- 07 Temmuz 2019 Pazar 09:16

Erzurum nüfus en’leri açıklandı

A
A
A
Erzurum nüfus en’leri açıklandı

TÜİK Dünya Nüfus Günü, 2019 çerçevesinde Erzurum doğum ve evlilik verilerini paylaştı.

TÜİK Dünya Nüfus Günü, 2019 çerçevesinde Erzurum doğum ve evlilik verilerini paylaştı.


TÜİK Dünya Nüfus Günü, 2019 çerçevesinde Erzurum doğum ve evlilik verilerini paylaştı. Erzurum’da 2013 - 2018 yılları toplamında 89 bin 967 doğum kaydedildi. 2018 yılı bazında doğurganlık hızının 2.24 çocuk olduğu ilde anne ortalama yaşı 28.6, ortalama ilk evlenme yaşı ise erkeklerde 27.6, kadınlarda 24.0 olarak bildirildi.


ERZURUM 2013-2018 DOĞUM SAYILARI


Erzurum’da 2013 - 2018 yılları arasında doğum sayısının en yüksek olduğu dönem 2014 yılı oldu. Verilere göre ilde 2013 yılında 15 bin 692, 2014 yılında 15 bin 976, 2015 yılında 15 bin 253, 2016 yılında 14 bin 894, 2017 yılında 14 bin 624, 2018 yılında ise 13 bin 528 doğum olayı kaydedildi. İlde 6 yılda dünyaya gelen çocuk sayısı ise 89 bin 967 oldu.


ERZURUM DOĞURGANLIK HIZI 2013-2018


Türkiye İstatistik Kurumu Nüfus verilerine göre Erzurum’da 2013 yılında 2.49 çocuk olan ortalama doğurganlık hızı 2018 yılında 2.24 çocuğa geriledi. Erzurum’da doğurganlık hızı 2013 yılında 2.49 çocuk, 2014 yılında 2.60 çocuk, 2015 yılında 2.52 çocuk, 2016 yılında 2.45 çocuk, 2017 yılında 2.41 çocuk, 2018 yılında da 2.24 çocuk olarak belirtildi.


ERZURUM YAŞA ÖZEL DOĞURGANLIK HIZI


İllere göre yaşa özel doğurganlık hızı 2018 verilerine göre Erzurum’da annelerin doğum hızı 15-19 yaş grubunda binde 22, 20-24 yaş grubunda binde 85, 25-29 yaş grubunda binde 139, 30-34 yaş grubunda binde 118, 35-39 yaş grubunda binde 64, 40-44 yaş grubunda binde 18, 45-49 yaş grubunda ise binde 1 olarak hesaplandı.


ERZURUM ANNENİN ORTALAMA YAŞI, 2009-2018


Erzurum’da 2009 yılında 27.1 olan anne ortalama yaşı 2018 yılı sonu itibariyle 28.6’ya yükseldi. İlde annenin ortalama yaşı 2009’da 27.1, 2010’da 27.2, 2011’de 27.4, 2012 yılında 27.7, 2013 yılında 28.0, 2014 yılında 28.0, 2015 yılında 28.2, 2016 yılında 28.2, 2017 yılında 28.3, 2018 yılında da 28.6 olarak ölçüldü.


2014-2018 yılları kapsamında Erzurum’da ilk evlenme yaşı erkeklerde 27.1’den 27.6’ya, kadınlarda ise 23.4’ten 24’e yükseldi. Erkeklerde ilk evlenme yaşı 2014’te 27.1, 2015’te 27.3, 2016’da 27.4, 2017’de 27.4, 2018’de 27.6; kadınlarda ilk evlenme yaşı ise 2014’te 23,4, 2015’te 23,5, 2016’da 23,7, 2017’de 23,8, 2018’de 24.0 yaş olarak aktarıldı.


ERZURUM 16-17 YAŞ EVLİLİKLERİ


İllere göre 16-17 yaş grubunda evlenen kız çocuklarının sayısı ve oranı, 2018 verilerine göre 4 bin 887 evlenme toplamında bu yaş grubunda evlenen kız çocuk sayısı 305 gelin olarak açıklandı. TÜİK 2018 verilerine göre, Erzurum’da kız çocuk evlenmelerinin toplam evlenmeler içindeki oranı ise yüzde 6.2 olarak kaydedildi.


