EĞİTİM - 21 Ekim 2025 Salı 11:34

Bakan Tekin: "Merkezi sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz"

A
A
A
Bakan Tekin: "Merkezi sınırlamayla okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz"

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişleri Bakanlığı ile yapacakları ortak çalışmayla önümüzdeki yıl okullara öğrenci kaydı ile alakalı adrese dayalı sistemin net bir şekilde uygulanmasını sağlayacaklarını belirterek, "Bazı kişiler aslında kendi adresleri açısından uygun olmayan okullara çocuklarını yazdırmak için farklı yöntemleri de deniyorlar. Neticesinde olumsuzluk ortaya çıkıyor. Bizim planlamalarımız sekteye uğruyor. Bir okulda 15-16 kişilik sınıflar. Yanındaki okul da 40-45 kişilik sınıflar ortaya çıkıyor. Önümüzdeki yıl bu konuda yine merkezi sınırlamayla, okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz" dedi.


Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’daki Hizmet İçi Eğitim Enstitüsünde düzenlenen üçüncü ve son "İlçe Milli Eğitim Müdürleri Toplantısı"na katıldı. Buradaki toplantının açılışın yaptığı konuşmasında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye’nin en büyük ailesi olarak tanımladıklarını vurgulayan Bakan Tekin, "Gerçekten çok büyük camiayız. Böyle söylendiğinde belki büyüklük gözükmüyor ama işte rakamlar üzerinden bir konuşursak bizim muhatap olduğumuz yaklaşık 60 bini resmi okul olmak üzere toplam 75 bin okul ve toplamda 100 binin üzerinde kurum, yaklaşık 1 milyon 100 bini resmi olmak üzere 1 milyon 250 binin üzerinde öğretmen arkadaşımız var. 18 milyon öğrenci ve her bir hesap ettiğimizde toplumun aslında tamamını yaklaşık 50-60 milyonluk bir kitleyi ilgilendiren bir bakanlığız. Bu kadar büyük bir aile 922 ilçenin tamamında yönetici arkadaşlarımız, okullarımız, Anadolu’nun her köşesinde kurumlarımız var. Dolayısıyla bu kadar devasa bir yapının çözmesi gereken sağlıklı bir iletişim mekanizmasının oluşturulması şart. Eğer sağlıklı bir iletişim mekanizması kurulamazsa bu ailenin fertleri arasında bir uyum tesis edilemezse, bu kadar büyük bir yapının başarılı olma şansı, aynı sesi çıkarma şansı, aynı amacı hayata geçirmek için mücadele etme şansı olmaz. Dolayısıyla biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak başlangıçtan beri en temel hedefimiz; bakandan başlayıp en ücra köşedeki hizmet eden arkadaşımıza kadar Milli Eğitim Bakanlığının ne yaptığını, bütün fertlerinin bilmesi ve bu bilgi dahilinde bir bütünün parçaları mantığıyla hareket ederek bütünü tamamlayan, uyumu tesis eden bir şekilde çalışmasını temin etmek bizim başlangıçtan beri en temel hedefimizdir" şeklinde konuştu.


"Öğretmenler Odası toplantıları değerli"


Bakan Tekin, bu hedefi hayata geçirmek için bakanlık merkez teşkilatında yapılan, bu iklimin oluşturulması için yapılanların, Bakanlık Merkez Teşkilatı’nda birimlerin birbirleriyle halinde çalışması için yapılanların, okul okul gezerek öğretmenlerle yapılan sohbetlerin esprisinde bu gerçeğin yattığını vurgulayarak, "Biz Anadolu’daki ilçelere genel müdür düzeyinde arkadaşlarımızı göndererek meramımızı anlattık, anlatmaya çalıştık. Ben şahsen bakan olarak ,göreve başladığım tarihten itibaren büyük çoğunluğu programsız olmak üzere yaptığımız okul ziyaretleri var. Ve okullarda öğretmenler odasında, öğretmen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetler istişareler. Yaptığımız bütün toplantılarda 15 dakikadan fazla konuşmadık, muhataplarımızla çalışma arkadaşlarımızla, istişare kültürü içerisinde sözü çoğunlukla onlara verdik. Onların anlatmak istediklerini, söylemek istediklerini dinledik. Ve dinlediklerimizi not alarak hayata geçirdik. 2023 yaz aylarından itibaren her yaz eğitim öğretim yılına hazırlık genelgesi çıkarma geleneği başlattık. Ve bu genelgede her birisinde 50-60 tane madde oldu. Ve bunların hepsi bahşettiğim şeylerin hepsi öğretmenler odasında , öğretmen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde, illerde yaptığımız toplantılarda arkadaşlarımızın çözülmesi gereken ya da "şu uygulamanın hayata geçirilmesi gerekir" şeklindeki önerileri Bakanlıkta ilgili dairelerce değerlendirildikten sonra mevzuat haline dönüştürülerek sahayla paylaşıldı" dedi.


