GÜNDEM - 31 Aralık 2025 Çarşamba 13:38

Aziziye’de 2025 yılına yatırım mührü

A
A
A
Aziziye’de 2025 yılına yatırım mührü

Aziziye Belediyesi, yatırımlarla dolu dolu geçen bir yılı geride bıraktı. Belediyeye kazandırılan tam donanımlı asfalt plentiyle 2025 yılı hizmet sezonuna hızlı bir giriş yapılan Aziziye’de, yatırım ve projeler birbirini izledi. Termal Butik Otel’den kentsel dönüşüme, modern hayvan barınağından Ilıca sosyal tesislerine, ihtiyaç sahibi aileler için bedelsiz sosyal konutlardan fitnes salonu ve gençlik merkezine, aşevinden hayvan pazarına, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezinden köy konağı, imam ve çoban evlerine varıncaya kadar ilçeye birçok eser kazandıran Aziziye Belediyesi, yeni ulaşım ağları, rekreasyon projeleri ve millet bahçeleriyle 2025 yılına adeta mührünü vurdu.


Başkan Akpunar’ın Değerlendirmesi


Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, uğurlanmasına saatler kalan 2025 yılına dönük bir değerlendirmede bulundu. Başkan Akpunar, 2025 yılının Aziziye özelinde yatırım ve hizmet seferberliğine sahne olduğunu belirterek, "Aziziye’de atılım üstüne atılım, yatırım üstüne yatırım yaptık. 2025 yılı için önümüze koyduğumuz hedeflere büyük oranda ulaştık. Yeni yatırım ve projelerle 2026 yılına da inşallah yine Aziziye mührü vuracağız" dedi.


Butik Otel, Vıp Havuzlar


Başkan Emrullah Akpunar, göreve geldikten hemen sonra ilk adımı termal turizm alanında attıklarını belirterek, "Bu anlamda ilk yatırımımız Ilıca’da hayata geçirdiğimiz Butik Otel projesi oldu. Geleneksel ve modern mimariyi bir çizgide buluşturduğumuz otelimizi, ayrıca VIP aile havuzları ile donattık. Tesislerimizdeki aile kabini sayısını ikiye katladık ve yeni su kaynaklarına ulaşarak tesislerimizin kapasitesini daha da büyüttük. Şu anda Ilıca Termal Tesislerimizde kaplıca havuzları dışında VIP aile havuzları, yeni aile kabinleri ve özel havuzlarımız da bulunuyor" diye konuştu.


Termal Sağlık Yatırımı


Termal turizmi modern tıpla buluşturma adımı olarak Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi projesini hayata geçirdiklerini kaydeden Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi işbirliğiyle termal fizik tedavi hizmetlerinin bundan böyle Aziziye’de verileceğini bildirdi. Akpunar, "Termal destekli fizik tedavi görmesi gereken hastalar, bu merkezimizden ve imkânlarımızdan sonuna kadar faydalanabilecekler. Merkezimizi tamamladık, gerekli tıbbi cihazlar, araç ve gereçlerle donattık. Ilıca’mız bundan böyle termal şifanın tartışmasız tek adresi olacak" ifadelerini kullandı.


Devasa Asfalt Tesisi


Aziziye’de uzun yıllardır eksikliği hissedilen bir başka yatırımın ise, asfalt üretim tesisi olduğunun altını çizen Başkan Akpunar, "Taşıma suyla maalesef değirmen dönmüyor. Dışarıdan asfalt satın alarak ihtiyacımızı gidermeye çalışmak, günümüz şartlarında sürdürülebilir olmayacağı gibi, üstyapı çalışmalarında bize zaman da kaybettirecekti. Dolayısıyla kendi asfaltımızı kendimiz üretelim diye asfalt plenti yatırımı yaptık ve belediyemize devasa bir tesis kazandırdık. Saatte 160 ton asfalt üretim kapasitesi bulunan tesisimizi kurduk, altyapı ve enerji hatlarını büyük ölçüde tamamladık. Yeni sezon başlar başlamaz asfalta startı veriyoruz. 2026 yılı ilçemiz açısından kesinlikle asfalt yılı olacak" şeklinde konuştu.


Kentsel Dönüşüm Hamlesi


İlçedeki yatırım seferberliğini kentsel dönüşüm, modern hayvan barınağı ve Ilıca sosyal tesisleri ile devam ettirdiklerini vurgulayan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Ilıca mahallemizde ekonomik ömrünü tamamlamış yüzlerce yapı var. Burada hızlı bir kamulaştırma çalışması yaptık ve eşzamanlı olarak konut üretimine başladık. Büyükşehir Belediyemiz ile işbirliği içerisinde konut üretimine iki koldan devam ediyoruz. İnşasına başladığımız binaların karkasını bitirdik, yeni sezonda bu binaları tamamlayıp oturulabilir hale getireceğiz. Bu çalışmaların devamıyla önümüzdeki 2 yıl içerisinde Ilıca’da eski bir tek yapı bırakmamış ve yerlerinde modern yerleşim alanları oluşturmuş olacağız" ifadelerini kullandı.


