GÜNDEM - 27 Ağustos 2024 Salı 07:52

Erzincanlılar “Terzibaba Günü”nde sabah namazında buluştu

A
A
A
Erzincanlılar “Terzibaba Günü”nde sabah namazında buluştu

Erzincan’da bu sene ilki düzenlenen “Terzibaba Günü”nde çok sayıda vatandaş sabah namazında buluştu. Manevi şahsiyetlerden Terzibaba dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle yad edildi.


Erzincan Valiliği tarafından bu yıl ilk kez Erzincan’ın manevi önderlerinden Terzibaba’ya atfen düzenlenen etkinlikler, sabah namazıyla başladı ve gün boyu sürecek.


Terzibaba Türbesinde düzenlenen günün ilk etkinliğinde sabah namazı kılınarak, dualar edildi, Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.


Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, kent protokolü ve çok sayıda vatandaşın katıldığı programda İl Müftü Vekili Gökhan Badem tarafından edilen duanın ardından kurulan “Terzi Sofrası” ile Erzincan halkı bir araya geldi.


Etkinlikler, Terzibaba’nın hayatı ve manevi mirasının konuşulacağı Terzibaba Sempozyumu ile devam edecek. Programda ayrıca Mevlid-i Şerif okutulacak, semazen gösterileri sunulacak ve geleneksel Türk musikisi dinletisi gerçekleştirilecek.


Etkinliklerin doruk noktası, sanatçı Ahmet Özhan’ın Erzincan Dörtyol Meydanı’nda vereceği konser olacak. Erzincan Valiliği, bu anlamlı güne tüm halkı davet ederken, Terzibaba Günü’nün her yıl geleneksel olarak kutlanmasının planlandığını belirtildi.


Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, “Bugün Erzincan tarihi günlerden birini yaşıyor. Anadolu evliyalar, enbiyalar diyarı. Her il bir manevi şahsiyetiyle anılır, yad edilir. Biz de bir karar verdik. Ağustos ayının son haftasını Terzibaba Günü ilan edelim ve Terzibabamızı yad edelim dedik. Bugün çocuktan yaşlısına muazzam bir kalabalıkla Terzibaba Türbesinin önünde sabah namazıyla başlayarak gün boyunca Terzababayı yad etmeye, onun manevi şahsiyetinden feyz almaya çalışacağız. Dualar ettik, namazımızı kıldık. Terzi Sofrasını kurarak kahvaltımızı yaptık. Bunu geleneksel hale getireceğiz.” dedi.



“Hayyât Vehbî, Erzincanlı Terzi Baba Hz.”


Anadolu’da yetişen büyük velilerden olan Terzi Baba Hazretleri, Hicri 1195 (m.1780) yılında Erzincan’da doğmuştur. Adı, Muhammed Vehbi’dir. “Hayyat Vehbi” olarak şöhret bulmuştur. 1264 (m.1847) yılında Erzincan’da vefat etmiş, dergâhının bulunduğu yere defnedilmiştir.


