ASAYİŞ - 04 Ocak 2026 Pazar 18:10

Kızıldağ’da otobüs ile minibüs çarpıştı: 3 yaralı

A
A
A
Kızıldağ’da otobüs ile minibüs çarpıştı: 3 yaralı

Erzincan-Sivas karayolu Kızıldağ Geçidinde buzlanan yolda kayan minibüs, yolcu otobüsü ile çarpıştı. Kazada 3 kişi yaralandı.


Kaza, Kızıldağ Geçidi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Erzurum’dan Didim’e giden 25 FD 325 plakalı yolcu otobüsü ile karşı istikametten gelip buzlu yolda kayan minibüs çarpıştı. Kazada minibüste bulunan 3 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.


Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya basın tarihinde 117 yıllık köklü geçmiş Kütahyalı kütüphaneci ve araştırmacı-yazar Ali Günhan, birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve "ilklerin şehri" olarak anılan Kütahya’nın, Türk basın tarihinde de köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti. Günhan, kentte basın hayatının 117 yıl önce atılan ilk adımla şekillenmeye başladığını dile getirdi. Kütahya’da basın hayatının başlangıcının 1909 yılına dayandığını belirten Günhan, bu sürecin Bidayet Mahkemesi Başkâtibi Ferid Bey tarafından çıkarılan Felent gazetesiyle başladığını söyledi. Böylece Kütahya’da ilk süreli yayının hayata geçtiğini vurgulayan Günhan, yerel anlamda Türkiye’deki ilk özel gazetecilik faaliyetleri arasında gösterilen Felent gazetesinin, 1888-1889 yıllarında Kütahya’da kurulan taş matbaada basıldığının tespit edildiğini aktardı. Ancak gazeteye ait nüshalara günümüze kadar ulaşılamadığını ifade etti. Felent gazetesinin ardından Kütahya’daki süreli yayın hayatının Halk gazetesi ile devam ettiğini belirten Günhan, Halk gazetesinin ilk sayısı ve onu takip eden 50 sayısının Belediye Mustafa Yeşil Kütüphanesi’nde muhafaza edildiğini söyledi. Haftada bir, cumartesi günleri yayımlanan gazetenin Avukat Hakkı Bey tarafından 12 Mayıs 1923 tarihinde kurulduğunu kaydetti. Kütahya basın tarihine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Ali Günhan, Halk gazetesinin Rumi takvime göre 12 Mayıs 1339’da (1923) yayımlandığını belirtti. Gazetenin idarehanesinin Kütahya Yeşil Camii karşısında bulunduğunu ifade eden Günhan, telgraf unvanının ise "Kütahya Halk Gazetesi" olduğunu dile getirdi. İlk sayılarda ağırlıklı olarak genel haberlere yer verildiğini aktaran Günhan, yerel haberler arasında özellikle su meselesine ilişkin dikkat çekici bir makalenin bulunduğunu söyledi. Gazetede ayrıca Kütahya’nın ilk milletvekillerinin hayatlarına dair bilgilere ve dönemin valisi Fevzi Bey Efendi’nin Tavşanlı ziyareti ile denetimlerine ilişkin haberlere de yer verildiğini ifade etti. İki sayfa halinde yayımlanan ve haftalık olarak cumartesi günleri çıkan Halk gazetesinin Osmanlı Türkçesiyle basıldığını belirten Günhan, bu yayınların Kütahya basın tarihinin ilk ve en önemli örnekleri arasında yer aldığını vurguladı.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Ödüllü tarih projelerimiz, Kayseri’nin ilk medresesiyle tanışacak" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; tarihi eserlerin korunması, fonksiyon yüklenmesi ve yaşatılması kapsamında yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 8 eserin restore edilerek hizmete kazandırıldığını ve bu çalışmaların ödüllerle taçlandırıldığını söyledi. Başkan Çolakbayrakdar, bu yıl ise Kayseri’nin ilk medresesi olan Hoca Hasan Medresesi’nin restorasyonuna başlanarak yapının yeniden ayağa kaldırılacağını ifade etti. Alınan her ödülün yeni projeler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğuna dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar; "Tarihi yapıların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için