ÇEVRE - 03 Nisan 2026 Cuma 08:29

Dağ keçileri Munzur Dağlarına renk katıyor

A
A
A
Dağ keçileri Munzur Dağlarına renk katıyor

Erzincan’da Munzur Dağlarının karlı zirvelerinde dağ keçileri havadan görüntülendi.


Erzincan ile Tunceli arasındaki platoda 130 kilometre uzunlukta batıdan doğuya uzanan Munzur Dağlarında çok sayıda dağ keçisi görüntülendi. 3 bin 300 rakımlı Munzur Dağlarının karlı zirvesinde ve zaman zaman da bin rakımlı aşağı kısımlara inen çengel boynuzlu (şamua) ve dağ keçileri sürüler halinde görüntülendi. Dağ keçileri, karlar üzerinde bir süre gezinip gözden kayboldu.


Avlanması yasak ve koruma altındaki tür olan dağ keçileri, Dünya Doğa Koruma Birliğinin (IUCN) yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunuyor.



Dağ keçileri Munzur Dağlarına renk katıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Doç. Dr. Dişel: "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi" Tıbbi Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, artık hastalığın adıyla değil, tümörün genetik özellikleriyle mücadele ettiklerini belirterek, "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi" dedi. Kanser tedavisinde yeni bir döneme girildiğini belirten Acıbadem Adana Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, "Kanser tek bir hastalık değil; her bireyde farklı bir yüz gösteren, karmaşık biyolojik süreçler bütünüdür. Bu nedenle aynı organdan çıkan iki tümör bile tamamen farklı tedavi gerektirebilir" ifadelerini kullandı. Kanser tedavisinde moleküler onkoloji yaklaşımını anlatan Dişel, "Moleküler onkoloji; kanser hücrelerinin genetik ve biyokimyasal özelliklerini inceleyerek hastalığın kökenini, davranışını ve tedaviye vereceği yanıtı anlamamızı sağlar. Eskiden hastalar tümörün bulunduğu organa göre tedavi edilirdi. Oysa bugün biliyoruz ki asıl belirleyici olan tümörün genetik yapısıdır. Tedavi kararları artık genel istatistiklerin değil, bireyin tümörünün biyolojisinin rehberliğinde verilmektedir" diye konuştu. "Her hastanın tümörüne özel harita çıkarılıyor" Yeni nesil teknolojilerin tedaviyi kökten değiştirdiğini belirten Onkoloji Uzmanı Dişel, "Yeni nesil dizileme teknolojileri sayesinde tümör dokusundan elde edilen genetik materyalin kapsamlı analizi artık mümkündür. Bu sayede tümörün moleküler kimliği ortaya konulmakta ve her hastaya özel bir tedavi haritası çıkarılmaktadır" şeklinde konuştu. Kişiselleştirilmiş tedavinin en önemli kazanımının genetik profilleme olduğuna dikkat çeken Dişel, "Genetik profilleme ile tümörde hedefe yönelik ilaçların etki edebileceği mutasyonlar, bağışıklık sistemiyle ilişkisi ve ilaçlara duyarlılığı belirlenebilmektedir. Bu da doğru ilacın doğru hastaya verilmesini sağlar. Yine bu sayede hastanın hangi tedaviden fayda görmeyeceğini de önceden öngörebiliyoruz. Böylece hem gereksiz tedavilerden kaçınılmakta hem de değerli zaman kaybının önüne geçilmektedir" dedi. "Bağışıklık sistemiyle kanserle mücadele mümkün" İmmünoterapinin moleküler onkoloji ile birlikte daha etkili hale geldiğini belirten Dişel, "Bağışıklık sistemini yeniden aktive eden bu tedaviler bazı hastalarda uzun süreli yanıtlar sağlayabilmektedir. Ancak hangi hastanın fayda göreceğini belirlemek için moleküler analizler büyük önem taşır" diye konuştu. "Kanser artık kandan da takip edilebiliyor" Sıvı biyopsi yöntemine değinen Onkoloji Uzmanı Umut Dişel, "Sıvı biyopsi ile basit bir kan örneğinden tümöre ait genetik materyali analiz edebiliyoruz. Bu yöntem tedaviye yanıtı erken dönemde izlememize ve hastalığı daha konforlu şekilde takip etmemize imkan sağlar" dedi. "Artık tanıya değil, tümörün biyolojisine bakıyoruz" Tedavi yaklaşımındaki dönüşümü "Artık yalnızca hastalığın adıyla değil, tümörün genetik özellikleriyle mücadele ediyoruz. Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi" diyerek özetleyen Dişel, "Hedefimiz her hastanın kendi biyolojisine en uygun tedaviyi, en az yan etkiyle ve en güçlü bilimsel kanıtlar eşliğinde sunmaktır" dedi.
