SAĞLIK - 20 Ekim 2017 Cuma 12:35

Takıntılıysanız uzak durun

A
A
A
Takıntılıysanız uzak durun

Burun estetiğinin en sık yapılan estetik ameliyatlardan olduğunu belirten Op.

Burun estetiğinin en sık yapılan estetik ameliyatlardan olduğunu belirten Op.Dr. Bahadır Baykal, ancak takıntılı bir kişiliğe sahip olan kişilerin bu operasyondan uzak durmaları gerektiğini söyledi.


Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Baykal, “Burun estetiğine karar verdiniz ve doktor seçiminizi yapmak istiyorsunuz, bu aşamada yapacağınız ilk görüşme ameliyatınızın başarısı için önemlidir. Beklentilerinizi ve nasıl bir burun istediğinizi muayenede mutlaka belirtmelisiniz, aynı zamanda muhtemel ameliyat sonucunuzun beklentinizle ne oranda uyumlu olabileceğini de doktorunuzla konuşmanız ameliyat sonrası mutluluğunuz için olmazsa olmaz. Kişisel deneyimim ve cerrahi felsefem yıllar içinde bana şunu öğretti " doğal olan güzeldir". Her ne şekilde olursa olsun ameliyat olduğunuz belli olmamalı, burnunuz doğal ve güzel durmalıdır. Zaten hem ABD hem de Avrupa’da ideal burun yeniden tanımlanıyor. Aşırı kalkık ve daraltılmış burun ucu ve oyuk burun sırtı sağlıklı nefes almayı olumsuz etkilediği ve doğal olmayan bir görünüme sebep olduğu içi tercih edilmiyor, makbul olan yüze uyumlu burun” dedi.


Herkesin yüz yapısı birbirinden farklı olduğunu ifade eden Op.Dr. Baykal, “Burun cildi, kıkırdağı, kemik yapısı da öyle. Burnun yüzdeki görünümünü ise sadece burun değil yanaklar, alın, çene ve dudaklar da belirler. Bu nedenle burun estetiği ile bir başkasının burnuna sahip olmaktan ziyade yüzünüze özgü karakteristik burun hedeflemelisiniz. Burun estetiği sınırları olan bir operasyondur, Çok kötü bir burnu mükemmel hale getirmemiz mümkün değil. Sonucu ameliyat ile bir ya da iki basamak üste çıkarabilmek başarıdır. Burun estetiğinde hem bilim hem de teknik beceri ön planda olmalıdır. Biz heykel yada resim yapmıyoruz, insan yüzü üzerinde estetik ve fonksiyonel bir cerrahi gerçekleştiriyoruz. Cerrahi tekniklere hakim değilseniz ya da yeterli tecrübeye sahip değilseniz istediğiniz kadar sanatçı tarafınız olsun sonuç sizi hüsrana uğratır. Bence işin sanat yönünü biz doktorlar biraz abartıyoruz. Şöyle ki; çok iyi heykel yapmanız bu ameliyatı mükemmel yapacağınızı göstermez. ve inanın öyle otörlerle çalıştım ki, karakalem resim bile çizemez ama sonuçları mükemmel dir. Sanırım işin özü aslında doğallıkta, sonuç ne kadar doğala yakınsa ameliyatın sanat yönü de o derece başarılıdır. Siz hiç ameliyat yapmasanız sadece burun cildini açıp kapasanız bile belli düzeyde morluk ve şişlik oluşabilir. Hatta sadece burun sırtına iğne yapsanız dahi burun sırtında bir miktar renk değişimi görebilirsiniz. Burun estetik ameliyatında kemikleri kırmak, törpülemek ameliyatın safhalarından sadece birisidir. Benim ameliyat felsefeme göre; " kemiği ne ile kırdığınız değil nasıl şekillendirdiğinizdir önemli olan ". Morluk ve şişlik oluşumu ise doğru teknikle operasyon yapsanız bile operasyon tekniğinin dışında kişinin kan değerinden, cilt yapısına kadar pek çok faktöre bağlıdır, ancak günümüzde estetik ameliyatlar eskiye oranla çok daha konforlu ve hızlı iyileşir. Tabi unutulmaması gereken önemli bir nokta da burnun ve yüzün ilk 7 gün içindeki değil 2.yıldaki görümününden mutlu olmanızdır” diye konuştu.


