POLİTİKA - 28 Ağustos 2025 Perşembe 19:38

Bakan Bolat: "Yıl sonunda inşallah 1,4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız milli gelir olarak"

A
A
A
Bakan Bolat:  "Yıl sonunda inşallah 1,4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız milli gelir olarak"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Yıl sonunda inşallah 1,4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız milli gelir olarak" dedi.


Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) üyeleriyle bir araya geldi. ETSO Toplantı Salonu’ndaki toplantıda konuşan Bakan Bolat, 2004 yılında o dönem genel başkanı olduğu MÜSİAD’ın Erzurum şubesini kurmak için ilk defa Erzurum’a ayak bastığını anlatarak, "O günden bugüne geçen 21 yılda birçok defa gelmek nasip oldu. Bakan olarak da buraya Palandöken Ekonomi Forumu’na geçen gelmiştik. Ve bugün de Türkiye Kooperatifler Fuarı’nın altıncısını, Ticaret Bakanlığı olarak düzenlediğimiz bu fuarın açılışını yapmak üzere Erzurum’dayız. Ve mükemmel bir fuar merkezinde, Erzurum’a yakışır büyüklükte ve güzellikte, 200 kadar kadın kooperatifinin ürettikleri alın teri ürünleri sergilemek ve Erzurum’u Türkiye’nin diğer bölgelerinden gelen ziyaretçilere göstermek üzere düzenlenen bu fuar hamdolsun başarıyla başladı. Fuar toplam 4 gün açık olacak. Ben Erzurumlu vatandaşlarımızı, bölgedeki vatandaşlarımızı, ilgi ve merak duyan bütün vatandaşlarımızı, Erzurum’daki Türkiye 6. Kooperatifler Fuarı’nı gezmeye, oradaki nadide ürünleri görmeye davet ediyorum. Ve gerçekten gurur duyulacak bir fuar. Biz Ticaret Bakanlığı olarak bunu bu yıl yapmak için Erzurum’u belirlemiştik. Kararımızın ne kadar isabetli olduğunu gördük" diye konuştu.



"Mili gelir 1,4 trilyon dolar olacak"


Ziyaret ettikleri şehirlerde ticaret ve sanayi odası, borsa, iş dünyası, STK’lar, OSB’ler, ihracatçı birlikleri, esnaf odaları birlikleriyle bir araya geldiklerini ifade eden Bakan Bolat, "Daveti için Erzurum Ticaret Sanayi Odası Başkanı Saim Özakalın’a ve Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral ile OSB Başkan Murat Urkuç’a çok teşekkürler ediyorum. Çok güzel bir salonda ve Erzurum’un da merkez olduğu bu programı gerçekleştiriyoruz. Asıl amacımız sizleri dinlemek. Sizlerin beklenti ve taleplerini öğrenmek hem ev sahibi başkanımız Sahin Özakalın Bey, hem Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen Bey, hem kıymetli Vali Mustafa Çiftçi Bey Erzurum’la ilgili bize önemli bilgiler verdiler ve beklentilerini, taleplerini ortaya koydular. Ben de onları tek tek not aldım. İlgili bakan arkadaşlarıma mutlaka aktaracağım. Ve de bizim bakanlığımıza düşen görevleri de biz seve seve hemen yapacağız. Bu vesileyle sizlerle paylaşmak isterim ki gerçekten kadirşinas ve vefakar halkımızın destekleriyle 22 yıldır saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Türkiye Cumhuriyeti’nde siyasi istikrar, ekonomik istikrar ve ekonomik atılımlar, gelişmelerle dolu dolu bir dönemi geçiriyoruz. Ve burada Türkiye ekonomisinin 17. sıraya cari fiyatlar ve döviz kurları üzerinden yükselmesi, satın alma gücü paritesine göre ise dünyada 11. sıraya yükselmemiz çok büyük bir başarı. Yıl sonunda inşallah 1,4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız milli gelir olarak" dedi.



