ÇEVRE - 09 Nisan 2026 Perşembe 08:55

Erzincan’da kar etkisini gösterdi: Geçitlerde trafik kilitlendi

A
A
A
Erzincan’da kar etkisini gösterdi: Geçitlerde trafik kilitlendi

Erzincan-Sivas kara yolundaki Sakaltutan Geçidi’nde etkili olan kar ve tipi nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşandı, yolda uzun araç kuyrukları oluştu.


Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünce yapılan uyarıların ardından Erzincan’ın yüksek kesimlerinde kar yağışı etkisini gösterdi. Erzincan-Sivas kara yolundaki 2160 rakımlı Sakaltutan Geçidi ile Erzincan-Gümüşhane kara yolundaki Ahmediye Geçidi’nde yağış ve tipi ulaşımı olumsuz etkiledi.


Sakaltutan Geçidi’nde, her iki yönde zaman zaman ulaşımın durma noktasına geldiği, ağır tonajlı araçların yolda makas atması nedeniyle uzun araç konvoylarının oluştuğu bildirildi.


Karayolları 164. Şube Şefliği ekipleri, ulaşımın yeniden normale dönmesi için bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Ekiplerin, yolda kalan ağır tonajlı araçları kaldırarak yolu trafiğe açmaya çalıştığı öğrenildi.


Öte yandan Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı yağmur, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve kar şeklinde olmasının beklendiğini duyurdu.


Yetkililer, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli ve dik yamaçlarda çığ tehlikesine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Ayrıca bölgede orta ve yer yer kuvvetli zirai don riski bulunduğu, özellikle üretici ve çiftçilerin tedbirli olması gerektiği ifade edildi.



