GÜNDEM - 30 Temmuz 2023 Pazar 12:13

Çiftlikte çalışarak tatil

A
A
A
Çiftlikte çalışarak tatil

Doğa turizmiyle tatilini tarım, turizm ve takas turizmi (TATUTA) dahilinde çiftlikte çalışarak geçirmek isteyenler, Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde Latif Yalçıner’in çiftliğine misafir oluyor. Yerli ve yabancı turistler çiftlikte çalışarak bedava tatil yapma fırsatı buluyor.


Doğa turizmiyle tatilini TATUTA turizmi çerçevesinde çiftlikte çalışarak geçirmek isteyenler, köy hayatını öğrenmek isteyen yabancı öğrenci ve yerli turistler, Kemaliye ilçesinde Latif Yalçıneri’in çiftliğine misafir oluyor. Çiftlikte arazi işleriyle uğraşan, koyun besleyen turistler, tatillerini çiftlikte çalışarak geçiriyor.


Erzincan’a 164 kilometre uzaklıktaki Kemaliye ilçesinde Buğday Derneği tarafından uygulamaya konulan Tarım, Turizm ve Takas (TATUTA) projesi ile ilçe sakini Latif Yalçıner’in çiftliğine gelen turistler, tatillerini çiftçilik yaparak geçiriyor.


Dünyanın çeşitli ülkelerinden yabancı turistin geldiği organik ürün çiftliğinde yabancı ve Türk misafirler bulunuyor. Sabah erken saatlerde uyanan misafirler, bahçeden domates, salatalık ve biber topluyor, hayvanları besledikten sonra dut hasadına katılıyor. Gün boyunca bahçelerde çalışan turistler kalan boş vakitlerinde ise ev işlerinde çiftlik sahibine de yardımcı oluyor.


Ev halkı ile aynı ortamda yaşayan turistler çalışmaları karşılığında ise yemek ve konaklama hizmeti alıyorlar.


Buğday Derneği’nin yürüttüğü, TATUTA projesini yıllardır çiftliklerinde uygulayan Zeynep Yalçıner, şimdiye kadar dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda turiste ev sahipliği yaptığını söyledi. Yalçıner, "Ziyaretçilerimiz, bahçelerde belirlediğimiz kriterlerde çalışıyorlar. Çalışmaları karşılığında yemek ve konaklama ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bu proje ile Kemaliye ilçesinin turizm potansiyeli dünyaya tanıtılıyor. Kent hayatından, büyük şehirlerin stresinden bıkan insanlar böyle yerler arıyorlar. Buraya geldiklerinde ise bahçede çalışmak, dut toplamak, sebze ve meyveyi dalından koparıp yemek çok hoşlarına gidiyor. Bu projeyle kırsalda azalan yaşam tekrar canlanıyor. İnsanlar, sağlık, ulaşım gibi nedenlerle büyük şehirleri tercih ediyorlar. Bu nedenle kırsaldaki iş gücü de azalmaktadır. Bu sayede kırsaldaki bağ ve bahçelerin üretimi artıyor. Verimliliği artıyor. Buradaki yaşayan insanlara destek oluyor" açıklamasında bulundu.


