ASAYİŞ - 06 Nisan 2026 Pazartesi 12:45

Bodrum’daki göçmen faciasında hayatını kaybeden 9 kişi Erzincan’da defnedildi

A
A
A
Bodrum’daki göçmen faciasında hayatını kaybeden 9 kişi Erzincan’da defnedildi

Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında batan lastik bottaki göçmen faciasında hayatını kaybeden 19 kişiden 9’u, Erzincan’da toprağa verildi.


1 Nisan 2026 tarihinde Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Yalıkavak Mahallesi açıklarında meydana gelen olayda, düzensiz göçmenleri taşıyan lastik bot sabah saatlerinde battı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda Sahil Güvenlik unsuru sevk edildi. Arama kurtarma çalışmalarında Afganistan uyruklu 9’u çocuk toplam 19 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, 20 kişi sağ olarak kurtarıldı. Hayatını kaybeden göçmenlerin cenazeleri, otopsi işlemleri için Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Faciada hayatını kaybeden ve Erzincan’da ikamet eden, aynı ailelerden oldukları öğrenilen 3’ü çocuk 9 kişinin cenazeleri ise memleketlerine getirildi. Cenazeler, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundaki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi. Afgan uyruklu 9 kişi için bugün öğle vakti cenaze namazı kılındı. Cenazeler daha sonra Terzibaba Mezarlığı’nda toprağa verildi. Olay, hayatını kaybedenlerin yakınlarını yasa boğdu.