"Dünya ve Türkiye krizleri yaşadı"


Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dünyanın 2000’li yıllardan itibaren krizleri yaşadığını anlatarak, "2008-2009 dünya ekonomi krizi, 2012-2014 arası Avrupa’nın borç ve ekonomik durgunluk krizi, 2021 Covid-19 salgını ve bunun ekonomileri durdurma krizi, salgından çıkarken tedarik zincirlerinin kopması nedeniyle talebin de aşırı şişmesi nedeniyle yaşanan bütün dünyadaki hiperenflasyon dönemi ve üstüne kuzey komşularımızın mini bir dünya savaşına tutuşması, ardından da Anadolu coğrafyasının 800 yılda gördüğü en büyük iki deprem. 6 Şubat Maraş depremleri gerçekten çok sarsıcıydı. Ama hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımızın yönettiği hükümetlerimiz, önceki hükümetlerimiz ve bu hükümetimizde hiçbir malın yokluğunun görülmediği ve hiçbir malın arz sorununun ortada olmadığı ve bu 22 yılın en az 18-19 yılında, 17-18 yılında tek haneli ya da yüzde 12-13’lerde makul enflasyon sürecinin olduğu istikrarlı bir süreç yaşadık. Bunun sonucunda 22 yılda ortalama yüzde 5.4 büyüdük real olarak ve 1-2 gün sonra TÜİK milli gelir rakamımızı da açıklayacak. Ve aşağı yukarı 10 gün sonra da orta vadeli 3 yıllık programda halkımızla paylaşılacak. Ve bu çalışmaları yaparken hep ülkemizin kaynakları, ihtiyaçları, halkımızın beklentileri, halkımızın alım gücünün yükseltilmesi; bunlar hedeflendi" diye konuştu.



"Krizler Türkiye’de çok iyi yönetildi"


Tarımın, sanayinin, hizmetler sektörünün, ihracatın ve hizmetler ihracatının arttırılması konusunda çok büyük mesafeler alındığını kaydeden Bakan Bolat, "Günlük ve kısa vadedeki içimizde yaşadığımız bazı sorunlar bizlerin bazen yeise kapılmamıza yol açabilir. Ama inanın orta ve büyük vadeli resme baktığımızda Türkiye 22 yılda siyasi istikrar, ekonomik istikrar ve ekonomik reformlar, atılımlar sayesinde çok büyük mesafeler sağladı. Ben 2004 yılında MÜSİAD Şubesi’ni açtığım Erzurum’la bugünkü Erzurum arasında 40-50 katı olumlu yönde fark olduğunu her gelişimde görüyorum. Dört ay önce Palandöken Forumu’na geldiğim Erzurum’la dört ay sonra geldiğim Erzurum’un arasında bile yenilikleri, olumlu gelişmeleri gözle dahi görebilmek mümkün oluyor. Biz insanız. Kendi içimizde bazen göremiyoruz. Neler oluyor, neler bitiyor, gelişmeler. Ama dışarıdan arada gelenler bu farkları çok daha iyi fark edebiliyorlar. Anadolu’muzun her tarafında büyük atılımlar oldu. Trakya’mızda büyük atılımlar oldu. 180 OSB’den 380’ne çıktık. Üretimimiz 238 milyar dolardan 1.4 trilyon doları aşacak bir rakama doğru ilerliyor. Kişi başına milli gelirimiz 3 bin 608 dolardan şu anda birinci çeyrek sonunda 16 bin dolara yaklaştı. Şimdi ikinci çeyrek rakamları açıklandığında 16 bin doların üzerini göreceğiz. Dünyada bu kadar ekonomik, siyasal krizler, savaşlar olduğu bir ortamda, afetler olduğu bir ortamda bu krizler Türkiye’de çok iyi yönetildi. Halkımız sağlık yönünden, ihtiyaçları yönünden, eğitim alanında, enerji alanında bunlar çok iyi yönetildi. Elektrik krizi var mı? Birçok ülkeler, komşular dünyada günde üç saat, beş saat elektrikle hayatlarını sürdürmeye çalışan ülkeler var" dedi.