Samsun Milyonluk araç vurgunu operasyonunda yakalanan 30 kişiden 13’ü adliyeye sevk edildi Samsun merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda araçların şasi bilgilerini değiştirerek yaklaşık 50 milyon TL’lik vurgun yaptıkları iddiasıyla yakalanan 30 kişiden 13’ü adliyeye sevk edildi. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince oto "change" suçlarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirildi. Kazalı, yanmış ya da ağır hasarlı araçların şasilerini, yurt dışından kaçak yollarla getirilen veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren ve bu yöntemle vatandaşları dolandıran organize suç örgütünün faaliyetleri deşifre edildi. Şüphelilerin araçların kimlik bilgilerini değiştirerek adeta "yeni bir araç" gibi piyasaya sürdükleri belirlendi. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü’nce daha önce tırlara yönelik düzenlenen "Satır" operasyonunun ardından bu kez otomobillere yönelik "Satır 2" operasyonu hayata geçirildi. 31 Mart günü saat 06.00’da başlayan operasyon kapsamında Samsun, Ankara, Antalya, Aksaray, Batman, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Karaman, Kocaeli, Konya, Malatya, Şanlıurfa illerinde bulunan toplam 30 şüpheli eş zamanlı operasyonla yakalandı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yurt dışından yasa dışı yollarla araç ve parçaları temin ettikleri, yurt içinden araç çaldıkları, bu araçlara usulsüz şasi monte ederek sahte plakalarla trafiğe çıkardıkları ve satış yoluyla vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Yürütülen çalışmalar neticesinde suç örgütünün 50 milyon TL’lik vurgun yaptığı belirlenirken, operasyon kapsamında 14 otomobile el konuldu. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda yurt dışından kaçak yollarla getirilen ve change işlemine hazır 3 araç, change işlemi gerçekleştirilmiş satışa hazır 2 araç, haciz yakalamalı 1 araç, yurt dışından kaçak yollarla getirilen 3 motor bloğu, change işleminde kullanılan kimyasallar, numaratör, şasi numaraları ve tip etiketleri, çok sayıda ruhsat belgesi, sahte plakalar ile dijital materyaller ele geçirildi. Gözaltına alınan 30 kişiden 17’si ifadeleri alındıktan sonra savcının talimatıyla serbest bırakılırken, sorguları tamamlanan 13 şüpheli ise bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.
Eskişehir Hamile kedi sığındığı veteriner kliniğinde doğum yaptı Eskişehir’de doğumu yaklaşan hamile kedi, kapısına kadar gittiği bir veteriner kliniğine sığındı. Veterinerin sahip çıktığı anne kedi, klinikte 4 sevimli yavru doğurdu. Olay, Hoşnudiye Mahallesi Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde kliniği bulunan Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara, kapısının önüne gelen ve karnında şişkinlik olan kediyi fark etti. Kara, yaptığı kontrolde hamile olduğunu tespit ettiği kediye sahip çıkıp koruma altına aldı. Anne kedi, kliniğe sığındıktan birkaç gün sonra 4 sevimli yavru doğurdu. Şu anda anneleri tarafından emzirilen ve sağlık durumları iyi olan yavrular için yuva arandığı belirtildi. "Kliniğimizin önünde cama geldi" Daha önceden de benzer olaylar yaşadıklarını söyleyen Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara, "Bildiğimiz bir kedi değildi. Normalde bizim kliniğimizin önünde baktığımız, beslediğimiz kediler oluyor. Biz onları biliyoruz ama bu kediyi ilk defa görmüştük. Kliniğimizin önünde cama geldi, biz de içerideydik, karnında bir şişlik olunca kontrol etmek istedik. Daha sonra gerekli muayeneleri yaptığımızda, ultrasonla baktığımızda kedinin gebe olduğunu tespit ettik. Doğum da yaklaşmıştı, öyle olunca da kıyamadık. Çünkü kliniğimiz cadde olan bir yer, hayvanlar için uygun doğum yapabilecekleri bir yer yok. Güvenliğini sağlayalım diye aldık. Kedi de çok uyumlu, sakin bir anneydi; bizi hemen kabullendi. Hafta içerisinde 4 tane çok güzel yavrumuz oldu. Şu an emziriyor, çok güzel annelik yapıyor, yavrularına bakıyor" şeklinde konuştu. "Geldiğinde gerçekten yardım ister gibiydi" Yavrular için yuva aradıklarını ifade eden Kara, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sütten kesildikten sonra yuvalarına göndereceğiz inşallah. Anneyi de kısırlaştırıp sahiplendirmek istiyoruz, inşallah güzel bir yuvası olur. Geldiğinde gerçekten yardım ister gibiydi. Biz bu kediyi hiç tanımıyorduk, o da bizim kliniğimizi bilmiyordu. Bir şekilde anlamış. Ben hayvanların hisli olduğunu düşünüyorum, doğru insanları buluyorlar. Daha önce de benzer olaylar yaşadık. Caddedeki dükkanlara sığınan kediler de oldu, sağ olsun esnaf arkadaşlarımız kapılarını açtılar, anne kedilerin yavrulaması için müsaade ettiler."