Bugün bu yer, “Terzi Baba Mezarlığı” diye anılmakta ve türbe mezarlığın ortasında bulunmaktadır. Terzi Baba, temel din bilgilerini tahsil ettikten sonra, anne ve babasının isteği üzerine, bir sanat sahibi olmak için terzilik öğrenmeye başladı. Terzi Baba diye meşhur olması buradan gelmektedir. Dünyaya hiç önem vermezdi. Ahirete meyli ise çok fazla idi. Mesleği ile meşgul olurken ibadetini terketmez, nefsinin isteklerini yerine getirmeme hususunda azamî gayret gösterirdi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin halifelerinden Şeyh Abdullah Mekkî Efendi Hazretleri ile görüştü ve ona talebe oldu. Bundan sonra Terzi Baba’nın manevî mertebesi günden güne ilerledi. Sulukünü tamamlayıp Abdullah Mekkî Hazretleri’nden hilafet aldı. Abdullah Mekkî Efendi Hazretleri ile tanışmaları şöyle oldu: Terzi Baba, hem dikiş diker, hem de dili ve kalbi ile Allah Teala’yı zikrederdi. Dükkanında dikiş dikerken, her iğneyi kumaşa geçirip çıkarışta İsm-i Celal’i anar “Allah” derdi. Halim, selim ve alçak gönüllü bir zat idi. Kimsenin halini bilmesini istemezdi. Fakirleri çok sever ve bu sevgisini açıkça belli ederdi. Bir gün Erzincan’a seyyah fakirlerden birisigeldi. Üzerinde bulunan palto çok eski olduğu gibi, ele alınamayacak kadar da kirli idi. Bu zat paltosunu diktirmek için şehirde bulunan terzileri tek tek gezdi. Fakat başvurduğu terziler onu dikmek şöyle dursun, el sürmekten bile çekindiler. Terziler o fakir zata alay yollu: “Şurada Terzi Baba var. Ona götür, o diker” dediler. Zavallı fakir zat Terzi Baba’yı buldu. İsteğini anlattı. Terzi Baba’dan red yerine hüsn-ü kabul gördü. Terzi Baba ona: “Paltoyu bırak, inşaallah yarın hazırlarım” dedi. Terzi Baba paltoyu alıp önce güzelce yıkadı, kuruttu ve sonra da dikti. Ertesi gün de fakire elbisesini teslim etti. Bütün bu yaptıklarının karşılığında ücret almadı. O fakir zat, paltosunu temizlenmiş ve dikilmiş olarak görünce çok sevindi. Bu sırada Terzi Baba’ya bakıp, Yüce Allah’ın sevdiklerinin sohbetine kavuşması için kalben dua etti. O günlerde Mevlana Hallid-i Bağdâdî Hazretleri, halifelerinden Abdullah Mekkî Efendi Hazretleri de önce Erzurum’a uğramış, sonra Erzincan tarafına yönelmişti. Erzincan’a yaklaşınca, yanındaki arkadaşlarına: “Hocamızın bize tarif eylediği memleket, Allah bilir ya burası olsa gerek. Burada bir zatın bizde emaneti vardır” demişti. Abdullah Mekkî Efendi Hazretleri Erzincan’ı şereflendirince, insanlar akın akın ziyaretine geldiler. Gelenler arasında Terzi Baba da vardı. Abdullah Mekkî Efendi Hazretleri, ilk defa gördüğü Terzi Baba girince ayağa kalktı. Davet edip yanında yer verdi. Hiç kimseye göstermediği iltifatı Terzi Baba’ya gösterdi. “Mevlana Halid Bağdâdî Hazretleri’nden biz de bir emanet var. O emanete seni müstahak gördüm. Bu emanet sana çok menfaat sağlar. Kabul edersen sana teslim edeyim” dedi. Terzi Baba da : “Siz bilirsiniz efendim. Maddî menfaatse, dünya için eyvallah demem” cevabını verdi. Abdullah Mekkî Efendi Hazretleri bu cevabı alınca: “Oğlum, sen bulacağını buldun. Teslim edeceğim emanet seni dünya sevgisinden kurtarmaktan başka bir şey değildir” buyurarak Terzi Baba’ya himmetle nazar edip, emaneti tevdi etti. Şah-ı Nakşibend Bahaeddin Buhârî Hazretleri’nin yolunda terbiye edip kemale ermesini sağladı. Terzi Baba’nın durumu çevreye kısa zamanda yayıldı ve insanlar ziyaretine akın edip gelmeye başladılar. Ancak çok geçmeden bozguncular tayfası da harekete geçti. Onun ümmî olup okur yazar olmadığını bahane ederek ve birtakım isnadlarda bulunarak şehrin müftisine şikayette bulundular. Müfti Efendi onu Sıfat-ı Zâtiyye ve Sıfat-ı Sübûtiyye bahislerinden imtihan etti. Terzi Baba gerçeği ortaya çıkarmak için soruya şöyle cevap verdi: “Yüce Allah’ın bu şehirde yaşayanlara göre yedi, diğer beldelere göre sekiz Sıfat-ı Sübûtiyyesi vardır. Bu beldeye göre Yüce Allah’ın Subûti Sıfatları şunlardır: İlim, Semi’, Basar, İrade, Hayat, Kelam ve Tekvin. Bu şehre göre Yüce Allah’ın kudret sıfatı yoktur. Çünkü bu şehrin insanları Yüce Allah’ın Kudret sıfatını inkar etmektedirler. Bu şehrin insanları O’nun kudret sıfatına inansalardı, Yüce Allah’ın bir ümmî kulunda, insanlara doğru yolu gösterme kabiliyetini yaratmaya kadirdir, derlerdi.” cevabını verir vermez orada bulunanlar , Terzi Baba’nın Ledün ilmine sahip kâmil bir zat olduğuna ikna olup, ellerine kapanarak af dilediler. Ona gereken ikram ve hürmeti göstermeye başladılar. Terzi Baba’nın yetiştirdiği halifeler arasında Hafız Rüştü Efendi, Hacı Mustafa Fehmi ve Leblebici Baba önemli yer işgal ederler. Yunus Emre tarzında ilahileri de bulunan Terzi Baba’nın “Miftâhu’l-Kenz” isimli bir eseri bulunmaktadır.