DÜNYA NÜFUS GÜNÜ, 2019


Bu seneki temayı 1994 Nüfus ve Kalkınma Konferansı hedefleri oluşturdu


Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından, 1989 yılında dünya nüfusunun 5 milyar insana ulaştığı tarih olan "11 Temmuz 1987" tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmiştir. Bu özel günde Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından nüfusun önemli konularını ele alan bir tema belirlenmekte ve bu temaya ilişkin farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapılmaktadır.


179 ÜLKE KABUL ETTİ


Bu yıl, UNFPA tarafından Dünya Nüfus Günü’nde, 1994 Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı’nda, 179 hükümetin kabul ettiği "üreme sağlığı, üreme hakları ve cinsiyet eşitliğinin sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için gerekli olduğu" düşüncesinin ve bu konferansta verilen taahhütlerin yerine getirilmesinin gerekli olduğunun vurgulanmasına karar verilmiştir.


TÜİK VERİLERİ


Bu kapsamda haber bülteninde doğum, evlenme ve toplumsal cinsiyet istatistikleri konusunda temel bilgiler sunulmaktadır.


CANLI DOĞAN BEBEK SAYISI


Canlı doğan bebek sayısı 1 milyon 248 bin 847 oldu. Canlı doğan bebek sayısı, 2017 yılında 1 milyon 295 bin 784 iken 2018 yılında 1 milyon 248 bin 847 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,3’ünü erkekler, yüzde 48,7’sini ise kızlar oluşturdu. Bebeklerin yüzde 17,7’si İstanbul, yüzde 5,8’i Ankara, yüzde 5’i Şanlıurfa ve yüzde 4,1’i İzmir’de doğdu.


TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI 1,99 ÇOCUK OLDU


Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Ülkemizde 1970’lerin ortasında 4,33 çocuk olan toplam doğurganlık hızı, yıllar içinde azalma eğilimi göstererek 2018 yılında 1,99 çocuk olarak gerçekleşti. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10’un altında kaldığını gösterdi.


NÜFUS PROJEKSİYONU


Bununla birlikte Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2018-2080 yılları için üretilen nüfus projeksiyonlarına göre, doğurganlık hızındaki bu düşme eğiliminin gelecekte de devam edeceği ve 2050 yılına gelindiğinde 1,85 olacağı öngörülmektedir.


KÜRESEL VERİLER VE TÜRKİYE


Dünya genelinde 1969 yılında 4,8 olan toplam doğurganlık hızının günümüzde 2,5’e gerilediği görüldü. Söz konusu dönemler için toplam doğurganlık hızının gelişmiş ülkelerde 2,3’ten 1,7’ye, az gelişmiş ülkelerde ise 6,8’den 3,9’a düştüğü görüldü.


Doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 4,13 çocuk ile Şanlıurfa oldu


İLLER DAĞILIMI


Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2018 yılında 4,13 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,60 çocuk ile Şırnak, 3,26 çocuk ile Ağrı ve 3,23 çocuk ile Muş izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,30 çocuk ile Gümüşhane oldu. Bu ili 1,43 çocuk ile Kütahya, Zonguldak ve Edirne izledi.


EN YÜKSEK YAŞA ÖZEL DOĞURGANLIK HIZI


En yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü. Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.


YAŞ GRUBUNA GÖRE DOĞURGANLIK HIZI


Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu yaş grubundaki doğurganlık hızı 2013 yılında binde 130 iken 2018 yılında binde 128 oldu. Diğer bir ifadeyle, 2018 yılında 25-29 yaş grubundaki her bin kadın başına 128 doğum düştü.


KÜRESEL TESPİTLER


Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yapılan 1950-2020 tahminlerine göre, dünya genelinde 1965-1970 döneminde en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 258 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Diğer yandan 2015-2020 dönemine gelindiğinde en yüksek yaşa özel doğurganlık hızının binde 141 ile yine 25-29 yaş grubunda görüleceği öngörüldü.


ADÖLESAN DOĞURGANLIK HIZI


Adölesan doğurganlık hızı düştü. Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Yaşı çok genç olan annelerden doğan bebeklerin daha yüksek derecede hastalık ve ölüm riskiyle karşı karşıya kalmalarından dolayı adölesan doğurganlık konusu anne ve bebek sağlığının korunması bakımından oldukça önem taşımaktadır. Adölesan doğurganlık hızı, 2013 yılında binde 29 iken 2018 yılında binde 19’a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2018 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 19 doğum düştü.