Pulur Çayı İçin Düğmeye Basıldı


Aziziye’deki kentsel dönüşüm çalışmalarını taçlandıracak çok özel bir yatırım için de düğmeye basıldığı bilgisini paylaşan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, Devlet Su İşleri (DSİ) işbirliğiyle Pulur Çayı Rekreasyon Projesini hayata geçireceklerini söyledi. Bu projenin ilçeye çok büyük bir prestji kazandıracağını anlatan Başkan Akpunar, "Bu proje, kentsel dönüşüm etabıyla birlikte belki de Aziziye’deki en görkemli eser olarak tarihe geçecek. Kâğıt üzerinden çıkartıp eylem aşamasına getirdiğimiz bu projemiz, Aziziye’mizin çehresini tamamen değiştirecek" dedi.


Modern Hayvan Barınağı


Bütün ihtiyaçları giderilmiş bir Aziziye hedefi doğrultusunda bir başka adımı da, modern hayvan barınağı için attıklarını dile getiren Başkan Emrullah Akpunar, "Sokaklardaki başıboş hayvanların bakımı, korunması ve rehabilite edilmesi noktasında çok büyük bir ihtiyacı ortadan kaldırdık. İlçemizde modern bir hayvan barınağı yaptık ve hizmete hazır hale getirdik. Ameliyathaneden kliniklere, karantina birimlerinden kedi evleri ve köpek kulübelerine varıncaya kadar tam teşekküllü olan hayvan barınağımız, patili dostlarımız içzin sıcak bir yuva olacak" diye konuştu.


Ilıca Sosyal Tesisleri


İlçenin çehresini değiştirme amaçlı yatırımlara Ilıca Sosyal Tesisleri adı altında bir halka daha eklediklerini ifade eden Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Hemşehrilerimizin piknik yapabilecekleri, doğayla iç içe vakit geçirebilecekleri nezih bir ortama ihtiyacı vardı. Biz de bu beklenti doğrultusunda Dadaşkent ile Ilıca arasında ve yeşilin tüm tonlarını bünyesinde barındıran bir konumda sosyal tesis inşa ettik. Aziziye’nin kalbinde saklı kalmış olan bu güzelliği gün yüzüne çıkarttık, kameriyelerle donattık, yapay şelalelerle süsledik, yazın ve kışın hizmet verebilecek bir konseptle ilçemize eşsiz güzellikte bir sosyal yaşam alanı kazandırdık" şeklinde konuştu.


Düğün Salonu, Fıtness Merkezi


Aziziye için yaptıkları öncelik planlaması doğrultusunda ilçeye bir düğün salonu, bir de fitness merkezi açtıklarını anlatan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Dadaşkent’te oldukça görkemli bir düğün salonu yaptık. Nikâh salonumuzu da buraya taşıdık. 2025 yılında onlarca düğün rezervasyonu vardı, öyle ki, taleplere yetişmekte güçlük bile çektik. Çünkü bu büyük bir ihtiyaçtı ve biz bu ihtiyacı gidermiş olduk. Bunun yanında gençlerimizin sesine de kulak verdik ve Ilıca’da fitness merkezi açtık. Fitness salonumuz günün her saatinde dolup taşıyor" dedi.


Yoksul Ailelere Bedelsiz Konut


Aziziye’nin 4’ü merkez, 69’u da kırsalda olmak üzere 73 mahallesinin bulunduğunu hatırlatan Başkan Akpunar, "Mahalle statüsündeki köylerimize dönük sosyal destek amaçlı yatırım planlaması yaptık. Hedefimiz, her yıl 10 köyümüzde, ihtiyaç sahibi ailelere bedelsiz sosyal konut yapmaktı. Bu bağlamda 2025 yılında 7 köyümüzde 7 ailemize sıcacık yuvalar yaptık. 2026 yılında en az 10 sosyal konut dahaü inşa edecek ve yoksul hemşehrilerimize kucak açmış olacağız" diye konuştu. Kırsal mahallelerdeki hizmetlerin bunlarla da sınırlı kalmadığını kaydeden Akpunar, "Bu süreçte köylerimize köy konağı, imam ve çoban evleri de yaptık" diye konuştu.


Köylere Veterinerlik Hizmeti


Yatırım ve hizmet planlaması yaparken, Aziziye’nin tarım ve hayvancılık potansiyellerini de hesaba kattıklarının altını çizen Akpunar, "Bu doğrultuda ilçemize özel ve müstakil bir hayvan pazarını belediyemize kazandırdık. Yine belediyemiz bünyesinde Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü ile Tarım ve Hayvancılık Birimi kurduk. Veteriner hekimlerimiz, köylerimizde suni tohumlamadan gebelik takibine, büyük ve küçükbaş hayvanların sağlık kontrollerinden tedavilerine kadar birçok hizmeti bir arada veriyor. Tarım ve Hayvancılık birimimiz de, ilçemizdeki çiftçilerin yem ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında faaliyetler yürütüyor. Örneğin bu yıl yüzlerce dönüm arazide yapılan ayçiçeği üretimi, belediyemiz öncülüğünde gerçekleşti" şeklinde konuştu.


Yeni Çarşı D-100 Karayoluna Bağlandı


2025 yılının yatırım ve hizmet değerlendirmesini yapan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, ilçeye bağlı Ilıca’da, D-100 Karayoluna doğrudan bağlantıyı sağlayan ulaşım ağına da değindi. Ilıca Yeni Çarşı’nın çıkmaz bir güzergâh olduğunu anımsatan Başkan Akpunar, "Bu çarşı, Ilıca’nın merkezine bile bağlanamazken, biz bu çarşıyı D-100 Karayolu’na doğrrudan bağladık. Çarşının diğer yakasındaki binaları kamulaştırdık ve yolumuzu açtık. Hâlihazırda devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarımız kapsamında bu bölgede kamulaştırmalarımız yine devam edecek" dedi.


