ÇEVRE - 15 Ekim 2024 Salı 08:46

Doğuda kar örtülü günler azalıyor

A
A
A
Doğuda kar örtülü günler azalıyor

Prof. Dr. Murat Karabulut ve Arş. Gör. Dr. Muhammet Topuz tarafından, Doğu Anadolu Bölgesi’nde aylık kar örtülü gün sayısı ve kar yağışlı günler sayısı üzerine yapılan araştırmada dikkat çekici tespitlere ulaşıldı.


Küresel iklim değişikliği bağlamında bir bölgedeki yağış miktarı kadar yağış türü de önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar, özellikle kar şeklindeki yağışlar kullanılabilir su temini ve akarsu rejimlerinin düzenliliği başta olmak üzere birçok açıdan hayati önem taşıdığı vurgulandı. Doğu Coğrafya Dergisi’nde Prof. Dr. Murat Karabulut ve Arş. Gör. Dr. Muhammet Topuz tarafından yapılan araştırmada ve kaleme alınan makalede bu anlamda önemli bulgular ve değerlendirmeler de gözler önüne serdi.



Araştırmada iki yöntem kullanıldı


Türkiye’de kar yağışının en çok Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülmekle birlikte en güçlü akarsuların bir kısmı da bu bölgede yer aldığı ifade edilen araştırmayla ilgili makalede, “Bu bakımdan çalışmada amaç; Doğu Anadolu Bölgesi’nde uzun yıllar (1970-2020) aylık kar örtülü gün sayısı ve kar yağışlı günler sayısında azalma veya artma eğiliminin olup olmadığını Mann-Kendall Trend Analizi yöntemiyle değerlendirmek ve kar yağışlı günler ile kar örtülü günler sayısında bir ilişkinin olup olmadığını Pearson Korelasyon Yöntemi ile sınamaktır. Bunun için Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM)’nden Malatya, Muş, Tunceli, Van, Elazığ, Erzincan, Bingöl, Erzurum, Bitlis, Hakkâri, Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan meteoroloji istasyonlarına ait uzun yıllar (1970-2020) aylık kar örtülü gün sayısı ve kar yağışlı günler sayısı verileri ile Mann-Kendall Trend Analizi yöntemi ve Pearson Korelasyon Yöntemi kullanılmıştır.” denildi.



İller bazında değişkenlik var


Yıllık kar örtülü gün sayısındaki değişimlerin tamamının azalma eğiliminde olduğu ve bunlardan büyük bir bölümünün istatistiksel açıdan % 95 güven aralığında anlamlı olduğunun görüldüğü belirtilen araştırmada, daha sonra şu ifadeler kullanıldı, “Kar yağışlı günler sayısındaki değişimlerin kar örtülü gün sayısına göre çeşitli olduğu; azalışların yanı sıra artışların da varlığı dikkati çeker. Özellikle Kars ve Muş istasyonlarının kar yağışlı günler sayısında anlamlı artışa sahip olması, analizlerde karşılaşılan tek örnektir. Anlamlı azalmaların Malatya’dan başlayarak Muş’a kadar bir hat üzerinde görülmesi de ayrıca dikkat çekicidir. Onun dışında diğer illerde anlamlı olmayan artış ve azalış eğilimleri görülmektedir. İstasyonların ve periyotların büyük bölümünde kar örtülü gün ve kar yağışlı günler arasında istatistiksel açıdan anlamlı, orta düzeyde ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.”