BM TAHMİNLERİ


BM tarafından yapılan 1950-2020 tahminlerine göre, dünya genelinde 1965-1970 döneminde binde 80 olan adölesan doğurganlık hızının 2015-2020 dönemine gelindiğinde binde 43 olacağı öngörüldü.


Adölesan doğurganlık hızının en yüksek olduğu il Ağrı oldu


TÜRKİYE VERİLERİ


Ülkemizde 2018 yılında adölesan doğurganlık hızının en yüksek olduğu il binde 57 ile Ağrı oldu. Bu ili binde 54 ile Muş, binde 46 ile Şanlıurfa ve binde 42 ile Kilis izledi. Adölesan doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise binde 4 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 5 ile Rize ve Trabzon, binde 6 ile Artvin ve Bayburt takip etti.


DOĞUMLAR


Geçtiğimiz yıl doğum yapan kadınların yüzde 1,6’sı çoğul doğum gerçekleştirdi. İdari kayıtlardan alınan veriye göre, 2018 yılında doğum yapan kadınların yüzde 1,6’sı çoğul doğum gerçekleştirirken, bu kadınların yüzde 97,6’sı ikiz, yüzde 2,3’ü üçüz ve yüzde 0,1’i dördüz ve daha fazla bebek dünyaya getirdi.


İLK DOĞUM


Geçtiğimiz yıl doğum yapan kadınların yüzde 36,9’u ilk doğumunu gerçekleştirdi


Kadınların 2018 yılındaki doğumlarının doğum sırası incelendiğinde, bu doğumların yüzde 36,9’unun ilk, yüzde 32,1’inin ikinci, yüzde 18,3’ünün üçüncü, yüzde 12,6’sının ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.


ANNE ORTALAMA YAŞI


Annenin doğumdaki ortalama yaşı 28,9 oldu.


Ülkemizde doğum yapan kadınların ortalama yaşı, 2017 yılında 28,7 iken 2018 yılında 28,9 oldu. BM tarafından yapılan 1950-2020 tahminlerine göre, dünya genelinde 1965-1970 döneminde 29 olan doğumdaki ortalama anne yaşının 2015-2020 dönemine gelindiğinde 28,1 olacağı öngörüldü.


Diğer yandan ilk canlı doğumunu yapan kadınların ortalama yaşı, 2017 yılında 26 iken 2018 yılında 26,2 oldu. İlk doğumda anne yaşı, erken yaşlarda çocuk sahibi olmanın, daha geç doğurganlığa başlamaya göre genellikle daha fazla çocuk sayısı anlamına gelmesi nedeniyle, genel doğurganlık seviyesinin önemli bir belirleyicisidir.


ANNELERİN EĞİTİM DURUMLARI


Geçen yıl doğum yapan kadınların yüzde 32,5’ini ilköğretim mezunları oluşturdu


Ülkemizde 2018 yılında doğum yapan kadınların eğitim durumu incelendiğinde, ilköğretim, ortaokul veya dengi okul mezunu kadınların yüzde 32,5 ile ilk sırada yer aldıkları görüldü. Bunu sırasıyla yüzde 23,8 ile yükseköğretim mezunları, yüzde 19,8 ile lise veya dengi okul mezunları, yüzde 10,3 ile ilkokul mezunları, yüzde 8,3 ile okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyenler ve yüzde 2,6 ile okuma yazma bilmeyenler izledi.


Yükseköğretim mezunu kadınların yüzde 57,8’i ilk doğumunu gerçekleştirdi


Geçtiğimiz yıl doğum yapan yükseköğretim mezunu kadınların yüzde 57,8’inin ilk doğumunu, yüzde 34,2’sinin ikinci doğumunu ve yüzde 7’sinin ise üçüncü doğumunu gerçekleştirdiği görüldü. Lise ve dengi okul mezunu kadınların yüzde 40,7’si ilk doğumunu, yüzde 36,2’si ikinci doğumunu, yüzde 17,7’si ise üçüncü doğumunu gerçekleştirdi.


ANNE ÖLÜM ORANI


Ülkemizde anne ölüm oranı yüz binde 14,6’ya geriledi.