Erzincan’da kar etkisini gösterdi: Geçitlerde trafik kilitlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk kamikaze dronları dünya arenasında Türkiye’de insansız hava araçları alanında elde edilen başarı, yeni nesil kamikaze dron sistemleriyle farklı bir boyuta taşınıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ile birlikte savaş doktrinlerinin değişmesi, düşük maliyetli ve yüksek etkili FPV kamikaze dronlara olan ilgiyi artırırken, Türk savunma sanayisi bu alanda da sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, geliştirdikleri sistemlerin yalnızca tekil kullanım değil, gelecekte sürü halinde görev yapabilen ve Bayraktar TB2, Bayraktar TB3, Bayraktar Akıncı ve özellikle Bayraktar Kızılelma gibi platformlardan bırakılabilecek şekilde tasarlandığını söyledi. Gelişen teknolojiyle birlikte harp sahasının en büyük kırılmalarından biri dronlar ve kamikaze İHA’lar oldu. Türkiye’nin bu alandaki başrol oyuncularından olan SKYDAGGER FVP dron ailesi ve Kamikaze İHA sistemleriyle ön plana çıkıyor. Dron ailesi, sabit kanat ailesi, mühimmat ailesi, fiber ailesi ve batarya ailesi ile dikkat çekiyor. İHA, dronların her pervane ve kamera hariç tüm sistemlerini kendileri geliştiriyor. Testler Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar KALKAN Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracı (DİHA)’dan yapılıyor. Sistemler Bayraktar TB2, Bayraktar TB3, Bayraktar Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ve özellikle Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, gibi platformlardan atılabilecek şekilde de tasarlanıyor. 70 kilometre menzile sahip TOYCA Kamikaze İHA Kamikaze dron sistemleri ve Kamikaze İHA sistemleri Türk savunma sanayiinde öne çıkıyor. Skydagger RTF TOYCA 05 sabit kanat, düşük maliyetli yapısı, sürü uçuş kabiliyeti ve otonom taarruz özellikleriyle öne çıkıyor. 70 kilometrelik operasyonel menzile sahip olan sistemin, savaş alanında hızlı, etkili ve ekonomik çözüm sunması hedefleniyor. 5 kilogram harp başlığına sahip olan TOYCA 50 dakika havada kalabiliyor. Skydagger Dart 81 Sabit kanat ve Skydagger RTF Toyca 10 Sabit kanat içinde çalışmalar devam ediyor. Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, "Tecrübemizi 2024 yılında başladığımız Skydagger serüveniyle sürdürmekteyiz. Amacımız sürdürülebilir çok adetli imalat hızlı imalat ve uygun fiyatlı imalat olarak inansız hava araçları kamikaze araçları geliştirmek ve bunları hızlı bir şekilde üretip kullanıcıya sunmaktır. Şuan bir cihaz, peşine iki cihaz, üç cihaz şeklinde tabi Kalkan DİHA’nın kabiliyetlerini engellemeyecek aksine daha da artıracak şekilde çalışmalar yapıyoruz. Bulut ütünde seyreden bir Kalkan DİHA, bulut altına bir tane cihaz yolladığı zaman hem keşif gözetlemesine devam edecek hem de gördüğü hedefleri de imha etmiş olacak. Testlerimizi Bayraktar Kalkan DİHA ile yapmamızdaki amaç şuan sahada kullanılan sistem. Çok hızlı entegrasyon yapabiliyoruz. Kabinde TB2, TB3 gibi platformlarla AKINCI TİHA ve Bayraktar KIZILELMA olacak" ifadelerini kullandı. "TOYCA sistemimiz envantere girmeye hazırlanıyor" TOYCA kamikaze İHA’nın envantere girmeye hazırlandığını belirten Öztekin, "Şuan sistemlerimiz 500 gramdan başlıyor ve 10 kiloya kadar taşıyıcı sistemler tasarladık. Bunların içinde hem döner kanatlı platformlar var hem dron tabir ettiğimiz 3 tane sabit kanat platformumuz var. Onlar da 500 gram, 5 kilo ve 10 kilogram harp başlıklarına sahip. Bu gibi sistemler daha konvansiyonel savaşta kullanılan sistemlere göre çok daha basit sistemler. Çok kısa eğitimlerle piyadenin de kullanabileceği sistemler. 2 bin dolarlık dronlarla, bu şekilde kolay kullanılabilir sistemlerle saf dışı bıraka biliyorsunuz. Çünkü sürekli iki tarafta bir birlerine yaklaşık bin tane dron atabiliyor aynı gün farklı noktalardan. Kullanan operatörlerin karargahlarda olması yer altında sığınaklarda olması ya da izole bir yerlerde olması da tabi bu gücü artırıyor. Döner kanat platformlarımız, kamikaze dron sistemlerimiz envantere girdi. Şimdi sırada TOYCA sistemimiz yani sabit kanat platformlarımızdan envantere girmeye hazırlanıyor. Minimum 80 kilometre diyoruz biz ve cipies noktasına giriş yapabiliyor ve dalış yapabiliyor. TOYCA 10 ‘da da özelliği 10 saat havada kalabiliyor patlar motor ve elektrik motor olarak iki versiyonu var. Patlar motorda da menzillerimiz 750 kilometrenin üzerinde" dedi.
İzmir İzmir’de rekor yağışlar barajları doldurdu İzmir’de yılın ilk çeyreğinde etkili olan yoğun yağışlar, kentin en büyük içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı’nda doluluk oranını yüzde 52,30 seviyesine taşıdı. Daha bir kaç ay önce hayvanların otladığı alanda, barajın simgesi haline gelen eski minarenin çevresi yine suyla doldu. Artan yağış grafiğiyle birlikte il genelindeki diğer barajların da su seviyelerinde belirgin bir yükseliş kaydedildi. Yılın ilk çeyreğinde kente düşen yağışlar barajların su seviyesini hızla yükseltti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram, şubatta 300,3 kilogram ve gayriresmi verilere göre mart ayında 74 kilogram yağış düştü. Yılın ilk üç ayında metrekareye düşen toplam yağış miktarı 598 kilograma ulaştı. Şehir merkezinde 2025 yılının tamamında metrekareye toplam 432,1 kilogram yağış düşerken, bu yıl sadece ilk çeyrekte geçen yılın toplamı geride bırakıldı. Bu dönemdeki yağışların etkisiyle, kentin içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı’nda su seviyesi hızla toparlandı. Geçtiğimiz yılın sonunda doluluk oranı yüzde 0,13’e kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Tahtalı Barajı’nda su seviyesi toparlanarak yüzde 52,30’a ulaştı. "Gördes ve