GÜNDEM - 27 Aralık 2023 Çarşamba 15:22

1939 Erzincan Depremi’ni Anma Programı ve Yerelde Afet İletişim Paneli düzenlendi

A
A
A
1939 Erzincan Depremi’ni Anma Programı ve Yerelde Afet İletişim Paneli düzenlendi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürlüğü tarafından 1939 Erzincan Depremi’nin yıl dönümünde "1939 Erzincan Depremini Anma Programı ve Yerelde Afet İletişim Paneli" düzenlendi.


Erzincan’ı afetler karşısında daha dirençli bir şehir olması noktasında farkındalık oluşturulması hedeflenen anma ve panel programı Müftülük Konferans Salonu’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Panel, 100. yıl marşı videosu ile 1939 ve 1992 Erzincan depremlerinin görsellerinin yar aldığı kısa filmin gösterilmesiyle devam etti.


Panelde il olarak açılış konuşması yapan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Erdem Yavuz, Deprem riski altındaki şehirlerden biri olan Erzincan’ı afetler karşısında daha dirençli bir şehir olması noktasında farkındalık oluşturmasını hedeflediklerini kaydetti.


Daha sonra konuşma yapan İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürü Metehan Akkaya ise, “Bugün 1939 Erzincan Depremi’nin yıl dönümünde depremlerde hayatını kaybeden canlarımızı anmak ve yerelde afet iletişimi hakkında farkındalık oluşturmak masadıyla buradayız. 2020 yılında İstanbul’dan Erzincan’a geldiğimde bu şehrin düzenli yapısı, şehir merkezinde 3 kattan yüksek binaların olmayışı başınızı kaldırdığınızda dört cephede şehri kuşatan dağların hepsini görebiliyor olmak beni büyülemişti. Bunun sebebinin deprem riski olduğunu düşündüğümde aynı fay hattında yer alan diğer şehirlerimizde bu düzende yatay yapılaşmanın neden olmadığını sorgulamıştım. Zira aynı kanunlar 81 il için de geçerliyken en iyi bu şehirde uygulanıyordu. Sonuç olarak bu durumun Erzincan’ın mazisindeki şiddetli depremlerin toplumda uyandırdığı afet bilincinden kaynaklandığına kanaat ettim. Ülkemizin deprem riski altındaki şehirlerinden biri olan Erzincan’ın afetler karşısında daha dirençli bir şehir olması noktasında bir farkındalık oluşturmayı hedeflediğimiz panel programımız ‘Afet Süreçlerinde Kurumsal İletişimin Önemi’ ve “Afet İletişiminde Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü” konulu oturumlarla devam edecek” dedi.


Ardından konuşmasını yapan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Deprem Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şevket Özden açıklamasında, “Doğu Anadolu Fayının üzerindeyiz, Kuzeydoğu Anadolu Fayının üzerindeyiz. Son dönemlerde çok konuşulan fay yedisi fayı bunun etkisi de var. Dolayısıyla bu bölgede bir deprem oluşma riski var. Eğer oturduğumuz binalar depreme dayanıklı yapılmışsa ya da depremin olduğu esnada herhangi bir yanığının içinde değilsek bu risk bizim canımıza tehlike oluşturmuyor. Dolayısıyla şimdi iki tane riskimiz var. Bir o tehlikenin oluşma riski, ikincisi oluşan tehlikenin benim canıma, malıma, içinde yaşadığım toplumun sosyoekonomik durumuna ne kadar zarar verdiği. Bu riskin afete dönüşmemesi önündeki en büyük etken toplumun kendisi. Depremden oluşabilecek riskleri de toplum olarak biz arttırabiliyoruz. Ya da azaltabiliyoruz. Üç kat tasarlanmış bir binanın üzerine ilave bir kat daha yapıyorsak bunu birileri gözü kapalı iken yapıyorsa öyle bir durumda riski arttırmış oluyoruz. Burada iletişimin ve basının önemi çıkıyor ortaya. Biz afetin öncesinde de iletişimi çok sık tutmalıyız. Bu bilgileri halka yaymak zorundayız. Yapacağımız hataların riski arttırdığını afetin büyüklüğünü arttırdığını vatandaşımıza net bir şekilde anlatmamız gerekiyor. Doğru yapılaşma, doğru yerde, doğru kontrolle yapılaşma ve her şeyden öte yaptığımız yapıların muhtemel bir depremde canımız için risk oluşturduğunu bilmeliyiz” diye konuştu.


Panelde, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent de bir konuşma yaparken, son olarak kürsüye gelen Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu depreme ve depremlere ciddi manada hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek konuşmasında şunlara yer verdi: “AFAD başkanımıza talimat verdim gerekirse bir animasyon çizgi film halinde, Erzincan merkezde deprem olduğu anda koordinasyon merkezi neresi, çadır kurulma alanı, toplanma alanı, konteyner şehirler nereye kurulacak, gelen yardımlar nerelerde kullanılacak, kim ne görevi yapacak hepsini bizim ezbere bilmemiz gerekiyor. Biz madem depremden kaçamıyoruz, coğrafya böyle bir coğrafya, o zaman depremle birlikte yaşamayı, mutlak suretle öğrenmemiz gerekiyor. Altını çizeceğim bir şey daha şehirde dolaşırken acılarla yoğrulmuş bir şehir doğru. Acı insana asalet katar. Ama acılar bizi oturmaya tembelliğe sevk etmemeli. Bunu şiddetle reddediyorum. Bu asla kabul etmiyorum. Evet, acılar var, evet deprem bölgesi bizim daha çok çalışmamız gerekiyor. Daha çok üretmemiz gerekiyor. Biz depremin arkasına sığınarak böyle pişmanlık içerisinde oturacak bir şehir değiliz. Daha çok üretip istihdam oluşturacağız. Daha ileriye daha güvenle bakacağız. Bunu üzerimizde kesinlikle atmamız gerekiyor. Biz bunu başarabilirsek deprem olacaktır, kasar, sıkıntı olacaktır ama biz genel konulardan ders alarak önümüze bakmamız gerekiyor. Onun için bu çalıştayı çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.


Panel programı 3 oturumdan oluşup başlıkları ise şu şekilde oldu:


1- Afet Süreçlerinde Kurumsal İletişimin Önemi


2- 2- Afet Süreçlerinde Ulusal ve Yerel Medyanın Koordinasyonu


3- Afet İletişiminde Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü



1939 Erzincan Depremi’ni Anma Programı ve Yerelde Afet İletişim Paneli düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisalı öğrenci Türkiye birincisi oldu Manisa’nın Salihli ilçesinde eğitim gören lise öğrencisi Ayşegül Üçkazan, su tasarrufu ve iklim bilinci temalı yarışmada şiir dalında Türkiye birincisi oldu. Milli Eğitim Bakanlığı öncülüğünde, su kaynaklarının tasarruflu kullanımı ve iklim bilinci oluşturmak amacıyla 81 ilde gerçekleştirilen 1215 eser arasındaki yarışmada, şiir dalında Türkiye birincisi olan Salihli Anadolu Lisesi öğrencisi Ayşegül Üçkazan, duygularını paylaştı. "Katılmayı planlamamıştım" Yarışmada elde ettiği başarıdan dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirten Ayşegül Üçkazan, "Çok mutluyum. Beklemiyordum ve ilk başta Türkiye geneli olduğunu bilmiyordum. Katılmayı planlamamıştım. Daha önce ilçede yapılan birçok yarışmada ödül almıştım ama ben lirik tarzda yazdığım için su verimliliğinde yazmak benim için zor olacaktı. Bu yüzden katılmayı düşünmemiştim. Sonra edebiyat öğretmenim ve arkadaşlarımın da ısrarı üzerine denedim. Zorlandım dediğim gibi ama 2 günde bitirdim şiiri. Öğretmenime verdim, düzenlemelerini yaptı sonra yarışmaya gönderdik. İlçede birincilik geldi. Daha sonra Şubat’ın sonuna doğru ilde birincilik geldi. Ondan sonra öğretmenim ‘Türkiye’ye gideceğini’ söyledi. Bize, ‘dereceye girdiği, kaçıncı olduğu’ söylenmedi. Onu bekledik. 2 hafta önce söylendi bize Türkiye birinciliği olduğu. Sonra Ankara’ya gittik. Ödül törenine gittik. Farklı bir atmosferdi, güzeldi. Orada yaşadığım şehrin, okulumun, benim adımın geçmesi insanı heyecanlandırıyor" dedi. Üçkazan, şiirinde su kaynaklarının dikkatli ve tasarruflu kullanılması gerektiğine vurgu yaparak önemli bir mesaj verdi. Yaşadıkları gururu dile getiren anne Elvan Üçkazan, "Çocuğumuzla gurur duyuyoruz. Yarışmaya katıldığını ilk başta bize söylemedi. İlçe birincisi olduktan sonra haberimiz oldu. Salihli’ye böyle bir başarı getirdiği için mutluyuz, gururluyuz" ifadelerini kullandı. Baba Abidin Üçkazan ise, "Kızımız bize güzel bir duygu yaşattı. Hem bize hem de Salihli’ye büyük bir gurur yaşattı. Bahtının ve yolunun açık olmasını diliyoruz. Öğretmenlerine de desteklerinden dolayı teşekkür ederiz" dedi.
Ordu Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.