Erzincanlılar “Terzibaba Günü”nde sabah namazında buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Bakan Bayraktar: "Kayseri, Türkiye’nin gözbebeği" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar; Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ı makamında ziyaret etti. Bakan Bayraktar, Başkan Büyükkılıç’a hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, "Kayseri ülkemizin göz bebeği şehirlerden birisi, her alanda ülkemize katkı yapan bir şehirdir" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Kayseri’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a nezaket ziyaretinde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ı, Büyükşehir Belediyesi önünde çiçeklerle karşıladı. Karşılamanın ardından ikili ve beraberlerindeki heyet, belediye bahçesi önünde hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra başkanlık makamına geçti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Büyükkılıç, "Kayseri’mize hoş geldiniz, belediyemizi şereflendirdiniz. Sizler gibi dinamik, ülkemizin geleceği olan çok değerli bakanlarımıza dua ediyoruz, iyi ki varsınız" dedi. Enerji politikasının önemini bilen bir anlayışın sahibi olduklarının altını çizen Büyükkılıç, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek için Somali’nin Mogadişu Limanı’na gelen Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisinin karşılama törenine katılan Bakan Bayraktar’ı tebrik ederek, "Gururumuz olan Somali’deki anlamlı ve önemli çalışmadan dolayı tebrik ve teşekkür ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ay yıldızlı Türk bayrağımızı her yerde dalgalandırmak için sizlere dua ediyoruz" diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, "Çok şükür yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan bir belediyeyiz, 30 büyükşehir içerisinde yatırıma en çok pay ayıran belediyeyiz, tarıma ve hayvancılığa en büyük desteği eren belediyeyiz. Ticaret ve sanayi şehri olarak anılan Kayseri’de elbette turizm alanındaki, özellikle Erciyes Kayak Merkezi ile kendisinden söz ettiren bir şehiriz. Cumhurbaşkanımızın yanında yer alarak, yük olmayan, yük çeken bir anlayış ile yol arkadaşları olarak hizmet ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da; "Kayseri ülkemizin göz bebeği şehirlerden birisi, her alanda ülkemize katkı yapan bir şehirdir. Sanayi, ticaret, kış turizmi, tarım ve hayvancılıkla ülkemizin gücüne güç katan önemli şehirlerimizden bir tanesidir" dedi. Bayraktar, Kayseri’nin son 22-23 yılda Kayseri’nin 5-6 kat artan elektrik talebi olduğunun görüldüğünü vurgulayarak; "Sanayi büyüyor, şehirleşme artıyor, bundan sonra da artmaya devam edecek. İnşallah birlikte bu hizmetleri buradaki insanımıza sunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Somali’den Türkiye’ye ayaklarının tozuyla geldiklerini kaydeden Bakan Bayraktar açıklamasında, "Ülkemizin enerjideki bağımsızlığı yolunda önemli bir adım attık. Gönül coğrafyamız içerisinde yer alan Somali halkı ile Türk halkının ne kadar yakın olduğunu bir kez daha görmüş olduk" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür eden Bakan Bayraktar daha sonra Büyükşehir Belediyesi Şeref Defteri’ni imzaladı. Ziyarette Bakan Bayraktar’a, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve S. Bayar Özsoy, AK Parti Genel Başkan Vekil Yardımcısı İzzet Buzkan, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ile diğer konuklar eşlik etti.
Ankara Ankara’daki mobilya deposu yangını kontrol altına alındı Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde yer alan mobilya deposu yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yenimahalle ilçesine bağlı Susuz Mahallesi’nde yer alan mobilya deposunda bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık, polis ve diğer ilgili ekipler sevk edildi. Yangına çevre güvenliğinin sağlanmasının ardından ekipler tarafından müdahale edildi. 