"Sanayide gerçekten büyük atılımlar yaptık"


"Dış ticaretten sorumlu devlet bakanı olarak birçok ülkeye gittiğimiz için aramızda ne kadar büyük bizim lehimize farklar oluştuğunu görebiliyoruz" diyen Bakan Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Gerçekten sizlerden de yurt dışına gidenler bunları görüyor. Ve dışarıda bunlar çok daha iyi takdir ediliyor. Güçlü Türkiye, ekonomisi güçlü Türkiye, ürünleri kaliteli, teknolojisi yüksek Türkiye, güçlü yönetimi, lideri olan Türkiye, dünyada barış konusunda ara buluculuğu olan, sözü dinlenen, bölgesel lider, küresel oyuncu olan Türkiye olarak hep görülüyoruz ve sanayide gerçekten büyük atılımlar yaptık. Şimdi milli gelir 1.4 trilyon dolara yükseliyorsa bunun yaklaşık yüzde 22-23’ü sanayi ürünü. Ne yapıyor? Yaklaşık 350, 375 milyar dolar bir sanayi üretiminden bahsediyoruz. Tarımsal üretimimiz -Erzurum tarım ve hayvancılık başkenti olan illerden birisi- üç katına çıktı. 24 milyardan 74,5 milyar dolara çıktı. Bazen yazıyorlar çiziyorlar, konuşuyorlar. İşte ekonomi krizde, ülke battı, yok tarım bitti lafları. Tarım bittiyse 75 milyar dolar, üç katına çıkmış üretimi kim yapıyor? Çiftçilerimiz yapıyor. Bunun dışında eğer ülke krizdeyse bu kadar üretimi, sanayiyi kim yapıyor? Krizde olan bir ülkenin ihracatı olur mu? Ve bizim ihracatımız mal olarak 270 milyar dolar sınırına geldi. Hizmet ihracatı olarak 118 milyar dolar, 120’ye yaklaştık. Topladığımızda 390 milyar dolar hedefini gerçekleştireceğiz bu sene. Ve 390 milyar dolar ihracat demek 1,4 trilyon dolar milli gelirin yüzde 25’inden fazla, yüzde 30’una yakın bir ihracat demek. Ve bunlar gösteriyor ki, sıkıntılarımız var. Başkanlar ortaya koydu. Ama yaşadığımız depremler, salgınlar, etrafımızdaki savaşlar çok büyük hadiseler. O ülkeleri veya ekonomisi zayıf, dayanıksız ülkeleri yerle yeksan eden olaylar bunlar. Ama biz vatandaşımızın hayatının kötüleşmesine müsaade etmedik, önce istikrar ve hemen yükseliş. Biz bunun için çaba sarf ediyoruz."



Bakan Bolat’tan esnafa kredi müjdesi


"Önceki hükümetlerimizdeki bakan arkadaşlarımız gerçekten bir asker gibi cansiparane çalışıyorlar gece gündüz" diyen Bakan Bolat, "Bizim ekibimiz cuma günü Sirt’teydi. Pazartesi Ahlat Bitlis’teydik. Salı günü Malazgirt Muş’taydık. Çarşamba günü, dün Şam Suriye’deydik. Akşam fuar açıldı. En büyük Türkiye’nin standıydı. Bizim İhracat Genel Müdürlüğü ekibimiz bin metrekareye yakın büyük bir tanıtım operasyonu yaptı. Ve sabah da Erzurum’a ayak bastık. Yani 3-4 saatlik uykularla bunları gerçekleştiriyoruz. Fuarda yaklaşık 5 buçuk saate yakın, 5 saate yakın da arkadaşlarımızı ziyaret ettik, standlarını gezdik. Çünkü onlar reel sektör, tabanı temsil ediyorlar. Ülkemizin real sektörünü temsil ediyorlar. Üreten kesimi temsil ediyorlar. Onları dinlememiz, onlara kulak vermemiz çok önemli. Bunun için yapıyoruz. Esnaflarımızın yanındayız, destek veriyoruz. 22 yılda tam 4,5 milyon kullandırma ile 658 milyar lira, yüzde 50 finansman maliyeti sübvansiyonu finansman verildi. Bu yılda ilk 7 ay itibarıyla 94 milyar verildi. Erzurum’da da esnaflarımız bu yıl ilk 7 ayda 709 milyon liralık destek aldılar ve Erzurum’daki esnaflarımız da bu 22 yılda 33 bin 373 defa esnaf kredisini kullanarak 5 milyar liralık destekten faydalanmışlar. Şimdi ben buna bir müjde ilave etmek istiyorum. TESKOP başkanımızla gelirken görüştüm ve Halk Bankası Genel Müdürümüz de sağ olsun her zaman TESKOP’la birlikte esnaflarımızın yanında. Esnaf kefalet kooperatifi üyelerimiz için inşallah yarın itibarıyla 150 milyon liralık daha yüzde 50 sübvansiyonlu, yüzde 25 maliyetli, 4 yıl geri ödemeli esnaf kredisini buraya göndermiş olacağız. Hayırlı uğurlu olsun inşallah" diye konuştu.



Erzurum’a Türkbank Şubesi açılıyor


Türkbank’ın şubesini Erzurum’da açacaklarını belirten Bakan Bolat, "Bu yıl sonuna kadar. Bakın size bu müjdeyi de vermiş oluyorum. Türkbank ihracat kredisi verir. Yüzde 50 sübvansiyonludur ve Erzurum’a şube açıyor. Erzurumlu ihracatçılarımızın yanına geliyor. Bu da çok çok önemli bir gelişme. Bunun yanında ihracatımız da Erzurum’dan artıyor. Bu yıl faaliyet bazında 2024 yılında söylüyorum Erzurum’un ihracatı 164 milyon dolar oldu hamdolsun ve yüzde 53 artış gösterdi. 2024’te 2023’e kıyasla bu yılda ocak-temmuz döneminde bir yıl öncesinin ocak-temmuzuna göre de 85 buçuk milyon dolar olmuşuz. Erzurum’un ihracatı inşallah yine bu 164 milyon dolara doğru gelecek diye ümitliyiz. İthalatta da Erzurum’un net cari fazla veren bir il olduğunu memnuniyetle söylemek istiyorum. Geçen yıl 91 milyon dolar ithalatı var Erzurum’un. Bu yıl ilk 7 ay itibarıyla da 64 milyon dolar ithalatı var. Bu anlamda da Erzurum net 20 milyon dolar bu yılın ilk yedi ayında dış ticaret fazlası var. Daha iyi olacak inşallah" dedi.



"Gelişmeler finans şartlarına olumlu olarak yansıyacak"


İstikrar ve dengelenme döneminin çok olumlu sonuçlar vermeye başladığını ifade eden Bakan Bolat, "Enflasyon 2022-2023’te yaklaşık yüzde 65’ler, 70’lere yakın bir rakamdaydı. 33,5’a kadar gerilettik. Tam 15 aydır enflasyon oranı her ay geriliyor. Ve bunun yanında faiz oranlarında da, finansman maliyetlerinde de gerileme süreci başladı. Hızlanıyor. Bunu ilgili kurumlar, Merkez Bankamız takip ediyorlar ve onlar da ülkemizdeki finans şartlarının iyileşmesi ve finansmana erişim konusunda çaba sarf ediyorlar. TOBB’un nefes kredisi birinci dilim 23 bin müteşebbise kullandırıldı. İkinci dilimi de şu anda onaylanma aşamasında görüşülüyor. KGF kredileri var şu anda. Bunlarla da bu sorunu kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Bu yıl ikinci çeyrekte yani nisan, mayıs, haziran döneminde büyüme rakamı da birinci çeyrekten daha yukarıda olacak. Bu kesin. Yüzde 2’ydi birinci çeyrek. Niye böyle diyoruz? Çünkü sanayi üretiminde ikinci çeyrekte yüzde 7’nin üzerinde bir artış oldu. Bu hafta birçok önemli gösterge açıklandı. Tüketici fiyat endeksinde, real kesim güven endeksinde, ekonomik güven endeksinde ağustos ayı itibarıyla olumlu iyileşme var, gelişme var. İnşallah eylülün başında enflasyon oranı açıklandığında da ümidimiz var. Yüzde 33,5’un altına gerilemesini bekliyoruz. Bunlar da finans şartlarına olumlu olarak yansıyacaktır diye ümitliyiz" diye konuştu.