Kapalı Pazar Ve Otopark


Aziziye Belediyesi’nin 2025 yatırımlarından kapalı pazar ve otopark projesine değinen Başkan Emrullah Akpunar, "Dadaşkent’imizde inşasına başladığımız kapalı pazar ve otopark projemiz, aslında bir model olacak. Yani pazar kompleksi ve otoparkın bir arada bulunacağı bu modeli, 2026 yılında inşallah devasa büyüklükte bir semt pazarı yatırımıyla taçlandıracağız. Bunun için de planlarımız hazır. İlçemizin her geçen yıl artan nüfusu, bu yöndeki ihtiyaçları sürekli artırdığından, planlarımızı yaparken bugünü değil, bundan en az 10 yıl sonrasını düşünüyoruz" diye konuştu.


Aşevi Ve Aile Destek Merkezi


Başkan Emrullah Akpunar, sosyal ve kültürel amaçlı yatırımlardan olan Aziziye Aşevi ve Aile Destek Merkezi projesini de, yine Dadaşkent’te hayata geçirdikleri bilgisini verdi. Aziziye Kaymakamlığı ile koordineli biçimde Aziziye’ye günlük 500 kişilik yemek kapasiteli bir aşevi kazandırdıklarını anlatan Akpunar, "Buna ilaveten bir de Aile Destek Merkezi kurduk. Bu merkezde ev kadınlarımız, genç kızlarımız ve hanım kardeşlerimiz mesleki eğitim alarak aile bütçelerine katkıda bulunma imkânına kavuşacak. Yani her iki yatırımımız da, sosyal belediyecilik yaklaşımımızı ortaya koyuyor" şeklinde konuştu.


Yeni Parklar Ve Millet Bahçeleri


Aziziye’deki park, millet bahçesi ve çevre düzenleme çalışmalarına dönük bilgiler de aktaran Başkan Akpunar, "Hem Dadaşkent, hem de Ilıca’daki mevcut parklarımızı ve millet bahçelerimizi tamamen revize ettik. Yürüş ve bisiklet yolu eklediğimiz parklarımız da oldu, yeni donatılar, mini sahalar eklediğimiz parklarımız da oldu. Bunların dışında Dadaşkent’te ihtiyaç doğrultusunda yeni parklar yaptık, çocuk oyun istasyonları kurduk, yeni dinlenme mekânları oluşturduk. İlçemiz büyüdükçe ve ihtiyaçlar değiştikçe, biz de hizmet planlamalarımızı ona göre şekillendiriyoruz" dedi.


Domates Seraları Revize Edildi


Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, revizyon çalışmaları kapsamında Termal Domates Seraları için de adım attıklarını hatırlatarak, "Seralarımızda artık katı yakıt tüketimi yapılmıyor. Çünkü sondaj çalışmalarımızla ulaştığımız yeni su kaynaklarımızla seralarımıza takviye ettik ve mevcut ısıtma sistemini eşanjör sistemiyle değiştirdik. Seralarımızı termal sularımızla alttan ısıtmalı hale getirdik. Dolayısıyla seralarımızda domates üretimine ek olarak çilek üretimini denetik ve olumlu sonuç aldık. İkinci adımımız da, seralarımızı büyüterek ürün çeşitliliğini artırmak olacak" diye konuştu.


Alaca’ya Şehitlik Anıtı


Henüz tamamlanmamış olsa da, yapımına 2025 yılında başlanan bir diğer özel eserin de Alaca Şehitliği olduğuna dikkati çeken Akpunar, Ermeni vahşetinin en ağır biçimde yaşandığı Alaca’ya yeni bir şehitlik anıtı kazandırılacağını bildirdi. Akpunar, "Yeni şehitlik projemiz için dere ıslahı çalışması yaptık, altyapı ihtiyaçlarını giderdik. 2026 yılı hizmet sezonu başlar başlamaz hızlı bir biçimde yeni şehitlik anıtımızı tamamlayacağız. İlçe Kaymakamlığımızla birlikte böylece şehitlerimizin aziz hatırasını da yaşatmış olacağız" dedi.


Köylere Giriş Kapısı


Aziziye’ye bağlı köyler için devam eden bir başka çalışmanın ise, köylere giriş kapıları olduğunu aktaran Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Köylerimizin girişine giriş kapıları koymak için yoğun bir çalışma içerisine girmiştik. Kendi atölyelerimizde imal ettiğimiz bu kapıların yapımını hemen hemen bitirmiş durumdayız. 69 köyümüzün tamamının girişinde oldukça estetik bir tasarıma sahip bu kapılardan olacak" diye konuştu.


2026’nın Hedef Projeleri


Öte yandan 2026 yılını da, tıpkı 2025 yılında olduğu gibi yatırımlarla süsleyecekleri bilgisini veren Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Yeni yılda kuşkusuz yeni hedeflerimiz olacak. Dadaşkent’imize spor kompleksi, yüzme havuzumuza ek olarak aqupark ve Yarımca’daki afet evleri dönüşümü için hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. Asfalt plentimizi kurduğumuz geniş alan üzerinde Tır-Makina Parkı ve Sanayi Merkezi projemizi hayata geçireceğiz. Buna ilaveten Geleneksel Sporlar Binicilik ve Atlı Cirit Sahası projemiz de var" şeklinde konuştu.


