KÜLTÜR SANAT - 15 Kasım 2025 Cumartesi 07:49

EBYÜ’de Ahıska Türkleri sürgünü konferansla hatırlandı

A
A
A
EBYÜ’de Ahıska Türkleri sürgünü konferansla hatırlandı

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde (EBYÜ) "Siyasete Karşı Kültürün Simgesi Ahıska Türkleri" temalı konferans gerçekleştirildi.


Fen Edebiyat Fakültesi ile Türk ve Akraba Halklar Kültür Kulübü iş birliğinde düzenlenen programa konuşmacı olarak Prof. Dr. Ali Kafkasyalı katıldı. Etkinliğe Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Ercan Ekinci ve Prof. Dr. Adem Başıbüyük’ün yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda Ahıska Türkü iştirak etti.


Konferansın açılış konuşmasını yapan Dr. Öğr. Üyesi Kasım Kağan Özlok, 14 Kasım 1944’te trenlerle sürgün edilen Ahıska Türklerinin maruz kaldığı acı süreci hatırlattı. Yaklaşık 20 bin kişinin hayatını kaybettiği bu dönemin kolektif hafızada derin bir yara bıraktığını belirten Özlok, Ahıska Türklerinin tüm zorluklara rağmen dillerini, inançlarını ve kültürlerini koruyarak birliklerini güçlendirdiğini vurguladı.


Özlok, Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde Erzincan’ın Üzümlü ilçesi ile Bitlis’in Ahlat ilçesinde yürütülen çalışmalar sonucunda 170 binden fazla Ahıska Türkünün Türk vatandaşlığına geçtiğini ifade ederek, Erzincan’ın bu süreçte örnek bir şehir olduğunu dile getirdi. Konuşmasını, sürgünde hayatını kaybedenleri anarak ve konferansın düzenlenmesine katkı sağlayanlara teşekkür ederek tamamladı.


Programın konuşmacısı Prof. Dr. Ali Kafkasyalı ise Ahıska Türklerinin 1944 sürgününü "tarihsel ve uluslararası güçler tarafından uygulanan bir proje" olarak nitelendirdi. Sürgünün II. Dünya Savaşı şartları içinde planlandığını belirten Kafkasyalı, İngiltere, ABD ve Sovyetler Birliği’nin bu süreçte etkili olduğuna dair görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Bu iddiaların "Tahran Konferansı’ndan sızan belgelere dayandığını" ifade eden Kafkasyalı, planın Ahıska Türklerinin Türkiye ve Azerbaycan ile bağlarını koparmayı amaçladığını söyledi.


Ahıska Türklerinin Osmanlı döneminden itibaren bölgenin asli unsurları olduğunu belirten Kafkasyalı, tarihsel kimliklerinin Kıpçak ve diğer Türk boylarıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Sürgün sonrasında da kültürel değerlerini yaşatmayı başardıklarını söyleyen Kafkasyalı, özellikle ozanlık geleneğinin bu direnişin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi. Yaşananların "zulüm" niteliği taşıdığını ifade ederek gençlere millî değerleri unutmamaları çağrısında bulundu.


Konferansın sonunda Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun tarafından Prof. Dr. Ali Kafkasyalı’ya çiçek takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.



