SAĞLIK - 20 Aralık 2018 Perşembe 12:32

Hamilelikte folik asit kullanımının önemi

A
A
A
Hamilelikte folik asit kullanımının önemi

Prof.

Prof.Dr. Bülent Berker, hamilelikte folik asit kullanımının önemli olduğunu söyledi.


Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Profesör Doktor Bülent Berker, “Anne rahmindeki bebeğin yani fetüsün merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren "B9 vitamini" en sık bilinen adıyla folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır. Gebelerde folik asit eksikliğine bağlı fetüsde “nöral tüp defektleri (NTD)” adı altında toplanan bir takım anormalliklerin ortaya çıkabileceği gösterilmiştir. Ayrıca bu gebelerde preeklampsinin yani gebelik de ortaya çıkan ve hayati tehlike oluşturan tansiyon yüksekliğinin daha sık geliştiği gözlenmiştir. Beyin ve omuriliğin içinde geliştiği sinir sistemi yapısı nöral tüp olarak adlandırılır. Rahim içinde başlayan hayatın dördüncü haftasının sonuna dek kapanması gereken bu tüpün açık kalması sonucu ciddi sağlık sonuçları olan konjenital anomalilerden yani doğuştan olan sakatlıklardan birisi olan nöral tüp defektleri görülür. En yaygın NTD’ler arasında anensefali, ensefalosel ve spinabifida gösterilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün 6 bölgesindeki 18 ülkede yapılan bir çalışmada NTDs sıklığı her bin canlı doğumda 1,67 olduğu gösterilmiştir. Türkiye’de ulusal düzeyde yapılan ve 2004 yılında yayımlanan geniş çaplı bir araştırmada NTD görülme sıklığının her 1000 canlı doğumda yaklaşık 3 olduğu gösterilmiştir. Folat yetersizliği fetal NTD için beslenmeyle ilişkili anne kaynaklı bir risk faktörüdür. Folat, suda eriyebilen bir B vitamini olmakla birlikte eksikliği vitamin takviyesi veya takviye yiyeceklerin tüketimi ile giderilebilir. Gebelik döneminde artmış folik asit tüketiminin NTDs’leri azalttığı, yüksek miktarlarda alınan folikasitin sonraki gebeliklerde de NTD gelişme riskini önlediği belirtilmektedir. Nöral tüp defektleri sadece folik asit vitamini eksikliğinden kaynaklanmayabilir. Başka nedenlere bağlı olarak da bir bebekte nöral tüp defekti meydana gelebileceği akılda tutulmalıdır. Bu nedenler arasında anne adayında insüline bağlı şeker hastalığının olması, daha önceki gebeliklerinde nöral tüp defekti teşhisi, aşırı kilolu veya obezite, gebeliğin ilk haftalarında geçirilmiş yüksek ateşli hastalık öyküsü veya antiepileptik ilaç kullanımı sayılabilir” dedi.


