GÜNDEM - 24 Mayıs 2025 Cumartesi 19:58

Büyükşehir’den iki önemli yatırım daha

A
A
A
Büyükşehir’den iki önemli yatırım daha

Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım seferberliği devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin inşa ettiği Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Bilgi Evi ve Halk Pazarı Yıldızkent-1 marketin açılışı düzenlenen törenle yapıldı.


Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Murat Altundağ, "Bugün sadece iki binanın kapısını değil, bilgiye erişimin ve dayanışmanın, halkımızın refahını artırmanın, sofralara bereket getirmenin kapılarını da birlikte açıyoruz. Bilgi Evimiz, çocuklar, gençler ve yetişkinler için eğitim, kültür ve kişisel gelişim odaklı modern, güvenli ve donanımlı bir öğrenme ve gelişim alanı olacaktır.


Halk Marketimiz ise Temel gıda maddelerini, sebze ve meyveyi, temizlik ürünlerini ve halkımızın günlük ihtiyaç duyduğu ürünleri uygun fiyatlarla, kaliteli ve güvenilir bir şekilde alabileceği bir sosyal hizmet projesidir" dedi. Genel Sekreter Zafer Aynalı da, her iki yatırımın teknik özelliklerini anlattı. Aynalı, "Erzurum’da bilge bir neslin inşası için oluşturduğumuz Bilgi Evleri projemiz devam ediyor. İslam tarihçisi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma’nın adını taşıyan bu güzel yatırımda inşallah nice Nurettin Topçu’lar nice Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma’lar yetişecek. Bir diğer yatırımımız Halk Pazarımızın ikinci şubesini Yıldızkent’te açtık. Yeni şubelerimizi de tek tek hayata geçireceğiz" diye konuştu. Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, Palandöken Belediye Başkanı Av. Muhammet Sunar ve Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma da yatırımlardan dolayı Başkan Mehmet Sekmen’e teşekkür etti. AK Parti Erzurum İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu da, "Gün geçmiyor ki şehrimizde yeni bir yatırımın açılışı yapılmasın. Gönül Belediyeciliğine en güzel örnekler kuşkusuz ilimizde yaşanıyor. Şehrimizin gelişim ve değişimini sağlayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’e bu güzel yatırımlardan dolayı teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok da, Bilgi Evi ve Halk Pazarı açılışının hayırlara vesile olmasını dileyerek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey’in gösterdiği istikamette milletvekilleri, il ve ilçe teşkilatları, belediye başkanları ve bütün dava arkadaşımızla bu kadim şehre hizmet etmenin gurur ve onurunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.


"Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma hocamız hakikatin sesidir"


Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de, burada yaptığı konuşmada, "Her şeyden önce, bu güzel mekâna ismini verdiğimiz İhsan Süreyya Sırma Hocamızdan bahsetmeden geçemeyiz. O, bir ilim adamından çok daha fazlasıdır. Hayatı boyunca hakkın, hakikatin ve adaletin sesi olmuş; yazdığı eserlerle milyonlara ışık tutmuş; genç nesillere İslam tarihini, ümmet bilincini ve adanmışlık ruhunu aşılamış bir gönül mimarıdır" dedi. "Erzurum onun için bir şehir değil, bir idealdir. Bu şehrin ilimle, irfanla, ahlakla yoğrulmuş ruhuna her daim hayran olmuş, Erzurum’un gençlerine umutla bakmıştır. Hocamız, 1973 yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü’nde İslam Tarihi dersleri de vermiştir. İşte bizler de onun adını bu bilgi evine vererek, bu ilim geleneğini yaşatmayı bir borç bildik" diyen Başkan Sekmen, "Bu güzide eğitim yatırımımızda hayatını Yüce dinimize adamış, İslam tarihi dalında 30 kitabı ve 200’ü aşkın ilmi makalesi bulunan nice İhsan Süreyya Sırma Hocalarımız yetişecek inşallah" kaydını düştü.