EBYÜ’de Ahıska Türkleri sürgünü konferansla hatırlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin ardından inşa edilen 120. cami ibadete açıldı Hatay’da depremde yerle bir olan ve aslına uygun şekilde rekonstrüksiyonu gerçekleştirilen tarihi Fatikli Camii, Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla ibadete açıldı. Tarihi Fatikli Camii, depremin ardından kentte inşa edilen ve ibadete açılan 120. cami oldu. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği tarafından depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmişti. Asrın felaketinde yerle bir olan Altınözü ilçesindeki 150 yıllık Fatikli Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından rekonstrüksiyonunun tamamlanmasıyla günler sonra yeniden ibate açıldı. Depremin ardından kentte inşa edilen ve ibadete açılan 120’nci cami olan Fatikli Cami’nin açılışına Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşlar katıldı. " Şu ana kadar Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün uhdesinde 84 hasar almış eserimizden 18 tanesini tamamlamış olduk" Asrın felaketinde ağır hasar alarak yerle bir olan tarihi Fatikli Camii’sini aslına uygun olarak restore edildiğini belirten Vali Masatlı, kentte inşası tamamlanan 120. Caminin ibate açıldığı dile getirerek "6 Şubat asırların afetinde bizlerin hem modern hem de tarihi yapıları ciddi derecede zarar aldı. Tabii biz konutlarımızı, iş yerlerimizi, hastanelerimizi, okullarımızı yaparken diğer taraftan ecdat mirası, tarihi eserlerimizi de tekrardan ayağa kaldırmak, şehrimizde bulunan ve devletin mülkiyetinde bulunan bütün hasar almış tarihi yapılarımızın tamamında çalışmalar başladı. Bunların bir kısmını da hizmete aldık. Bugün de Altınözü ilçemizdeki Fatikli Camii’ndeyiz. Burası da 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alıp yıkılmıştı. Burada daha sonra yıkımla beraber arkeolojik bir kazı hassasiyetinde taşları numaralandırarak ayrıştırdık. Bundan sonra da burasını aslına uygun eskisinden daha sağlam ve daha güzel bir şekilde inşa edildi. Şu ana kadar Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün uhdesinde 84 hasar almış eserimizden 18 tanesini tamamlamış olduk. Şehrimizde inşası tamamlanan 120’inci camimizde ibadete açmış olduk. Fatikli Camimizin bu şekilde yapılmasında başta bize liderlik eden her zaman önceliği olarak sayan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Vakıflar Genel Müdürlüğümüze emeği geçen katkı sunan değer katan herkese teşekkür ediyorum. Fatikli Cami’mizin başta Altınözü ilçemiz olmak üzere ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Camimizin açıldığı için çok heyecanlıyım ve sanki görev yerime yeni başlıyor gibi hissettim" Depremden öncede tarihi Fatikli Camii’nde görev yapan 33 yıllık imam Yasir Sevim, günler sonra yeniden camisiyle buluşmanın heyecanını yaşadığı belirterek "6 Şubat depreminde camimiz minaresiyle birlikte yıkılarak yerle bir oldu. Bu 3 yılın ardından camimizin inşası tamamlandı. Camimizin yapımında devletimize ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne teşekkür ederim. Bizler tekrardan camimizle buluştuk. Bugün burada açılışımız yaptık. Camimizin açıldığı için çok heyecanlıyım ve sanki görevime yeni başlıyor gibi hissettim" ifadelerini kullandı.
Malatya İnönü Üniversitesi öğrencileri kampüs iftarında buluştu Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 81 ilde düzenlediği "Kampüs İftarları 2026" programı Malatya’da İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu kampüs ortamında yaşatmayı amaçlayan programa üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Hakan Tunç, Kültürel Hizmetler Şube Müdürü Hilal Aksoy, Malatya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mükremin Yağbasan, Gençlik ve Spor İl Müdür Yardımcısı Suat Arıkan, idari ve akademik personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Kur’an’ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Gençlik ve Spor İl Müdür Yardımcısı Suat Arıkan, öğrencilerin Ramazan ayını tebrik ederek katılımlarından dolayı teşekkür etti. Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çeken Arıkan, "Bakanlığımızın 81 ilde gerçekleştirdiği kampüs iftarlarının bir ayağı da burada gerçekleştiriliyor. İnşallah Rabbim bizleri hayırlı etkinliklerde tekrar bir araya getirmeyi nasip eder. Ramazan deyince akla değerlerin hakim olduğu bir zaman dilimi geliyor. Sabrı, merhameti, inceliği ve estetiği bu ayda yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Rabbim tuttuğumuz oruçlarla birlikte bizleri bir arınma sürecine eriştirsin. Oruçlarımızı kabul eylesin inşallah" diye konuştu. Program, yapılan duanın ardından öğrencilerin birlikte iftar açmasıyla sona erdi.