Burun estetiğinin dışarıdan kolay gözüken ancak başarısı sadece cerraha bağlı olmayan komplike bir operasyon olduğunu kaydeden Op.Dr. Baykal, “Cildinizin inceliği, daha önce ameliyat geçirip geçirmemeniz, kıkırdak ve kemik yapınızın kalınlığı başarıya direkt etki eder. En tecrübeli ellerde dahi revizyon olma ihtimali yüzde 5’ ken, ikinci ameliyatınızı oluyorsanız bu risk biraz daha artar. Revizyon burun estetiğinde erken bir ameliyattan kaçınmak gerekir. Ben genellikle ilk ameliyatın üzerinden bir yıl geçmesini bekliyorum, ancak daha küçük kamuflaj cerrahileri yapacaksam altıncı aydan sonra da müdahale edebiliyorum. Burnun tam anlamıyla oturması için gereken süre bir senedir. Vaktinden önce bir ameliyat var olan sorunu çözmez tam tersine sorunu içinden çıkılmaz hale getirir. Bu nedenle düzeltme ameliyatı konusunda sabırlı olunması ve bir süre beklenmesi en gerçekçi olandır. Özellikle revizyon ameliyatınız öncesinde ilk ameliyatınızı yapan doktorunuza " revizyondaki başarı ortalamasını " sorun. Eğer doktorunuzun bu ameliyatı istediğiniz düzeyde yapacağına kanaat getirmiyorsanız mutlaka revizyon ameliyatlarıyla üst düzeyde uğraşan bir cerrah bulun. Unutmayın ki, burun estetiği spesifik bir ameliyatsa revizyon burun ameliyatları için çok daha fazla özelleşmiş bir doktora ameliyat olmanız yararınızadır. Her şeyden önce ameliyat için karar verirken psikolojik durumunuzu iyi etüd edin. Takıntılı bir kişiliğe sahipseniz, sosyal hayatınız ve iş yaşamınızdaki olumsuzlukların nedeni olarak burnunuzu görüyorsanız, karşı cinsle yaşadığınız sorunların burnunuzdan kaynaklandığını düşünüyorsanız bu ameliyatı olmayın çünkü ameliyat sonrasında da sonuç nasıl olursa olsun mutlu olma ihtimalinz düşüktür. Böyle bir durumda siz ameliyat olmak isteseniz bile pek çok meslektaşımız SİMON kriteri olarak bilinen ben merkezci, yeterli olgunluğa erişmemiş, obsesif ve narsist kişilere ameliyat yaparken bir kaç kez düşünür” açıklamalarında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Orhun Ene: "Aliağa Petkimspor’u hak ettiği yere getirmeliyiz" Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, "Aliağa Petkimspor, Türk basketboluna değer katan bir kulüp, onu hak ettiği yere getirmeliyiz" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 25. haftasında sahasında A. Efes’e 85-60 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu. Ene, galibiyete ihtiyaç duydukları bir dönemde olduklarını belirterek, hücumda ritim bulamadıklarını ifade etti. Orhun Ene, "Rakip kim olursa olsun galibiyete çok ihtiyacımız var. Bu aşamada her maçı kazanmak için oynamalıyız ancak bugün maalesef hücumda o ritmi hiç bulamadık" dedi. Takımdaki eksikliklere ve maçın teknik detaylarına değinen Ene, "Stanley Whittaker’ın hafta içi süren bir sakatlığı vardı, maçta da bunun etkisini biraz hissetti. Kısalarımız da ritim bulamadı. Takım olarak ilk yarıdaki ikilik atış yüzdemiz çok kötüydü. Oynadığımız rakip çok kaliteli. Çok iyi savunma yaptığımız 5-6 pozisyonda, hücum süresi dolarken bile zor sayılar buldular. Biz ise aynı şekilde