yürüttüğümüz çalışmalar, aldığımız ödüllerle taçlandırılmaktadır" dedi. Kayseri’nin ilk medresesini de şehre kazandıracaklarını vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, şehrin merkezinde yer alan Hoca Hasan Medresesi’nin mülkiyet kamulaştırma sürecinin tamamlandığını ve kazı çalışmalarının devam ettiğini belirterek, "İnşallah bu yıldan itibaren restorasyon çalışmalarına başlayarak burayı yeniden ayağa kaldıracağız. Sahabiye Medresesi’nde olduğu gibi Hoca Hasan Medresesi’ni de Kayseri’nin kültür hazinesine yeniden kazandırmış olacağız" diye konuştu. Başkan Çolakbayrakdar; bu süreçte emeği geçen Kentsel Tasarım Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ederek, "Eserlerin korunması, fonksiyon yüklenmesi ve yaşatılması konusunda 8 yıldır özveriyle yürütülen bu çalışmalar, bölgemizin tarihi mirasına verdiğimiz önemin bir göstergesidir. Bu hassasiyetimiz geçmişte olduğu gibi gelecekte de devam edecektir. Yok olmuş ancak izleri bulunan tarihi yapıların gün yüzüne çıkarılması için çalışmalarımız sürecektir" ifadelerini kullandı. Öte yandan Kocasinan Belediyesi tarafından bugüne kadar restorasyonu tamamlanarak hizmete açılan 8 eser arasında General Emir İlkokulu, Güneşli Jandarma Konağı, Himmetdede Mescidi, Kalaycıoğlu Mescidi, Çandır Camii, Arabidin Mescidi, Hızır İlyas Köşkü ve Akçatepe Çeşmesi yer alıyor. Kocasinan Belediyesi, Tarihi Kentler Birliği tarafından bugüne kadar 7 kez ödüle layık görüldü. Alınan ödüller şu şekilde sıralandı; 2023 Uygulama Ödülü: Erkilet Arabidin Mescidi 2022 Proje Ödülü: Hıdırellez Çevre Düzenlemesi 2020 Uygulama Ödülü: Güneşli Jandarma Konağı ve Hızır İlyas Köşkü 2019 Proje Ödülleri: Çandır Camii, Güneşli Jandarma Konağı ve Hızır İlyas Köşkü 2018 Başarı Ödülü: Himmetdede Camii Restorasyonu 2017 Uygulama Ödülü: General Emir İlkokulu Restorasyonu 2016 Proje Ödülü: General Emir İlkokulu Restorasyonu
Aksaray Aksaray’da bordo-mavi köy: Trabzonspor sevgisi yıllardır sürüyor Aksaray’ın Eskil ilçesine bağlı Kökez köyüne gelenler, kendilerini adeta Trabzon’da hissediyor. Köyün dört bir yanı bordo-mavi renklerle süslenirken, köyde yaşayan vatandaşların tamamına yakını Trabzonspor taraftarı olmasıyla dikkat çekiyor. Evlerinin kapılarını bordo-mavi renklere boyayan Kökez köylüleri, 61 plakalı araçlarıyla da Trabzonspor’a olan bağlılıklarını gözler önüne seriyor. Köyde yıllardır süren bu fanatik sevdanın temellerinin, Trabzonspor’un 1983-1984 sezonunda yaşadığı şampiyonlukla atıldığı öğrenildi. O yıllarda başlayan bordo-mavi aşkı, aradan geçen onlarca yıla rağmen ilk günkü heyecanıyla devam ediyor. Eskil Belediyesi tarafından düzenlenen köyler arası futbol turnuvasına da katılan Kökezspor, sahaya bordo-mavi renkli formalarıyla çıkıyor. Köy halkı, takımlarını turnuva boyunca büyük bir coşkuyla destekliyor. Kökez köyüne kısa süre önce kazandırılan kapalı halı saha da bordo-mavi renklere büründü. Halı sahanın zemininden tribün detaylarına kadar Trabzonspor renklerinin tercih edilmesi, köydeki futbol ve Trabzonspor tutkusunu bir kez daha ortaya koydu. Köy halkı, yeni yapılan kapalı halı sahanın açılışı için Trabzonspor yönetiminden, taraftar gruplarından ve eski ya da mevcut futbolculardan bir veya birkaç ismi Kökez köyünde ağırlamak istediklerini belirtti. Tuncer Derin: "Açılışımıza Trabzonspor camiasını bekliyoruz" Kökez Köyü Muhtarı Tuncer Derin, Trabzon sevdalısı olduklarını belirterek, "Trabzon sevdamız 70’li yıllara dayanır ama bordo-mavi renkleri taşımamız 1983-1984 sezonunda alınan şampiyonlukla geldi. Köyümüzde 7’den 70’e herkes Trabzonsporlu. Yeni doğan çocuklarımız bile Trabzonspor taraftarı olarak doğuyor. Ayrıca köyümüzde köy