GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 10:42

48 yıldır engelli evlada adanmış bir ömür ve vefakar Erzurumlu annenin hayalleri

A
A
A
48 yıldır engelli evlada adanmış bir ömür ve vefakar Erzurumlu annenin hayalleri

Keziban Demir Yumruk, 48 yıldır engelli oğlu Memet’e sabırla, şefkatle, inançla ve sevgiyle bakıyor. "O benim can yoldaşım" diyen vefakar ve fedakar annenin üç hayali var. Bir gün Çanakkale’de şehitlerin başında dua etmek ve ağlamak, Mescid-i Aksa’da namaz kılmak ve umreye gidebilmek. Şimdi Keziban annenin bir hayali Erzurum Müftülüğü’nün ve hayırsever insanların desteği gerçeğe dönüşüyor.


Erzurum Müftüsü Yaşar Çapçı, Müftü Yardımcısı Özlem Gülbe, TDV İl Sorumlusu Kadriye Bilici’nin girişimleri ve hayırseverlerin desteğiyle, 48 yıldır özel ihtiyaçlı evladı Memet’e fedakarlıkla bakan Keziban Demiryumruk’un en büyük hayallerinden birisi gerçeğe dönüştürüldü. Yarım asırlık bir sabrın ve vakarlı duruşun ödülü olan kutsal yolculuk arzusu, dayanışma ruhu ve gönüllülerin desteğiyle hayat buldu. Hürmet ve dua ile kutsal topraklara uğurlanacak olan Keziban Demiryumruk’un duygu dolu hikayesi, iyiliğin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.



Bir annenin sessiz ama dik duruşu


Hayat bazı anneler için yalnızca bir ömür değil, adanmışlığın en derin adı olarak karşımıza çıkıyor. İşte Keziban Demiryumruk’ta böyle bir anne. Erzurum’daki mütevazı evinin kapısından içeri girildiğinde karşınıza çıkan ilk şey, yılların yorgunluğuna rağmen dimdik duran bir annenin sessiz mücadelesi. Eşini 26 yıl önce kaybeden Keziban Demiryumruk, "Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Varlıkla yoklukla bugünlere geldik. Şükürler olsun. Altmış dokuz yaşındayım, kırk sekiz yıldır zihinsel engelli oğluma hem anne hem baba hem yol arkadaşı oldum. Maddi imkansızlıkların gölgesinde hayatın tüm yükünü omuzlarımda taşıdım. Eşimi kaybettiğimde henüz kırk üç yaşındaydım. Oğlum Memet’i beş yaşında akşam yatırdık, sabah bayıldı. Aldık doktorlara götürdük. Doktor belinden su alınmasını gerektiğini söyledi. O zaman eşim yaşıyordu ve çocuk ölür diye hastaneden alıp eve getirdik. Şimdi bu halde" dedi.



Sabırla, inançla, sevgiyle ördü ömrünü


Keziban Demiryumruk’ta acısına yenilmek yerine oğluna umut olmayı seçti. "Ben onsuz yaşayamam, Memet benim her şeyim. Canım, yoldaşım, arkadaşım" sözü onun hayatını anlatan en güçlü cümlelerden birisi sadece. Yıllar boyunca her zorluğa karşı şükrü dilinden hiç düşürmedi. Sabırla, inançla, sevgiyle ördü ömrünü. Anne Keziban Demiryumruk oğlu için göz oldu, kulak oldu, dünyası oldu. "Hep onun peşinden gezerim, ne istese yapmaya çalışırım" diye özetliyor onunla olan bağını ve sonra şöyle devam ediyor anne Keziban Demiryumruk, " Ağladı mı alır dışarı çıkarırım, gezdiririm. Gece saat üçte de ağladı mı alırım giderim dışarı. Onun gönlünü yaparım. Bazen iki sefer banyo yaptırırım ki ağlamasın, biraz da olsa ağrıları dinsin. Onunla yatarım, uyurum. Bensiz hiçbir şeyi yok. Beni de çok sever. Babası yaşarken çok yardımcı oluyordu. Bir gün iftar sofrasına oturuyorduk. Memet ağladı, babası aldı arkasında dolandırdı. Eşim sonradan öldü. Bu sefer yük hep bana kaldı. Ama çok şükür. Buna da şükürler olsun. Asla şikayetçi olmadım, olmam. O benim evladım, her şeyim. Rabbimin bana en güzel hediyesi, emaneti. Yemeğini yiyor, ama kaşık tutmak bilmez. Bir de eline şey versen yiyor. Çocuk gibi yemeğini yediririm. Deli değil ama mantığıyla gidip buzdolabını açıyor. Kimseye değmez, dolaşmaz. Kendi halindedir hep. Hep diyorum ki, Allah’ım sen şefaatinde mahrum etme" şeklinde konuştu.