Anne ölüm oranı, bir yıl içerisinde gerçekleşen yüz bin canlı doğum başına anne ölümlerinin sayısı olarak tanımlanmaktadır. Anne ölümü, gebeliğin başlangıcından doğum sonrası 42. günü kapsayacak şekilde; kaza ve tesadüfi sebeplerden kaynaklanmayan, gebelik veya gebeliğin yönetiminden kaynaklı olarak veya gebeliğin ağırlaştırdığı herhangi bir sebeple kadının ölmesidir.


CANLI DOĞUM


Ülkemizde 2010 yılında yüz bin canlı doğumda 16,4 olan anne ölüm oranının yıllar içinde azalma eğilimi göstererek 2017 yılında yüz binde 14,6’ya gerilediği görüldü. Bu oran dünya genelinde 2015 yılında yüz binde 216 olarak gerçekleşti.


Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı


16-17 YAŞ GRUBUNDA OLAN KIZ ÇOCUKLARININ RESMİ EVLENMELERİ


Evlenme istatistiklerine göre, 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2014 yılında yüzde 5,8 iken 2018 yılında bu oran yüzde 3,8’e düştü.


İLLER VE EN’LER


Bu oran, illere göre incelendiğinde, 2018 yılında Ağrı ilinin yüzde 14,8 ile kız çocuk evlenmelerinde en üst sırada yer aldığı görüldü. Bu ili, yüzde 14,1 ile Muş ve yüzde 12,5 ile Bitlis izledi. Kız çocuk evlenmelerinin toplam evlenmeler içindeki oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla yüzde 0,7 ile Bolu, yüzde 0,9 ile Trabzon ve Artvin oldu.


KADINLAR İLK EVLENME YAŞI


Kadınlarda ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi.


İlk evlilik yaşının doğumlar üzerinde önemli bir etkisi olup daha erken yaşlarda evlenen kadınların ortalama olarak daha fazla çocuk sahibi olma potansiyeli bulunmakta, bu da genellikle yaşam boyunca daha fazla sayıda doğuma yol açabilmektedir. Kadınlarda 2014 yılında 24,2 olan ortalama ilk evlenme yaşı 2018 yılında 24,8’e yükseldi.


İLLER DAĞILIMI


Kadınlarda ortalama ilk evlenme yaşının illere göre dağılımı incelendiğinde, 27,6 ile Tunceli’nin evlenme yaşı en yüksek olan il olduğu görüldü. Tunceli’yi, 26,4 ile Rize ve 26,2 ile Artvin izledi. Ortalama ilk evlenme yaşı en düşük olan iller ise 21,9 ile Ağrı, 22,2 ile Muş ve 22,5 ile Kilis oldu.


YAŞ GRUBUNA GÖRE İLK EVLİLİKLER


Yaş grubu 20-24 olan evli kadınların yüzde 5,6’sı 18 yaşından önce evlendi


BM İstatistik Komisyonu tarafından 2013 yılında kabul edilen "BM Toplumsal Cinsiyet Göstergeleri 52 Minimum Gösterge Seti"nde yer alan göstergelerden biri olan "20-24 yaş grubunda olup 18 yaşından önce evlenen kadınların oranı" Türkiye için 2018 yılında yüzde 5,6 oldu. Diğer yandan bu oran erkeklerde yüzde 0,2 olarak gerçekleşti.


İDEAL ÇOCUK SAYISI


Bireylerin yüzde 32’si istediği ideal çocuk sayısının iki olduğunu belirtti


Aile Yapısı Araştırması, 2016 sonuçlarına göre, bireylerin şartları uygun olsa kaç çocuk sahibi olmayı istedikleri incelendiğinde, en fazla istenen ideal çocuk sayısı yüzde 32 ile iki çocuk oldu. Türkiye genelinde bireylerin yüzde 31,4’ü şartları uygun olduğunda üç çocuk, yüzde 18’i dört çocuk, yüzde 14,9’u beş ve daha fazla çocuk isterken yüzde 3,4’ü tek çocuk istediğini, yüzde 0,3’ü ise hiç çocuk istemediğini belirtti.


Bireylerin şartları uygun olduğunda istedikleri ideal çocuk sayısı cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların en fazla istediği ideal çocuk sayısı yüzde 33,1 ile iki çocuk iken erkeklerin en fazla istediği ideal çocuk sayısı yüzde 31,6 ile üç çocuk oldu.