diğer barajlarda doluluk arttı" Yılın ilk çeyreğindeki yağışlar, kentteki diğer su kaynaklarının seviyelerini de yukarı taşıdı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre geçtiğimiz yılın sonu ve ocak ayı başlarında doluluk oranı yüzde 0,42’ye kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Gördes Barajı’nda su seviyesi yüzde 39,57’ye çıktı. Balçova ve Ürkmez barajlarında doluluk oranı yüzde 100 seviyelerine yaklaştı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise doluluk yüzde 82,38 olarak belirlendi. Geçen yıla kıyasla ilk çeyrek itibarıyla İzmir barajlarının tamamında yüz güldüren bir artış yaşandı. "Önümüzdeki yedi sekiz yıl ortalamanın üzerinde olacak" Kurak yılların ardından şiddetli yağışların geldiğini ve önümüzdeki on yıllık sürecin büyük kısmında yağışların ortalamanın üzerinde seyredeceğini belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Çok kurak yılları mutlaka çok yağışlı yıllar takip eder. 2024-2025 dönemi gerçekten müthiş kuraktı. 2026’ya geldiğimizde ise daha önce belirttiğimiz gibi bol yağışlı ve selli geçme ihtimali yüksek bir yıl olarak rekorlar kırıldı. Gerçekten son 80 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. 4 Nisan itibarıyla nisan ortalamalarını geçtik, olağanüstü bir yağış var. Bütün toprak iyice doydu ve suların tamamı barajlara gelerek buraları doldurdu. Bundan sonra önümüzdeki 10 yıllık sürecin yedi sekiz yılı yağışlar açısından ortalamanın üzerinde olacaktır. Bu nedenle artık barajlarda su sorunumuz kalmayacaktır ancak 2036’dan sonra bu barajlar yine tamamen boşalacaktır. Asıl sorun, bu barajlar boşalmadan önlemleri alabilmektir. Mümkün olduğunca yeraltı barajları yapmalıyız. Türkiye’de kişi başı su potansiyeli 1300 metreküpken, İzmir’de bu oran 600 metreküp seviyesindedir. Yaklaşık 12-13 yıldır gündemde olan ancak henüz yapılmayan Düvertepe Barajı gibi projelere ağırlık verilmeli, olabilecek her yere baraj yapılmalıdır. Barajların tamamen sıfırlandığı çok şiddetli kurak yıllar dışında yeraltı sularını kesinlikle kullanmamalıyız." ifadelerini kullandı. "Suyu bilimsel olarak kullanmalıyız" Arıtma tesislerinden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesi gerektiğinin ve taban sularının doğal bir şekilde çok yükseldiğinin altını çizen Yaşar, "Yağışlar henüz en üst akiferlere inmedi, oralara ulaşması çok uzun yıllar alacaktır. Ancak taban suları çok yükseldi ve İzmir’de binaların bodrumlarından su fışkırmaya başladı. Bu doğal bir durum çünkü son 80 yılın en olağanüstü yağışını aldık. Temel mesele suyu dikkatli ve bilimsel olarak kullanmaktır. Bilimle hareket edersek hiçbir sorunumuz kalmaz. Arıtmadan çıkan suyu tarıma kazandırmalı ve yapılabilecek her alana bol bol baraj inşa etmeliyiz. Örneğin, tabanı onarılan Gördes Barajı’nda doluluk oranı yüzde 40’lara yaklaştı. Gördes, Tahtalı’dan yüzde 50 daha büyük, devasa bir barajdır. Gördes ve Tahtalı barajlarını dikkatli bir şekilde yönetir ve Çiğli Arıtma’dan çıkan suyu da sisteme dâhil edersek İzmir’in hiçbir su sorunu kalmayacaktır" dedi.
Adıyaman Gençler iklim değişikliğini fotoğraflayacak Adıyaman’da, Yedi Halka Derneği tarafından yürütülen ve Türkiye Ulusal Ajansı’nın Erasmus+ programı kapsamında desteklenen "Kadrajımda İklim Değişikliği Var" projesinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Programa Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, AK Parti ilçe Başkanı Gaffar Çelebi, Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Elüstü, Adıyaman Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Hasan Akay,Gençler ve basın mensupları katıldı. Programın açılış konuşmasını Yedi Halka Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bozan, projenin 18-30 yaş aralığındaki gençler ile yerel STK temsilcilerini kapsadığını belirterek, gençlerin iklim değişikliği konusunda bilinçlenmesini ve sanatsal üretimle farkındalık oluşturmasını hedeflediklerini ifade etti. Proje kapsamında katılımcılara iklim değişikliği ve fotoğrafçılık alanında eğitimler verileceği, ardından gençlerin sahada iklim krizinin etkilerini fotoğraflayarak belgeleyeceği kaydedildi. Elde edilen çalışmaların sergiler ve çeşitli etkinliklerle kamuoyuna sunulacağı belirtildi. Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Elüstü yaptığı konuşmada, , gençlere verdiği desteklerden ötürü Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’a ayrıca bu anlamlı projeden dolayı Yedi Halka Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bozan dernek yönetimine teşekkür ederek ayrıca teşekkür etti. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç ise her zaman gençlerin yanında olduklarını belirterek, "Gençlerimizin hayallerine dokunan, onları geleceğe hazırlayan her projenin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı çalışmada emeği geçen dernek başkanı Mustafa Bozan ayrıca gençlere verdiği desteklerden dolayı İlçe Kaymakamımız Muhammed Üsame Soysal, Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Hüseyin Elüstü’ye ve İlçe Gençlik ve Spor Müdürümüz Mustafa Çiçek’e teşekkür ediyorum. Gençlerimiz bizim en büyük gücümüzdür; onların enerjisi ve üretkenliğiyle ilçemizi daha güçlü bir geleceğe taşıyacağız." ifadelerini kullandı. Projenin final aşamasında ise Adıyaman’dan Ankara’ya uzanan bir politika diyaloğu başlatılacağı, düzenlenecek çalıştay sonucunda hazırlanacak raporun gençler tarafından karar alıcılara sunulacağı ifade edildi. Projenin hem iklim değişikliği konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı hem de gençlerin karar alma süreçlerine aktif katılımını sağlamayı hedeflediğini belirterek, tüm gençleri ve paydaşları projeye destek vermeye davet etti.