Bodrum’daki göçmen faciasında hayatını kaybeden 9 kişi Erzincan’da defnedildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de Avukatlar günü kutlandı Aydın’ın Nazilli ilçesinde 5 Nisan Avukatlar Günü kapsamında Atatürk Anıtı önünde çelenk koyma töreni düzenlendi. Ülke genelinde olduğu gibi Avukatlar Günü kapsamında Nazilli’de de avukatlar bir araya geldi. İlçede görev yapan avukatlar, törene cübbeleriyle katılırken program, Aydın Barosu Nazilli Temsilcisi Avukat Emel Şahin öncülüğünde Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başladı. Program, İstiklal Marşı’nın okunması, saygı duruşunda bulunulması ve Avukat Emel Şahin’in günün anlam ve öneminde dair konuşmasıyla devam etti. Aydın Barosu Nazilli Temsilcisi Avukat Emel Şahin, meslektaşları adına günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada avukatlık mesleğinin adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Avukat Emel Şahin, "Nazilli’de bir Adliye binası sorunumuz olduğu bir gerçektir. Biz Nazilli adliyesine sığmıyoruz. Bu adliye sağlıklı bir yargılama yürütmenin mümkün olduğu fiziki şartlara sahip değildir. Aydın ilinin bölünen ilk ilçe adliyesiyiz. Bir kısım mahkemeler Vergi Dairesi binasında hizmet vermekte, avukatlar bir duruşmadan diğerine yetişmek için canlarını ortaya koymakta üstüne araç park edecek yer bulamadığı için de duruşmaya geç kalmaktadır. Aynı durum Nazilli adliyesi için de geçerli olup, dakikalarla yarıştığımız duruşmaya yetişmek için müvekkilimiz hak kaybı yaşamasın kaygısı ve endişesi ile araç dahi park edemekte, duruşmalara yetişmekte sorun yaşamaktayız. Bu sorun sadece Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının ve Nazilli’deki avukatların sorunu değildir. Bu Nazilli halkının sorunudur. Depreme dayanıklı, tüm birimlerin sağlıklı hizmet verebileceği bir Adliye Binasına ihtiyaç sağlık gibi, eğitim gibi olmazsa olmazdır ve biz de artık bizim sorunlarımızın çözülmesini, verilen sözlerin yerine gelmesini, karar alma makamlarında bulunanların bu sorunu görmelerini bekliyoruz. Acilen çözüm istiyoruz" dedi.
Ankara Ticaret Bakanı Bolat: "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’yı aşmıştır" Helal Akreditasyon Kurumu-HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyuta değindi. Bolat, "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" dedi. Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu - HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi düzenlendi. Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyutun ve Türkiye’nin bu alandaki rolünün değerlendirildiği toplantının açılış konuşmasını Ticaret Bakanı Ömer Bolat gerçekleştirdi. Helal akreditasyonunu; ferdi ve toplumsal hayatta, üretimi ve tüketimi etkileyen İslami bir vecibe olması yanında, sağlıklı ürün ve hizmet üretiminin, güvenilir ticaretin, kalite güvencesinin ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin mihenk taşı olarak gördüklerini belirten Bakan Bolat, Türkiye’yi bu alanda yalnızca bir uygulayıcı değil, küresel ölçekte standart belirleyen bir merkez haline getirme hedefiyle çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. "Helal kavramı sadece İslami bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak konularında da önemli bir kriter" Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan öncülüğünde 2017 yılında kurulan Helal Akreditasyon Kurumunun üzerine titredikleri ve çalışmalarında Ticaret Bakanlığı ve hükümet olarak bütün güçleriyle destek verdikleri, yaygınlaşması ve gelişmesi için çok çalışma yaptıkları önemli bir kurum olduğunu ifade eden Bolat, "Bu ilk defa 1’nci uluslararası kongre Ankara’da düzenleniyor. Helal alanındaki en kapsamlı faaliyetlerden biri olan bu organizasyon vesilesiyle davetimize icabet ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı candan teşekkürler ediyorum. İnşallah iki gün boyunca helal konusunda uzman arkadaşlarımızın kıymetli hocalarımızın araştırmacıların, üniversite mensuplarının özel sektör mensuplarının ve tabi Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığımızın temsilcilerinin bir arada çok verimli, faydalı çalışmalar yapacaklarına inanıyorum. Bu çalışmalara katkı sunmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen kıymetli temsilcileri, uzmanları, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomi İşleri Genel Müdürü’nü ve temsilcilerini hepsini selamlıyorum ve kendilerine çok teşekkürler ediyorum. Yüce Allah kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve peygamberimizin hadisinde biz kullarına helal ve tayip vurgusunu, takva ve salih amel konularını ilişkilendiriyor. Böylece dünyevi hayatımızda da gerek ferdi olarak gerekse aile ve toplumsal konularda helal kavramının çok çok önemli bir ölçüt bizler için olduğuna işaret edilmiş oluyor. Bu sadece İslami, dini bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak ve tüketici dostu anlamında bir önemli kavram ve dikkate alınması gereken çok önemli bir kriterdir. İnsan olarak, aile olarak, toplum olarak hayatımızın önemli bir parçası olan ekonomik faaliyetlerde üretim ve tüketim faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken ölçüt alınması gereken çok önemli bir alandır" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" Helal Akreditasyon kurumunun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 2017 yılında kurulmasının kararlaştırıldığına değinen Bolat, "O günden bugüne gerçekten çok önemli çalışmalar yapılıyor ve bu konudaki farklı sivil ya da kamu çalışmaları açısından bir üst kurum bir çatı kuruluşu bir düzenleyici denetleyici kuruluş vazifesi de görmektedir. Diğer taraftan şunu da ifade etmek istiyorum. Ekonomik faaliyetlerimizde dış ticaret faaliyetlerimizde bizim ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti olarak dünyadaki bütün pazarlar ve bütün ekonomi alanında dış ilişki dış ülkelerle yoğun işbirliklerimiz, anlaşmalarımız ve ikili kurumsal yapılarımız ve münasebetlerimiz bulunmakta. Bu anlamda 56 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı da bizim açımızdan çok büyük önem arz ediyor. Komşularımız, akrabalarımız, din kardeşlerimiz, ticaret ortaklarımız olarak her zaman önemsediğimiz bir gruptur. Yine hükümetimizin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda birçok dış ticaret stratejilerimiz arasında İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejimizde çok önem verdiğimiz bir alan. Örnek vermek gerekirse 2002 yılında İslam dünyasının Türkiye’nin ticaretindeki payı yüzde 11 iken 2025 yılı itibariyle İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır. Ve hedefimiz inşallah 2030’a kadar yüzde 30 barajını geçmektir. İhracatta da, ithalatta da bu konuda çok önem veriyoruz. Ve bu anlamda ihracatımızı ve ithalatımızı İslam ülkeleriyle geliştirmek için canla başla çalışıyoruz" dedi. "2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır" İslam dünyasıyla 2025 yılı itibariyle toplamda 115 milyar dolar dış ticaretlerinin söz konusu olduğunu ifade eden Bolat, "Burada tabii bu çalışmaları yaparken uluslararası helal akreditasyon kongresinde küresel helal kalite altyapısında güvenin mihenk taşı helal akreditasyon konusu teması kongrenin konusu olarak seçilmiştir ve bu konu üzerinde çalışmalar yapılacaktır. Helal ekonomisinin büyüklüğüne de bahsetmek istiyorum. Helal haram kavramı daha çok bizim iç dünyamızda, ferdi yaşantımızda ve tabii ki aile ve toplumsal yaşantımızda birçok önemli hayati bir ölçüt olarak yer almakla beraber ekonomiler büyüdükçe refah ve tüketim düzeyi arttıkça ekonomiler uluslararasılaşıp uluslararası ticaret alışverişleri arttıkça çok çok dikkat edilmesi gereken bir alan konumuna ulaşmıştır. Ve başta sadece yeme içme sektöründe sanki dikkat edilmesi gereken bir alan gibi dikkat edilirken günümüzde üretimin ürünün bazında birçok sektörlerinde ve hizmetler sektörünün de birçok sektörlerine de yansımıştır. Giyim, turizm, medya, ilaç, kozmetik gibi alt sektörlerde de yiyecek içecek sektörü gibi helal dairesinin dikkate alındığı giderek genişleyen bir alan ortaya çıkmıştır. Bugün 2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır. Aynı zamanda 35 farklı ülkeden bin 600 kişinin üzerinde misafir katılımcılara Türkiye’de helal akreditasyon konusunda eğitim çalışmaları yapılmıştır.