Bakan Bolat:  "Yıl sonunda inşallah 1,4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız milli gelir olarak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bayramda toplu taşımaya sıkı denetim İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, Ramazan Bayramı öncesinde toplu taşıma araçlarına yönelik denetimlerini artırdı. Terminal başta olmak üzere kent genelinde süren kontrollerle yurttaşların güvenli ve konforlu yolculuk yapması hedeflenirken, kurallara uymayan araçlara cezai işlem uygulanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşların güvenli ve konforlu yolculuk yapabilmesi amacıyla toplu ulaşım araçlarına yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Ekipler; başta İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali olmak üzere kentin farklı noktalarında ilçe ve şehir içi minibüsler, servis araçları ile ticari araçlarda kapsamlı kontroller gerçekleştiriyor. Denetimlerde araçların çalışma ruhsatı, şoför tanıtım kartı ve güzergâh izin belgeleri incelenirken, orijinal donanım dışında aksesuar ya da ekipman bulunup bulunmadığı da kontrol ediliyor. Ayrıca koltuk sayısı, koltukların durumu ve araçların genel durumu titizlikle denetleniyor. Trafik ihlalleriyle ilgili şikâyetler 153 hattına bildirilebilecek Büyükşehir Belediyesi Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü’nde görevli Zabıta Trafik Amiri Ali Ertürk, denetimlerin bayram süresince de devam edeceğini belirtti. Ertürk, yurttaşların Ramazan Bayramı boyunca güvenli ve konforlu seyahat edebilmesi için başta İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali olmak üzere kentin farklı noktalarında denetimlerin sürdüğünü ifade etti. Araçların çalışma ruhsatı, şoför tanıtım kartı ve güzergâh izin belgelerini kontrol ettiklerini vurgulayan Ertürk, "Araçlarda cam filmi bulunmaması ve jantların orijinal olması gerekiyor. Bu şartları taşımayan araçlar hakkında Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği kapsamında gerekli cezai işlemler uygulanıyor, araçlar trafikten men edilebiliyor. Yurttaşlarımız trafik ihlallerine ilişkin şikâyetlerini 153 numaralı hat üzerinden iletebilir" dedi. Son iki yılda 12 bin 237 araca cezai işlem uygulandı Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü’nün son iki yılda gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 12 bin 237 araç hakkında cezai işlem uygulandı. Denetimler kapsamında 4 bin 318 minibüs, 823 ilçe minibüsü, 5 bin 603 taksi, 388 ilçe taksi ve bin 105 servis aracına işlem yapıldığı bildirildi. Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği ile Kabahatler Kanunu kapsamında uygulanan cezaların toplam tutarının ise 34 milyon 554 bin 757 lira olduğu açıklandı.
Aydın Başkan Özel’den 18 Mart Çanakkale Zaferi Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri anma günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Baskan Özel, Türk tarihinin en şanlı sayfalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, tarihin akışını değiştiren, bir milletin bağımsızlık uğruna neleri göze alabileceğini tüm dünyaya gösteren Çanakkale Zaferi’nin imanla, cesaretle ve sarsılmaz bir kararlılıkla yazılmış eşsiz bir kahramanlık destanı olduğunu vurguladı. Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: "Çanakkale, bir milletin geleceğini değiştiren; bağımsızlık iradesinin, inancın ve kararlılığın destanıdır. Çanakkale’de yazılan bu destan, bizlere yalnızca bir zafer değil; aynı zamanda büyük bir sorumluluk da emanet etmiştir. Yokluklara rağmen verilen bu büyük mücadele, milletimizin birlik ve beraberlik içinde asla teslim olmayacağının en güçlü göstergesi olmuştur. Bu sorumlulukla, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi korumak ve gelecek nesillere güçlü ve adaletli bir Türkiye bırakmak bizim en önemli görevimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle Bu toprakları bizlere vatan kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum"
