SAĞLIK - 27 Temmuz 2023 Perşembe 13:39

‘Karpal Tünel’ sendromuna dikkat! En çok ev hanımlarında görülüyor

A
A
A
‘Karpal Tünel’ sendromuna dikkat! En çok ev hanımlarında görülüyor

El ve bileğin sürekli tekrarlayan hareketleri sonucunda oluşan ağrılar için bilgilendirmelerde bulunan Nöroloji uzmanları, “Bükme, sıkma ve çevirme hareketlerinin sıkça yapıldığı durumlarda karpal tünel sendromu oluşur. Bilek üzerinde küçük incinmeler sonucu yaşanan bu ağrılar özellikle ev hanımlarında görülür. Sık molalar verip bileği dinlendirmek ağrıları giderebilir” dedi.


Birçok meslek grubunda el ve bileğin çokça kullanılması bu bölgelerde ağrılara sebebiyet verebilir. Bunun sonucunda bu bölgelerde oluşan uyuşma, karıncalanma ve parmaklarda güçsüzleşme karpal tünel sendromu habercisi olabilir. Masa başında çalışanlarda, klavye-mouse kullananlarda, ev hanımlarında ve el ve bileğin daha çok kullanıldığı meslek gruplarında görülen bu hastalık yaşam kalitesini düşürmekte ve ilerleyen zamanlarda cerrahi müdahale gerektirebilmektedir. Hem hastalık hem de tedavisi hakkında bilgiler veren Nöroloji Uzmanı Dr. Ebru Sevinç, “El bileklerini travmaya uğratacak hareketlerden mümkün olduğunca kaçının” dedi.


“Bileklerin sıkça kullanıldığı meslek gruplarında görülüyor”


Karpal tünelin içerisinde damarların, sinirlerin, tendomların bulunduğu el bileğinde bir kanal olduğunu ve bu kanaldan median sinir denilen bir sinirin geçtiğini, bu sinirin kanal içerisinde sıkışması ve basıya uğraması sonucunda hastalığın oluştuğunu söyleyen Dr. Ebru Sevinç, “El bileğini çok fazla kullanmamız gereken durumlarda, el bileğinin üzerine yük bindiren aktiviteleri yaptığımızda ortaya çıkan ve sık gördüğümüz bir hastalık. Özellikle bilekleri ve elleriyle kuvvet gerektiren işlerde çalışan ya da sürekli tekrarlayan çevirme, döndürme, bükme hareketi yapan kişilerde sıkça gördüğümüz bir hastalık” diye konuştu.


“Ev hanımlarında çokça görülüyor”


Hastalığın belirli meslek gruplarında görülmediğini fakat genellikle ev hanımlarında çokça görüldüğünü dile getiren Ebru Sevinç, “Bükme, sıkma ve çevirme hareketleri bilek üzerinde mikro travma dediğimiz küçük incinmelerin sürekli tekrarlanması sebebiyle oluşan bir hastalık. Masa başı çalışanlarda ise hem mouse hem de klavye kullanımının uygun pozisyonda olmaması sebebiyle median sinir sıkışmaya uğrayıp hasar görür. Bundan dolayı ötürü karpal tünel sendromunda artışlar yaşanmaya başladı” şeklinde konuştu.


“Şikayetler bazen hastaları gece uykudan kaldıracak şekilde olabiliyor”


Hastaların şikâyetlerinin genellikle ellerinde, bileklerinde ve ilk üç parmaklarında ağrı, uyuşukluk ve karıncalanma hissi olduğunu ve gündüzleri tekrarlayan aktivitelerden sonra daha fazla hissettiklerini söyleyen Sevinç, “Bazen bu şikâyetler hastaları gece uykudan uyandıracak şekilde olabiliyor. Hastalar ellerinin şişmesi ve parmaklarda sertleşme olduğunu ama küçük masajlarla bir süre sonra o şikâyetlerin gittiğini ve tekrar uykuya dalabildiklerini söylüyorlar. Belirtilere ilerleyen zamanlarda kuvvet kayıpları da eşlik edebiliyor. Hastalar eskisi gibi bir şey tutamadıklarını, sebze meyve keserken bıçağı iyi kavrayamadıklarını ve eskisi gibi kesemediklerini ya da buna benzer şikâyetleri olduğunu dile getiriyorlar” dedi.