imamı ve öğretmenleri bile Trabzonspor taraftarı çıkması bizi mutlu etti. Eskil Belediyesi’nin düzenlediği köyler arası futbol turnuvasına bordo-mavi renkli formamızla katıldık. Köyümüze kendi imkanlarımızla kapalı bir halı saha yaptırdık. Çocuklarımızı yetiştirmek, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için. Halı sahamızın renkleri bile bordo-mavi renklerden oluşuyor. Kökez köyü, Trabzonspor’un bir altyapısı gibi görünüyor. Bu sebeple kapalı halı sahamızın açılışında, yönetim kurulu üyeleri, taraftar gruplarından ve futbolculardan müsait kim varsa gelmeleri bizleri onurlandıracaktır. Açılışımıza Trabzonspor camiasını bekliyoruz" dedi. Eskil İlçe Belediye Başkanı Mustafa Zavlak ise, "Belediyemizin organize ettiği köyler arası futbol turnuvasında 19 takım yer aldı. Bu 19 takım içerisinde bir tanesi de Kökezspor oldu. Kökezspor takımımızın özelliği, Trabzonspor sevdalısı, köylülerin tamamı Trabzonspor taraftarıdır. Kendi imkanlarıyla köylerine kapalı halı saha yaptırdılar. Bu halı sahanın renklerini Trabzonspor renkleriyle bordo-mavi renklerle donattılar. Halı sahamızın açılışına Trabzonspor camiasını davet ediyorum" diye konuştu. Kökez köyünün 1983 yılından günümüze kadar Trabzonspor sevdalısı bir köy olduğunu belirten köy halkından Habib Derin de, "Tüm maçlarda bordo-mavi renkli formalarla çıkarız, köy halkımızın tamamı Trabzonspor taraftarıdır. Bunların içerisinde en fanatik taraftar benim sanırım. Çünkü benim kapımın önü bile bordo-mavi renklerden oluşuyor ve ayrıca arabamın plakası bile 61 plaka ile başlıyor. Bize her yer Trabzon. Trabzonspor camiasını köyümüze bekliyoruz" şeklinde konuştu.
İzmir İzmir’de akaryakıt istasyonu satışında sahte senet oyunu İzmir’de akaryakıt istasyonu sahibi Sevgül Tatlıdere, 19 milyon TL’ye satılığa çıkardığı istasyonu alma bahanesiyle iletişime geçen şahıslar tarafından sahte senetle dolandırılmaya çalışıldı. Satış bedeli kadar düzenlenen sahte senedin icra tebligatını görünce neye uğradığını şaşıran Tatlıdere, Amerika seyahatini iptal ederek soluğu savcılıkta aldı. Edinilen bilgiye göre, akaryakıt istasyonu sahibi Sevgül Tatlıdere, kendisine ait işletmeyi satmaya karar verdi. Süreci yönetmesi için eşi Şahin Tatlıdere devreye girdi. Şahin Tatlıdere, daha önce birlikte çalıştığı emlakçısına durumu bildirerek satış için girişimlerde bulundu. İstasyon, 4 Aralık günü satış için ilana verildi. İlanın yayınlanmasından sadece bir gün sonra, 5 Aralık günü Sevgül Tatlıdere’yi arayan bir şahıs, akaryakıt istasyonunu satın almak istediğini belirtti. Sevgül Tatlıdere ise görüşmelerin yürütülmesi için alıcıyı eşi Şahin Tatlıdere’ye yönlendirdi. Bu süreçte alıcı olduğu iddia edilen N.U. isimli şahıs, Şahin Tatlıdere ile irtibata geçti. İstenilen bedel olan 19 milyon TL’nin hazır olduğunu belirten N.U., Tatlıdere çiftini satış işlemleri için ofislerine davet etti. Çift, burada beklemedikleri bir durumla karşılaştı. Alıcı N.U., son anda satışı iptal ettiğini ve gelmeyeceğini bildirince satış gerçekleşmedi. İcra tebligatı Ancak olayın asıl yüzü günler sonra ortaya çıktı. Sevgül Tatlıdere, evine gelen bir icra tebligatı ile hayatının şokunu yaşadı. Eline ulaşan evrakı inceleyen Tatlıdere, istasyonun satış bedeli olan 19 milyon TL değerinde bir kambiyo senedi (bono) düzenlendiğini gördü. Senette kendi kişisel bilgilerinin yer aldığını ve imzasının taklit edildiğini fark eden kadın, dolandırıcıların hedefi olduğunu anladı. Büyük bir hayrete düşen ve neye uğradığını şaşıran Sevgül Tatlıdere, daha önceden planladığı Amerika seyahatini apar topar iptal etti. Vakit kaybetmeden savcılığa giden Tatlıdere, evrakın tamamen sahte olduğunu belirterek