"Çanakkale’de şehitlerin başında ağlamak isterdim"


Keziban Demiryumruk, üç hayalinin olduğunu ve bunları çok istediğini belirterek, "Çanakkale’ye gidip orada şehitlerin başında ağlamayı çok isterim. Bir de Mescidi Aksa’da namaz kılmak ve umreye gitmek. Şimdi hayallerimden birisi gerçek olacak inşallah. Müftülükten de, devletimizden de, milletimizden de sebep olanlardan Allah razı olsun. Önceden hep kendi kendi kendime "Nerede nasip olacak. Ben nasıl giderim umreye" derdim. Ama şimdi hayalime kavuşacağım. Çok mutluyum. Rabbim herkese nasip etsin" dedi.



48 yıldır engelli evlada adanmış bir ömür ve vefakar Erzurumlu annenin hayalleri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kayıt dışı istihdamla mücadelede ortak mesaj Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya ve beraberindeki heyet, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’nu ziyaret etti. Görüşmede kayıt dışı istihdamla mücadele, sosyal güvenlik bilincinin artırılması ve kayıtlı istihdamın sürdürülebilir ekonomi açısından taşıdığı önem vurgulanırken, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde ortak mesaj verildi. Vatandaşları hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, toplumda ‘Sosyal Güvenlik’ bilincinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla her yıl mayıs ayının ikinci haftası kutlanan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında SGK Samsun İl Müdürü Ünal Kaya, beraberindeki heyetle birlikte Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’nu makamında ziyaret etti. Samsun TSO Başkan Yardımcısı Kadir Erol Beytekin ile yönetim kurulu üyeleri Oğuzhan Serinkaya ve Kerem Tüfekçi’nin de yer aldığı görüşmede, kayıtlı istihdamın sürdürülebilir ekonomi açısından taşıdığı önem vurgulandı. "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende, gelecek güvende" Bu yılki sloganlarının, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende, gelecek güvende" olduğunu hatırlatan SGK Samsun İl Müdürü Ünal Kaya, Sosyal Güvenlik Haftası’nın temel amacının vatandaşlarda sosyal güvenlik bilincini artırmak olduğunu belirterek, çalışanların hak ve yükümlülükleri konusunda bilinçlenmesinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını söyledi. Kaya, "Kayıt dışı istihdam yalnızca sigortasız işçi çalıştırılması anlamına gelmiyor. Çalışanların çalışma günlerinin eksik bildirilmesi ya da aldıkları ücretlerin SGK’ya düşük gösterilmesi de kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendiriliyor. Bu durum hem çalışanların geleceğini riske atıyor hem de sosyal güvenlik sistemine ciddi zarar veriyor" dedi. Kaya’dan mevzuata uyum vurgusu Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmasının anayasal bir hak olduğunun altını çizen Ünal Kaya, bunun aynı zamanda işverenler açısından yerine getirilmesi gereken yasal bir yükümlülük olduğunu ifade etti. Bazı çalışanların emekli aylığı, sosyal yardım ya da farklı sosyal haklarını kaybetmemek adına kayıt dışı çalışmaya yönelmek isteyebildiğini dile getiren Kaya, işverenlerin bu talepler karşısında kesinlikle taviz vermemesi gerektiğini vurguladı. Kaya, "İşverenlerimizin iyi niyetle dahi olsa bu tür talepleri kabul etmesi ilerleyen süreçte çok ciddi hukuki ve mali sorunlara yol açabiliyor. Sigortasız çalışmanın tarafların karşılıklı rızasıyla gerçekleşmesi bile hukuken geçerli değildir. Bu nedenle işletmelerimizin mevzuata uygun hareket etmeleri büyük önem taşıyor" diye konuştu. Kayıt ışı istihdamın çalışan ve işverene maliyeti Konuşmasında kayıt dışı çalışmanın çalışanlar açısından doğurduğu mağduriyetlere de dikkati çeken Kaya, sigortasız çalışan kişilerin emeklilik hakkından mahrum kaldığını, iş kazası ya da meslek hastalığı durumunda ciddi hak kayıpları yaşayabildiğini belirtti. SGK’nın temel yaklaşımının cezalandırmak değil, rehberlik ederek işletmelerin kayıtlı istihdama yönelmesini sağlamak olduğunu söyleyen Kaya, kayıt dışı istihdamın işverenler açısından da büyük riskler barındırdığına vurgu yaptı. Açıklamasında kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde yüksek tutarlı idari para cezalarıyla karşılaşılabileceğini belirten Ünal Kaya, prim teşviklerinin iptal edilmesi ve özellikle iş kazalarında doğabilecek ağır hukuki sorumlulukların işletmeleri ciddi mali yüklerle karşı karşıya bırakabileceğini kaydetti. Vergi ve prim kayıpları ekonomiye zarar veriyor Kayıt dışı istihdamın yalnızca bireysel değil, toplumsal ve ekonomik açıdan da önemli sorunlara yol açtığını belirten Kaya, bu durumun haksız rekabet ortamı oluşturduğunu, piyasa dengelerini bozduğunu ve vergi ile prim kayıplarına neden olduğunu dile getirdi. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğinin kayıtlı istihdama bağlı olduğuna işaret eden Kaya, "Kayıt dışı istihdam arttıkça çalışan-emekli dengesi bozuluyor, sosyal güvenlik sistemi zarar görüyor ve kamu bütçesi üzerinde ek yük oluşuyor. Aynı zamanda ekonomik verilerin sağlıklı şekilde oluşturulmasını da olumsuz etkiliyor. Bu nedenle kayıtlı istihdam sadece yasal bir zorunluluk değil, ülkemizin geleceği açısından da stratejik bir öneme sahiptir" dedi. Murzioğlu: "Sosyal güvenlik güçlü ekonominin temelidir" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise, sosyal güvenlik sisteminin güçlü bir ekonomi ve sağlıklı bir çalışma hayatının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, "Kayıtlı istihdam yalnızca çalışanların sosyal güvencesi açısından değil, işletmelerimizin kurumsallaşması, sürdürülebilir büyümesi ve ülke ekonomisinin sağlıklı yapısının korunması açısından da büyük önem taşıyor. İş dünyamızın sosyal güvenlik konusunda bilinçli hareket etmesi, çalışan haklarının korunmasına olduğu kadar haksız rekabetin önlenmesine de katkı sağlayacaktır. Samsun iş dünyası olarak kayıt dışı istihdamla mücadelede kamu kurumlarımızla iş birliği içerisinde çalışmayı sürdürecek, sosyal güvenlik bilincinin güçlenmesine destek vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Şikayetler İçin ALO 170 ve CİMER hatırlatması Öte yandan çalışanların sigorta durumlarını e-Devlet üzerinden kontrol edebileceği, ALO 170 hattı ve SGK müdürlüklerinden bilgi alabileceği hatırlatılırken; sigortasız çalışma veya eksik prim bildirimiyle ilgili şikâyetlerin ALO 170, SGK müdürlükleri ve CİMER aracılığıyla yapılabileceği belirtildi.
Muğla Muğla Valiliği ve ADM Elektrik iş birliği protokolü imzaladı Muğla Valiliğince ilan edilen ’2026 Muğla Gençlik Yılı’ kapsamında, gençlerin sosyal, eğitsel ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla dev bir adım daha atıldı. Muğla Valiliği ile Aydın, Denizli ve Muğla illerinde elektrik dağıtım hizmeti sunan ADM Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında geniş kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillenen, ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonu ve ’2026 Aile Yılı’ yaklaşımıyla uyumlu olarak hayata geçirilen Muğla Gençlik Yılı, gençlerin toplumsal kalkınmadaki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın himayelerinde yürütülen süreç, ’Katılım ve Söz Hakkı’, ’Kültür ve Değerler’, ’Sağlık ve Hareket’ ile ’Gelecek ve Teknoloji’ olmak üzere dört ana eksen üzerine inşa edildi. Protokol töreninde konuşan Aydem Enerji Genel Müdürü Emrah Kalkan, sadece teknik bir operasyon yürütmediklerini, bölgeye değer katan sosyal sorumluluk projelerini önemsediklerini vurguladı. Kalkan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Gençler için yapılacak yatırımın ülkemizin geleceği için stratejik bir