Doğalgaz Ve Altyapı Çalışmaları


Yeni yılda köylerin doğalgazla buluşturulması noktasındaki çalışmaların da devam edeceği bilgisini veren Akpunar, "2025 yılında doğalgazla buluşturduğumuz köylerimiz oldu. Bu köylerin sayısını artırmak için gerekli altyapı çalışmaları yeni yılda da yine gündemimizde olacak. Bununla birlikte Büyükşehir Belediyemiz ve ESKİ işbirliğiyle asfalt, kaldırım ve yağmur suyu altyapı projesi için de yeni yılda düğmeye basmış olacağız. Yatırımlarımız 2026 yılında da birbirini izleyecek, Aziziye’mize değişim ve dönüşümü yaşatma hedefimize her yatırımımızla biraz daha yaklaşmış olacağız" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan Vurgusu


Diğer taraftan bu yatırımların Aziziye’ye kazandırılmasın ve bu hizmetlerin üretilmesi noktasında kendilerine sunulan imkânlara da vurgu yapan Başkan Akpunar, "Yerel yönetimlere yatırımcı bir kimliğin kazandırılması, kuşkusuz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliği sayesinde mümkün olmuştur. En ücra köşelere bile hizmetin ulaştırılmasını önceleyen Sayın Cumhurbaşkanımıza, yerel yönetimlerin önünde yeni ufuklar açan yaklaşımı ve sunduğu imkanlar için şükran borçlu olduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum" dedi.


Akpunar’dan Teşekkür


Aziziye’yi ilgilendiren her projenin ilgili bakanlıklardan her durumda özel bir ilgi gördüğünün altını çizen Başkan Emrullah Akpunar, "Evvela Cumhur İttifakı hükümetimize, bütün bakanlarımıza ve şehrimizi başkentte temsil eden milletvekillerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu çalışmaları yürütürken desteklerini bizden hiç eksik etmeyen Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Aziziye İlçe Kaymakamımıza, AK Parti İl Başkanımıza, MHP İl Başkanımıza, AK Parti ve MHP ilçe başkanlarımıza, meclis üyelerimiz ve muhtarlarımıza şahsım ve ilçem adına teşekkürlerimi sunuyorum. Daha nice güzel işlerde, daha nice yatırım ve hizmetlerde buluşmak ümidiyle; huzur, sağlık ve mutlulukla dolu yeni bir yıl diliyorum"



