GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 09:20

Cirit müsabakası nefes kesti

A
A
A
Cirit müsabakası nefes kesti

Erzurum’un Aşkale ilçesinde yeni kurulan Can Aşkalem Atlı Spor Cirit Kulübü onuruna gerçekleştirilen cirit müsabakası, yoğun ilgi gördü.


Erzurum’dan misafir olarak gelen Korkut Ata Atlı Spor Cirit Kulübü ile Can Aşkalem Atlı Spor Cirit Kulübü arasında oynanan karşılaşma, kara cirit branşında kıyasıya mücadeleye sahne oldu. Her iki takımın sporcuları da sergiledikleri performansla izleyicileri mest ederken, dostluk müsabakası olmasına rağmen sahada büyük bir rekabet yaşandı.


Karşılaşmayı Aşkale İlçe Kaymakamı Emre Oğuztürk ile Aşkale Belediye Başkanı Şenol Polat da tribünden takip etti. Müsabakanın ilk yarısının ardından, ilçe kaymakamı ve belediye başkanına cirit sporuna ve kulübe verdikleri desteklerden dolayı plaket takdim edildi.


Can Aşkalem Atlı Spor Cirit Kulübü Başkanı Serhat Silahcıoğlu yaptığı açıklamada, "Yeni kurduğumuz kulübümüzle hedefimiz, başlayacak olan ligde şampiyon olmak ve ardından Türkiye şampiyonasına katılarak en iyi dereceyi elde edip ilimizi ve ilçemizi en iyi şekilde temsil etmek" ifadelerini kullandı.


Korkut Ata Atlı Spor Cirit Kulübü Başkanı Yakup Demir ise, "Yeni kurulan bir kulüp için hem açılış hem de bayram dolayısıyla güzel bir etkinlik oldu. Öncelikle Can Aşkalem Kulübü’ne teşekkür ediyorum. Amacımız izleyicilere güzel bir müsabaka izletmek. Yaptığımız spor zorluğu ve tehlikesinin yanı sıra oldukça keyifli ve heyecanlı. Bu heyecanı seyircilere de yansıtmak istiyoruz. Yeni kurulan kulübe hayırlı olsun" şeklinde konuştu.


Aşkale’de ata sporu ciride olan ilginin her geçen gün arttığı gözlenirken, bu tür organizasyonların hem sporun yaşatılmasına hem de sosyal birlikteliğin güçlenmesine katkı sunduğu ifade edildi.



Cirit müsabakası nefes kesti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bayram sofralarında Bursa imzası Kurban Bayramı öncesinde ikramlık ve hediyelik ürün arayışı hız kazanırken, Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetlerinden kestane şekeri bu yıl da bayram sofralarının öne çıkan tatları arasında yer alıyor. Bursa Nilüfer’de üretim yapan İlka Şekerleme, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise yurt dışına yönelik hazırladığı kestane şekeri çeşitlerini tüketiciyle buluştururken, Bursa’nın simge lezzetini modern üretim anlayışıyla yaşatmayı sürdürüyor. Firma, sade, çikolatalı, cevizli, fındıklı ve fıstıklı çeşitlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 farklı ürün seçeneği sunuyor. Bayram ziyaretlerinde ikramlık ve hediyelik ürünlerin önemli bir yere sahip olduğunu belirten sektör temsilcileri, kestane şekerinin Bursa kültürünün en güçlü gastronomi değerlerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade ediyor. Özel kutu tasarımları ve farklı gramaj seçenekleriyle hazırlanan ürünler, hem aile ziyaretlerinde hem de kurumsal hediyelerde tercih ediliyor. Kardelen Kestane Şekeri E-Ticaret Müdürü Tolga Akgün de, kestanenin Türk mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Bursa kestane şekerinin ise yıllardır bayramların vazgeçilmez ikramları arasında bulunduğunu dile getirdi. Bayram dönemlerinde daha dengeli ve hafif ürünlere yönelimin arttığına dikkat Tolga Akgün, kestane şekerinin çikolata ve yoğun şerbetli tatlılara alternatif olarak öne çıktığını ifade ediyor. Kestanenin vitamin, mineral ve lif bakımından zengin yapısıyla dikkat çektiğini belirten Tolga Akgün, ürünlerin hijyen ve sanitasyon kurallarına uygun modern tesislerde üretildiğini kaydetti. Kestanenin yalnızca şekerleme olarak değil; pasta, ezme ve püre gibi farklı formlarda da tüketildiğini vurgulayan Akgün, Bursa kestane şekerinin hem geleneksel lezzeti hem de şehre özgü kimliğiyle ön plana çıktığını söyledi. Kardelen markalı ürünler Bursa’daki satış noktalarının yanı sıra Türkiye genelindeki birçok mağazada tüketiciyle buluşurken, online sipariş sistemi üzerinden de erişilebiliyor. Bursa’yı simgeleyen özel ambalajlarla hazırlanan ürünler, özellikle bayram dönemlerinde şehir dışına gönderilen hediyelikler arasında da yer alıyor. Öte yandan ektör temsilcileri, yerli ve coğrafi işaretli ürünlerin tercih edilmesinin hem kültürel mirasın korunmasına hem de yerel üretimin desteklenmesine katkı sunduğunu vurguluyor.