adım olduğuna inanıyoruz. Muğla Gençlik Yılı yaklaşımı, gençlerin karar alma süreçlerinde etkin olması ve teknolojiyle güçlü bağlar kurması açısından çok güçlü bir vizyonu temsil ediyor. ADM Elektrik olarak, eğitimden çevreye kadar birçok alanda üstlendiğimiz sorumluluğu bu protokolle bir üst seviyeye taşıyoruz. Geleceğimizi kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle inşa edeceğiz." Muğla Valisi İdris Akbıyık ise törende yaptığı açıklamada, Gençlik Yılı’nın sadece bir isimden ibaret olmadığını, projelerle ilmek ilmek örüldüğünü belirtti. Özellikle ’Muğla Gençlik Kart’ ve ’Bir Fikrim Var’ projelerine dikkat çeken Vali Akbıyık, "Gençlerimizin yerel yönetim süreçlerine dahil olmasını ve kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olmalarını çok önemsiyoruz. Lansmanını yaptığımız projeler bu vizyonun somut ürünleridir. Gençlerimiz artık sadece takip eden değil, bizzat üreten ve yöneten bir konuma gelecekler. Muğla’nın her bir ilçesinde, her bir köyünde yaşayan gencimize ulaşana kadar durmayacağız. İlimizin sadece turizmle değil, eğitimiyle, teknolojisiyle ve dinamik genç nüfusuyla anılması için seferberlik ruhuyla çalışıyoruz" diye konuştu. Yıl başından bu yana kamu kurumları, üniversiteler ve STK’ların katkılarıyla yürütülen siber güvenlik eğitimlerinden tarım temalı farkındalık programlarına kadar tüm faaliyetler, hazırlanan ’2026 Muğla Gençlik Yılı Bülteni’ ile kayıt altına alınarak kamuoyuyla paylaşılacak. İmzalanan bu yeni protokolle birlikte, Muğla genelindeki gençlik çalışmalarının sürdürülebilirliğinin artırılması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.
Kocaeli Afetlerde kesintisiz haberleşme için telsiz eğitimi verildi Kocaeli’de sivil toplum kuruluşlarına, afetlere hazırlık kapsamında haberleşme altyapısını güçlendirmeye yönelik telsiz haberleşme eğitimleri verildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afetlerde iletişimi kesintisiz hale getirmek için sivil toplum kuruluşlarının haberleşme kapasitesini güçlendiriyor. Bu kapsamda Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı’na bağlı hizmet binasında düzenlenen eğitim programlarına Kocaeli Afet Platformu( KAF) bünyesinde iş birliği protokolü imzalanan ve gönüllülük esasına göre katılım sağlayan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri iştirak etti. Haberleşme kapasitesini geliştirmeye yönelik yürütülen eğitimlerle sahada kesintisiz iletişim altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. STK’ların haberleşme kapasitesi güçlendiriliyor Gerçekleştirilen eğitimlerde katılımcılara telsiz kullanımı, kriz anında doğru iletişim yöntemleri ve koordinasyon süreçleri uygulamalı olarak aktarıldı. Bu sayede afet anında farklı kurum ve kuruluşların aynı haberleşme diliyle hızlı ve etkin şekilde iletişim kurabilmesi amaçlanıyor. Akredite olan derneklerde eğitimlerini başarıyla tamamlayanlara telsiz haberleşme ekipmanı temin edilerek, sahada aktif ve koordineli görev almaları hedefleniyor. "Amacımız her şartta iletişimi sürdürmek" Eğitim programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Şemsettin Yıldırım, afet yönetiminde haberleşmenin kritik önemine dikkat çekerek, "Afet Yönetim Sistemi’nin çok bileşenli yapısı içerisinde haberleşme, en kritik unsurlardan biridir. Bu kapsamda telsizle haberleşme başta olmak üzere eğitim faaliyetlerimizi kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Amacımız, STK’larımızın en olumsuz şartlarda dahi kendi aralarında ve kurumumuzla kesintisiz iletişim sürdürebilmelerini sağlamaktır. Önümüzdeki süreçte STK’larımızın, kamu yararına yönelik faaliyetler kapsamında telsiz altyapısı üzerinden entegre haberleşme ağı içerisinde etkin şekilde iletişim kurabilmeleri hedeflenmektedir" dedi.