Daha önceden folik asit eksikliğinin saptanmış veya nöral tüp defekt anomalili bebek doğurmuş kadınların, gebe kalmayı düşündükleri tarihin en az 3 ay öncesinden itibaren folik asit alımına başlamaları gerektiğini ifade eden Dr. Berker, “ABD’de her yıl yaklaşık 4000 gebelikte nöral tüp defekti görülür ve bunların yarıdan fazlası gebelik öncesi dönem boyunca günlük 400 g folik asit alımıyla önlenebilir. Gebe kalabilecek bütün kadınların üretken oldukları yıllar boyunca günde 400 g folik asit tüketmeleri önerilmektedir. Beyin omurilik gelişimsel sorunlarını azaltma yönündeki halk sağlığı çalışmaları sayesinde doğurgan yaş grubundaki kadınlar arasında folik asit bilgi ve farkındalığı yüksek oranlara ulaşmıştır. Ülkemizde folik asit farkındalığı oranları yüzde 18 ila yüzde 71 arasında değişmekle birlikte bu oran İngiltere, Amerika, İsviçre, İspanya gibi ülkelerden daha düşüktür. Folik asit farkındalığı İngiliz kadınlarda yüzde 95, İsviçreli yüzde 80, İspanyol kadınlarda yüzde 79, Norveçli kadınlarda yüzde 64, Amerikalı kadınlarda ise folik asit farkındalığı yüzde 90’lara ulaşmaktadır. Doğurgan çağda bebek sahibi olmakisteyen kadınlara gebe kalmadan en az bir ay önce başlanarak hamileliğin ilk üç ayına kadar 0.4 mg/gün folik asit alması önerilmektedir. B vitaminleri grubunda yer alan folik asit çoğunlukla yeşil yapraklı bitkilerde bulunduğundan ismini Latince’de yaprak anlamına gelen folum’dan almaktadır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. Günlük gereksinmenin karşılanması kapsamında, folik asitin en yoğun bulunduğu besinler karaciğer ve diğer organ etleri, kuru baklagiller, fındık ve ceviz gibi sert kabuklu meyveler, ıspanak ve brüksel lahanası gibi yeşil sebzeler ile başta narenciye grubu olmak üzere meyveler ve saflaştırılmamış (özü ve kepeği ayrılmamış) tahıl ürünleri ve patatestir. Turunçgiller de folik asit bakımından zengin meyvelerdir. Portakal, greyfurt, limon gibi meyveler günlük olarak tüketilerek folik asit ihtiyacı karşılanabilir. Folik asit eksikliği genel olarak sindirim sistemi bozukluğu olan kişilerde ve hamilelik dönemlerinde görülür. Doğal gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak kapatamayacağından ötürü gebeliğin ilk haftalarından itibaren hap olarak dışarıdan alınması uygun olacaktır” diye konuştu.


Folik asit kullanımı için önerilen zamanlamanın gebelikten bir ay önce ve gebeliğin ilk üç aylık dönemi olduğunu kaydeden Dr. Berker, “Yakın gelecekte gebe kalmayı planlayan tüm kadınlar, gebe kalma döneminde günlük 0,41 mg folik asit kullanmalıdırlar. Planlı gebeliklerde gebeliğin ilk üç ayı süresince 0,4 mg/gün folik asit kullanılmasını öneriyoruz. Bununla beraber gebelerin gebeliklerinin ilk üç ayında günde 0,4 mg, özellikle geçmişte NTD çocuk doğurma öyküsü olan kadınların gebeliklerinin ilk üç ayında 4mg folik asit kullanması tavsiye ediyoruz. Epilepsi (sara) hastası gebeler günde 1 mg folik asit mutlaka almalıdırlar. Epilepsili gebelerde Folik Asit yüksek dozlarda kullanıldığı takdirde, antiepileptik (karbamazepin, valproik asit, fenitoin ve fenobarbital gibi) ilaçların etkinliğini azaltmaktadır. Diğer taraftan ise antiepileptik ilaç alan kadınlar Folik Asit eksikliği gelişimi açısından risk grubundadırlar. Bu nedenle epilepsili hastalarda Folik Asit dozu iyi ayarlanmalı ve sıkı takip edilmelidir. Ülkemizde gebeliklerin çoğu plansız gerçekleşmekte bu nedenle üreme çağındaki kadınların her zaman folik asitten zengin gıdalarla beslenmesi konusunda eğitilmeleri ve beslenme konusunda danışmalık yapılması NDT’li bebek oranını azaltacaktır. Folik asit kullanımı hamileliğin 3. ayı (12. haftası) bitene kadar sürmelidir” açıklamalarında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Bartın’da kahverengi kokarca kış uykusunda yok edilecek Dünyada başta fındık olmak üzere elma, ceviz, mısır, fasulye, domates, biber ve patlıcan gibi yaklaşık 300 tarım ürününde milyarlarca dolar zarara neden olan kahverengi kokarca istilasına karşı Bartın’ın 95 köyde yaklaşık 16 bin metruk bina ilaçlanıyor. İlaçlama ile kış uykusunda imha edilecek olan kokarca zararlısının kalan popülasyonu için ise ’’samuray arı’’ ve ’’cezbet-yok et’’ yöntemleri kullanılacak. 2017 yılında Gürcistan üzerinden Türkiye’ye giren, Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerindeki illerin tamamına, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde ise bazı illerde hızla yayılan kahverengi kokarcaya karşı Bartın’da 2023 yılında başlatılan mücadele yoğun bir şekilde yürütülüyor. Fındık, elma, ceviz, mısır, fasulye, domates, biber ve patlıcan gibi onlarca tarım ürününde ekonomik zarara neden olan kokarcaya karşı il genelinde 2 yıldır yürütülen ’’samuray arı, cezbet-yok et’’ gibi mücadele yöntemlerine bir yenisi daha eklendi. Başlanılan yeni mücadele ile metruk bina, ahır, kümes gibi sıcak alanlar ilaçlanırken, buraları kışlak olarak kullanan kahverengi kokarcaların büyük bir bölümünün kış uykusundan uyandıktan hemen sonra yayılamadan ve çoğalamadan imhası planlanıyor. Haziranda samuray arıları ile mücadele sürecek Nisanın son haftasında başlayacak olan kışlaklardan ayrılma döneminin haziran ayında bitmesi beklenirken, kahverengi kokarcalar için yumurtlama dönemine gireceği haziran ayında diğer mücadele yöntemi başlayacak. Doğaya salınacak Samuray arıları ile kahverengi kokarcanın yumurtası parazitlenerek, çoğalması engellenecek. Popülasyon makul düzeye çekilecek Haziran sonu başlayan yumurtadan çıkma döneminde ve 5 farklı dönemden geçerek ulaştığı ergenlik döneminde ise diğer bir biyolojik yöntem olan cezbet-yok et mücadelesi start alacak. Haziran-eylül ayları arasında gerçekleşecek mücadeleyle kurulan fremon tuzaklarıyla kahverengi kokarca popülasyonun makul düzeye çekilmesi planlanıyor. Bartın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri tarafından kahverengi kokarca istilasına karşı yürütülen çalışmalarda 95 köydeki yaklaşık 16 bin metruk yapıda 4 bin 100 litre biyosidal ilaç kullanılırken, çalışmaların sürdüğü Kabagöz köyünde Bartın Valisi Nurtaç Arslan ve İl Tarım ve Orman Müdürü Murat Türkmen incelemelerde bulundu. Yürütülen çalışmalarla ilgili detaylı bilgi alan Vali Arslan, köylülerle de görüşerek, sorunlarını dinledi. Vali Arslan, basın mensuplarına yürütülen mücadele yöntemleri hakkında bilgi vererek, vatandaşları da destek olmaya çağırdı. Arslan, ’’2023 yılından itibaren ilimizde kahverengi kokarca zararlısı ile mücadele ediyoruz. Ülkemize 2017 yılında giren kahverengi kokarca, istilacı bir tür olması nedeniyle maalesef başta fındık olmak üzere birçok ürüne zarar veriyor. Ürün kalitesi, verimliliği açısından olmak üzere ekonomik anlamda ciddi zararları oluyor. İlimizde 2023 yılından itibaren birçok yöntemle mücadelemizi sürdürüyoruz. Bunlardan birisi de kışlak alan mücadelesi. Özellikle kış aylarında kahverengi kokarca metruk binalar, depo, ahır gibi yerlerde kış uykusuna yatıyor tabiri caizse. Yaz aylarında da açığa çıkarak maalesef ürünlerimize zarar veriyor. Bu yıl için muhtarlarımıza 4 bin 100 litre biyosidal ilaç dağıttık. 95 köyümüzde 16 bin metruk bina, ahır, depo ilaçlaması gerçekleştirdik. Kışlak alan dışında yürüttüğümüz başka mücadeleler de var. Haziran ayında doğaya salınacak samuray arılarımız var. Bizim klasik yöntemimiz, cezbet-yok et dediğimiz yöntem var. Bunu daha çok yaz aylarında fremon tuzaklarıyla gerçekleştiriyoruz. Bu mücadele, sadece devletin yürütebileceği bir mücadele değil. Vatandaşlarımızın desteği çok kıymetli. Yan yana iki bahçeden biri ilaçlanır, diğeri ilaçlanmazsa hiçbir anlam ifade etmiyor. Tüm hemşehrilerimizden de destek olmalarını bekliyoruz. Çünkü bütüncül bir mücadele gerekiyor’’ diye konuştu.