İdeal çocuk sayısını üç çocuk olarak belirten evli bireylerin oranı yüzde 31,9 oldu


AİLE YAPISI


Aile Yapısı Araştırması, 2016 sonuçlarına göre, bireylerin şartları uygun olsa kaç çocuk sahibi olmayı istedikleri medeni duruma göre incelendiğinde, daha önce hiç evlenmemiş bireylerin şartları uygun olduğunda en fazla istedikleri ideal çocuk sayısı yüzde 46,7 ile iki çocuk oldu. Bireylerin şartları uygun olduğunda en fazla istedikleri ideal çocuk sayısı, evli bireylerde yüzde 31,9 ile üç çocuk, boşanmış bireylerde yüzde 44,2 ile iki çocuk ve eşi ölmüş bireylerde yüzde 28,4 ile üç çocuk oldu.


İlkokul mezunlarının yüzde 33,2’si ideal çocuk sayısının üç çocuk olduğunu belirtti


ÖĞRENİM DURUMUNA GÖRE DAĞILIM


Aile Yapısı Araştırması, 2016 sonuçlarına göre, bireylerin şartları uygun olduğunda kaç çocuk sahibi olmayı istedikleri öğrenim duruma göre incelendiğinde, en fazla istedikleri ideal çocuk sayısı, bir okul bitirmeyenlerde yüzde 31,6 ile beş ve daha fazla çocuk, ilkokul mezunlarında yüzde 33,2 ile üç çocuk oldu. İlköğretim mezunlarının yüzde 39,5’inin, lise mezunlarının yüzde 40,4’ünün ve yükseköğretim mezunu bireylerin ise yüzde 40,5’inin en fazla istedikleri ideal çocuk sayısının iki çocuk olduğu görüldü.


Yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 16,3 oldu.


Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, şirketlerde üst düzey ve orta kademe yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2018 yılında yüzde 16,3 oldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de bir işçinin hayatını kaybettiği patlama anı kamerada Mersin’de bir işçinin hayatını kaybettiği yağ üretim ve enerji depolama tesisindeki yangın kontrol altına alındı. İşçinin yukarda olduğu sırada meydana gelen patlama anı güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Güner, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için Adana ve Niğde’den de takviye itfaiye ekipleri gönderildi. Ayrıca Mersin’in çeşitli ilçelerinden destek ekipleri bölgeye yönlendirildi. Tanktaki benzin nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmaları güçlükle yürütüldü. Akşam saatlerinde yangına köpükle müdahale edilerek boğma yöntemiyle kontrol altına alındı. Ara ara soğutma çalışmalarının sürdüğü bölgede ekiplerin bir kısmı ayrılırken, bir kısmı ise tedbir amaçlı beklemeye geçti. Öte yandan patlama anına ait güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, işçinin tank üzerindeyken meydana gelen patlamayla savrulması ve alevler yer aldı. Olayla ilgili incelemenin sürdüğü bildirildi.
Ankara Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda finalde 1 mağlup oldu. Bu sonuçla bordo-mavili ekip adını finale yazdırdı ve Konyaspor’un rakibi oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 54. dakikada sağ kanattan ceza sahasına sokulan Ernest Muçi’nin şutunda kaleci Erhan topu kornere çeldi. 62. dakikada ceza yayı önünden Erk Arda Aslan’ın vuruşunda top filelere gitti. 1-0 72. dakikada ceza sahası dışı sol çaprazdan Muçi’nin kullandığı serbest vuruşta top üst direğe çarparak dışarı çıktı. 78. dakikada Ernest Muçi’nin sol kanattan kullandığı köşe vuruşunda Arda Çelik’in ters kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-1 83. dakikada Felipe Augusto’nun ceza sahası dışı sağ çaprazından yaptığı vuruşta top direkten döndü. 88. dakikada Ozan Tufan’ın sol çaprazdan yaptığı sert vuruşunda kaleci Erhan topu kornere çeldi. 90+2. dakikada serbest vuruş kullanan Ozan Tufan pasını sol kanatta Ernest Muçi’ye verdi. Muçi’nin ceza sahası dışı sol çaprazdan vuruşta meşin yuvarlak köşeden filelere gitti. 1-2 Stat: Eryaman Hakemler: Ali Yılmaz, Gökhan Barcın, Mehmet Kısal Gençlerbirliği: Erhan Erentürk, Fıratcan Üzüm, Yiğit Hamza Aydar, Arda Çelik, Matej Hanousek, Ousmane Diabate, Erk Arda Aslan (Franco Tongya dk. 74), Samed Onur, Furkan Ayaz Özcan (Cihan Çanak dk. 90+1), Göktan Gürpüz, Ensar Kemaloğlu (Tom Dele-Bashiru dk. 82) Yedekler: Ebrar Yiğit Aydın, Pedro Pereira, Adama Traore, Emirhan Ünal, Emirzat Baycu Teknik Direktör: Metin Diyadin Trabzonspor: Andre Onana, Wagner Pina, Salih Malkoçoğlu, Chibuike Nwaiwu, Mathias Lovik (Ozan Tufan dk. 65), Christ Oulai (Boran Başkan dk. 90+7), Benjamin Bouchouari, Oleksandr Zubkov (Umut Nayir dk. 65), Ernest Muçi, Antony Nwakaeme (Felipe Augusto dk. 65), Paul Onuachu Yedekler: Onuarlp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Stefan Savic, Onuralp Çakıroğlu, Taha Emre İnce Teknik Direktör: Fatih Tekke Goller: Erk Arda Aslan (dk. 62) (Gençlerbirliği), Arda Çelik (dk. 78 k.k.) Ernest Muçi (dk. 90+2 (Trabzonspor) Sarı kartlar: Samed Onur, Erk Arda Aslan, Fıratcan Üzüm, Furkan Ayaz Özcan, Tom Dele-Bashiru (Gençlerbirliği) Benjamin Bouchouari, Ozan Tufan, Ernest Muçi (Trabzonspor)
Muğla Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıkıyor Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla İspanya’nın Barselona kentinden 15 Nisan’da yola çıkan ancak Akdeniz’de İsrail’in müdahalesine maruz kalan "Global Sumud Filosu"nun 54 teknesiyle, yarın Marmaris’ten yola çıkacakları duyuruldu. 10 Mayıs’ta Muğla’nın Marmaris ilçesine ulaşan toplam 38 tekneden oluşan filo, Marmaris Limanı’nda gerçekleştirilen teknik kontrollerin ardından Marmaris açıklarına demirledi. Girit üzerinden gelen aktivistlerin Türkiye’ye giriş ve çıkış işlemleri ise güvenlik birimlerinin koordinasyonunda, gümrüklü limanda kurulan karakol ve sağlık birimi aracılığıyla kontrollü şekilde gerçekleştirildi. 4 gündür Marmaris’te bulunan aktivistlerin, İsrail ve Yunan askerleri tarafından maruz kaldıklarını belirttikleri müdahalelerle ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmalarının ardından resen soruşturma başlatıldı. "Yarın yola çıkacaklar" Global Sumud Filosu üyeleri bugün Marmaris’in Adaköy Mahallesi’nde düzenledikleri basın toplantısıyla Gazze’ye yönelik dayanışma mesajı verdi. Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, GSF Tıbbi Filosu temsilcisi Dr. Imane El Makhloufi, kısa süre önce İsrail’de gözaltına alınıp serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek, Rohingya toplumu temsilcisi Ko Tinmaung, İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly’nin açıklamalarda bulunduğu toplantıda çok sayıda uluslararası gazeteci, aktivist ve destekçi katıldı. Daha önce İsrail askerleri tarafından alıkonulan ve sonrasında serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Thiago vila ise toplantıya çevrim içi bağlandı. "Hiçbir şey yapmamanın riski daha büyük" Toplantıda Türkçe konuşan ve İngilizce yapılan açıklamaları da Türkçe’ye çevrilmesine yardımcı olan Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Sümeyra Akdeniz Ordu, Filistin’e yönelik uluslararası dayanışmanın her geçen gün büyüdüğünü belirterek özellikle Latin Amerika ülkeleri ve Brezilya’dan gelen desteğin arttığını söyledi. İsrail’in müdahalelerinin giderek daha sert hale geldiğini ifade eden Ordu, "İsrail’in şiddeti her seferinde bir seviye daha artıyor. Yaralanan, kötü muameleye uğrayan arkadaşlarımız oldu. Ancak tüm riskleri göze alarak yolumuza devam ediyoruz. Çünkü hiçbir şey yapmamanın riski çok daha büyük" dedi. Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Ordu, dünyanın birçok ülkesinden insanların aynı amaç etrafında birleştiğini belirterek mücadeleyi sürdürmek zorunda olduklarını söyledi. Toplantıda Myanmar’dan katılan temsilci de söz alarak, Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri ile kendi ülkelerinde yaşanan olaylar arasında benzerlik bulunduğunu ifade etti. Filistin meselesinin artık yalnızca Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın insan hakları sorunu olduğu vurgulandı. "Hukuki süreç başlatıldı" GSF hukuk ekibi üyesi İnsan Hakları Avukatı Nathalia Accioly tarafından yapılan açıklamada ise İsrail müdahalesi sırasında yaralanan aktivistlerin ifadelerinin alındığı, adli tıp başvurularının yapıldığı ve elde edilen tüm belgelerin İsrail’e karşı yürütülecek hukuki süreçlerde kullanılacağı belirtildi. Aktivistler ayrıca, 38 tekneden oluşan filoya 16 teknenin daha katıldığını açıkladı. Yarın itibarıyla 54 tekne olarak yeniden yola çıkacaklarını belirten filo üyeleri, yolculuk sırasında 6 teknenin daha kendilerine katılmasının beklendiğini ifade etti. "Gazze ablukası hala devam ediyor" İsrail tarafından gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan GSF Yürütme Kurulu Üyesi Saif Abukeshek ise Gazze’ye yönelik ablukanın hala sürdüğünü ve uluslararası dayanışmanın devam etmesi gerektiğini söyledi. Abukeshek, "Organizatörlerden biriyim, aynı zamanda yürütme komitesi üyesiyim. Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak için diğer hareketler ve kuruluşlarla birlikte çalışmalarımızı sürdürmek amacıyla geçen yıldan bu yana seferber olmuş durumdayız. Bu, filonun son ayağı. Yarın buradan Gazze’ye doğru yola çıkıyoruz. İsrail, Filistin halkına yönelik ihlallerini sürdürdü. Filistin halkına karşı işlediği suçları sürdürdü. Soykırım durmadı, abluka sona ermedi. Çocuklar, kadınlar ve erkeklerden oluşan 9 binden fazla Filistinli mahkuma yönelik suçlar devam ediyor. Bu insanlar cezaevlerinde işkence görüyor, aç bırakılıyor ve insanlık dışı muameleye maruz kalıyor. Bu yüzden seferber olmaya devam etmek zorundayız ve tüm bu çalışmaları desteklemeliyiz. Burada bulunma nedenimiz bu" ifadelerini kullandı. Kendisinin yaşadığı gözaltı sürecine ilişkin de konuşan Abukeshek, yaşadıklarının Filistinli tutukluların yaşadıklarıyla kıyaslanamayacağını belirterek, "Benim yaşadıklarım, Filistinli mahkumların yaşadıklarıyla kıyaslandığında önemsiz kalır. Cezaevlerinde 9 binden fazla tutuklu var ve her gün işkence görüyorlar. Onların tanıklıklarını dinledik. Birçoğunun sivri cisimlerle tecavüze uğradığını duyduk. Bazılarının köpeklerle saldırıya uğradığını duyduk. Kadınların toplu şekilde cinsel saldırıya maruz bırakıldığı anlatılıyor. İşte konuşmamız gereken hikayeler bunlar. Anlatmamız gereken hikayeler bunlar" ifadelerini kullandı. Toplantının sonunda ise halen İsrail hapishanelerinde bulunan aktivistlerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı. "Mektup yarışmasında seçilen mektuplar cam şişelerle Gazzeye uğurlanacak" Global Sumud Filosu aktivistlerinin yaptığı toplantıya İstanbul ve Samsun’dan gelen PTT Derneği üyeleri geçtiğimiz ay düzenlenen Gazze’ye mektup yarışmasından 10 mektubu Türkçe’den Arapça’ya çevirerek cam şişelere koyup, Gazze’ye ulaştırılmak üzere Filoya teslim edeceklerini onların da orada bu mektupları ileteceklerini belirttiler. İçlerinde dualar ve insani dileklerin yazılı olduğu belirtilen mektuplar da yarın filo ile birlikte Gazze’ye yola çıkacak.