GÜNDEM - 27 Mayıs 2026 Çarşamba 10:20

Erzincan’da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti

A
A
A
Erzincan’da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti

Erzincan’da Kurban Bayramı dolayısıyla sabahın erken saatlerinden itibaren camilere akın eden vatandaşlar, kılınan bayram namazının ardından birbirleriyle bayramlaşmanın sevincini yaşadı.


Erzincan’da, Kurban Bayramı coşkusu sabahın ilk ışıklarıyla birlikte camilerde yaşandı. Başta kent merkezindeki camiler olmak üzere tüm ibadethaneler vatandaşlarla dolup taştı.


Namaz sonrası cami avlusunda vatandaşlar birbirlerine sarılarak iyi dileklerde bulundu.



Erzincan’da vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Aziz milletimizin, şehit ailelerimizin ve tüm meslektaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Aziz milletimizin, şehit ailelerimizin ve tüm meslektaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, huzur ve esenlik içerisinde nice bayramlara ulaşmalarını diliyorum" dedi. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajında bayramların sevincin, hüznün, acının ve mutluluğun paylaşıldığı, birlik ve beraberliğin, kardeşlik ve dostluğun en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günler olduğuna dikkat çeken Eroğlu, şu ifadelere yer verdi: "Kurban Bayramı da paylaşmanın, dayanışmanın ve yardımlaşmanın en güzel örneklerinin yaşandığı; toplumsal bağlarımızı güçlendiren önemli bir manevi iklimdir. Kurban ibadeti teslimiyetin, fedakârlığın ve paylaşmanın sembolüdür. Bayramın anlamını yaşatmak, ihtiyaç sahiplerini gözetmek, büyüklerimizi ziyaret etmek, kırgınlıkları geride bırakmak ve dayanışma duygusunu güçlendirmekle mümkündür. Toplumsal huzurun, karşılıklı anlayışın ve kardeşlik hukukunun güçlenmesi, bayramların bizlere yüklediği en önemli sorumluluklardan biridir." "Aziz milletimizin, şehit ailelerimizin ve tüm meslektaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" İnsanlığın zor günlerden geçtiğini ifade eden Eroğlu, "İnsanlık, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında savaşların, yoksulluğun, açlığın ve insani krizlerin ağır sonuçlarıyla karşı karşıyadır. Masum insanların hayatını etkileyen çatışmaların sona erdiği, adaletin ve barışın hâkim olduğu bir dünyanın inşası için ortak vicdanın ve dayanışmanın güçlenmesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır. Bayramlar aynı zamanda vicdani bir muhasebe vesilesidir. Bu günlerde ihtiyaç sahiplerini, kimsesizleri, mağdurları ve zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren insanları hatırlamak, paylaşmanın bereketini çoğaltmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu vesileyle bizlere bu vatanı emanet eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, aziz milletimizin, şehit ailelerimizin ve tüm meslektaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, huzur ve esenlik içerisinde nice bayramlara ulaşmalarını diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Ankara Baş diyetisyenden kurban eti uyarısı: "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir" Diyetisyen Filiz Beycan, Kurban Bayramı boyunca aşırı ve dengesiz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baş Diyetisyeni Filiz Beycan, Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Bayram boyunca kontrolsüz et tüketiminin sindirim sistemi problemleri başta olmak üzere kolesterol, trigliserid ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Beycan, özellikle kurban etinin kesilir kesilmez tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Bayram sabahında hafif bir kahvaltı yapılmasının önemli olduğunu belirten Beycan, "Kurban etini en az 12-24 saat dinlendirmemiz gerekir. Etin içerisindeki ölüm sertliği dediğimiz bir sertlik oluşur ve bu da sindirim sistemimizde problemlere yol açabilir. Yediğimizde eğer hazımsızlık, şişkinlik oluşmasını istemiyorsak