ÇEVRE - 03 Ocak 2026 Cumartesi 10:01

Bayburt’ta termometreler eksi 27 dereceyi gördü

A
A
A
Bayburt’ta termometreler eksi 27 dereceyi gördü

Bayburt’ta etkili olan dondurucu soğuk nedeniyle hava sıcaklığı eksi 27 dereceye kadar düştü. Doğal gaz tahliye borularında buzlanma meydana geldi.


Bayburt genelinde etkisini artıran soğuk hava, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Soğuk havanın etkisiyle araç camları buz tuttu, açık alanlardaki yüzeyler kırağıyla kaplandı, doğal gaz kombi tahliye borularında ise buz sarkıtı oluştu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte dondurucu etki yerini az da olsa güneşli bir havaya bıraktı. İlerleyen saatlerde hava sıcaklığının 7 derece birden artış göstererek eksi 20 dereceye kadar yükseldiği görüldü. Sıcaklık artışına rağmen dondurucu soğuğun etkisini sürdürdüğü kentte, vatandaşlar araçlarını çalıştırmakta güçlük çekti. Sabah saatlerinde sürücüler, buzlanma nedeniyle trafikte dikkatli ilerlemek zorunda kaldı. Öte yandan, soğuk havanın etkisini bir süre daha sürdüreceği öğrenildi.



Bayburt’ta termometreler eksi 27 dereceyi gördü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Osmanlı dizilerinden etkilendi, 48 yaşında okçuluğa başladı Bilecik’te ikamet eden Şefika Turgut, izlediği bir Osmanlı dizisinden etkilenerek okçuluk kursuna başladı. Turgut’un hedefi Bilecik’i uluslararası bir müsabakada temsil etmek. Bilecik’te özel bir sektörde çalışan Şefika Turgut, iş çıkışında ev işlerini hallettikten sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından açılan okçuluk kursuna gidiyor. Turgut, 48 yaşında izlediği bir Osmanlı dizinden etkilenerek, bu kursa kayıt olduğunu anlatarak, "Bir diziden etkilendim ve kadınlar neden bu işi yapamasınlar dedim. Araştırdım, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün böyle bir ders verdiğini öğrendim. Çok sevindim ve kursa katıldım. Amacım yarışmalara katılmak" dedi. "Yaşın ve kadının yapamayacağı bir iş olmadığına inanıyorum" Şefika Turgut, okçuluğunun yanında folklor ve bağlama kurslarına da gittiğini anlatarak, "Gençliğimde, çocukluğumda yaşayamadıklarımı bu yaşta yapmaya çalışıyorum. Önyargıları kırmak istiyorum; yani kadının ve yaşın öğrenmede bir sınırı olmadığını düşünüyorum. Katıldığım kurslardan çok keyif alıyorum, keyifle katılıyorum, keyifle yapıyorum. Bundan sonraki hedefim ney kursuna gitmek, neyi de öğrenmek. Yani halk arasında ön yargıyı kırmak istiyorum. Yaşın ve kadının yapamayacağı, bilemeyeceği bir iş olmadığına inanıyorum. Herkese tavsiye ederim. Çocukluğumuzda, gençliğimizde yapamadıklarımızı bu yaşta yapmaya uğraşıyorum. Çok keyif alıyorum, çok severek geliyorum kurslarıma" dedi.
Ankara Uzmanından kış aylarında nezle uyarısı: "Antibiyotik çözüm değil" Kış mevsimiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Soğuk algınlığının en yaygın viral hastalıklardan biri olduğunu belirten Doç. Dr. Irmak Sayın Alan, antibiyotik kullanımına karşı uyararak, "Soğuk algınlığı viral bir enfeksiyondur ve tedavisi genellikle semptomlara yöneliktir. Hastalığa neden olan etken virüs olduğu için antibiyotikler etkili değildir ve gereksiz kullanımından kaçınılmalıdır" dedi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi İç Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Irmak Sayın Alan, havaların soğumasıyla birlikte soğuk algınlığı vakalarında artış yaşandığına dikkat çekerek, soğuk algınlığı çoğu zaman hafif seyretse de günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebildiğine dikkati çekti. Doç. Dr. Alan, özellikle kapalı alanlarda geçirilen sürenin arttığı kış aylarında virüslerin yayılımı daha da kolaylaştırdığını söyledi. Kapalı ortamlar riski artırıyor Soğuk algınlığının temel nedeninin virüsler olduğunu vurgulayan Alan, en sık rinovirüslerin sorumlu olduğunu, bunun yanı sıra koronavirüsler, adenovirüsler ve RSV gibi farklı virüslerin de tabloya yol açabildiğini belirterek, "Soğuk algınlığı, her yaş grubunda görülebilen ancak özellikle çocuklarda ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde daha sık karşılaştığımız bir enfeksiyondur. Kış aylarında kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunma süresinin artması, bulaş riskini belirgin şekilde yükseltir. Damlacık yoluyla ve kirli yüzeylere temas sonrası virüslerin kolayca yayılabilir" diye konuştu. Yetersiz beslenme, düzensiz uyku Bağışıklık sisteminin zayıflamasının, soğuk algınlığına yakalanma riskini artıran en önemli faktörlerin başında geldiğini kaydeden Alan, şöyle devam etti: "Yetersiz ve dengesiz beslenme, düzensiz uyku, yoğun stres ve kronik hastalıklar bu riski daha da yükseltiyor. Çocukların kreş ve okul ortamlarında sık temas halinde olması, sigara kullanımı ve sigara dumanına maruz kalmak da enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmalarını zayıflatıyor. Mevsim geçişleri ve soğuk hava şartları ise soğuk algınlığının neden kış aylarında daha sık görüldüğünü açıklayan önemli etkenler arasında yer alıyor." Soğuk algınlığı belirtilerinin, virüsle temas sonrası genellikle 1-3 gün içinde başladığını belirten Doç. Dr. Alan, "En sık karşılaşılan şikâyetler burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve hapşırma. Boğaz ağrısı, hafif öksürük ve geniz akıntısı da tabloya sık eşlik ediyor. Bazı hastalarda halsizlik, baş ağrısı ve hafif ateş görülebilir. Ateş genellikle yüksek değildir ancak çocuklarda daha belirgin seyredebilir. Çoğu vakada belirtiler 7-10 gün içinde geriler" ifadelerini kullandı. Gereksiz kullanımından kaçının Soğuk algınlığının viral bir enfeksiyon olduğunun altını çizen Alan, antibiyotiklerin bu hastalıkta etkili olmadığını ve gereksiz kullanımın ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguluyor. Tedavide temel amacın belirtileri hafifletmek olduğunu belirten Alan, yeterli istirahat, bol sıvı tüketimi ve dengeli beslenmenin iyileşme sürecinde önemli rol oynadığının altını çizerek, "Burun tıkanıklığı için deniz suyu veya serum fizyolojik içeren spreyler, ortam havasının nemlendirilmesi ve ılık duş solunum yollarını rahatlatabilir. Belirtilerin uzaması, yüksek ateşin eşlik etmesi, şiddetli boğaz ağrısı veya genel durumun bozulması halinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir" değerlendirmesinde bulundu. Alan, antibiyotik kullanımına karşı uyararak, "Soğuk algınlığı viral bir enfeksiyondur ve tedavisi genellikle semptomlara yöneliktir. Hastalığa neden olan etken virüs olduğu için antibiyotikler etkili değildir ve gereksiz kullanımından kaçınılmalıdır" dedi.