GÜNDEM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 10:03

Tercan’da birlik meclis toplantısı gerçekleştirildi

A
A
A
Tercan’da birlik meclis toplantısı gerçekleştirildi

Tercan’da 2026 yılı Nisan ayı olağan birlik meclis toplantısı gerçekleştirildi.


Tercan Kaymakamlığı’nda düzenlenen toplantıya Tercan Kaymakamı Neslihan Kısa Duman, Kaymakam Adayı Nihal Özer, il genel meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı.


Toplantıda ilçedeki çalışmalar ve gündem maddeleri ele alınarak değerlendirmelerde bulunuldu. Muhtarlar, mahalle ve köylerde yürütülen hizmetlere ilişkin taleplerini ve önerilerini dile getirdi.


Görüşmelerin ardından toplantı karşılıklı istişarelerle sona erdi.



Tercan’da birlik meclis toplantısı gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Smyrna’ya ait heykel başı ana vatanında: ABD heykeli Türkiye’ye iade etti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Smyrna Antik Kenti’nden çıkarılan mermer heykel başının ABD’den Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı. Kültür varlıklarının korunması ve ait olduğu topraklara kazandırılması için yürütülen çalışmalarda, uluslararası iş birlikleriyle sonuç alınan iade süreçlerine bir yenisi daha eklendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, "Müjdeli bir haberimiz daha var. ABD’nin Denver kentindeki Denver Art Museum koleksiyonunda bulunan ve Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edilen mermer heykel başının iadesini sağladık. 1934 tarihli raporlar ve uzman incelemeleriyle Smyrna Agora kazılarından geldiği ve Theodosius Dönemi’ne ait olduğu belirlenen eser, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmıştı. Denver Sanat Müzesi ile kurulan iş birliği ve yapıcı diyalog sayesinde eserimizi evine kavuşturduk. M.S. 5. yüzyıla tarihlenen eser bugün İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Bu süreçte emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımızı kararlılıkla korumaya devam edeceğiz" dedi. İade sürecinin arka planı ve eserin bilimsel kimliği Amerika Birleşik Devletleri’nin Colorado eyaletine bağlı Denver şehrinde bulunan Denver Sanat Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne koleksiyonlarında yer alan ve Anadolu kökenli olduğu belirlenen mermer heykel başını iade etmek istediklerini bildirdi. Smyrna Agora kazılarından elde edilen heykel başının 1989 yılında Marie Thérse Macy’nin malikanesinden bağış yoluyla Denver Sanat Müzesi koleksiyonuna dahil edildiği, Macy’nin ise 1946-1948 yılları arasında İstanbul’da ABD Başkonsolosu olarak görev yapan Clarence Edward Macy’nin eşi olduğu bilgisi paylaşıldı. Bakanlık uzmanlarınca yapılan incelemelerde söz konusu veriler doğrulandı. Eserin Smyrna Agora kazılarında çıkarıldığı, 1934 tarihli Türk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi’nde yayımlanan raporla da belgelendi. Eserin Anadolu kökenli olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı, Bakanlık uzmanlarının bilimsel incelemeleri ve arşiv kayıtlarıyla kesin olarak ortaya kondu. Bu tespitler doğrultusunda Türkiye tarafından eserin iadesi resmi olarak talep edilirken, yürütülen süreç uluslararası iş birliğiyle sonuçlandı. Son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadelede izlenen etkin politikalar sayesinde müze ve özel koleksiyonlar nezdinde gönüllü iade süreçlerine yönelik farkındalık ve iş birliği belirgin şekilde artış gösterdi. Smyrna kökenli mermer heykel başının Türkiye’ye kazandırılması da bu yaklaşımın somut bir örneği oldu. Üslup özellikleri doğrultusunda heykel başının Theodosius dönemi heykel sanatıyla ilişkili olduğu, Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyenin ürünü olduğu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanan raporlarda da ortaya kondu. Tarihî eserin özellikleri ve sergi süreci Yüksekliği 25 santimetre olan mermer heykel başı, M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Erkek portresi olarak tanımlanan eserde boyun kısmı kırık ve eksik durumda bulunuyor. Heykelde saç ve kaş kıvrımları keskiyle işlenirken, göz bebekleri matkap darbeleriyle belirgin hale getirildi. Kısa sakallı portrede gözlerin izleyiciye yöneldiği ve yüz hatlarında güçlü ifade unsurlarının bulunduğu tespit edildi. Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’ye getirilen eser, kökeni ve tarihsel bağlamı dikkate alınarak İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. Uluslararası iş birliği ve kaçakçılıkla mücadele Türkiye’nin son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar, uluslararası alanda karşılık bulmaya devam ediyor. Müze ve koleksiyonların gönüllü iade süreçlerine daha açık hale gelmesi, yürütülen politikaların somut sonuçları arasında yer alıyor. Smyrna kökenli mermer heykel başının iadesi de bu sürecin dikkat çeken örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Aydın Kuşadası kıyılarında fırtına sonrası ortaya çıkan kemikler incelendi Aydın’ın Kuşadası ilçesinde etkili olan yoğun yağış ve fırtınanın ardından kıyılarda ortaya çıkan kemik parçaları bilimsel incelemeye alındı. Yapılan değerlendirmelerde kemiklerin farklı hayvan türlerine ait olduğu belirlendi. Geçtiğimiz günlerde Kuşadası’nda etkili olan sağanak yağış ve sel sonrası oluşan güçlü dalgalar, kıyı şeridinde tahribata yol açtı. Kıyı şevlerinde çökmeler meydana gelirken, sel sularının taşıdığı atıklar ve toprak altındaki çeşitli materyaller sahilde birikmeye başladı. Kuşadası Halk Plajı, Pamucak ve Yılancı Burnu kıyılarında biriken malzemeler arasında kemik parçaları dikkat çekti. Sahilde gezen Berkant Akbacak tarafından fark edilen kemikler, yetkililere bildirildi. Toplanan kemikler, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından incelemeye alındı. EKODOSD bilim danışmanı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vedat Onar tarafından yapılan incelemelerde, kemiklerin katır, eşek, sığır, domuz, koyun, köpek ve deve gibi farklı hayvan türlerine ait olduğu tespit edildi. Özellikle Kuşadası Halk Plajı’nda bir deveye ait kafatasının bulunması dikkat çekti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Vedat Onar, kemiklerin farklı dönemlere ait olabileceğini belirterek, osteoarkeoloji ve osteoloji çalışmalarıyla bu tür ortaya çıkarılan izlerin geçmişe ışık tuttuğunu ifade etti. Tarihi kaynaklara göre Osmanlı döneminde Anadolu’nun iç kesimlerinden deve kervanlarıyla taşınan ürünlerin Kuşadası Limanı üzerinden ihraç edildiğinin bilindiğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; "Tarihi kaynaklar, Osmanlı Dönemi’nde Anadolu’nun iç kesimlerinden deve kervanlarıyla taşınan ürünlerin Kuşadası Limanı üzerinden ihraç edildiğini gösteriyor. Bir dönem yalnızca üzüm helvası ihracatının bile yüz binlerce kiloyu bulduğu düşünüldüğünde, bölgenin deve kervanlarıyla yoğun bir ticaret ağına sahip olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle kıyıda ortaya çıkan deve kemiklerinin, o dönemde yaşamış ve sahil çevresinde ölmüş bir yük hayvanına ait olabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, günümüzde Rıza Saraç Caddesi’nin bulunduğu alanın geçmişte Abdi Hafız Deresi olarak bilinmesi de dikkat çekiyor. O yıllarda dere sularının taşıdığı materyallerin zamanla kıyıya ulaşıp üzerlerinin toprakla örtülmüş olabileceği ihtimali de göz ardı edilmiyor. Kuşadalı olması sayesinde bölgemizdeki buluntulara da yakından destek veren Prof. Dr. Onar hem hayvan hem de insan kemikleri üzerinden geçmiş dönemlere ışık tutan önemli bilimsel çalışmalar yürütmeye devam ediyor" dedi.