etimizi mutlaka dinlendirmeliyiz. Onun için ilk önce kahvaltıda peynir, yumurta tarzı protein kaynaklarından oluşan, yanına zeytin, yeşillikler eklenmiş bir dilim tam buğday ekmeği tarzında bir kahvaltı yapabiliriz" dedi. "Gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor" Et pişirme yöntemlerine de değinen Beycan, "Daha çok haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerini tercih etmemiz gerekiyor. İçerisine ekstra tereyağı veya kuyruk yağı gibi yağlar kullanmamak lazım ki sağlığımız olumsuz etkilenmesin. Bir diğer önemli hususumuz sebze yemeklerini mutlaka tüketmemiz lazım. Hem etin sindirimini artırabilmek hem de içerisindeki demir emilimini artırabilmek için yanına sebze veya salata ilavesi yapmamız gerekiyor. Mutlaka yanında su tüketimi çok önemli. Böbreklerimize proteinden bir yük binecektir. Bu yükün hafifletilmesi için de gün içerisinde mutlaka 2,5 litre kadar su tüketmemiz gerekiyor. Aynı zamanda kahve ve çayın fazla tüketilmesi de vücuttaki sıvı ihtiyacını artıracağı için su tüketimi bu yönden de önemli" şeklinde konuştu. "Etin yanında asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edilebilir" Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin eti kesilir kesilmez tüketmek olduğunu söyleyen Beycan, "Eti kesilir kesilmez pişirmememiz gerekiyor ki sindirim sisteminde problemlere, hazımsızlığa, şişkinliğe, kabızlığa yol açmasın. Bir diğer husus yine etin yanında mutlaka sebze ve salatanın tüketilmesi gerekiyor. Bu da bizim sindirim sistemimizi daha rahatlatacaktır. Çok kızartmalı, yağlı değil de haşlama tarzı olabilir. İçerisinde baharatları çok fazla kullanmamak gerekir ki sindirim sistemimiz daha rahat çalışsın. Bunlara dikkat edebiliriz. Yine dediğimiz gibi su tüketimi çok önemli. Etin yanında mutlaka asitli içecekler değil de ayran, su tarzı içecekler tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı. "Kolesterol hastaları haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketebilir" Kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Beycan, "Eğer hastamız diyabet hastasıysa tatlı tüketmesini, hamur işi tüketmesini hiç istemiyoruz. Ancak ikramlık olarak meyve tüketebilir veya kuru yemiş, kuru meyve gibi hafif ikramlıklar tercih edilebilir. Bunun yanında eğer kalp damar hastalığı mevcutsa, kolesterol yükseklikleri varsa et miktarları çok önemli. Haftada iki defa 90-120 gramı aşmayacak şekilde et tüketmesi gerekiyor. Yine pişirirken yağlı değil de yağsız etleri tercih etmesini istiyoruz. Bunun yanında tansiyon hastalarımız için pişirirken içerisine ekstra tuz ilavesi yapmamalarını istiyoruz ki tansiyon yükselmesi meydana gelmesin. Sindirim ve mide problemleri olanlarda da daha çok haşlama öneriyoruz. Kızartılmış etler sindirim sisteminde problemlere yol açabilir" açıklamasında bulundu. "Eti tekrar dondurmuyoruz, aksi halde zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" Etin saklama koşullarına ilişkin de bilgi veren Beycan, etlerin küçük porsiyonlara ayrılması gerektiğini ifade ederek, "3-4 gün içerisinde tüketeceksek buzdolabında 0-4 derecede, bir hafta içerisinde tüketeceksek daha çok eksi 2 derecede saklayabiliriz. Ama uzun vadede, yaklaşık 6 ay kadar bir süre saklamayı planlıyorsak eksi 18 derecede dondurarak muhafaza etmemiz gerekiyor. Pişireceğimiz zaman da oda sıcaklığında, kaynar su altında veya kalorifer yanında çözdürme işlemi yapmamalıyız. Buzdolabı içerisinde uzun sürede çözdürme yapmamız gerekiyor ki bakterilerin oluşmasını önleyelim. Ve çözdürdüğümüz eti tekrar dondurmuyoruz. Eğer dondurursak zehirlenme etkisi ortaya çıkabilir" şeklinde konuştu. Bayram boyunca aşırı et tüketiminin halsizlik, baş ağrısı, tansiyon yükselmesi ve gut gibi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirten Beycan, dengeli porsiyonlarla birlikte sebze tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.