kolay sayıları üretemedik. Böylesine kaliteli bir takımı yenebilmek için hücumda skor bulmanız şart. Bunu başaramadığımız için maçın başından itibaren 15-20 sayılık bir fark oluştu. Gayret etsek de geriden gelemedik" diye konuştu. "Bulunduğumuz yer kulübün kalitesini yansıtmıyor" Gelecek haftalara odaklanmaları gerektiğini vurgulayan tecrübeli başantrenör, "Şimdi önümüzde 5 maçımız var ve tamamen bunlara konsantre olmalıyız. Bulunduğumuz noktadan çıkabilmek için bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Aliağa Petkimspor, Türkiye Basketbol Ligi’nin önemli takımlarından biri ve çok kaliteli bir organizasyon. Bulunduğu puan durumu kulübün kalitesini yansıtmıyor. Gerek altyapısıyla gerekse ligdeki duruşuyla Türk basketboluna değer katan kulüplerden biri. Bu nedenle kulübü hak ettiği yere getirmemiz lazım. Önümüzdeki haftalarda hücum ritmini yakaladığımızda tekrar maç kazanacak duruma geleceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.
Samsun İlhan Palut: "Aldığımız 1 puan bizim için kazanç, Samsunspor daha iyi oynadı" SAMSUN (İHA) – Konyaspor Teknik Direkörü İlhan Palut, Samsunspor karşısında aldıkları 1 puan için mutlu olduklarını belirterek, Samsunspor’un maç boyunca galibiyete daha yakın ekip olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor deplasmanda karşılaştığı Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamlarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Alt taraflar için mevcut tabloyu biliyorsunuz. Her puan inanılmaz değerli, önemli. Çok önemli bir karşılaşma oynadık. Çok önemli bir deplasmandı. Samsunspor da ligin kalburüstü takımlarından biri. Dönem dönem Süper Lig’de istemediği periyotları onlar da yaşadı. Fakat bu potansiyellerini değiştirmiyor. Zor bir maç olacağını maçın öncesinde biliyorduk. Ama rakibi önde baskıyla karşılamayı planlamıştık. Bunu gole kadar sürdürebildik. Gole kadar oyunumuzdan memnunum. Başa baş bir oyun vardı. Fakat golü yediğimiz dakikadan sonraki periyoda baktığınız zaman Samsunspor o süreçte yüzde 77’lik bir topla oynama oranına ulaştı. Gol attıktan sonra oyun planımızdan geri adım attık. Bu bizim için son derece kötü bir periyottu. Takım mücadelesinden memnun olsam da bu durum kötü yanımızdı" dedi. Deplasmandan alınan 1 puanı kazanç olarak gören Palut, "Soyunma odasında oyunculara ikinci yarı tekrar daha öne çıkalım, topa sahip olalım, kolay kaybetmeyelim dedik. Bir 10 dakikada ikinci yarı sürdürebildik. Ondan sonra doğruyu söylemek gerekirse stoperiyle, bekleriyle, oyunu domine eden, golü arayan bir Samsunspor gördük ve gerçekten basit hataları az yaptılar. Belki biz yeteri kadar rahatsız etmemiş olabiliriz. Maçın geneline baktığınız zaman, gol beklentileri birbirine yakın gibi görünüyor ama dürüstlükle kabul etmek lazım ki Samsunspor’un daha dominant olduğu bir oyun izledik. Ben genel manada mücadelemizden memnunum. Memnun olmadığım periyotlar var ama genel olarak mücadeleden memnunum. Bugün alınan bir puanda genel olarak oyuna baktığınız zaman bizim için bir kazanç olarak görülmeli" diye konuştu.