Gaziantep Yılmaz, asfalt çalışmalarını yerinde inceledi Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Beylerbeyi Mahallesi’nde devam eden asfaltlama çalışmalarını yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı, vatandaşlarla bir araya geldi. Yılmaz, ilçe genelinde çalışmaların yoğun bir şekilde devam edeceğini belirterek, "Şehitkamil’de yolları sorun olmaktan çıkaracağız" dedi. Şehitkamil Belediyesi, ilçe genelinde başlattığı asfalt seferberliği kapsamında çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Beylerbeyi Mahallesi’nde devam eden asfaltlama çalışmalarını yerinde inceledi. Kış aylarında etkili olan yoğun kar ve yağmur yağışlarının ilçe genelindeki yollar üzerinde ciddi tahribata yol açtığını belirten Yılmaz, olumsuz hava şartları nedeniyle planlanan asfaltlama ve bakım çalışmalarında gecikmeler yaşandığını ifade etti. İlçe genelinde yollar onarılacak Sürecin farkında olduklarını ve vatandaşların yaşadığı mağduriyeti önemsediklerini dile getiren Yılmaz, gecikmelerden dolayı özür diledi. Havaların düzelmesiyle birlikte Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin hızlı bir şekilde sahaya indiğini vurgulayan Yılmaz, Beylerbeyi Mahallesi’nden başlatılan çalışmaların kısa sürede ilçe geneline yayılacağını söyledi. "Yollar daha güvenli ve konforlu olacak" Yılmaz, "Asfaltla ilgili sorunları biliyor ve yakından takip ediyoruz. Yoğun yağış ve kar nedeniyle çalışmalarımıza istediğimiz zamanda başlayamadık. Bu gecikmeden dolayı tüm hemşerilerimizden özür diliyorum. Ancak havaların düzelmesiyle birlikte ekiplerimizle birlikte sahaya indik ve Beylerbeyi Mahallemizden çalışmalarımıza başladık. İnşallah bu çalışmaları hızla tüm mahallelerimize yayarak yollarımızı daha güvenli ve konforlu hale getireceğiz" dedi. Tüm imkanlar seferber edildi Çalışmaların sadece mevcut sorunları gidermekle sınırlı kalmayacağını ifade eden Yılmaz, uzun vadeli çözümlerle yol kalitesini artırmayı hedeflediklerini belirtti. İlçe genelinde sürdürülen asfaltlama, yama ve bakım çalışmalarının belirlenen program dahilinde devam edeceğini aktaran Yılmaz, vatandaşların daha rahat ve güvenli ulaşım sağlayabilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti. Mahalle sakinleri ise yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Yılmaz ve ekiplere teşekkür etti.