Ankara Gölbaşı’nda parklar yaza hazırlanıyor Gölbaşı Belediyesi, havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşların yoğun olarak kullandığı park ve yeşil alanlarda kapsamlı temizlik ve bakım çalışmalarına başladı. Havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşların özellikle çocuklarıyla birlikte vakit geçirdiği park ve yeşil alanlarda temizlik çalışmaları hız kazandı. Gölbaşı Belediyesi ekipleri, ilçedeki parkları daha temiz ve güvenli hale getirmek için kapsamlı bir çalışma başlattı. Bu kapsamda Alparslan Türkeş Parkı ve Atatürk Sahil Park’ta bulunan oyun grupları ile park alanları belediye ekipleri tarafından detaylı şekilde temizlendi. Oyun grupları tazyikli suyla yıkanarak hijyenik hale getirilirken, park içerisindeki yürüyüş yolları ve ortak kullanım alanları süpürge ve üfleme makineleriyle temizlendi. Temizlik çalışmalarının yanı sıra ilçedeki birçok parkta çocuk oyun grupları da yenilenerek daha güvenli ve modern hale getirildi. Çocukların güvenle oyun oynayabileceği alanlar oluşturulurken, ailelerin de daha temiz ve düzenli ortamlarda vakit geçirebilmesi hedefleniyor. "İlçemizin dört bir yanındaki park ve yeşil alanlarda çalışmalarımız sürecek" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, parkların hem çocuklar hem de aileler için önemli yaşam alanları olduğunu belirterek, "Havaların ısınmasıyla birlikte parklarımız vatandaşlarımızın en çok vakit geçirdiği alanlar haline geliyor. Özellikle çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı ortamlarda oyun oynayabilmesi bizim için büyük önem taşıyor. Bu nedenle ekiplerimiz parklarımızda kapsamlı bir temizlik ve bakım çalışması başlattı. Oyun gruplarını tazyikli suyla yıkayarak hijyenik hale getiriyoruz, yürüyüş yollarını ve ortak kullanım alanlarını da detaylı şekilde temizliyoruz. Temizlik çalışmalarının yanı sıra ihtiyaç duyulan parklarda oyun gruplarını yeniliyor, bakım ve onarım çalışmalarını da gerçekleştiriyoruz. Amacımız Gölbaşı’nda yaşayan her vatandaşımızın daha temiz, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir çevrede hayatını sürdürmesini sağlamak. Bu kapsamda ilçemizin dört bir yanındaki park ve yeşil alanlarda çalışmalarımız planlı şekilde devam edecek" dedi. Odabaşı, planlanan program doğrultusunda ilçedeki diğer park ve yeşil alanlarda da temizlik çalışmalarının devam edeceğinin altını çizdi.
Adana Tarihi baskın: Atık tesisi değil sigara fabrikası, 170 milyon TL’lik ürün ele geçirildi Adana’da KOM ekipleri, Türkiye genelinde kaçak sigara sevkiyatı yapan şebekeye yönelik tarihi bir operasyona imza attı. Geri dönüşüm tesisi süsü verilerek kurulan kaçak sigara fabrikasında 170 milyon TL değerinde ürün ele geçirildi. Adana Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesine bağlı Yenidam Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir geri dönüşüm tesisinde kaçak sigara üretimi yapıldığını tespit etti. Yapılan teknik ve fiziki takipte, söz konusu fabrikada üretilen kaçak sigaraların Türkiye’nin 81 iline sevk edildiği belirlendi. Ekipler ayrıca, tesisin dikkat çekmemesi ve gizliliğin sağlanması amacıyla Hindistan ve İran uyruklu kişilerin çalıştırıldığını da ortaya çıkardı. Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı. Fabrikada yapılan aramalarda 20 milyon 707 bin 500 adet doldurulmuş kaçak sigara, 4 milyon makaron, 3 ton kaçak tütün, 150 rulo sigara kağıdı ile 2 sanayi tipi sigara üretim makinesi, kompresör ve forklift ele geçirildi. Ele geçirilen ürünlerin piyasa değerinin yaklaşık 170 milyon TL olduğu bildirildi. Öte yandan, makineler ve forklifte el konularak gümrüğe teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si tutuklanırken, 13 kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi tedbiri uygulandı.