2 saat süren çalışmaların ardından alevler kontrol altına alındı. Yanan depo kullanılamaz hale gelirken, herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı öğrenildi. Soğutma çalışmalarının ise devam ettiği aktarıldı. Olayın görgü tanığı Diyar Boztaş, deponun kendilerinin olduğunu ve patlamanın mobilya tarafında gerçekleştiğini belirtti. Yangında herhangi bir ihmal olmadığını da dile getiren Boztaş, yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini söyledi. "Alevler baya büyüktü" Yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini aktaran Boztaş, "Depo bizim, az bir eşyamız kalmıştı. Bir tane kaynakçı vardı yukarıda. İki tane tüpü vardı. Biri büyük biri küçük. Alev çıkınca kaynakçı kaçtı. Biz eşya indiriyorduk. Alev birden büyüyünce kaynakçı herhalde tüplerini almak için geri geldi. Sonrasında adam birdenbire yine geri kaçtı. Geri kaçınca ve alev büyüyüp patlama olunca, biz de ambulansı, itfaiyeyi ve jandarmayı aradık. Alevler baya büyüktü. Patlayan yer mobilya tarafıydı. İhmal olduğunu zannetmiyorum. Büyük ihtimalle kaçaktan ya da kaynak makinesinden olmuştur diye tahmin ediyorum. Yaralı var mı bilmiyorum fakat aşağı taraf buradan da beter durumda" diye konuştu.
İstanbul Sinan Kaloğlu: "Play-off’lardan sonra inşallah Süper Lig’e çıkacağız" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, hedeflerinin ligi play-off hattında bitirmek olduğunu belirterek, "Play-off’lardan sonra inşallah Süper Lig’e çıkacağız" dedi. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Pendikspor, evinde karşılaştığı Çorum FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu müsabakayı değerlendirdi. Kaloğlu, "Son dakika yediğimiz gol üzücü. Kazanmak için çıktık. İlk yarı Çorum FK’nın pas bağlantılarını kapattık. Topa hakimdik, iyi hücumlar da yaptık. Kompakt bir görüntü verdik ve bu da ilk yarıyı çok iyi bitirmemizi sağladı. İkinci yarıda da aslında her şey iyi gidiyordu. Rakibe verdiğimiz pozisyon yoktu, maçın genelinde de pozisyon yoktu. Görkem’in kırmızı kartıyla eksik kalmamız dengeyi biraz değiştirdi. Biraz daha savunmada kalmamızı sağladı. Eksik olmamıza rağmen hücuma da çıktık aslında ama değerlendiremedik. Son dakikalarda maalesef şanssız bir gol yedik. Sonuçta bu ligin en kaliteli, en iyi takımlarından biriyle oynuyoruz ve onların üçüncülük hedefi var. Biz de son dönemde sakatlıklarla uğraşıyoruz. Sakat oyuncularımız yavaş yavaş dönüyor ama tam hazır değiller. Geldiğimizden beri çok şanssız kaçırdığımız maçlar oldu. Bugün de onlardan biri. 3 puanla bitirebilirdik. Oyuncularımdan gurur duydum. 10 kişi kaldıktan sonra inanılmaz bir mücadele ortaya koydular. Hedefimiz play-off. Play-off’lardan sonra da inşallah Süper Lig’e çıkacağız. Önümüzde Iğdır maçı var, kazanmaya gidiyoruz oraya. İnşallah son hafta gelmeden play-off’ta yerimizi garantileriz. Çorum FK’yı da tebrik ederim, onlar da iyi mücadele etti. Yapacak bir şey yok, üzgünüz" diye konuştu.
Kastamonu Çocuklar Filistin için yazdıkları mektupları balonlarla gökyüzüne bıraktı Kastamonu’da çocuklar, Filistin’de İsrail zulmüne uğrayan yaşıtları için yazdıkları mektupları ve çizdikleri resimleri balonlarla gökyüzüne bıraktı. Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, Kastamonu’da çocuklar Filistin’deki akranları için bir araya geldi. "Minik Kalplerden Filistin İçin Umut Balonları" projesi kapsamında il merkezindeki Nasrullah Meydanında bir araya gelen çocuklar, İsrail zulmünden etkilenen Filistin’deki çocuklar için mektuplar yazıp resimler çizdi. Çocuklar daha sonra yazdıkları mektupları ve çizdikleri resimleri bağladıkları balonlarla gökyüzüne bıraktı. Proje yürütücüsü Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Damla Ekmekçi, "Gazze’deki çocukların yaşadığı zorluklara karşı bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Çocuklarımızın dünyadaki hak ihlallerine karşı duyarlı, vicdanlı ve dayanışma ruhuna sahip bireyler olarak yetişmesi en büyük gayemizdir" dedi. Şehit Mehmet Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin de Kur’an-ı Kerim’i hatmederek projeye destek verdiğini dile getiren Ekmekçi, çocuklara barış, adelet ve empati duygusunu aşılamak amacıyla projeyi hayata geçirdiklerini dile getirdi. Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagat Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Özkanlı da, "Kastamonu Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisinin katkılarıyla bu projeyi hazırladık. Amacımız çocuklarımıza Mescid-i Aksa’yı, Filistin’i ve orada yaşananları anlatmaktı. Çocukların hem resimlerle hem yazılarla kendilerini ifade ederek Filistinli kardeşlerine ses olmalarını istedik" şeklinde konuştu. Etkinliğe çocuğuyla katılan Halil İbrahim Görgün ise, "Çocukların böyle bir organizasyonla bilinç kazanması bizim için oldukça mutluluk verici. Balonlara duygularını yazmaları, resimlemeleri ve gökyüzüne özgürlük ve bağımsızlık duygusuyla bırakmaları çok anlamlıydı" ifadelerini kullandı.