Ankara Başpehlivanlardan ASKİ Spor’a transfer hamlesi Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde mücadele eden başpehlivanlar, Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Spor kadrosuna transfer oldu. Son Kırkpınar Başpehlivanı Orhan Okulu ile başpehlivanlar Furkan Durmuş Altın ve Kemal Yılmaz, Antalya Büyük Şehir Belediyesi’nden Ankara Büyük Şehir Belediyesi ASKİ Spor’a transfer oldu. Feyzullah Aktürk’ün sözleşmesi ise 1 yıl uzatıldı. ASKİ Spor Kulüp binasında düzenlenen imza töreninin ardından açıklamalarda bulunuldu. "Türk güreşine, ASKİ’mize, Antalya Büyükşehir Belediye’mize hayırlı olsun" Tek eksiğin Kırkpınar Başpehlivanlığı kemeri olduğunu söyleyen ASKİ Spor Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, "Bu yıl Orhan Okulu, Furkan ile sözleşme imzalayıp Feyzullah’la da 1 yıl daha sözleşmeyi uzatıp 2026 yılında Kırkpınar Başpehlivanlığına aday olduğumuzu ilan etmek istedik. Türk güreşine, ASKİ’mize, Antalya Büyükşehir Belediye’mize hayırlı olsun. Başkanımıza söz vermiştik. Dünyanın her yerini gezdik. Gezmediğimiz hiçbir yer kalmadı. En azından Ankara’yı sporun başkenti yapalım demiştik. Şimdi bütün branşlarda şampiyonluklar elde ettik. Özellikle geçen yıl kazandığımız 15 branşta 8 dünya şampiyonu çıkarmıştık. Bu da tabii sıradan bir başarı değil. Orhan kardeşimizle Feyzullah kardeşimiz geçen yıl gerçekten çok iddialı bir maç yaptı. İkisi de 2025 yılının finalisti. İki önemli başpehlivanımızın Kırkpınar sahasında, er meydanında ve lig güreşlerinde ve diğer güreşlerinde Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ Spor Kulübü adına güreşmeleri de bizi ayrıca memnun etti" ifadelerini kullandı. "Ankara’ya kemeri getirmek istiyoruz" ASKİ Spor’a transfer olmanın gururunu yaşadığını belirten Okulu, "Kaç yıldır Ankara’ya kemer gelmiyor. Yeni ekip arkadaşlarımız ve hocalarımızla beraber bu yıl söz veriyoruz. Ankara’ya kemeri getirmek istiyoruz. Ata sporumuzda, dışarda biz hep abi kardeş gibiyiz" diye konuştu. "Yeni gelen isimlerle çok daha güçlü hale geldik" Sözleşmesinin uzatılacağını ifade eden Aktürk, "Zaten çok güçlü bir ekibimiz var. Yeni gelen isimlerle çok daha güçlü hale geldik. Kulüp başkanımıza ve Mansur Yavaş’a teşekkür ediyoruz. Biz sahada mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. Hepimizin tek bir hayali ve kemeri Ankara’ya getirmek" şeklinde konuştu. "İnşallah ASKİ’ye, Ankara’ya altın kemeri getiririz" Altın, yaptığı açıklamada şu cümlelere yer verdi: "Geçen yıl Orhan abiyle beraber altın kemer gururu yaşamıştık. Bizim için bir rol model. Burada da çok güçlü bir ekip, ustalarımız var. İnşallah ASKİ’ye, Ankara’ya altın kemeri getiririz." ASKİ Spor Yağlı Güreş Koordinatörü Şaban Yılmaz, altın kemeri Ankaralılara hediye etmiş biri olarak büyük sevinç yaşadığını ifade etti. Ezeli rakibi Orhan Okulu ile final yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, takımda emeği geçen herkese teşekkür etti. Kemal Yılmaz ise yağlı güreşin profesyonel bir spor olduğunu ve hayatlarını bu şekilde sürdürdüklerini belirterek, altın kemeri kazanmaları halinde önce ASKİ Spor’a, ardından da Antalya’ya götüreceklerini söyledi. Yılmaz ayrıca Antalya seyircisini, Orhan Okulu’yu desteklemeye davet etti.