Çiftlikte çalışarak tatil

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Mayıs sıcağına dayanamayan Karadenizli öğrenciler Akdeniz’de serinledi Hatay’da mayıs ayında 35 dereceyi bulan nemli sıcağa dayanamayan Karadenizli üniversite öğrencileri, Akdeniz’e girerek serinledi. Havaların ısınmasıyla birlikte Hatay’da termometreler 35 dereceye kadar dayanmaya başladı. Sahil ilçesi olan İskenderun’da nemden bunalan Karadenizli 2 üniversite öğrencisi, Akdeniz’e girerek serinledi. Sıcaktan bunaldıkları için dersi astıklarını söyleyen öğrenciler, sıcak havanın bunaltmaya başladığını söylediler. Sıcak havayı fırsat bilen bazı vatandaşlar da balık tutarak keyifli zaman geçirdiler. "Derse gidecektik, hava çok sıcaktı geldik direkt denize" Havaların ısınmasıyla deniz döneminin açıldığını dile getiren üniversite öğrencisi Berkan Önder, "Vallahi derse gidecektik, baktık hava çok sıcak geldik direkt denize. Biz daha erken bekliyorduk. İskenderun’un malum sıcak havası. Geçen sene şubattaydı, bu sene açılışı mayısta yaptık" dedi. "Biz alışkın değiliz bu kadar sıcağa ama deniz güzeldi" Sıcak havaya alışkın olmadığını belirten üniversite öğrencisi Görkem Çalışkan ise, "İskenderun’un sıcağını da biliyoruz zaten bu sene de erken geldi, biz de bunu denize girerek değerlendirelim dedik. Biraz da dersi ektik güzel de oldu. Arkadaşımla birlikte geldik güzelce yüzdük, oturduk. Birazdan da gideriz mutluyuz. Biz zaten buralı değiliz, alışkın değiliz bu kadar sıcağa. Bizim için tabii iyi değil ama deniz açısından güzeldi. Karadenizliyiz biz, Karadeniz’den geldik" diye konuştu.
İstanbul 30 ülkeden 200’den fazla hekim Single Port teknolojisini İstanbul’da tartıştı İstanbul’da düzenlenen uluslararası Single Port Robotik Cerrahi toplantısında 30 ülkeden 200’ü aşkın hekim bir araya geldi. Tek kesiden yapılan robotik ameliyatlar, uzaktan cerrahi (telesurgery) ve yapay zekâ destekli yeni sistemler tüm yönleriyle ele alındı. Robotik cerrahinin geleceğini şekillendiren önemli buluşmalardan biri İstanbul’da gerçekleştirildi. "Memorial Reshapes: Robotic Surgery with Single Port" başlıklı bilimsel toplantıda, 30’dan fazla ülkeden gelen 200’ü aşkın uzman hekim, tek port robotik cerrahinin farklı branşlardaki kullanım alanlarını ve klinik sonuçlarını değerlendirdi. Ürolojiden jinekolojiye, genel cerrahiden göğüs cerrahisine kadar geniş bir yelpazede ele alınan oturumlarda; tek kesiden yapılan ameliyatların hasta konforu, iyileşme süresi ve cerrahi başarıya etkileri detaylı şekilde tartışıldı. Toplantıda ayrıca uzaktan cerrahi, görüntüleme entegrasyonu ve yapay zekâ destekli sistemlerin geleceği de gündeme geldi. "30 ülkeden katılım var, Türkiye’de ilk sistemi kurduk" Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, "Bugün çok güzel bir etkinlik için bir aradayız. Single Port Robotik Cerrahi Toplantısı kapsamında buradayız. Yaklaşık 30 ülkeden, 200 katılımcı etkinliğimizde bizimle olacak" dedi. Uludüz, "Farklı ülkelerden gelen doktorlarla Türkiye’de ilk kez kurduğumuz Single Port Robotik Cerrahi sistemini ve bu teknolojiyle gerçekleştirdiğimiz ameliyatları paylaşacağız. Tek bir koldan, tek bir kesiyle ameliyat yapılmasını sağlayan bir sistemden bahsediyoruz. Bu da hastalar için daha az ağrı, daha konforlu bir süreç ve daha hızlı iyileşme anlamına geliyor" açıklaması yaptı. Uludüz ayrıca, "Üroloji, kadın doğum ve göğüs cerrahisi gibi branşlarda pek çok ilke imza attık. Hatta göğüs cerrahisinde yaptığımız bir ameliyat Avrupa’da kıta Avrupasında ilk uygulama oldu" diye konuştu. "3 santimetrelik kesiden akciğer cerrahisi" Göğüs Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Çağatay Saim Tezer, göğüs cerrahisinde yeni teknolojilerle büyük bir gelişim yaşandığını belirterek "Artık çok daha küçük kesilerden tümör ameliyatları yapabiliyoruz. Amacımız hastanın ağrısını azaltmak ve hastanede kalış süresini kısaltmak. Eskiden hastalar bir aya kadar hastanede yatarken şimdi 3-4 gün içinde taburcu olabiliyorlar" açıklaması yaptı. Robotik cerrahinin önemine değinen Tezer, "3-3,5 santimetrelik bir kesiden akciğer ve tümör cerrahisi yapmak mümkün hale geldi. Hatta hastalar ‘hiç ağrım yok’ diyebiliyor" dedi. "Prostat ve böbrek kanserinde aynı