Çanakkale Cevat Paşa o tepede 111 yıl önce Çanakkale Zaferini izledi Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda Kahraman Mehmetçiğin 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’nı yazdığı 18 Mart günü zaferini, İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’ndan çıkış yaptığında o meşhur ’Gittiler, Geçemediler ve Geçemeyecekler" sözünü söylediği Çanakkale’deki Hacıpaşa Çiftliği’nden izledi. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda Kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, Kahraman Mehmetçiğin 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’nı yazdığı 18 Mart günü zaferini, İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’ndan çıkış yaptığında o meşhur ‘Gittiler, Geçemediler ve Geçemeyecekler" sözünü söylediği Çanakkale’deki Hacıpaşa Çiftliği’nden izledi. Çanakkale Boğazı’nda 3 Kasım 1914 tarihinde bombardımanın başlamasıyla savaşın kendini göstermeye başladığını kaydeden Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Boğazı’nda 3 Kasım 1914 tarihinde başlayan bombardımanla birlikte savaş kendisini göstermeye başlamıştı. Ancak ilk önemli saldırı 19 Şubat 1915 tarihinde yaşanmıştı. Boğazın çevresindeki güvenlik önlemlerini almak ise Müstahkem Mevki Komutanlığına ve komutanı olan Cevat Çobanlı’ya aitti. Ancak Çanakkale Boğazı içerisindeki bu ilk saldırı, 19 Şubat saldırısı, Çimenlik Kalesi içerisinde bulunan müstahkem mevki komutanlığı karargahında yeni bir soru işareti uyandırmıştı. Burası güvenli değildi ve her an boğaz içerisinde bombalanmaya açık bir yerde bulunuyordu. Bunun için de Müstahkem Mevkinin buradan karargahını taşıma süreci gündeme gelecekti. Bu durumu 25 Şubat tarihinde yaşayan bombardıman daha da hissettirmişti. Bu amaçla 25 Şubat gününde şu anda bulunmuş olduğumuz yerin sadece biraz daha altında bulunan Hacıpaşa Çiftliği’ne karargâhın taşınmış olduğunu göreceğiz" dedi. Doç. Dr. Borlat, Nazmi Bey’in Hacı Paşa Çiftliğinde son emirlerini alarak 7 Mart akşamındaki ve gecesine bağlayan süreç esnasındaki mayınlamayı Çanakkale Boğaz’ı içerisinde yaptığını söyleyerek "25 Şubat 1915 tarihinden başlamak üzere Müstahkem Mevki Komutanı karargahı bulunduğumuz yere taşınacaktı ve özellikle Çanakkale Boğazı için en kritik kararların alınmış olduğu yerde Hacıpaşa Çiftliği olacaktı. Hacıpaşa Çiftliği’nde belki de 8 Mart gününde Boğazın mayınlanma faaliyetlerinin yapılması süreci öncesinde 6 Mart gününde bulunmuş olduğumuz noktaya Mayın Grup Komutanı Nazmi Bey’in geldiğini göreceğiz. Nazmi Bey kendisi bu bölgeye gelecek ve belki de boğazla ilgili son emirlerini almak suretiyle 7 Mart akşamındaki ve gecesine bağlayan süreç esnasındaki mayınlamayı Çanakkale Boğaz’ı içerisinde yapmış olduğunu göreceğiz. Hacıpaşa Çiftliği içerisinde 25 odası bulunan bir çiftlik binası olduğunu söyleyebiliriz. 2 katlı olan bu bina 40 dönümlük bir arazi içerisinde yerleşmişti. Aynı zamanda çiftliğin içerisinde birçok önemli askeri tesisin de şekillenmeye başlamış olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Cevat Paşa özellikle karargâhın bulunmuş olduğu yerin biraz daha kuzey yamaçlarında bir gözetleme noktası olarak tespit etmiş olduğu bulunmuş olduğumuz yerden boğazı ve Çanakkale Zaferini izlemiş olduğu yerin tespitini gerçekleştirmiş ve burada oluşturulan siperin içerisinde sadece alelade olarak hazırlanmış olan bir sehpa ve boğazı gözetlemek için kullanılan bir dürbün aynı zamanda yanındaki subaylarının bulmuş olduğu bir hat teşkil edilmişti" ifadelerini kullandı. Cevat Paşa 18 Mart Çanakkale Zaferi günü ne kadar komutada olmasa zafer saatlerini Hacıpaşa Çiftliği üzerindeki tepeden izlediğini aktaran Borlat, şu cümleleri kullandı: "Ancak bütün bu hazırlıklara rağmen 18 Mart gününde Cevat Paşa bu noktayı kullanamamış kendisi o gün Kirte’ye Mustafa Kemal’le bir teknik ziyaretine çıkmıştı. Bu nedenle 18 Mart bombardımanı başladığında o esnada bütün komuta zinciri kurmay başkanlığını yapan