Kart örtülü günlerde ve yağışlarda azalma var


İklim değişikliğinin Türkiye’deki en önemli su kaynaklarının bulunduğu Doğu Anadolu Bölgesi’nde, kar yağışına ilişkin iki parametredeki etkisini ortaya koymak için yapılan çalışmada, aylık, mevsimlik ve yıllık periyotlarda genel olarak gerek kar örtülü gün gerekse de kar yağışlı günler sayılarında, azalma eğiliminin hakim olduğunun söylenebileceği vurgulanarak şöyle devam edildi “ MGM’nin resmi internet sayfasında yer alan ikinci bir raporda, 1950-2010 yılları arasında özellikle 1975 yılından itibaren Türkiye geneli istasyonların ve Fırat Havzası’ndaki 6 istasyonun yıllık ortalama kar örtülü gün sayılarının 5’er yıllık ortalamalarına bakıldığında Fırat Havzası’nda kar örtülü gün sayısında bir düşüşün olduğu belirtilmektedir. Rapor ve yapılan bu çalışma kıyaslandığında yıl aralıkları uyuşmasa da raporda düşüş eğiliminin varlığının belirtilmesi, çalışma bulgusu ile örtüşmektedir.”



“Bölgede kuraklık eğilimi var”


Aynı raporda 1970’li yıllardan sonra yıllık ortalama kar yağışı miktarında Türkiye yıllık ortalama kar yağışı miktarına göre bir azalmanın olduğu belirtildiği anlatılarak, “Kar örtülü gün sayısında da yine 1975 sonrası düşüş olduğu vurgulanmıştır. Doğu Anadolu Bölgesi’nin mevsimlik kuraklık analizinin yapıldığı diğer bir çalışmada, Muş, Ağrı, Erzurum ve Erzincan illerinde belli mevsimlerde derinleşen genel bir kuraklık eğiliminin olduğu; Malatya, Elazığ, Tunceli, Van ve Kars illerinde ise ciddi kuraklık eğilimlerinin yaşandığı tespit edilmiştir. Ayrıca Bingöl, Bitlis, Hakkâri ve Iğdır’da nemlilik eğiliminde artış gözlenirken; Ardahan’da sonbaharda kuraklık eğilimine karşın ilkbahar ve yaz mevsimlerinde nemlilik eğilimi görülmüştür.” denildi.



“Kış yağışları sonbahara kaymaya başladı”


Kar yağışlı gün ve kar örtülü günler sayılarında meydana gelen eğilimler, su potansiyeli açısından oldukça yüksek ancak iklim değişikliği açısından oldukça hassas Doğu Anadolu Bölgesi’nde genelde azalma yönünde olduğu belirtilen araştırmada, “Kar yağışlı günler ile kar örtülü gün sayıları genelde pozitif ilişkiye sahiptir. İklim değişikliğinin bölgesel etkilerinin daha net belirlenebilmesi adına, veri süresinin geriye doğru uzatılmasına ek olarak, minimum, ortalama, ortalama yeni eklenen kar yüksekliklerine, maksimum, minimum ve ortalama sıcaklıkların etkilerinin bir arada değerlendirilebileceği bir yöntemle yapılacak çalışmalar faydalı olacaktır. Kar örtülü günler ve kar yağışlı günler sayısında istasyonların ve periyotların büyük çoğunluğunda orta düzeyde, pozitif ve anlamlı ilişkilerin olduğu görülür. Özellikle sonbahar mevsimi için bu ilişki oldukça güçlenmektedir. Bu durumun ise büyük oranda mevsimsel kayma olarak nitelendirilen kış yağışlarının sonbahara kayması nedeniyle olduğu düşünülmektedir.” ifadeleri kullanıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta meyve fidanları satışa çıkarıldı Baharın gelmesiyle birlikte Muş’ta dikime hazır yaklaşık 30 çeşit meyve fidanı, 250 ile bin 500 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuldu. Muş’ta bahar mevsiminin gelmesi ve havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte dikime hazır meyve fidanları satışa çıkarıldı. Bitlis Caddesi üzerinde satışa sunulan erik, elma, armut, kiraz, dut, kayısı, vişne ve ceviz gibi yaklaşık 30 farklı türdeki fidanlar, vatandaşlardan ilgi görüyor. Üreticiler, fidanların sağlıklı gelişimi için doğru zamanda dikim yapılmasının önemine dikkat çekerken, satışa sunulan fidanların fiyatlarının 250 ile bin 500 TL arasında değiştiği belirtildi. İlk meyve bahçesini kuracağı için mutlu olduğunu söyleyen Mehmet Salih Kaya, "3 dönüm tarlama çit çektim, meyve fidanı aldım. Götürüp dikeceğim inşallah. Bir faydasını göreceğiz inşallah. 65 yaşındayım, ilk defa bir meyve bahçem olacak. Çok mutluyum" ifadelerini kullandı. Fidan satışı yapan Mustafa Mete ise meyve bahçesi kurmak isteyen vatandaşların fidan alırken kök ve dal yapısına dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayarak, kaliteli fidan seçiminin verim açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Mete, "25 senedir bu işi yapıyorum. Burada fidan satışları yapıyorum. Fidanları zamanında getirmeye gayret gösteriyoruz. Mart ayının sonunda fidanlarımızı getiriyoruz. Şu an burada bütün meyve fidanı çeşitlerimiz var. Elma, armut, kiraz, vişne, ceviz, kayısı. Fiyatlar 250 ile bin 500 TL arasında değişiyor. Vatandaşlarımız fidan alırken mutlaka köklerine ve uçlarına bakarak alsınlar" dedi.
Zonguldak BEUN Fen Fakültesinden Büyük Başarı: Üç Program FEDEK Akreditasyonu ile Kalitesini Tescilledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını ulusal ve uluslararası düzeyde tescillemeye devam ediyor. BEUN Fen Fakültesi; bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans programları, "Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülteleri Öğretim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği" (FEDEK) tarafından akredite edilerek önemli bir başarıya imza attı. Gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçleri sonucunda; BEUN Fen Fakültesi Fizik Bölümü 22 Mart 2026 - 30 Eylül 2031 tarihleri arasında beş yıl süreyle, Kimya Bölümü 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2029 tarihleri arasında üç yıl süreyle ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ise 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2027 tarihleri arasında bir yıl süreyle FEDEK akreditasyon sertifikası almaya hak kazandı. Elde edilen bu akreditasyonlar, BEUN’un eğitim-öğretim süreçlerinde kalite güvencesini esas alan yaklaşımının ve sürekli iyileştirme vizyonunun güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı. Söz konusu başarı, üniversitenin öğrenci odaklı, çağın gerekliliklerine uygun ve uluslararası standartlarda eğitim sunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Akredite edilen programlar, sahip oldukları nitelikli akademik kadro, güçlü altyapı, araştırma imkânları ve çağdaş eğitim anlayışıyla öğrencilerine yüksek standartlarda bir öğrenim ortamı sunarken; mezunların ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet edebilirliğini de artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin akademik başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, eğitim-öğretim faaliyetlerimizde kaliteyi esas alan, sürdürülebilir gelişimi önceleyen bir anlayışla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Fen Fakültemiz bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümlerimizin FEDEK tarafından akredite edilmesi, üniversitemizin akademik yetkinliğinin ve eğitim kalitesinin güçlü bir göstergesidir. Bu akreditasyonlar yalnızca birer belge değil; aynı zamanda öğrencilerimize sunduğumuz eğitimin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun, şeffaflığının ve sürekli iyileştirme esasına dayandığının da somut bir ifadesidir. Mezunlarımızın diplomalarının saygınlığını artıran bu süreçler, onların kariyer yolculuklarında önemli avantajlar sağlamaktadır. Yükseköğretim sistemimizin gelişimine yön veren Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve değerli YÖK ailesine; kalite güvencesi çalışmalarına sundukları katkılar dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Prof. Dr. Ümit Kocabıçak ve YÖKAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte Üniversitemizde kalite kültürünün kurumsal bir yapıya kavuşmasında emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, sürece katkı sunan kıymetli öğrencilerimize ve değerlendirme süreçlerini titizlikle yürüten FEDEK yetkililerine teşekkür ediyorum. Bu başarıların artarak devam edeceğine yürekten inanıyor; üniversitemizi daha ileriye taşıyacak yeni akademik kazanımlar için çalışmalarımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."