"Şehirler betonla değil sevgi ve gönülle büyür"


Başkan Mehmet Sekmen, şöyle devam etti: "Erzurum, tarihi boyunca sadece bir medeniyetler kavşağı değil, aynı zamanda bir ilim ve irfan merkezidir. Alvarlı Efe’nin, Nurettin Topçu’nun iz bıraktığı bu topraklar, nesilden nesile bilgiyle, hikmetle, şuurla yoğrulmuştur. Bugün bu bilgi evleriyle bu kutlu mirası yeniden canlandırıyoruz. Çünkü bu şehir, yalnızca taşla, toprakla değil; kalemle, kelamla, gönülle büyür. Bilgi evleri bizim belediyecilik anlayışımızda yalnızca bir bina değil, geleceğe açılan bir kapıdır. Burada sadece ders çalışılmaz; burada karakter inşa edilir, özgüven kazandırılır, ufuk açılır. Evlatlarımızın sokakta değil, kitapla yoğrulan ortamlarda büyümesini, sosyal medyanın değil sosyal sorumluluğun hâkim olduğu ortamlarda yetişmesini istiyoruz. Bu anlayışla, şehrimizin dört bir yanına bilgi evleri, gençlik merkezleri ve okuma salonları kazandırdık. Çünkü biliyoruz ki; bir nesli imar etmeden bir şehri imar edemezsiniz. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ diye buyuruyor. İşte biz de bu anlayışla bilgiye, ilme ve gençliğimize yatırım yapıyoruz. Bilgi evleri yalnızca sınavlara hazırlık kursları veren yapılar değildir. Burada müzikten sanata, spordan değerler eğitimine kadar birçok etkinlik yürütülüyor. Gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan korumak için sunduğumuz bu sosyal ortamlar, aynı zamanda birer korunaklı liman vazifesi görmektedir."


"Halk pazarlarımıza yoğun bir ilgi var"


Halk pazarlarına yoğun bir ilginin olduğunu belirten Başkan Sekmen, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bir diğer önemli hizmetimiz ise Yıldızkent-1 Halk Pazarı’dır. Bu pazar yalnızca bir alışveriş yeri değildir. Bu pazar; dar gelirli vatandaşlarımız için adeta bir can damarı, mahalle kültürünün yeniden inşa edildiği bir yaşam alanıdır. Üreticiden tüketiciye doğrudan ulaşan bu sistem, sosyal belediyecilik anlayışımızın güçlü bir yansımasıdır. Burada hem uygun fiyat hem kaliteli ürün hem de samimi bir alışveriş ortamı sunuluyor. Şunu ifade etmek isterim ki; bizim belediyecilik anlayışımız, yalnızca yol, kaldırım, park yapmak değildir. Biz, gönüllere yol yapmanın derdindeyiz. İşte biz bu anlayışla, halk pazarları kurarak vatandaşımızın mutfağına, ev ekonomisine dokunuyoruz. Bu pazar, halkın belediyesinin halk için yaptığı bir hizmettir. Bu yüzden adı da ‘Halk pazarı’dır. Bizim hedefimiz sadece yol yapmak, bina dikmek değildir. Biz gönülleri kazanmak, şehirle birlikte insanı ihya etmenin gayreti içerisindeyiz. Bir şehir, ancak insanı mutluysa medenidir. Biz de bu medeniyetin izinden giderek, şehrimizin hem fiziki çehresini hem sosyal yapısını birlikte inşa ediyoruz." Konuşmaların ardından söz konusu yatırımların açılışı yapıldı.