Aziziye’de 2025 yılına yatırım mührü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" dedi. Bağcılar Kadir Topbaş Halk Sarayı’nda "ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Geleneksel İftar" programı düzenlendi. Programa, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Meclis Başkanı Kurtulmuş, "28 Şubat sürecinde yaşananları dün gibi hafızalarımızda taşıyoruz. 28 Şubat Türkiye siyasetinde kırılma noktasıydı. Millet ile devletin bir araya gelmesinden rahatsız olanlar toplumda var olma, kamusal alanda var olma haklarını ellerinden almak olarak gördüler. 28 Şubat mağdurlarına bütün kapılar açılmıştır. Bu mücadelede emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. O süreçte direnenlerin hepsinin hayatlarında oldukça başarılı olduklarına şahit olduk. 28 Şubat bin yıl sürecek diyenlerin hiçbirisinden geriye eser kalmadı. Bu millet vesayetçilere evet demediği için, vesayetçiler kenara itilmiş oldu. Vesayet düzeni sona ermiş oldu" dedi. "Barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" Kurtulmuş konuşmasının devamında, "Dünya maalesef kural bazlı bir sistemin kalmadığı, yani uluslararası alanda kuralın geçerli olmadığı, güçlü olanın dediğinin ortaya konulduğu ve güçlü olanın borusunun öttüğü bir dünya haline gelmiştir. Lafı hiç eğip bükmeden söylemek gerekirse, kural bazlı bir dünya sistemi yerine orman kanunlarının geçerli olmaya başladığı bir dünya düzeni kurulmaya başlamıştır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. İsteyenin dilediğine, rakip gördüğüne, düşman gördüğüne, kendisinden daha zayıf gördüğüne, hatta terbiye etmesini gerekli gördüğüne karşı böylesine üstten bir tavırla dünya sisteminde yer alması, mücadele etmesi, uygulamayı ortaya koyması asla kabul edilemez. Söz sırası geldiği zaman demokrasiden bahsedenlerin, söz sırası geldiği zaman devletlerin egemen eşitliğinden bahsedenlerin, söz sırası geldiğinde insan haklarından bahsedenlerin bu değerlerin hiçbirine itibar etmediği, bu değerleri yekle yeksan ettikleri ve bu değerlerin hiç de umurlarında olmadığı ayan beyan ortadadır. Bunun en somut örneklerinden birisi, İsrail’in üç seneye yakın bir süredir Gazze’de devam ettiği soykırıma ilave olarak artık Batı Şeria’da da hiçbir Filistinli’nin hakkını tanımayacağını gösteren uygulamaları ortaya koymasıdır. 15 Şubat 2026 tarihinde İsrail’de çıkarılan bir yasa ile birlikte orada bulunan Batı Şeria’da bulunan insanların mülkiyetlerine dahi el konulabilmesi ve bu yolun açılması ve buna da dünya sisteminin seyirci kalması başlı başına orman kanunlarının artık geçerli olduğunu göstermesi bakımından yeterlidir. Bundan bir müddet evvel bir ülkenin devlet başkanının eşiyle birlikte gece yarısı yatağından alınarak başka bir ülkeye götürülmesi ve hapse atılması orman kanunlarının geçerli olmaya başladığının açık bir ifadesidir. Yine bugün İsrail ile Amerikan kuvvetlerinin egemen bir devlet olan İran’a karşı başlatmış olduğu hava saldırıları aynı şekilde kural bazlı sistemin ortadan kalktığını bir kez daha gözümüze soka soka ilan eden bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olamaz. Dünyada en fazla nükleer silaha sahip olanlar nükleer silah var diye bir ülkeye karşı savaş ilan ediyorlar. Dünyada en fazla insan hakları ihlalleri yapan İsrail herhangi bir başka ülkeye karşı insan hakları ihlalleri yapıyor diye savaş yapabiliyor. Aynı şekilde dünyanın en çok silahlanmasına sahip olan, en çok silahlarına sahip olan ülkeler başka ülkeleri silahlanıyor diye tehdit etmeye kalkıyor. Bu kabul edilemez, bu anlaşılamaz ve asla insanlık vicdanının razı olmayacağı bir durumdur" dedi. "Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz" "Zaten yeterince savaşın olduğu bölgemizde yeni bir savaşın çıkması bölge halklarının hiçbirinin lehine ve menfaatine değildir" diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Bunun için Türkiye olarak başından itibaren, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere her vesileyle İran-Amerika-İsrail arasındaki bu meselenin, özellikle İran-Amerika arasındaki meselenin müzakere yoluyla çözülmesinden başka bir yolu olmadığını ifade ettik. Hem de müzakerelerin devam ettiği bir süreçte, müzakerelerin önümüzdeki günlerde de devam edeceğinin ilan edildiği bir süreçte böylesine bir saldırının başlatılması asla doğru değildir, kabul edilemez, dünya barışına asla katkı sunmayacağı gibi dünyada yeni çatışmaların, yeni kırılmaların da kapısını açacak fevkalade önemli bir adımdır. Türkiye olarak diyoruz ki, ülkeler arasında çok farklı kanaatler olabilir, ülkelerin çıkarları da taban tabana zıt olabilir. Ancak savaştan çok daha kolay olan yol barış masasında müzakere etmektir. Müzakereyle ülkeler arasındaki çatışma sonlandırılabilir ve belli bir noktaya gelinebilir. Türkiye olarak bu bölgede daha fazla savaş istemiyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır. Bu saldırı kararının mutlaka geri alınmasını ve barış masasına geri dönülmesini ümit ve temenni ediyoruz." Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Bu gelişmeler bize de Türkiye olarak şunu gösteriyor, Türkiye olarak her zaman bölgemizde barışın, esenliğin, kardeşliğin yanında olduk. Dünyanın en zor coğrafyasında yaşıyoruz. Bu coğrafyada ayakta durmak için herhangi bir şekilde varlığınızı güçlü bir şekilde sürdürebilmek için ayaklarınızın sağlam yere basması lazım. Güçlü olmanız lazım ve her alanda fevkalade muktedir bir ülke olmanız lazım. Türkiye olarak kendimize çizdiğimiz yol budur. Çevremizdeki bütün bu çatışmaların ortadan kaldırılması için mücadele ederken, Türkiye’ye karşı da hesapları olanların varlığını biliyor, ona karşı da güçlü ve büyük Türkiye’den başka yolumuzun olmadığını da gayet iyi kavrıyoruz" şeklinde konuştu. "Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz?" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de 28 Şubat süreciyle ilgili, "Bu tarih, hafızası olan herkes için çok şeyler anlatıyor. Önümüzde duran bu tabloya, bu hafızayla bakınca kullanılan dilin, kurulan tehdit cümlelerinin, dini olanı kamusal alandan uzaklaştırmanın hangi zihniyet kodlarından beslendiğini çok daha net görebiliyoruz. 28 Şubat’ın bıraktığı yara, insanın gündelik hayatına kadar inen bir kuşatma tecrübesiydi. Malumunuz o süreçte baskı, okul kapısına, kampüs koridoruna, öğretmen odasına, ailelerin ev içi kararlarına kadar yayılmıştı. Başörtülü kızlarımız, imam hatipli gençlerimiz, dindar emekçi ailelerimiz bu müdahalenin yükünü hep beraber ağır bir biçimde taşıdık. 28 Şubat’ın bize ağır bedeller ödettiği hakikatlerden biri, vesayetin her zaman tank sesiyle gelmemiş olmasıydı. Kimi zaman gazete manşetleriyle, kimi zaman bildirilerle, kimi zaman da örgütlü bir mutabakat görüntüsü altında toplumun değerleri üzerine kurulan baskıyla işledi. Nitekim dönemin merkez medya dili, sivil görünümlü baskı odakları ve temel hak ve hürriyet alanını daraltan o mutabakatlar, bu müdahalelerin en ana taşıyıcı unsuruydu. Bugün Ramazan etkinlikleri etrafında yükselen tepkilere baktığımızda aynı kuşatma dilinin güncellenmiş bir sürümüyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bu tablo karşısında sözü dolandırmadan açık açık konuşmamız gerekiyor. Çocuklarımız Ramazan’ı tanıyınca, orucun edebini öğrenince, namazın manasını merak edince, okul bahçesinde ilahi ile kendi medeniyetinin sesiyle buluşunca kimler ve neden acaba ideolojik bir alarm sürecine geçiyor? Ramazan etkinliklerimizi talibanlaştırma diye yaftalayacak kadar ölçüyü nasıl kaybettiniz? Bir çocuğun iftarı, sabrı, infakı, hürmeti öğrenmesinden nasıl bir tehdit üretebiliyorsunuz? Ramazan süslemesi yapan yavrularımızdan hangi rejim krizini çıkarabiliyorsunuz? Teneffüste dahi ilahi söyleyen çocukların sesinden hangi hukuk düzeninin zarar gördüğünü lütfen bana anlatın. Pedagojiden söz edenler, çocukların kendi kültürünü tanıma hakkını hangi pedagojik ölçüyle dışarıda bırakabiliyorsunuz? Özgürlükten söz edenler, iş milletin inancına ve bu ülkenin manevi hafızasına gelince niçin yasakçı bir dile savruluyorsunuz? Laikliği savunuyoruz diyerek ortaya çıkanlar, okul bahçesindeki Ramazan neşesini gericilik, çocukların değer eğitimiyle temasını ise tehdit, toplumun inançla kurduğu gerçek bağı ise tehlike göstermeye siz nasıl kendinizi hak görüyorsunuz" dedi. "Bu millet kendi inancını savunduğu için mahcubiyet duymak zorunda değildir" Bakan Tekin, "Bugün Ramazan etkinlikleri vesilesiyle yeniden sahneye sürülen laiklik bildirileri işte bu hafızayı yok sayıyor. Sözde emekçinin hakkından, demokratik cumhuriyetten söz ediyorlar. Peki, 28 Şubat’ta kapısından çevrilen işçi çocuklarını, disiplin cezalarıyla meslek hayatı elinden alınan öğretmenleri, katsayı duvarına toslayan meslek lisesi gençlerini, bu ülkenin yurttaşı olarak hangi vicdan gördü? O gün o çocuklar hangi emek mücadelesinin, hangi demokrasi iddiasının içinde kendi sorunlarının çözümünü bulabildi? Laikliği savunmak suç değildir cümlesini tekrar edip duruyorlar. Elbette değildir. Sorun o bu cümleyi kendine zırh yapıp, tesettürlü kadınlara, sarıklı cübbeli insanlara, başında tülbent, ayağında şalvar var diye seçilmiş bir belediye başkanına hakaret yağdıran zihniyettedir. Sorun laiklik değil, sorun takıntılı, kibirli laikçilik anlayışıdır. Ramazan’da da ilahi söyleyen çocuklardan rejim krizi çıkarmaya çalışanlar aslında diyor ki, bu toplumun inancı kamusal alanda görünür olamaz. Bu millet kendi inancını savunduğu için kimsenin karşısında mahcubiyet duymak zorunda değildir. Bizim itirazımız, laiklik ilkesini her defasında milletin inancına saldırı vesilesi yapan vesayet dilinedir. Hamdolsun bugün bu vesayet dininin karşısında dimdik durabiliyor isek eğer bu AK Parti iktidarlarının ve yıllara yayılan demokrasi mücadelesiyle yasakçı düzenekleri adım adım değiştiren reform siyasetleriyle ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bedel ödemeyi göze alan sarsılmaz liderliğiyle mümkün olmuştur" şeklinde konuştu.