"Planlamalarımız sekteye uğruyor"


Ankara’da programsız bir biçimde yaptıkları okul ziyaretinde öğretmenlerin bir konuyu dile getirdiğini vurgulayan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Aslında bizim de gündemimizde olan bir konuyu ısrarlı bir biçimde dile getirdiler. Biz ilkokullarımız, ortaokullarımız, orta öğretim kurumlarının tamamında sınavla öğrenci alanlar hariç, adrese dayalı yerleştirme yapıyoruz. Ama bazı yerlerde, bazı okullarla ilgili lehte ya da aleyhte kamuoyu oluşturuluyor. Bazı okulların popüler olduğu iddia ediliyor. Ve illerde, ilçelerden ilçe müdürlerimiz, il müdürlerimiz, kaymakamlarımız ve valilerimiz çocuklarını o okullara yazdırmak isteyen, aslında adresi o okulda olmadığı halde okula yazdırmak isteyen kişilerin baskılarıyla karşı karşıya kalıyor. Ve bunun sonucunda da Türkiye genelinde ilkokullarda ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı 20-22 bandına düşmüşken bazı okullarda 37-38 sekiz kişilik sınıflar var. Ama hemen yakınındaki bir okulda öğrenci mevcutları 20’li rakamların altına düşen sınıflar var. Şimdi burada bir dengesizlik var. Biz zaten planlamamızı, yatırım planlamamızı ona göre yapıyoruz. Devletin ilgili birimlerinden okula başlama yaşı gelen çocuklarla ilgili adres bilgilerini alıyoruz. Ve her bir okulumuzu bu adres bilgilerine göre sokak sokak zimmetliyoruz. Planlamamız buna göre. İhtiyaç olan mahallelerde ya da sokaklarda, caddelerde okul planlaması yapıyoruz. Şimdi böyle planlamayı yapmışken, bazı kişiler aslında kendi adresleri açısından uygun olmayan okullara çocuklarını yazdırmak için farklı yöntemleri de deniyorlar. Neticesinde bir tür olumsuzluk ortaya çıkıyor. Bizim planlamalarımız sekteye uğruyor. Bir okulda 15-16 kişilik sınıflar. Yanındaki okul da 40-45 kişilik sınıflar ortaya çıkıyor. "Çocuğu aslında oraya yazdıracaktım ama okul müdürü bizden para istedi, kayıt parası istedi" şeklinde şayialar ortaya çıkıyor. Aslında okul müdürümüzün söylediği şey şu. "Sizin çocuğunuz bu okula kaydolamaz çünkü adresi burası değil." Ama veli sanki şöyle kayıt parası verse kaydedecektir. Kaydedemezler. Arkadaşlarımız da zaten bunu çalışıyorlar. Önümüzdeki yıl bu konuda yine merkezi sınırlamayla, okul kayıtlarının kapatıldığı bir sistemi hayata geçireceğiz. Y ani artık taşrada arkadaşlarımız bu tür baskılarla karşı karşıya kalmayacaklar. İçişleri Bakanlığı’yla bu konuda bir çalışma yürütüp bu tür konularda okullarla ilgili yaptığımız planlamaların sabote edilmesini, okullarımızda bu anlamda dengesizliklerin ortaya çıkmasını engelleyeceğiz. Öyle tablolar var ki, okulumuzda işte müzik atölyesi yapmışız. Çok baskı geldiği için müzik atölyesi kapatılıp sınıfa dönüştürüyorlar. Kütüphaneyi kapatıp sınıfa dönüştürmek zorunda kalıyorlar. Tabii çok baskı var çünkü. Bunların hepsi sahada öğretmen arkadaşlarımızdan, idareci arkadaşlarımızdan, sahada yaşanan sorunlarla ilgili bize geri dönüşler üzerinden oluşturduğumuz uygulamalar" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan çiftçisine ‘budama’ uyarısı Erzincan’da havaların ısınması ve baharın gelmesi ile birlikte meyve bahçelerinde budama işlemleri yapılmaya başladı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü meyveciliğin yoğun bir şekilde yapıldığı Erzincan’da çiftçilere yönelik budama ile ilgili uyarılarda bulundu. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü, meyve bahçelerinde verim ve kaliteyi artırmanın en önemli adımlarından biri olan budama konusunda çiftçileri uyardı. Meyve ağaçlarında budamanın amacının ağaçlara istenilen şekli vermek, periyodisitenin etkisini azaltmak, ağaçlarda meyve verimi ile sürgün oluşumunu dengelemek, dal kırılma ve sarkmalarını azaltmak olduğu vurgulandı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce yapılan bilgilendirme de şu ifadelere yer verildi; "Kışları çok soğuk geçen bölgelerde budama yerlerinin soğuktan zarar görmemeleri için budamayı soğuklar geçtikten sonra; fakat ağaçlar uyanmadan önce yapılması gerek meyve ağaçlarının budanma şekli, meyve tür ve çeşidine, ağaçların yaşına, toprak ve iklim şartlarına, budamadan beklenen amaca ve ağacın gelişme gücüne göre değişir. Bu nedenle her meyve tür ve çeşidinin değişik iklim ve toprak şartlarındaki gelişme gücünün ve bunların budamaya karşı gösterdiği tepkilerin iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca dalların kesilmesi, bırakılacak ve kesilecek dalların iyi seçilmesi konusundaki genel kuralların da bilinmesi zorunludur. Meyve Ağaçlarında Budama Nasıl Yapılır? Kuvvetli gelişen ağaçlarda veya dallarda az kesim yapılmalı, zayıf gelişenlerde ise fazla kesim yapmalıdır. Zayıf gelişen dalların gelişmesini artırmak için açıları daraltılmalı, kuvvetli gelişen dalların gelişmesini azaltmak için ise dallar eğilerek açıları genişletilmelidir. Şekil oluşturma amacıyla ana dalların açılarının düzenlenmesinde ana dalların gövde ile açıları 45-60 olmalıdır. Bu işlem yaz aylarında da yapılabilir. Budanan yerlerde tırnak veya budak bırakılmamalıdır. Kalın dal kesimlerinde mutlaka yük alma işlemi yapılmalıdır. Bu sayede kabuk veya dal yarılmaları önlenmiş olur. Yara yerleri aşı macunu veya kara boya ile kapatılmalıdır. Dal kesimleri bir yan dalın veya gözün hemen üzerinden gözün veya dalın aksi yönüne doğru hafif meyilli olarak yapılmalıdır. Budama sonunda çıkan budama artıkları ve bahçe kenarlarındaki çalılıklar, kuru bitki parçaları hastalık ve zararlıların en iyi barınak yeridir. Meyve ağaçlarına ve ürünlerine zarar veren bu hastalık ve zararlıların çoğalmaması için bu artıklar yakılmalı veya bahçeden uzaklaştırılmalıdır"
Manisa Kızılay’ın iftar çadırı Alaşehir’de dayanışmanın simgesi oldu Türk Kızılay Alaşehir Şubesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda kurulan iftar çadırı, her akşam yüzlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturuyor. Ramazan boyunca yaklaşık 12 bin kişiye iftar yemeği verilmesi planlanan organizasyon, Alaşehir’de birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Alaşehir’de kurulan Kızılay iftar çadırı, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak isteyen vatandaşların yoğun ilgisiyle dolup taşıyor. Her akşam yüzlerce kişinin katıldığı iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruç açmanın mutluluğunu yaşıyor. Toplumun farklı kesimlerinden insanların bir araya geldiği iftar programı, hem yardımlaşma hem de kaynaşma açısından önemli bir ortam oluşturuyor. Kızılay gönüllüleri ise iftar saatine kadar hummalı bir hazırlık yaparak yemeklerin dağıtımını gerçekleştiriyor. Düzenlenen iftar programına Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Fedayi Kozan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kurum amirleri katıldı. Protokol üyeleri vatandaşlarla aynı sofrada iftar yaparak Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu birlikte yaşadı. Programda vatandaşlarla yakından ilgilenen protokol üyeleri, iftar öncesi ve sonrasında vatandaşlarla sohbet etti. Kaymakam Güngör yemek dağıttı İftar programına katılan Kaymakam Alper Faruk