“Sık molalar verip bileği dinlendirin”


Tanının, hastanın elindeki sinirlere elektrik uyarıları verilerek konulduğunu ve sinir ölçümü yapılarak sinirin ne derece hasar gördüğünün tespit edildiğini söyleyen Sevinç, “Sonrasında günlük yaşamında kullanabileceği önerilerde bulunuyoruz. Yaşam değişiklikleri, el bileklerini çok fazla travmaya uğratacak hareketlerden mümkün olduğunca kaçınmalarını ve kaçınamayacak gibiyse sık molalar verip bileği dinlendirerek yaptığı işlere devam etmelerini öneriyoruz. Eğer hasta bilgisayar başında çalışan biriyse mutlaka bileklik destekli mouse pad kullanmalarını ve klavye kullandıkları pozisyonlara dikkat etmelerini dile getiriyoruz. Sonrasında el, el bileği istirahat splintleri dediğimiz bilekliklerden önerip, gece uyurken mutlaka takmaları gerektiğini, gün içerisinde bileklerine yük bindirecek aktiviteler yaptıkları esnada mümkünse o bileklikleri kullanmalarını söylüyoruz. Bununla birlikte hastaları fizik tedaviye de yönlendiriyoruz. Bazen ödem çözücü tedaviler gerekebiliyor ve bilek içerisine steroid enjeksiyonları yapabiliyoruz. Eğer hastanın ağrısı çok fazlaysa ağrı kesici ilaçlardan faydalanabiliyoruz fakat bazı hastalarda tedaviyle şikâyetleri dindiremiyoruz. Eğer EMG ölçümlerinde orta-ağır düzey görülürse cerrahi işleme yönlendirip ameliyat olmalarını öneriyoruz” diye konuştu.


“Bu tür şikayetlerde en kısa sürede doktora başvurun”


“Hastalar bu şikâyetlerini öteliyorlar. Bu ağrılar genelde uzun süreli olmayıp birkaç manevra ile gerilediği için pek önemsenmiyor” diyen Sevinç sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Hastalardan istediğimiz bu tür şikâyetler olduğunda mümkün olan en kısa sürede bir doktora başvurmaları. Erken tanı konulması sonucu erken bir dönemde tedaviye başlamak hastanın hayat kalitesini sürdürmesi anlamında bize yardımcı olur.“