Gaziantep Ressam Cemil Candaş, "Sessizliğin renk dili" temalı sergi açtı Ressam Cemil Candaş, SANKO Sanat Galerisinde, "Sessizliğin Renk Dili" temalı resim sergisi açtı. Cemil Candaş, sergi açılışında yaptığı konuşmada, resmin, insanlığın ortak dili olan sanatın, duyguları bir anlamda görünür kılabilme çabasının en önemli alanlarından birisi olduğunu söyledi. Bu görünürlüğün alfabesini oluşturan renklere ve formlara yüklenen anlamların duygusunu hissedebilmenin, bakış açısıyla doğru orantılı olduğuna dikkat çeken Candaş, "Bakış açımızı zengin kılan, anlamlandırabilme çabamıza sınırsız katkılar sunan, yaşadığımız coğrafyanın her bir köşesinde izleri olan geçmiş medeniyetlerin bizlere sunduğu kültürel mirasların payı çok büyüktür. İlk defa geldiğim Gaziantep, kültürel zenginlikleri ile ülkemizin ve dünyanın göz bebeklerindendir. SANKO Holding bünyesinde sanata ve sanatçıya verilen değer taktire şayandır. Alışveriş merkezi bünyesinde sanat galerisinde sergi açmak farkındalık sağlar. Farkında mısınız bilmem, Türkiye’de sanat etkinlikleri anlamında sıralama İstanbul, Ankara ve SANKO Sanat Galerisi dolayısıyla Gaziantep’tir" dedi. "Resim ‘Bir an’dan çok, ‘Bir hal’ anlatmaktadır" Doğa çalışmalarında konulardan önce atmosfere öncelik tanıdığını anlatan Candaş, "Yaşadıkları ortam varlıkları hissedilir kılar. Bulutların rüzgarla savrulduğu ortam, anlık olsa da sunduğu görsel şölen hiçbir zaman birbirine benzemez. Konular ve resimlerim, genellikle sisin, ışığın, rengin içinden usulca ortaya çıkar" dedi. Bilinçli olarak ele aldığı etki uyandırıcı belirsizliklerin, sonsuz bir yalnızlık hissini harekete geçirdiğine vurgu yapan Candaş, "İnsan yoktur, fakat hissi çok güçlüdür. Resimlerim ‘bir an’dan çok ‘bir hal’ anlatmaktadır. Bilinçli duran bir sessizliği izleyiciye aktarmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Resimlerinde 2001 yılından beri konu edindiği penguenler serisinde doğanın sertliğini, sevgi ve dayanışma kavramlarıyla dengelemeye çalıştığının altını çizen Candaş, "Soğuk coğrafyaları sıcak renklerle yumuşatır, figürleri biyolojik varlıkların ötesine geçirmeye çalışarak, duygusal bir anlatının taşıyıcısına dönüştürmeye çabalarım. Aile, koruma ve birlikte var olma temaları, bu seride sessizliğin renk dilini kurar. Sessizliğin Renk Dili, görünmeyeni hissettiren, bağırmadan konuşan ve izleyiciyi kendi iç sessizliğiyle yüzleştiren bir anlatı sunar. Bu sergi ile izleyiciye bazen en güçlü halinin durmak, susmak ve hissettirmek olduğunu hatırlatmaya çalıştım. Sergi açmayı çok istediğim SANKO Sanat Galerisine beni davet eden küratör, değerli hocam Aslı Özen’e ve galeriyi Gaziantep’in ötesinde ülkemiz sanatçılarına açan SANKO Holding yönetimine teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi. Ressamlar Gül Öztürkmen Demir ve Aysel Sayın, konuşmalarında sanatçının eserlerini yorumlayıp, sanatçıyı kutladı. SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Üyeleri Cengiz Halil Çiçek ve Murat Köylüoğlu ise 2004 yılında açılan galeride şimdiye kadar 724 sanatçı tarafından 359 sergi açılarak Gaziantep’te kültür ve sanat alanında öncü rol oynadığını vurguladı. SANKO Park AVM Genel Müdürü Sait Gizir, AVM bünyesinde açılan sanat galerilerinin, sanatın her yaş, eğitim ve kültür düzeyindeki insana sunulmasını sağladığını, özellikle çocuklarda sanata ilgi ve merak oluşturduğunu bildirdi. Konuşmaların ardından ressamlar Gül Öztürkmen Demir ve Aysel Sayın, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Cemil Candaş’a takdim etti. Cemil Candaş’ın 36 eserinin yer aldığı "Sessizliğin Renk Dili" temalı resim sergisi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 16 Mart tarihine kadar her gün 10.00-18.00 saatleri arasında gezilebilecek. Cemil Candaş Sanatçı, 1975 yılında Trabzon da doğdu. Resim sanatına olan ilgisi öğretmen ressam babası Turgut Candaş’ın atölyesinde başladı. İlk, orta ve lise eğitimi sürecinde bir arada oldular. Cemil Candaş, 1993 yılını ressam olan ağabeyleri Selçuk Sinan Candaş’ın İstanbul’da, Mümin Candaş’ın Trabzon’da bulunan atölyelerinde çalışarak değerlendirdi. 1994 yılında KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Resim-iş Öğretmenliği programını kazandı. 1998 yılında atandığı Trabzon Lisesinde yetenekli gençler için Görsel Sanatlar (Resim) alan sınıflarını kurdu ve bu alandan birçok öğrenci yetiştirdi. 2006-2015 dönemleri arasında Orta Öğretim Genel Müdürlüğü bünyesine bağlı olarak "Üç Boyutlu Sanat Atölye Dersi" kitapları müfredat programı alan uzmanlığı ve ders kitapların alan yazarı olarak görev yaptı. Biri kişisel olmak üzere birçok ulusal ve yerel sergiye katıldı. Yurt dışında Almanya başta olmak üzere Hollanda ve ABD’de özel koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı çalışmalarını Trabzon’daki atölyesinde sürdürmektedir. Sanatçı aynı zaman da Karadeniz Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesidir.