soruşturma dosyalarından rahatsızlık duymuyorum, bu dosyalarda şikayetçi-müşteki sıfatında bulunan siyasetçi arkadaşlarıma karşı herhangi bir menfi tavrım bulunmamaktadır. Devletimiz herhangi bir konuda ifademe başvurma gereği görür ise; gönül rahatlığı ile ifade vermeye hazırım. Nitekim; 23 Ekim 2025 tarihinde Belediye İştirak Şirketi yetkilileri hakkında yürütülen ihalelerle ilgili bir soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı şahsımın ifadesine dahi başvurulmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Karar verildiği tarihte de ben CHP Keçiören Belediye Başkanıydım, bu karar Yargı’nın siyasallaşmaksızın karar verdiğini göstermiştir. Şahsım adına gönül rahatlığı ile ‘haram lokma yemedim ki karnım ağrısın’ sözünü söyleyebiliyorum. Şikayet edilen diğer bürokrat arkadaşlarımın da suça konu bir eylemlerinin olmadığına inanıyorum. Takdir; Türk milleti adına karar veren savcılık ve yargı makamlarına aittir" açıklamasında bulundu. "Şahsım ve ailem olarak hakkında tekrar suç duyurusunda bulunacağım" Özarslan paylaşımının devamında, "Özgür Özel; bugün ki açıklamasında da yine terbiye sınırlarını aşmış, ‘bozuk tohum Mesut’ sözü ile doğuştan kötü bir insan olduğumu, bu kötülüğün soyumdan, ailemden geldiğini, karakterimin kötü olduğunu, ahlaken sorunlu olduğumu ima etmiştir. Siyasetini sürdürebilmek için, düştüğü yalan çukurunda çırpınırken, Özgür Özel’in şahsıma ve aileme yönelik hezeyanlarına karşı kesinlikle kendisinin seviyesine inmeyeceğim, şahsım ve ailem olarak hakkında tekrar suç duyurusunda bulunacağım" ifadelerine yer verdi.
Kayseri Forklifle gelmiş, eşekle kaçmış Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde çalıntı forklifle bir kuyumcunun kepengini parçalayan ve 150 gram altınla kayıplara karışan zanlı yakalandı. Hırsızın olayı gerçekleştirdikten sonra eşekle kaçtığı kameralarca kaydedilirken, toprağa gömdüğü altınlar ekipler tarafından ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, İldem Cumhuriyet Mahallesi Tekin Sokak’taki bir kuyumcu dükkanının önüne gelen maskeli şahıs, forkliftle dükkanın kepengini kırarak içeri girdi. Dükkandaki kasalara yönelen şahıs, kasayı tek başına götüremeyince panik olarak çaldığı ziynet eşyaları ile kaçtı. Alarmın devreye girmesi üzerine adrese çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak, dükkanda inceleme yaptı. Forklifle kepengi kırıp, tezgahı devirmiş Öte yandan, hırsızın forkliftle kuyumcu dükkanının kepengini kırdığı ve tezgahı devirdikten sonra altınları alarak kaçtığı anlar kameralara yansıdı. Şahsın hırsızlık sırasında bere ve cerrahi maskeyle yüzünü gizlediği anlar da saniye saniye kaydedildi. Forklifle gelmiş, eşşek ile kaçmış Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kamera incelemelerinde hırsızlık olayını gerçekleştiren şahsın M.Ç. (26) olduğu belirlendi. M.Ç.’nin forklifle gerçekleştirdiği hırsızlık olayının ardından eşekle kaçtığı belirlendi. O anlar da güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Altınları toprağa gömen hırsız tutuklandı Ekipler tarafından yapılan çalışmalarda, 150 gram altını alarak kayıplara karışan M.Ç. yakalandı. M.Ç.’nin altınları çaldıktan sonra toprağa gömdüğü belirlenirken, yapılan aramalarda altınlar eksiksiz olarak ele geçirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen M.Ç. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.