‘Karpal Tünel’ sendromuna dikkat! En çok ev hanımlarında görülüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2010 yılında meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı olaya toplam 54 hapis cezası alan Hakan Kaçar’ın mahkumiyeti, Yargıtay’da bozulmasının arından yerel mahkeme hakkında beraat kararı verdi. Tekrar Yargıtay’a giden karar geri döndü. Yerel mahkeme kararında direnince konu Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşındı. Kaçar, olayla ilgisinin olmadığını iddia ederek 16 yıllık beklemenin son bulmasını istedi. Ergani ilçesinde 2010 yılında dönemin Fatih Mahallesi muhtarı Hakan Kaçar’ın babasının dayısı Ali Haydar Özdil (54), bıçaklanarak öldürüldü. Kaçar, ölenin yakınının beyanı üzerine gözaltına alınarak tutuklandı. Kaçar, ne kendisi ne de onun üzerine ifade verenlerin olay yerinde olmamasına rağmen çelişkili beyanlar üzerine yargılanıp tutuklandığını öne sürdü. Bu süre zarfında yargılandığı Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme ve öldürmeye teşebbüs olaylarından 54 yıl ceza aldı. Daha sonra karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince iyi hal indirimi yapılmadığı gerekçesiyle bozulup yerel mahkemeye geri gönderildi. Yerel mahkeme bu sefer Kaçar’ın beraatına karar verdi. Tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesine giden karar, yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yerel Mahkeme de kararında diretince konu bu sefer Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk edildi. ’’Dosya tam okunsa suçsuz olduğum suçsuz olduğum ortadadır’’ Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hakan Kaçar (47), ’’2010’da Ergani’de Fatih Mahalle muhtarıyken bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı. Ondan dolayı ben ve babamı tutukladılar. Bu süreç iki sen sürdü. İki sene sürerken babam tahliye oldu. Bana toplamda 54 yıl ceza vererek tahliye ettiler. Karara bir hakim şerh koydu. Dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. 2014’te duruşmalı mahkemem vardı. İfademi almadan çıkardılar. İndirim haliyle dosyayı 62’nci maddeden bozarak geri gönderdiler. Dosya gelince tekrar tutuklamam çıktı. 2016’da cezaevindeyken FETÖ darbe girişimi oldu. Mahkeme heyeti değişmişti. Mahkeme heyeti değişince bana ceza veren hakimler de FETÖ’den içeri alınmıştı. Heyet değişince dosyam yeniden incelendi ve bana beraat kararı verdiler. Dosya, tekrarda Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraatımı bozdu. Ben indirim vermiştim, sen niye beraat vermişsin diye. Halbuki dosya tam okunsa suçsuz olduğum ortadadır. Çelişkili iki ifade üzerimde var. Dosya geri gelince tekrardan yakalamam çıktı. 3 sene 6 ay firari hayatım oldu. Mahkemeye bir gün kala yakalandım. Bir gece cezaevinde kaldıktan sonra sabah mahkemeye çıktım. Mahkeme, tekrardan kendi kararına direndi. Dosya, tekrardan Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Daire beraatımı kabul etmeyince iki sefer hakkı olunca ve tekrardan geri yollayamayınca dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yolladı. 1 sene 4-5 ay buradadır. İsmimi telaffuz eden bayan daha önce kardeşiyle bir münakaşamız olmuştu. Büyükler araya girip bizi barıştırdılar. Olay yerinde ben nasıl yoksam o bayanda yoktur. O, daha evvelki husumetten dolayı ismimi verdi. Olay esnasında ne ben ne o bayan var. 2011’de dosyamızın gizliliği kalkarken Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı benim ve babamın olay gününün 24 saatlik HTS kayıtlarını istedi. Daha sonra başkan tayin olunca sonradan gelen ve FETÖ’den yakalanan hakim HTS kayıtlarımızı istemedi. Bizden 3 ay sonra gelen adamın HTS kayıtlarını istedi evvelki başkanın da istemesine rağmen bir türlü gelmedi. Olay yeri keşif de istemedi. FETÖ’den tutuklanan hakim 54 yıl ceza vererek 2 yıl tutukluluğu göz önünde bulundurup beni tahliye etti. 54 yıl ceza alıp 2 yıl yatarla tahliye olan mahkumla daha karşılaşmadım. Olay olduğunda polis beni aldı. Silah sesi gelince bu bayan diyor muhtarın elinde silah vardı. El swaplarımızı aldılar bir şey çıkmadı. Bayanın anlattığına göre sözde silahla öldürülmüş. Halbuki ölen, bıçakla öldürülmüş. Bıçakta da bir izim yok’’ dedi.
Batman Batman’da 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı BATMAN (İHA) – Batman’ın Sason ilçesinde 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Sason ilçesinde ata mesleği olan ipek böceği yetiştiriciliği yeniden yaygınlaşıyor. Yaklaşık 15 yıl önce Karşıyaka Mahallesi’nde 3 aile ile başlayan üretim, bugün onlarca aile için önemli bir geçim kaynağı haline geldi. İlçede bu yıl ilk etapta 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Yetkililer, ikinci etapta yapılacak dağıtımlarla birlikte toplamda yaklaşık 300 aileye ulaşmayı hedefliyor. Havaların geç ısınması ve ilkbahar yağışlarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle dut yapraklarının geç açtığını belirten Akdeniz Bölgesi Koza Satış Tarım Kooperatifi temsilcisi Mehmet Sönmez, dağıtımların bu nedenle gecikmeli yapıldığını söyledi. Sönmez, "Bugün Batman’da hava şartlarından dolayı gecikmeli olarak ipek böceği larvalarının dağıtımını yapmak için buradayız. Dağıtımları iki etap halinde gerçekleştireceğiz. İlk etapta bugün 72 ailemize 350 paket dağıtıyoruz. Bir sonraki dağıtımda ise 300 paket daha dağıtacağız. Bu dağıtımlarla toplamda 300 aileye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yıl fiyatlarda yaklaşık yüzde 40 civarında artış bekliyoruz. Güzel bir kazancı var" dedi. İlçede ipek böceği yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasına öncülük eden üreticilerden Bedri Aktaş ise kısa sürede yüksek gelir elde edilebildiğini belirterek vatandaşlara bu işi tavsiye etti. Aktaş, "İpek böcekçiliği kısa sürede çok iyi gelir sağlayan bir iştir. Bir aile yaklaşık 40 günlük süreçte 200 kilo civarında koza elde edebilir. Geçen yıl yaş kozanın kilogram fiyatı yaklaşık bin 500 liraydı. Bu durumda bir aile 40 gün gibi kısa bir sürede yaklaşık 350 bin lira gelir elde edebilir. İmkanı olan ailelerimize tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sason’da yeniden canlanan ipek böcekçiliğinin hem kırsalda yaşayan ailelerin ekonomisine katkı sunduğu hem de geleneksel üretim kültürünün yaşatılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi.