GENEL - 04 Temmuz 2023 Salı 10:47

30 yıldır dinmeyen acı; Başbağlar

A
A
A
30 yıldır dinmeyen acı; Başbağlar

Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 30 yıl önce PKK’lı teröristlerce kurşuna dizilerek ve yakılarak öldürülen 33 sivilin yakınları, Başbağlar katliamında yaşadıkları acıyı unutamıyor.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 30 yıl önce PKK’lı teröristlerce kurşuna dizilerek ve yakılarak öldürülen 33 sivilin yakınları, Başbağlar katliamında yaşadıkları acıyı unutamıyor.


Yaşanan katliamdan yaralı kurtulan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar, "Burada bir soykırım yaşandı. Katliamdan ben de yaralı kurtuldum. 28 sivilin yanı sıra burada evleri, hatta evlerin içindeki 5 köylümüzü yakarak katledenler vahşetin adını Başbağlar koydular" dedi.


Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde meydana gelen terör saldırısında 33 vatandaş hayatını kaybetti. Başbağlar köyünde, 30 yıl önce teröristlerce gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin en büyük sivil katliamlarından biri olan Başbağlar katliamında 33 sivilin köy meydanında toplanıp kurşuna dizilerek ve ateşe verilerek katledilmesinin acısı, yakınlarınca yaklaşık çeyrek asır geçmesine rağmen ilk günkü gibi hissediliyor.


Yaşanan katliamdan yaralı kurtulan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar, "Burada bir soykırım yaşandı. Katliamdan ben de yaralı kurtuldum. 28 sivilin yanı sıra burada evleri, hatta evlerin içindeki 5 köylümüzü yakarak katledenler vahşetin adını Başbağlar koydular" dedi.


“Başbağlar Katliamı’ davasında dördüncü duruşma mayıs ayında görüldü”


Öte yandan, Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde 30 yıl önce 33 vatandaşın PKK’lı teröristlerce öldürüldüğü "Başbağlar Katliamı" ile ilgili 20’si firari 21 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle açılan davanın dördüncü duruşması geçtiğimiz mayıs ayında görüldü. Davada tutuksuz yargılanan S.T.’nin delil yetersizliğinden beraatına karar verildi.


Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dâhilinde, Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993’te PKK’lı teröristlerce 33 sivilin şehit edilmesi olayıyla ilgili terör örgütü PKK/KCK üyesi oldukları tespit edilen 21 sanık hakkında hazırlanan iddianame, Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilerek, katliamda sorumluluğu bulunan ve terör örgütü PKK/KCK üyesi oldukları tespit edilen A.Ç, A.T, C.Ş, D.K, D.S, E.M, E.K, F.Y, H.S, H.A, H.Y, İ.H.A, İ.T.Y, M.İ, M.D, M.A, N.Ö, S.Ö, S.T, Ş.Ö. ve Ü.B. hakkında "devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını, devlet idaresinden ayırmaya çalışmak" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianameyi kabul etmişti. İddianamede, daha önce birçok farklı eylemlere katılmış terörü örgütü mensuplarının da ifadeleri yer aldı. Soruşturma aşamasında 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ve 20’si hakkında yakalama kararı çıkartılan sanıkların ilk duruşması Erzincan Adliyesinde 17 Ekim 2022 tarihinde başlamıştı.


Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada ise, Başbağlar köyü muhtarı Ali Akarpınar, tanıklar, mağdurlar ve mağdur yakınları hazır bulundu. Mağdur tarafların avukatları ve Adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanan sanık S.T. ile avukatı da duruşmaya İstanbul’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.


Mağdurların avukatları sanığın cezalandırılarak tutuklanmasını istedi. Duruşmaya katılan mağdurlar ve mağdur yakınların ise daha önce ki duruşmalarda ki konuşmalarını yineleyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti.


Savunması sorulan sanık S.T., suçsuz olduğunu ve Başbağlar Katliamında bulunmadığını söyledi.


Sanık S.T.’nin avukatı ise mağdurların sanığı tanıyıp, teşhis edemediğini ve dosyada müşahhas delil bulunmadığını belirterek müvekkilinin beraatını talep etti.


Duruşmaya 5 dakika ara veren mahkeme heyeti ardından sanığın delil yetersizliği sebebiyle beraatına karar verdi.


“Umutlarımız tükeniyor”


Katliamın tanıklarından olan Başbağlar köyü Muhtarı Ali Akarpınar, duruşma sonrası gazetecilere yaptığı açıklamasında umutlarının tükendiğini belirterek, “Beklenen bir karar olduğunu düşünüyorum. Çünkü; diğer sanıklar 2015 yılından beri bir tanesi bile yakalanmamış. Bu sanığın da kendisi teslim olmuş. İyi niyet göstergesi olarak mahkeme öyle değerlendirdi ama Başbağlar Davasında müşahhas bir gelişme maalesef yok. Gelip gelip gidiyoruz. 30 yıldır bu sürüncemede kalan dava herhalde bu şekilde bitecek diye düşünüyorum. Umutluyduk ama maalesef umutlarımız bitti. Başbağlar Davası herhalde bir ömür, kıyamete, ahirete kadar sürecek. Diğerleri bulunamadığı için yargılanması gıyabi olarak yapılabilir ama maalesef 2015 yılından 2021 yılına kadar Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesine göre arama kayıtları devam ediyor. Bugüne kadar bir tanesi bile yakalanmadı maalesef. Eğer bunlardan biri yakalanabilirse bu dava yeniden bir gelişme gösterir diye düşünüyorum. Yakalanmadığı müddetçe biz gelip gelip gideceğiz, öyle görünüyor” dedi.


Başbağlar’da neler oldu?


Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı, şehre 150 kilometre uzaklıktaki Başbağlar köyünü 5 Temmuz 1993’te basıp bir saatten uzun bir süre PKK propagandası yapan bir grup, daha sonra 28 erkeği kurşuna dizmişti. Aralarında kadınların da olduğu 5 kişi de sığındıkları evlerin ateşe verilmesiyle yakılarak öldürülmüştü. Köydeki evlerin büyük bölümü, köy okulu, köy camisi ve halkevi de ateşe verilmişti. Saldırı sırasında, köyün telefon ve elektrik hatları kesilmişti. Olay, komşu köydekilerin haber vermesiyle ortaya çıkmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.