İstanbul Victor Osimhen: "Burada mutluyum ve kimseyle bir sıkıntım yok" Galatasaray’ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, mutsuz olduğu yönündeki söylentilerle alakalı, "Mutluyum burada ve kimseyle bir sıkıntım yok. Kulübümü, hocamı, taraftarlarımı, başkanımı seviyorum. Karşılıklı sevgi saygı çerçevesinde de işlerimizi yürütüyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Galatasaray, evinde karşılaştığı Alanyaspor’u 3-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından sarı-kırmızılıların Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İlk olarak golden sonra maskeyi çıkararak sevinmemesi ve mutsuz olduğu yönündeki söylentilerle ilgili soruyu cevaplayan Osimhen, "Hiç kimseyle alakası yok. Baktığınız zaman her oyuncu duygusaldır. Ben de mutluyum bu arada. Çoğu zaman kutlama yapıyorum burada ama yapmadığım zamanlar da olabiliyor. Son maçta çok duygusal bir anım vardı, sebeplerim vardı. Ama geldiğimden beri taraftarla, hocamızla, başkanla, genel olarak herkesle hem ben hem ailem çok güzel vakit geçiriyoruz. Her şeyi çok kolaylaştırıyorlar bizim için. İçimden geldiği zaman ben tabii ki de yapıyorum bu tarz kutlamaları. Mutluyum burada ve kimseyle bir sıkıntım yok. Kulübümü, hocamı, taraftarlarımı, başkanımı seviyorum. Karşılıklı sevgi saygı çerçevesinde de işlerimizi yürütüyoruz. Geldiğimden beri yaşadığım her şey için çok müteşekkirim" diye konuştu. "Beşiktaş maçına 3 puan için çıkacağız" Önümüzdeki hafta oynanacak Beşiktaş derbisi ile ilgili de görüşlerini aktaran 27 yaşındaki futbolcu, "Kritik bir maç tabii ki. Hem birey olarak hem de takım olarak maç maç gidiyoruz. Tabii büyük bir maç olacak. Onların stadına gideceğiz ve çok kaliteli bir takım bizi bekliyor. Ama bizim de çok kaliteli bir takımımız var. Herkes zaten kendine çok inanıyor. 3 puan için oraya çıkacağız mutlaka. Kolay da olmayacak ama takımımızın kalitesini biliyoruz. Çok iyi bir mücadele bizi bekliyor diye düşünüyoruz. Önce Beşiktaş ve sonrasında da Liverpool maçı var. Ama öncesinde unutmamamız lazım ki Alanyaspor’a karşı kupa maçımız var. Sezon sonuna kadar da birçok maç var önümüzde" ifadelerini kullandı. "Bize liderlik yapması için İlkay’a pazubendi geri verdim" Maç içinde İlkay Gündoğan’ın kendisine uzattığı kaptanlık pazubendini neden kabul etmeyip İlkay’ın koluna taktığını da açıklayan Nijeryalı golcü, "İlkay çok saygı duyduğum biri. Çok kıymetli bir insan benim için. Milyonlarca futbolseverin de dünya çapında herkesin tanıdığı, bildiği bir isim. Birey olarak da inanılmaz bir insan. Hem sakindir, hem çok motivedir. Bize karşı da ne zaman istesek konuşabileceğimiz bir insandır. Çok vizyonerdir. Top gelmeden ne olacağını bilir, bir sonraki adımın her zaman farkındadır. Bana pazubendi getirdiği zaman doğrusu garip geldi bana ve bize liderlik yapması için geri verdim. Orta sahaya her girdiğinde bize yardımcı olan, çok saygıdeğer ve sevgiyi hak eden bir insan olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bana getirmesi garip geldi ve ben de kabul etmeyip gösterdiğim saygıdan ötürü ve bize liderlik etmesi için geri verdim ona" sözlerini kaydetti. "Çok sevdiğim bir kulüpte, çok sevdiğim insanlarla beraber çalışıyorum" Galatasaray taraftarının kendisi için hazırlayacağı koreografiden haberi olmadığını da belirten Victor Osimhen, "Bilmiyordum açıkçası ve sürpriz oldu. Geldiğimden beri yapılan şeyler zaten benim için çok kıymetli. İnanılmaz hissettirdiler. Kelimeler yetmiyor gerçekten. Sevgi dolu bir taraftar. Futbolun ötesinde oyuncularla çok güzel bir bağ oluşturabilen, inanılmaz hisler oluşturan bir taraftarımız var. Çok mutluyum. Yazdıkları şeye de kesinlikle katılıyorum; ‘Biz bir aileyiz ve aile her şeyden önemlidir’. Çok sevdiğim bir kulüpteyim ve çok sevdiğim insanlarla beraber çalışıyorum. Taraftarlar da her zaman arkamızda. İyi günde, kötü günde sürekli beraber mücadele ediyoruz ve her anın keyfini çıkarmaya çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Son olarak maçta penaltı beklediği pozisyonun sorulması üzerine de Victor Osimhen, "Kontak vardı. Topa öncesinde mi yoksa sonrasında mı dokundu ona bilmiyorum. Hakem haklıydı herhalde orada. Çok fazla tartışmak da istemedim. Topa ben de, o da dokunmuş olabilir bilmiyorum. Ama önemli olan maçı kazandık" diyerek sözlerini tamamladı.
İzmir Stanimir Stoilov: "En büyük gücümüz Göztepe ailesidir" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, yapılan eleştirilerin haklı olduğunu fakat Göztepe ailesinin en büyük güç olduklarını ve bunun bozulmaması gerektiğini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Göztepe, sahasında Eyüpspor ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov açıklamalarda bulundu. Sonuçtan dolayı mutsuz olduklarını söyleyen Stoilov, "Eyüpspor ve Kayserispor gibi takımlara karşı oynadığımız maçları kazanamadığımızda, bazı şeylerin yanlış gittiğini söylemek mümkündür. Karşılaşmaya arzu ettiğimiz agresiflik seviyesinde başladığımızı söyleyemem; ancak buna rağmen pozisyonlar üretmeyi başardık. Değerlendirilemeyen bir penaltımız var. İkinci yarıya da gergin bir başlangıç yaptık ve bu bölümde çok sayıda teknik pas hatası gerçekleştirdik" dedi. Hücum bölgesinde yaşanan sıkıntılara ve son vuruşlardaki eksikliklere değinen deneyimli çalıştırıcı, "Planladığımız pas organizasyonlarını sahaya tam anlamıyla yansıtamadık. Gol atılamadığında