Selahattin Adil Bey’e kalmıştı. O nedenle Hacıpaşa Çiftliği’nde Selahattin Adil Bey saat 14’e kadar bütün muharebeyi idare etmiş, saat 14 civarında Çanakkale Boğazı’ndaki ilk geminin batmaya başlamasıyla birlikte kendisi şunu söyleyecekti: ‘Komutan Çanakkale’ye geliyordu ve belki de onun bu geçişi uğurlu gelmişti. Sadece iki saat sonra Cevat Paşa şu anda bulunduğumuz gözetleme mevkiine gelmiş ve Çanakkale Boğazı’ndaki gemilerin o son hamlelerini ve onların Çanakkale Boğazı’ndan yavaş yavaş çıkmaya başladığını görecekti. Saat 18 olduğunda yani İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’ndan çıkış kararı verdiğinde Cevat Paşa’nın o meşhur "Gittiler, Geçemediler ve Geçemeyecekler" sözünün söylendiği ve Çanakkale Zaferinin izlendiği, Müstahkem Mevkinin bütün komuta kademesinin savaşı idare ettiği merkezin gözetleme noktasından aynı açıyla biz de 111 yıl öncesine buradan bakıyoruz."
Adana Bayram öncesi lokum ve şekerleme satışları arttı Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte lokum, cezerye ve bayram şekerlerine olan talep arttı. Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte Adana’da geleneksel tatlılardan havuç ve şekerin karıştırılıp çeşitli işlemlerden geçirilmesiyle elde edilen cezeryenin üretimi artan taleple birlikte hızlandı. Cezeryenin yanı sıra lokum ve bayram şekerlerine olan talep de arttı. Kentte 10 şubeyle faaliyet gösteren Musko Kuruyemiş’te de yoğunluk yaşanıyor. Bayram sofralarının vazgeçilmez ikramlıkları arasında yer alan cezerye, lokum ve şekerlemeler, vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler arasında bulunuyor. Bayram öncesi hazırlıkların hız kazandığını belirten firmanın müşteri temsilcisi Muhammed Ali Özbek, vatandaşların özellikle taze ve kaliteli ürünlere yöneldiğini söyledi. Özbek, "Bayram yaklaşırken özellikle lokum, şekerleme ve ikramlık ürünlere olan talepte ciddi bir artış yaşanıyor. Bayramda misafirlere lokum ve bayram şekeri ikram etmek bizim kültürümüzde çok önemli bir gelenek. Bu nedenle vatandaşlarımız bayram öncesinde en taze ve kaliteli ürünleri tercih etmeye özen gösteriyor" dedi. "Yoğun bir üretim ve hazırlık yapıyoruz" En çok tercih edilen ürünler hakkında da bilgi veren Özbek, "Özellikle sultan lokum çeşitleri, güllü lokum, bol Antep fıstıklı lokumlar ve klasik bayram şekerleri en çok ilgi gören ürünler arasında yer alıyor. Biz de müşterilerimize en taze ve en bol malzemeli ürünleri sunabilmek için bayram öncesi yoğun bir şekilde üretim ve hazırlık yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Vatandaşlara alışverişlerini son güne bırakmamaları tavsiyesinde bulunan Özbek, "Vatandaşlarımızın bayram alışverişlerini son güne bırakmamalarını tavsiye ediyoruz. Böylece hem daha rahat alışveriş yapabilirler hem de ürün çeşitliliğinden daha iyi faydalanabilirler. Biz de bayram boyunca misafirlere en güzel ikramların sunulabilmesi için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.
İstanbul Tüketici hakları ve çözüm önerileri İstanbul’da tartışıldı İstanbul Arel Üniversitesi, Dünya Tüketici Hakları Haftası kapsamında "Tüketici Sorunları ve Çözüm Önerileri" sempozyumunu Türkiye Ticaret Bakanlığı ve LOBİN International iş birliğiyle gerçekleştirdi. Akademisyenler, kamu temsilcileri ve iş dünyasından isimlerin katıldığı etkinlikte, tüketici haklarının güncel durumu ve çözüm yolları ele alındı. İstanbul Arel Üniversitesi Cevizlibağ Yerleşkesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program saat 13.00’da başladı. Açılış konuşmasını İstanbul Arel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. C. Uğur Özgöker yaptı. Özgöker, tüketicilerin korunmasının önemine dikkat çekerek bu konuda yasal bir düzenlemenin gerekliliğini vurguladı. Toplantının ilk oturumu, İstanbul Arel Üniversitesi LEE Müdürü Prof. Dr. Ali Akdemir’in başkanlığında gerçekleştirildi. Akdemir, açılış konuşmasında şunları söyledi: "Üniversite olarak bu etkinliği düzenlemekten büyük