Büyükşehir’den iki önemli yatırım daha

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya "TUA Astro Hackathon" maratonunun kazananları belli oldu İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Teknokent ana sponsorluğunda ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi stratejik partnerliğiyle gerçekleştirilen "TUA Astro Hackathon" sona erdi. Malatya’da bilim, teknoloji ve gençlik buluşmasına sahne olan etkinlikte, ödüller sahiplerine takdim edildi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) himayesinde gerçekleştirilen etkinliğin ödül törenine; Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, farklı liselerden öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Ödül töreni öncesi konuşan Doç. Dr. Hasan Yılmaz, kurumlar arası işbirliğine dikkat çekti. Etkinliğe katkı veren kurumlara teşekkür eden Yılmaz, "Rektörümüzün önümüzü açması ve bizlere verdiği destekle başlayan bu süreç, büyükşehir belediyemizin, Yeşilyurt Belediyemizin ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla çok büyük bir etkinliğe dönüştü. Türkiye genelinde 37 il arasında 4. olduk. Bu başarı hepimizin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gençlerin ortaya koyduğu projelerin önemine vurgu yaptı. Geçit, "Bu organizasyonun temel amacı gençlerimizin inovatif, araştırmacı ve üretken yönlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan her çalışma, her proje aslında geleceğe atılmış önemli bir adımdır. Hiçbir zaman yaptığınız işi küçümsemeyin. Belki de bugün burada ortaya koyduğunuz bir fikir, yarın bu ülkenin geleceğini, hatta insanlığın geleceğini değiştirebilir. Bilim ve teknoloji alanında geçmişte bazı fırsatları kaçırmış olabiliriz ancak son yıllarda çok önemli bir ivme yakaladık. Sizler de bu sürecin en önemli aktörlerisiniz" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat da etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin önemine dikkat çeken Akpolat, "Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda düzenlenen Astro Hackathon’da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üniversitemiz adına bu önemli organizasyona ev sahipliği yapmak bizler için gurur vericidir. Türkiye genelinde katılım açısından 4. sırada yer almamız da ayrıca mutluluk vericidir. Bu etkinlik gençlerimizin teknik, analitik ve girişimcilik becerilerini geliştiren çok kıymetli bir platformdur. Hayallerin projeye dönüştüğü, projelerin ise geleceği şekillendirdiği bir ortamdır. Bugün yazılan her bir satır kod, yarın uzayda görev yapacak bir sistemin parçası olabilir" şeklinde konuştu. Akpolat, ilk 5’e giren yarışmacılara Teknokent’te şirket kurmaları için destek sağlayacaklarını belirterek sözlerini tamamladı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise gençlerle bir arada olmanın memnuniyetini dile getirdi. Başkan Er, "Gençlerle bir arada olmaktan her zaman büyük mutluluk duyuyorum. Malatya olarak sadece depremin yaralarını sarmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin şehrini inşa ediyoruz. Bilim, teknoloji ve gençlik odaklı projelere büyük önem veriyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz bilim merkeziyle bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye artık savunma sanayi, bilişim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma gelmiştir. Siz gençler bu sürecin en önemli parçasısınız. Kendinize güvenin, çalışın ve ülkenize katkı sağlayın" şeklinde konuştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, birinci "Yer Gök Ayna", ikinci "Nirvana", üçüncü "Infinity" olurken Teknokent Jüri Özel Ödülünü ise dördüncü "Kodere" ve beşinci olan "Göktürk" takımı elde etti.Ödül takdiminin ardından etkinlik sona erdi.