Güngör, Kızılay gönüllü yeleğini giyerek vatandaşlara yemek dağıttı. Vatandaşlara kendi elleriyle yemek ikram eden Güngör, daha sonra vatandaşlarla sohbet ederek Ramazan aylarını tebrik etti. Vatandaşlar da Kaymakam Güngör’ün iftar programına katılarak yemek dağıtmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Türk Kızılayı Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak ise Ramazan ayının birlik ve beraberlik açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Ramazan ayı bolluk, bereket, mağfiret, birlik ve beraberlik ayıdır. Manevi duyguların en üst seviyeye ulaştığı bu mübarek ayda insanlar birbirine daha fazla yakınlaşır. Dargınlıklar unutulur, kardeşlik duyguları pekişir." dedi. Ramazan ayının aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Yamak, ihtiyaç sahibi vatandaşların gözetildiği bu ayın toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Yamak, Kızılay olarak Ramazan boyunca iftar sofraları kurarak vatandaşlarla bu manevi atmosferi paylaşmaya devam edeceklerini söyledi. İftar programı, Alaşehir Müftüsü Mehmet Ali Dilek’in yaptığı dualarla vatandaşların oruçlarını açmasıyla başladı. Program, yemek sonrası yapılan dua ile sona erdi.
Manisa Manisa’da park ve trafik sorunu için dikkat çeken öneriler Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’daki park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şehir merkezindeki düzensiz parkların trafiği kilitlediğini söyledi. Köse, trafik düzeninin yeniden gözden geçirilmesi ve şehir planlamasında yeni adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da özellikle şehir merkezinde yaşanan park ve trafik sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehirde birçok noktada üç sıra park uygulamasının trafiği ciddi şekilde etkilediğini belirten Köse, mevcut düzenin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Karaköy bölgesinde araçların üç sıra halinde park ettiğini ifade eden Köse, benzer bir durumun Doğu Caddesi’nde de yaşandığını belirtti. Köse, "Doğu Caddesi’nde Halil Yurtseven’den Gediz Tıp Merkezi’ne kadar olan bölümde üç sıra park yapılıyor. Bu durum trafiğin akışını ciddi şekilde zorlaştırıyor" dedi. Şehirde trafik düzeninin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Köse, bazı güzergahlarda eski sisteme dönülmesinin faydalı olabileceğini dile getirdi. Köse, "Trafik eski haline dönebilir. Ortada refüj olan, gidiş ve gelişin ayrı olduğu bir sistem yeniden düşünülebilir" ifadelerini kullandı. Mimar Sinan Bulvarı’nda da trafik düzenlemesi yapılabileceğini belirten Köse, bu güzergahın halen Bursa-İzmir sürat yolu gibi kullanıldığını belirterek kavşak noktalarına trafik ışığı konulmasının değerlendirilebileceğini söyledi. Şehir merkezinin yeniden planlanabileceğine dikkat çeken Köse, ticari hareketliliğin farklı bir noktaya kaydırılmasının da gündeme gelebileceğini belirtti. Köse, "Çarşı merkezi başka bir bölgeye kaydırılabilir. İzmir’deki Konak Caddesi ve Çankaya Caddesi benzeri bir düzenleme yapılabilir" diye konuştu. Manisa’nın gelecekteki şehirleşmesine ilişkin de dikkat çeken bir öneri dile getiren Köse, geniş bir planlamayla yeni yaşam alanları oluşturulabileceğini ifade etti. Köse, "Yaklaşık 30 bin dönüm arazi ile Manisa’nın tamamını üç katlı bahçeli evlerden oluşan yeni yaşam alanlarına taşıyabilmek mümkün. Bu da Muradiye Orman Fidanlığı büyüklüğünde yaklaşık 30 ayrı alan demek" dedi. Köse, şehir planlamasında uzun vadeli ve bütüncül çözümlerin ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.