Elazığ Dağlardan toplanan doğal antibiyotik, tezgahlarda yerini aldı Elazığ’da doğada kendiliğinden yetişen, birçok faydası olduğu bilinen ve doğal antibiyotik olarak kullanılan çiriş otu, tezgahlardaki yerini aldı. Elazığ ve Tunceli dağlarının yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, uzun süren kış mevsiminin ardından baharın gelmesiyle köylüler tarafından toplanmaya başlandı. Toplanan otlar, kent merkezindeki manav ve seyyar satıcılarda satışa sunuldu. Çiriş otu, birçok yemekte kullanılmasının yanı sıra, şeker, tansiyon ve kansere de iyi geliyor. Birçok pazarcının geçim kaynağı olan çiriş otunun kilosu ise 100 liradan satışa sunuldu. Çiriş otunun yavaş yavaş tezgahlardaki yerini aldığını aktaran Zülfü Güngör, "Çiriş otu bize Tunceli’den geliyor. Vatandaşlar toplayıp yolluyor, biz de burada satıyoruz. Bunun hasadı 2 ay sürüyor daha fazla sürmüyor. Bunun şeker, tansiyon ve kolesterol hastaları için çok şifalıdır. Geçen sene fiyatları 75 liraydı bu sene 100 liradan satıyoruz. Vatandaşlar zaten genel olarak doğal otların gelmesini bekliyor" dedi. Muzaffer Yetim ise, "Çiriş otu, Tunceli’nin dağlarından geliyor. Kar yağışının bittiği bölgelerde çıkarak buraya geliyor. Çiriş otunu emekçi kadınlar, yaşlı amcalar ve işi olmayanlar topluyor. Onlar orada faydalanıyor biz de burada faydalanıyoruz. Ekmek paramızı çıkartıyoruz. Vatandaşların çok talebi var. Çiriş otunun antibiyotik kadar faydası vardır" diye konuştu.
İstanbul Arnavutköy’de bisikletli çocukların çarptığı kadın ağır yaralandı Arnavutköy’de yolun karşısına geçmeye çalışan kadına, bisikletli çocuklar çarptı. Kazada bisikletli çocuklardan biri yaralanırken ağır yaralanan kadının tedavisi devam ediyor. Yaşanan kaza güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Olay, geçtiğimiz pazartesi öğle saatlerinde İstanbul Arnavutköy Yunus Emre Mahallesi 30 Ağustos Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerinde bisiklet süren bir grup çocuk, Boğazköy Aile Sağlığı Merkezi’nden çıkıp çocuklarıyla caddenin karşısına geçmeye çalışan Zebide Baba’ya çarptı. Kazada yaya kadın ve bisikletli bir çocuk yaralandı. Yaralılara, aile sağlığı merkezindeki sağlık ekiplerince ilk müdahale yapılırken Zebide Baba ambulansla kaldırıldığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Baba’nın tedavisi devam ederken aile, konu ile ilgili karakola giderek şikayetçi oldu. Yaşanan kaza çevredeki bir güvenlik kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. Yaralanan Zebide Baba’nın kuzeni Nuh Şimşek, "Saat 15.00 sıralarında aile sağlığı merkezinden çıktığı sırada bir grup çocuk bisikletle yukarıdan geldi. Zebide, karşıya geçmek için yolu yarıladığı sırada 3 kişi birden çarpıyor. Bu çarpma esnasında ağır yaralandı. Şimdi Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne getirdik. Şu anda yoğun bakımda. Dün iç kanama geçirdi. Yüz, ağız, kafa kısımlarının hepsi kırık. 6 kişilik bir grup bisikletle yarış yaparken çarpıyor. Hepsi 14-15 yaşlarında çocuklar. Kazada bisikletli bir çocuk da yaralanmış. O da şu anda başka hastanede durumunu bilmiyoruz. Kadının yüz kısmı tanınmaz halde. Orada bisiklet kiralanan yerler de var. Eğer onlardan kiralanmışsa onlardan da şikayetçi olacağız. Polise de gittik ve suç duyurusunda bulunduk. Orada yarış yapmışlar. Orası yarış yapılacak bir yer değil. Kazadan sonra ilk müdahaleyi aile sağlığı merkezinden yapıyorlar. Ondan sonra ambulansla hastaneye getiriyorlar. Kaza esnasında yanında 2 çocuğu da vardı. Kendisinin 4 çocuğu var ve onların psikolojileri de iyi değil" dedi.