Malatya Malatya’da çiçek açan kayısı bahçeleri havadan görüntülendi Türkiye’nin kayısı başkenti Malatya’da baharın gelişiyle birlikte kayısı ağaçları beyaza büründü. Kent genelinde kartpostallık görüntüler oluşurken, üreticiler yeni sezon için umutlu olduklarını ifade etti. Yaklaşık 10 milyon kayısı ağacının bulunduğu Malatya’da çiçeklenme dönemiyle birlikte bahçeler havadan görüntülenirken görsel şölen ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşayan üreticiler bu yıl hava şartlarının olumlu seyretmesini bekliyor. Battalgazi ilçesine bağlı Ağılyazı Mahallesi Muhtarı ve kayısı üreticisi Yaşar Adak kayısıların bu yıl genel olarak iyi durumda olduğunu belirterek, "Eğer don olmazsa ve aşırı yağış etkili olmazsa iyi bir sezon bekliyoruz. Şu anda çiçek dökme aşamasındayız, inşallah daha iyi olacak" dedi. Üretim maliyetlerinin yüksek olduğunu kaydeden Adak geçen yılki kayıplara rağmen devlet desteklerinin üreticiye katkı sağladığını ifade etti. Alacakapı Mahallesi Muhtarı Nafiz Sayın ise mahallede yaklaşık 32 bin dönüm arazide kayısı üretimi yapıldığını belirterek, "Çiçeklerimiz şu an güzel görünüyor. En büyük temennimiz don olmaması. Malatya kayısısı dünya çapında önemli bir ürün" dedi. Dolamantepe Mahalle Muhtarı Ahmet Bayduz da geçen yıl yaşanan don olayının etkilerinin sürdüğünü ifade ederek, "Ağaçlarımız çiçeklenme döneminde. Yoğun çiçek var ancak geçen yılki don nedeniyle yalancı çiçek oranı fazla. Kalan ürün yeterli olursa iyi bir sezon geçirebiliriz" diye konuştu.
Edirne 88’lik usta gençlere taş çıkarıyor Edirne’de 14 yaşında başladığı elektrik işini 88 yaşında da sürdüren usta, yıllar içinde onlarca çırak yetiştirdiğini ancak artık gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini söyleyerek, ölene kadar işini büyük bir aşkla yapmayı sürdüreceğini belirtti. Edirne’de sanayi sitesinde çalışan 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, 14 yaşında başladığı oto elektrik mesleğini yaklaşık 74 yıldır sürdürüyor. İlerlemiş yaşına rağmen her gün iş yerinin yolunu tutan Uyguner, mesleğine olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu ifade etti. Yıllar boyunca çok sayıda çırak yetiştirdiğini belirten Uyguner, bugüne kadar 50’nin üzerinde çırak yetiştirdiğini söyledi. Günümüzde ise gençlerin meslek öğrenmeye eskisi kadar ilgi göstermediğini dile getiren Uyguner, birçok kişinin işin kolayına kaçtığını ifade etti. Sanayi sitesinde uzun yıllardır esnaflık yaptığını anlatan Uyguner, sağlığını ise işine olan bağlılığına borçlu olduğunu belirtti. Çalışmayı sevdiğini dile getiren Uyguner, imkân bulduğu sürece mesleğini sürdürmeye devam edeceğini söyledi. "Artık çırak yetişmiyor 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, "14 yaşında elektrikçiliğe başladım. Yaşım 88. Sabahleyin kalkarım, işime gelirim. Akşama kadar burada işime devam ederim, hizmet veririm. Gelene yardımcı olurum. Böylece mutluluğu elde ediyorum. Çalışarak elde ediyorum. Çok çırak yetiştirdim. 50’nin üzerinde çırak yetiştirdim. Hatta daha fazla. Ama artık çırak yetişmiyor . Bu şartlarda herkes işin kolayına kaçmaya çalışıyor. Olmuyor, yok" dedi. "Çalışmayı çok seviyorum" Çalışmayı çok sevdiğini belirten Uyguner, "Bir, çalışmayı çok seviyorum. İki, çalışmanın sonucunu görüyorum. İnsanlar buradan mutlu ayrılıyor. Vergimi veriyorum, aileme geçindiriyorum. Ve sağlığımı bu yaşta da olsa yerine getirmeye çalışıyorum. İşi yapacağım dersen zorluğu falan yok. Var değil, yalan söyler. Yanlış söyler. Peygamberimiz diyor ki, 8 gün ömre 9 gün çalışma. 8 gün ömrü, 9 gün çalışma. Herkes çalışacak. Eli, ayağı tutan, kafası yerinde olan, kendini bir şeylere adamağa kalkan, kahvede oturmayan insanlar çalışacak. Bu ülkenin çalışmaya ihtiyacı var. Herkes çalışacak" şeklinde konuştu. "Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum" Gençlerle arasında kuşaklar olduğunu ifade eden Uyguner, "Bugüne kadar ülkemize sahip çıktık. Benle olsun, kardeşlerim olsun, akrabalarım, tanıdıklarım sahip çıktık. Bundan sonra gelecek nesiller iyi bir şekilde yaşamak istiyorlarsa önce ülkesine sahip çıkacak. Demokrasiye sahip çıkacak. Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum. Yeniliyorum. Bir şey yaptığım vakit karşılığında diyorum ki ya ben bir şeylere yarıyormuşum demek ki. İşte sen burada bir şey yaptın, yeni göstereyim, tamir ettim. Kolay kolay yapılacak bir iş değil. Ama gene de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu ülke bizim. Çalışarak, hayata durarak ben görevimi yapmaya çalışıyorum, yapacağım da. Söylene kadar. Bu yaşa kadar geldim. Hiç rahatsız olmadım, memnun oldum, mutlu oldum. Ölene kadar çalışacağım" ifadelerini kullandı.