GENEL - 04 Temmuz 2023 Salı 09:25

Baro Başkanı Aktürk: “Başbağlar katliamı, Türkiye’nin halen kanayan yarasıdır”

A
A
A
Baro Başkanı Aktürk: “Başbağlar katliamı, Türkiye’nin halen kanayan yarasıdır”

Erzincan Baro Başkanı Adem Aktürk, 5 Temmuz 1993 tarihinde Başbağlar’da yaşanan katliamı hiçbir zaman unutmayacaklarını kaydederek, “Başbağlar katliamı, Türkiye’nin halen kanayan yarasıdır” dedi.

Erzincan Baro Başkanı Adem Aktürk, 5 Temmuz 1993 tarihinde Başbağlar’da yaşanan katliamı hiçbir zaman unutmayacaklarını kaydederek, “Başbağlar katliamı, Türkiye’nin halen kanayan yarasıdır” dedi.


Aktürk, Başbağlar katliamının yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:


“33 hemşehrimizi hunharca katleden kanlı terör örgütünü lanetliyoruz. Bu insanlık suçunun hesabı mutlaka sorulmalıdır. Başbağlar katliamının failleri bulunarak yargı karşısına çıkarılmalı ve bu insanlık suçunun hesabı mutlaka sorulmalıdır. Başbağlar dillerin tutulduğu, gözlerin yaşardığı, kelimelerin boğazımıza düğümlendiği yerdir. Başbağlar katliamında körpe çocuklarımız, yaşlı amcalarımız öldürülmüştür. Yaşadığımız acıyı anlatmaya kelimeler yetersiz, cümleler kifayetsiz kalır. Değil 30 yıl 100 yıl geçse de bu acıyı ve bu acıyı bize yaşatanları asla unutmayacağız.


Başbağlar halkı tam 30 yıldır acısını kalbine gömerek, bu büyük katliama rağmen hoşgörü ve kardeşlikten vazgeçmeyerek, barıştan taviz vermeyerek tüm Türkiye’ye ciddi bir mesaj vermiştir. Aziz milletimizi bölmekten, ayrıştırmaktan başka amacı olmayan hain terör odaklarını lanetliyoruz. Hiçbir güç birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozamayacaktır. Bugünü andıkça birbirimizin elini daha sıkı tutacağız, birbirimize daha sıkı sarılacağız. Başbağlar’da bize bu acıyı yaşatan karanlık zihniyeti lanetlerken yarınlara umutla bakmak için birliğimizi ve beraberliğimizi korumak için çaba harcamalıyız. Bu katliamı gerçekleştirenlerin amacı topluma nefret tohumlarını ekmekti. Biz bu oyuna gelmedik, terörün hain emellerini boşa çıkardık. Başbağlar daima hainliğe ve şer odaklarına karşı milletimizin dik duruşunun sembolü olarak tarihteki yerini almıştır.


Başbağlar’da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Orhun Ene: "Aliağa Petkimspor’u hak ettiği yere getirmeliyiz" Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, "Aliağa Petkimspor, Türk basketboluna değer katan bir kulüp, onu hak ettiği yere getirmeliyiz" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 25. haftasında sahasında A. Efes’e 85-60 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu. Ene, galibiyete ihtiyaç duydukları bir dönemde olduklarını belirterek, hücumda ritim bulamadıklarını ifade etti. Orhun Ene, "Rakip kim olursa olsun galibiyete çok ihtiyacımız var. Bu aşamada her maçı kazanmak için oynamalıyız ancak bugün maalesef hücumda o ritmi hiç bulamadık" dedi. Takımdaki eksikliklere ve maçın teknik detaylarına değinen Ene, "Stanley Whittaker’ın hafta içi süren bir sakatlığı vardı, maçta da bunun etkisini biraz hissetti. Kısalarımız da ritim bulamadı. Takım olarak ilk yarıdaki ikilik atış yüzdemiz çok kötüydü. Oynadığımız rakip çok kaliteli. Çok iyi savunma yaptığımız 5-6 pozisyonda, hücum süresi dolarken bile zor sayılar buldular. Biz ise aynı şekilde kolay sayıları üretemedik. Böylesine kaliteli bir takımı yenebilmek için hücumda skor bulmanız şart. Bunu başaramadığımız için maçın başından itibaren 15-20 sayılık bir fark oluştu. Gayret etsek de geriden gelemedik" diye konuştu. "Bulunduğumuz yer kulübün kalitesini yansıtmıyor" Gelecek haftalara odaklanmaları gerektiğini vurgulayan tecrübeli başantrenör, "Şimdi önümüzde 5 maçımız var ve tamamen bunlara konsantre olmalıyız. Bulunduğumuz noktadan çıkabilmek için bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Aliağa Petkimspor, Türkiye Basketbol Ligi’nin önemli takımlarından biri ve çok kaliteli bir organizasyon. Bulunduğu puan durumu kulübün kalitesini yansıtmıyor. Gerek altyapısıyla gerekse ligdeki duruşuyla Türk basketboluna değer katan kulüplerden biri. Bu nedenle kulübü hak ettiği yere getirmemiz lazım. Önümüzdeki haftalarda hücum ritmini yakaladığımızda tekrar maç kazanacak duruma geleceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.