SAĞLIK - 01 Ekim 2019 Salı 12:47

Sıkıldığınız dövmeden kurtulmanız mümkün

A
A
A
Sıkıldığınız dövmeden kurtulmanız mümkün

Dr.

Dr. Ata Nejat Ertek, vücuda yaptırılan dövmelerden kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi.


Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, “Dövme, insan derisi üzerine yapılan işaret ve desenlerin genel adıdır. Dövme yaptırmanın geçmişi en az 5 bin yıl öncesine dayanır. Dövme uygulamasının özellikle son 20 yılda ve gelişmiş ülkelerde genç popülasyonda popülaritesi artmıştır. 18-50 yaş arası dövme yaptırmış kişiler 18-50 yaş grubunun yaklaşık yüzde 25’ini, Avrupa ve Avustralya’da ise yaklaşık yüzde 10’unu oluşturmaktadır” dedi.


İstenerek yapılan bu dövmelerin zamanla, ilgi alanlarının değişmesi, inanç, ayrılık, yeni iş hayatı, utanç, daha iyi rol model olabilme gibi nedenlerden dolayı bazı kişiler için istenmeyen bir durum haline geldiğini ifade eden Dr. Ertek, “Dövme silmek için yapılan ilk denemeler kesme ve zımparalama yöntemleri olmuştur. 1990ların sonunda Q Switch lazerler geliştirilmiştir. Bu yeni nesil lazer sistemleri dövme silme için kullanılan son teknolojidir. Ayrıca, renkli dövmelerin çıkarılmasına da imkan vermektedir. İşleminin risklerini minimuma indirmek ve oluşabilecek yara izlerini engellemek istiyorsanız Q Switch lazer tercih etmelisiniz. Tek bir dalga boyuna sahip lazer ile her renkteki dövmeyi silmek mümkün değildir. Değişik dalga boyuna sahip lazerler, değişik renkteki dövmeleri silebilirler. Örneğin, siyah dövmeyi çıkarmak için kullanılan dalga boyu, kırmızı renkteki dövme üzerinde etkili olmayarak deriye zarar verebilir. Dövme silme tedavisinde dövmenin türüne uygun lazerler dalga boyuna göre belirlenir. Uygun dalga boyunda lazer ışığıyla dövme boyası parçalanır ve patlar. Çok ufak parçalara ayrılan boya, hücreler tarafından taşınarak sindirilerek vücuttan atılır” diye konuştu.


Q Switch lazerlerin çevredeki sağlıklı deriye zarar vermeden dövme silme işlemini gerçekleştirdiğini kaydeden Dr. Ertek, “Makineden çıkan lazer ışını ile dövme mürekkebi parçacıklara ayrılır ve bu parçalar, vücudun doğal mekanizması ile atılır. Bu atılma işlemi genelde birkaç hafta sürer. Dövmenin silme işlemini birçok faktör etkilemektedir. Koyu renk dövmeler en hızlı şekilde cevap verirken bunu mavi, yeşil, kırmızı, turuncu ve pembe gibi sıcak renkler takip etmektedir. Koyu renk dövmeler için 4-6 seans yeterli olurken, açık renk dövmeler için bu sayı 12’yi bulabilmektedir. Kişinin kendi ten rengine yakın olan renkleri ve açık tonları silmek daha zordur. Dövmenin silinmesini etkileyen bir faktörde dövmenin derinliğidir. Dövme boyası ne kadar derindeyse, silme işlemi o kadar zor olmaktadır. Çünkü dövme lazerle silindiğinden, lazer ışığının etkisi derinin ne kadar altına inerse o kadar azalır. Lazerle dövme sildirmede büyük rol oynayan diğer etmense dövmenin yapıldığı bölgedir. Örneğin yüz ve boyun bölgelerinde çalışmak daha kolay olmaktadır. Bu bölgeler daha hızlı iyileştiğinden daha yüksek enerji ile çalışma imkanımız oluyor. Kişilerin bağışıklık sisteminin farklı olmasından dolayı, parçalanmış mürekkep pigmentlerini vücuttan atma hızı kişiden kişiye değişmektedir. Dövmenin profesyonel ya da amatör şekilde yapılmış olması da dövme silme işleminin seans sayısını etkilemektedir. Amatör dövmeleri çıkarmak profesyonel olanlara oranla çok daha kolaydır” açıklamalarında bulundu.


Q Switch lazer uygulamasında seansların 4-8 hafta aralıklarla yapıldığını belirten Dr. Ertek, “Tüm deri tiplerine ve vücudun her bölgesine lazer ile dövme silme işlemi yapılabilir. Küçük bir dövme silme işleminin süresi 5 dakika sürerken, büyük veya birden fazla dövme için bu süre 1 saati bulabilmektedir. Pek çok kişi dövmelerini sildirmek istese de buna cesaret edememektedir. Bu işlemde acıyı minimuma indirmek için uygulama yapılacak bölgeye ağrı kesici kremler kullanılır. Eğer kişinin acı eşiği düşük ise bölgeye lokal anestezi uygulanabilir. Deride kızarıklık ve kabarma olağan olup, 15-30 saat içinde kaybolan zararsız yan etkilerdir. 1-2 gün deride gerginlik hissedilebilir. Lazer ile dövme sildirme uygulaması sonrasında hasta günlük aktivitelerine hemen döner. Bunun yanında tedavinin başarı oranını arttırmak amacıyla bazı uyarılar önem kazanır. Uygulama yapıldıktan sonra, işlem gören bölgenin güneşten korunması gerekir. Seanstan sonraki 1 hafta tavsiye edilecek pomadı kullanmak yeterlidir. Tedavi gerçekleştiği gün, uygulama yapılan bölgeyi temiz tutmak ve bu bölgeye su değdirmemek gerekir. Ertesi gün duş alınmasında sakınca yoktur. Seans sonrası günlük hayatı etkileyecek herhangi bir durum olmamaktadır. 2 hafta boyunca tedavi bölgesi güneşten korunmalı, solaryuma girilmemelidir. 4 hafta süresince ise peeling gibi işlemler yaptırılmamalıdır. Lazerle dövme sildirme yaptıracak kişilerin en büyük korkusu işlemden sonra iz kalmasıdır. Her tıbbi işlem gibi lazerle dövme çıkarılmasının da yararları ve riskleri mevcuttur. Bu nedenle, hastanın dikkatli olması ve doktorunun verdiği talimatları dinlemesi gerekir. Uygulama yapan kişinin tecrübesi ve kullanılan teknoloji çok önemlidir. Her kişi dövme sildirme işlemi için uygun değildir. Sonuç olarak, lazer ile dövme sildirme uygulaması uzun zaman ve sabır gerektiren uygulamalardır ve hemen sonuçların ortaya çıkması beklenmemelidir. Uygulama sürecinde dövme üzerindeki değişimler yavaş olarak ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.