hücum hattında bir problem olduğu düşünülebilir; ancak temel sorun, son tercihlerde ve teknik uygulamalarda yapılan hatalardır. Ayrıca duran toplarda da konsantrasyonumuzu artırmamız gerekmektedir. Duran toplardan ürettiğimiz pozisyonlar olmasına rağmen maalesef bunları gole çeviremedik. Maç içerisinde pozisyonlara girmiş olsak da çok daha fazla fırsat üretmeliydik. Bu durumu aşmanın tek yolu, yoğun bir şekilde çalışmak ve hücumdaki hareketliliğimizi geliştirmektir" şeklinde konuştu. "Eleştiride haklılar" Takımın eleştirilen performansı ve futbolcuların göstermesi gereken reaksiyon hakkında konuşan Stoilov, "Öncelikle hem hücumda hem de savunmada etkili bir performans sergilememiz büyük önem taşımaktadır. Oyunun iki yönünü de iyi oynamak istediğimiz için bu konudaki çalışmalarımızı sürekli olarak sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte gol yollarında etkisiz kaldığımız eleştirisi haklı bir tespittir. Diğer yandan, alınan sonuçlardan memnun olmayan taraftarlarımızın bazı oyuncuları eleştirmesi de olağan bir durumdur. Futbolcuların bu tür anlarda güçlü bir karakter ortaya koymaları elzemdir. Yöneltilen olumsuz eleştirilere verilecek en iyi cevap, sahada gösterilecek performanstır. Bu eleştiriler, sahada daha fazla çaba sarf ederek ve mücadele gücünü artırarak aşılabilir; bunun başka bir alternatifi yoktur" ifadelerini kullandı. "Islıklanmak tüm oyuncuları olumuz etkiler" Taraftarın desteğinin takım için kritik bir faktör olduğunu belirten teknik direktör, "Beni rahatsız eden ve endişelendiren husus şudur; bizim en büyük gücümüz Göztepe ailesidir. Futbolda birlik ve beraberlik son derece kıymetlidir. İki buçuk yıldır bu kulüpte görev yapıyorum ve Göztepe camiasının öneminin ve gücünün bilincindeyim. Bu birlikteliği asla kaybetmemeliyiz. Oyuncuların, taraftarın bu desteğini hak edebilmek adına sahada her zaman en üst düzey performansı sergilemeleri gerekmektedir. Aynı şekilde taraftarlarımızın da takımlarına olan desteklerini sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır. Bir oyuncunun ıslıklanması yalnızca o futbolcuyu değil; diğer takım arkadaşlarını ve kulübü de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu husus her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Bugüne kadar olduğu gibi, iyi günde ve kötü günde bir arada olmamız bizim için son derece değerlidir" açıklamasında bulundu. "Bokele’yi kadroya almadım" Bokele’nin kadroya alınmadığını ifade eden Stoilov, "Bokele’nin durumuna gelecek olursak; son antrenmanlarda kendisinden beklediğimiz performansı sergileyemediğini ve Göztepe’ye katkı sağlayacak bir seviyede olmadığını gözlemledim. Bu sebeple kendisini bugünkü maç kadrosuna dâhil etmedim. Genel hatlarıyla değerlendirdiğimizde, bugün bazı oyuncularımız da maalesef beklenen üst düzey hırsı ve agresifliği sahaya yansıtamadılar; ancak bu sorunun üstesinden geleceğimize inanıyorum. Stoper mevkisinde Taha ve Furkan gibi önemli oyuncularımız bulunmaktadır, dolayısıyla o bölgede bir eksiklik yaşamayız. En mühim olan unsur, oyuncuların her daim sahaya her şeylerini yansıtmalarıdır. Sahada tüm varlığını ortaya koymaya hazır olmayan bir oyuncu profilini hiçbir zaman tasvip etmiyorum. Göztepe’nin menfaatleri için özveriyle mücadele etmeyen oyuncular görmek beni rahatsız etmektedir. Her zaman ifade ettiğim gibi; yetenek kapasiteniz sınırlı olabilir ancak sahada sonuna kadar mücadele ederek ve elinizden gelenin en iyisini yaparak bu açığı her zaman kapatabilirsiniz" dedi.
Afyon Antalya’daki olumsuz hava şartları patlıcanın tadını kaçırdı Afyonkarahisar’da kurulan semt pazarlarında kilogram fiyatı 80-150 TL arasında değişen patlıcan zam şampiyonu olurken, esnaflar patlıcanın fiyatının yüksek olmasına gerekçe olarak ise Antalya’da yaşanan olumsuz hava şartlarını gösterdi. Kente kurulan semt pazarlarında deyim yerindeyse bu hafta zam şampiyonu patlıcan oldu. Patlıcanın kilogram satış fiyatı 80 TL ile 150 TL arasında değişti. Tezgahlarda yerini alan patlıcanın kilogram fiyatı 80 TL’den başlayıp 150 TL’ye kadar yükseldi. Pazarcı esnafı, fiyat artışının en önemli nedeninin Antalya bölgesinde etkili olan yoğun sağanak yağışlar ile birlikte olumsuz hava şartları olduğunu belirtti. Üretim ve sevkiyatta yaşanan aksaklıkların fiyatlara yansıdığını ifade eden esnaflar, hava şartlarının normale dönmesiyle birlikte fiyatların da düşmesini beklediklerini dile getirdi. Vatandaş fiyatlardan şikayetçi Yüksek fiyatlar karşısında zorlandıklarını ifade eden vatandaşlar, özellikle mutfakların vazgeçilmez ürünü olan patlıcandaki artışın bütçelerini etkilediğini söyledi. Bazı vatandaşlar ise alışverişlerini daha kontrollü yaptıklarını belirtti. Pazarcı esnafı da fiyatlardan memnun değil Pazarcı Esnafı Şevket Kurt, patlıcanın üretiminin az olduğu için fiyatların yüksek olduğunu dile getirdi. Kurt, "Bir diğer pazarcı esnafı Faruk Kurt ise "Ramazan’ın biraz etkisi de var ama yine de Antalya’da sağanak yağışların bol olduğundan dolayı seraların su ile dolu olduğu için patlıcanın maliyeti var. Patlıcan 125 ile 150 TL arasında fiyatları değişiyor" dedi.