şikayetçi oldu. Bu işin organize bir çete tarafından planlandığını öne süren talihsiz kadın, sorumluların cezalandırılmasını istedi. "Numaramı tapudan aldığını söyledi" Ayın 4’ünde eşinin benzin istasyonunu satılık olarak emlakçıya verme talimatı verdiğini, hemen ertesi gün olan ayın 5’inde ise tanımadığı bir şahıs tarafından arandığını belirten Sevgül Tatlıdere, "Telefondaki kişi bana ‘Benzin istasyonunu alıyorum, ciddi bir müşteriyim, 19 milyon olursa alacağım’ dedi. Ben de emlakçıdan ilgilenmediğimi, henüz tabela bile asılmadığını söyleyip numaramı nereden bulduğunu sorduğumda tapu dairesinden aldığını belirtti. Kendisine beni rahatsız etmemesini, bu işle eşimin ve emlakçımızın ilgilendiğini söylememe rağmen üç gün sonra tekrar aynı konuşmalarla arandım. Durumu eşime bildirdim. Şahıs ayın 10’u için ‘gelin, aramızda senet yapacağız’ dedi ancak ciddiye almadım. Ayın 10’unda eşimin yazıhanesine gittiğimde beni arayıp ‘Ben vazgeçtim, sizin emlakçınız işimi bozuyor’ dedi. Ben de ‘Terbiyesizlik yapıyorsunuz, beni buraya niye getirdiniz?’ diye tepki gösterince yüzüme telefonu kapattı ve bir daha kendisine ulaşılamadı" dedi. "Şahısları tanımıyorum" Olayın üzerinden iki hafta geçtiğini ve ay sonunda Amerika’ya gidecekken biletini Ocak başına ertelediğini ifade eden Tatlıdere, "Ayın 2’sinde evime bir icra takibi geldi. İlk başta 19 bin TL sandığımız tutarın, avukatımın kontrolüyle 19 milyon TL olduğunu öğrenince şok geçirdik ve bunun benzin istasyonu mevzusuyla alakalı olduğunu anladım. İcrayı yapan kişinin kendini Uzay Uzunoğlu olarak tanıtan ancak gerçek isminin N.U. olduğu, dosyada alacaklı olarak ise bir kadının göründüğü ortaya çıktı. Ben bu şahısları hiç görmedim, hiç konuşmadım ve tanımıyorum. Hiçbir yere imza atmadım; belki kargo gibi yollarla imzam alınmış olabilir ama bilgim yok. Yaşadığım şokun tarifi yok, başıma böyle bir şeyin nasıl geldiğine inanamıyorum ve günlerdir bununla uğraşıyorum" ifadelerini kullandı. Zamanlama dikkat çekti Sahte olarak düzenlenen bir senet üzerinde müvekkilleri Sevgül Tatlıdere’nin imzasının taklit edildiğini ve örgütlü hareket ettiğini düşündükleri şüphelilerin, icra takibi başlatarak ödeme emrini müvekkillerinin Amerika’ya gideceği tarihe denk getirmeye çalıştıklarını belirten Avukat Mahmut Dağhan, "Ödeme emri süreçleri tebligat yoluyla işlediği için yasal sürelerin kaçırılması halinde takip kesinleşmekte, banka hesaplarına bloke konulabilmekte ve taşınmazların haczedilerek satışına kadar gidilebilmektedir. Şüpheliler, müvekkillerimizin yurt dışında olacağı zamanı kollayarak bu süreci oldubittiye getirmek istemişlerdir. Ancak müvekkillerimizin seyahati ertelemesi üzerine tebligat evde bulundukları sırada alınmış, bu sayede durum erkenden fark edilerek hem cezai yönden suç duyurusunda bulunulmuş hem de gerekli hukuki başvurular yapılarak süreç başlatılmıştır" diye ekledi. Kurye ve imza uyarısı Olayın oluş şeklinin açığa atılan imzanın hileyle alınması ve sonradan bilgisayar ortamında senede dönüştürülmesi ihtimallerini barındırdığını vurgulayan Dağhan, özellikle kurye aracılığıyla alınan imzaların büyük risk oluşturduğuna dikkat çekerek, "Müvekkilimizin rızası ihlal edilerek başlatılan bu takip, hem cezai soruşturmayı gerektirmekte hem de icra takibinin iptaliyle sonuçlanabilecek niteliktedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle kargo teslimatları telefona gelen kodla yapılabilirken, resmi bir makam söz konusu olmadıkça ve kimliği net olmayan kişiler aracılığıyla getirilen evraklara imza atılmaması büyük önem taşımaktadır. Aksi halde vatandaşlar bu tür organize dolandırıcılıkların mağduru olabilirler" sözlerini kullandı.