gün taburcu dönemi" Üroloji Bölümünden Prof. Dr. Murat Binbay ise robotik cerrahinin ürolojide son 25 yılda etkinliğini ve güvenilirliğini kanıtladığını söyleyerek "Artık robotik cerrahi altın standart haline geldi. Tek kollu yani single port robotik cerrahi, bu gelişimin en son ürünüdür. Hastaların daha kısa sürede iyileşmesini ve daha az ağrı çekmesini sağlıyor" diye konuştu. "Artık prostat ve böbrek kanseri gibi büyük ameliyatları sabah yapıp hastayı akşam taburcu edebiliyoruz" diyen Binbay, "Amerika’daki çalışmalarda hastanede kalış süresinin ortalama 8 saate kadar düştüğü gösterildi. "Bu teknolojiyi bir ‘game changer’ olarak tanımlayabiliriz. Yakın gelecekte uzaktan cerrahi ve görüntüleme entegrasyonları rutin hale gelecek" dedi. "Tek kesiden büyük kanser ameliyatları yapılabiliyor" Genel Cerrahi Bölümünden Prof. Dr. Erman Aytaç, single port robotik cerrahinin minimal invaziv cerrahinin avantajlarını artıran bir yaklaşım olduğunu belirterek "Artık çok büyük kanser ameliyatlarını bile tek bir 2-2,5 santimetrelik kesiden yapabiliyoruz" dedi. Single port cerrahinin en önemli özelliğinin tek giriş olduğunu belirten Aytaç, "tüm enstrümanlarla tek bir girişten, yaklaşık 2-2,5 santimetrelik bir kesiden karın içine giriliyor ve robotik sistem sayesinde ameliyat içeride gerçekleştiriliyor" diye konuştu. Bu yöntemin de hastanın yaşam konforunu önemli ölçüde artırdığına değinen Aytaç sözlerini şöyle sürdürdü: "Hastaların ağrı süreci azalıyor, komplikasyonlar düşüyor ve tekrar ameliyat ihtiyacı ortadan kalkıyor. Bu nedenle hem tıbbi hem ekonomik açıdan hastaya önemli avantajlar sağlıyor" dedi. "Jinekolojide kesisiz cerrahiye yakın dönem" Jinekolojik Onkoloji Bölümünden Dr. Gökhan Demirayak, bunun Türkiye’de düzenlenen ilk Single Port Robotik Cerrahi toplantısı olduğunu belirterek "Jinekoloji bölümünde ben ve İtalya’dan çok deneyimli bir konuşmacı yer alacağız. Single port cerrahi ile 2-2,5 santimetrelik tek kesiden birçok ameliyatı gerçekleştirebiliyoruz. Hatta jinekolojide, vajinal yoldan, karında hiçbir kesi olmadan birçok ameliyat yapılabilmesine de imkan sağlıyor.." diye konuştu. Robotik cerrahinin avantajlarını anlatan Demirayak, "Görüntü kalitesi üç boyutlu, derinlik hissi çok daha iyi ve aletler eklem hareketine sahip. Hastalar ertesi gün taburcu olabiliyor ve günlük yaşamlarına çok daha hızlı dönebiliyorlar" ifadelerini kullandı.
Aydın Didim Belediyesi’nin çini kursu ilgi görüyor Didim Belediyesi’nin çini kursları, kültürel mirasımızı geleceğe taşırken geleneksel sanatı üretimle yaşatıyor. Sanatın geleneksel yüzlerinden biri olan çini, Didim Belediyesi tarafından açılan kurs ile yeniden hayat buldu. Didim Belediyesi’nin düzenlediği Kültür ve Sanat Kursları kapsamında açılan çini kursu, Didimlilerden yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayata geçirilen kurslarda katılımcılara hem teorik hem de uygulamalı eğitimler veriliyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen derslerde çini sanatının estetik anlayışı ve kültürel birikimi, motif çizimleriyle yüzeye aktarılıyor; ardından kömürleme, tuzlama ve tahrirleme aşamalarıyla çalışmalar tamamlanıyor. Didim Belediyesi tarafından açılan kurslarda 30 kursiyer eğitim alırken, haftalık üretim 150 parçaya ulaşıyor. Ürünlerde Didim’i yansıtan öğeler ön planda tutulurken kültürel miras teması öne çıkarılıyor. Ayrıca atölyede kalemlik, bardak ve hediyelik vazo gibi ürünlerden haftalık yaklaşık 500 adet üretim gerçekleştiriliyor. Didim’de kültür ve sanatın gelişimine katkı sunan kurslara ilişkin açıklamalarda bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, "Kültür ve sanat, bir toplumun kimliğini oluşturan en önemli değerler arasında yer almaktadır. Bu anlayışla, Didim Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz Kültür ve Sanat Kurslarımız kapsamında düzenlenen çini kursumuza gösterilen yoğun ilgiden büyük mutluluk duyuyorum. Geleneksel sanatlarımızdan biri olan çiniyi yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına kurslarımıza katılan tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Sizlerin ilgisi ve emeğiyle bu değerli mirasın daha da güçleneceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.