bir gurur duyuyoruz. Tüketici haklarını anlamak, insan haklarıyla doğrudan bağlantılıdır. İnsan hakları konusunda bilinçlenildiğinde, tüketici de en doğru ve bilinçli kararları alabilir." Akdemir, konuşmasında ayrıca toplumsal farkındalığın önemine değinerek, eğitim ve bilgilendirme yoluyla tüketici haklarının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı. İlk oturumda, İstanbul Arel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ersin Göse, Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, LOBİN International Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fehim Ustaoğlu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, EGD Başkanı Hasan Arslan ve Avrupa Ekonomi Senatosu Ortadoğu Başkanı Iraj Alipour konuşmalarını gerçekleştirdi. Zirvede sahneye çıkan Prof. Dr. Ersin Göse ise "Tüketicilerin doğru ürüne ulaşabilmesi ve haklarını bilmeleri çok önemli. Bilinçli tüketici, hem kendini korur hem de piyasada adil bir denge oluşmasına katkı sağlar" diye konuştu. Tüketici zirvesinde önemli katkıda bulunan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, tüketicilerin korunması, piyasa denetimleri ve yeni nesil ticaret düzenlemeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gürcan, özellikle sahte ilanlarla mücadeleden yenilenmiş ürün piyasasına kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları paylaştı. "E-Devlet üzerinden kimlik doğrulama zorunluluğu" İlan sitelerinde yaşanan mağduriyetleri önlemek için yeni bir döneme girildiğini belirten Gürcan, şu ifadeleri kullandı: "İlan sitelerinde e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapılarak ilan verme dönemi başlatıldı. Böylelikle sahte ilanların önüne geçmiş olduk." Gürcan, araç satışlarında dolandırıcılığı engellemek amacıyla "Güvenli Ödeme Sistemi"nin devreye alındığını ve tüm işlemlerin bu sistem üzerinden gerçekleştirileceğini hatırlattı. Ekonomiye "Yenilenmiş Ürün" desteği Sürdürülebilirlik ve tüketici bütçesini koruma amacıyla yenilenmiş ürün sistemine büyük önem verdiklerini belirten Gürcan, şunları söyledi: "Cep telefonu, akıllı saat, bilgisayar ve oyun konsolu gibi ürünler, bakanlık onaylı merkezlerde 24 ay garantili olarak yenilenerek tekrar tüketicinin kullanımına sunuluyor. Bu sistemle hem çevreyi koruyor hem de vatandaşa kaliteli hizmeti uygun maliyetle sunuyoruz." "Çocuklar katledilirken tüketici hakları konuşmak manidardır" Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Tüketici Hakları Haftası etkinliğinde yaptığı konuşmada dünyadaki hak ihlallerine sert tepki gösterdi. Tatar, Gazze ve İran’da yaşanan insani dramlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gazze’de ve İran’da hoyratça insan hakları ihlal edilirken, çocuklar katledilirken tüketici haklarını konuşmak manidardır. Çelişkiler çok derindir; haklar konusuna etraflıca bakılmalıdır." Dünyadaki "çifte standart" vurgusu yapan Tatar, en temel insan hakları görmezden gelinirken diğer hakların savunulmasının oluşturduğu tezatlığın altını çizdi. Arel Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Gözde Zeytin Çağrı, tüketici haklarına ilişkin değerlendirmesinde özellikle indirim ve etiket oyunlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Tüketicilerin reklamlara karşı şikâyetlerini Reklam Kurulu üzerinden e-Devlet aracılığıyla iletebileceğini belirten Çağrı, yanıltıcı indirim algısının sıkça kullanıldığına dikkat çekti. Çağrı, bir ürünün fiyatının önce yükseltilip ardından indirim yapılmış gibi gösterilebileceğini vurgulayarak tüketicilerin alışverişte daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Toplantıda tüketici haklarının korunması, dijitalleşme çağında tüketicilerin karşılaştığı yeni sorunlar, hukuki süreçler ve sektörel çözüm önerileri detaylı şekilde ele alındı. Katılımcılar, tüketici bilincinin artırılmasının ve kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Ferah Zeydan, konuk şarkıcı olarak sahne alarak etkinliğe renk kattı.