ÇEVRE - 10 Ocak 2024 Çarşamba 12:13

Dalmaçyalı’dan ısı yalıtımı ile eksi 7 derecede dahi doğal gaz faturasından tasarruf

A
A
A

Ülkemizde 8-14 Ocak tarihleri arasında "Enerji Tasarrufu Haftası" kutlanıyor. Enerji Tasarrufu Haftası’nda Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, Erzurum’da ısı yalıtımının aile ekonomisine faydasını ortaya koydu.

Türkiye’de kışın en sert geçtiği illerden birisi de Erzurum. Ocak ayı sıcaklık ortalaması eksi 7 derece oluyor. Haliyle Erzurum en çok enerji tüketen şehirlerden. Ama bu tüketimi azaltmak mümkün. Tasarrufun evlerdeki yolu ısı yalıtımından geçiyor. Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri Erzurum’da buna rakamlarla dikkat çekti. Dalmaçyalı, Erzurum’un Yakutiye ilçesinde bulunan, 6 katlı, 29 daireli bir binada geçtiğimiz yıl ısı yalıtımı yaptı. Bina sakinleri hemen karşılarında bulunan yine aynı cephe, aynı kat ve aynı daire sayısına sahip olan komşularından yaklaşık yüzde 60 daha az doğal gaz faturası ödedi.

Dalmaçyalı’dan ısı yalıtımı ile eksi 7 derecede dahi doğal gaz faturasından tasarruf

Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri Marka Müdürü Özmert Baysaling, "Dünyanın gündeminde sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği söz konusu. Bu hafta ‘Enerji Tasarrufu Haftası’ Bizim amacımız da tüketicilerimizde ısı yalıtımı konusunda farkındalığını en üst seviyeye çıkartmak. Konutlarda tüketilen enerji sanayiyi geçmiş durumda. Enerjiyi verimli kullanmanı en etkili yöntemlerinin başında da ısı yalıtımı geliyor. Standartlara uygun olarak tercih edilen ısı yalıtım uygulamalarında yüzde 60’a varan tasarruf elde etmek mümkün. Enerji tasarrufu hem toplumsal hem de bireysel olarak gerçekleştireceğimiz sorumluluklarımızın başında geliyor. Erzurum’da ısı yalıtımı noktasında uygulama yaptığımız binalarda -7 derece dahi tasarruf edebiliyor" dedi.

Dalmaçyalı’dan ısı yalıtımı ile eksi 7 derecede dahi doğal gaz faturasından tasarruf

Isı yalıtımı konusunda en önemli konulardan birisinin de doğru ısı yalıtım kalınlığının uygulanması olduğunu belirten Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri Marka Müdürü Özmert Baysaling, "Doğru bir ısı yalıtım uygulamasında ısı yalıtım kalınlıkları son derece önemli. Her bir bölgenin kendi iklim şartlarına göre kullanması gereken bir ısı yalıtım kalınlığı var. Bu konudaki farkındalığı bir üst seviyeye çıkarmak için Erzurum’daki bir binada standartların üzerinde bir ısı yalıtım uygulaması yaparak yüzde 60’a varan tasarrufu gerçekleştirdik. Burada tüketicilerimize referans olabilmesi ve doğru ısı yalıtım kalınlığıyla ne kadar tasarruf edebileceklerini daha somut bir şekilde göstermeyi hedefledik” şeklinde konuştu.

Dalmaçyalı’dan ısı yalıtımı ile eksi 7 derecede dahi doğal gaz faturasından tasarruf

Site Yöneticisi Yakup Evliyaoğlu ise evlerinde termal konfor sağlandığını, odalar arası sıcaklık farklarının artık yaşanmadığını ifade ederek, "Ben bu sitelerin arsa sahibiydim. İlk yapımından bu güne kadar buradayım. Şu anki Dalmaçyalı’nın bizlere sunmuş olduğu imkanlar çok güzel. Sıcaklık açısından olsun, yazın serin olması açısından önemli. Benim iki ayrı binada evlerim var. İkisinin arasındaki fark çok büyük. İnsanların binada yapımında bu malzemeyi kullanmasını tavsiye ederim. Biz uygulamadan memnunuz. İki ayrı daire arasındaki aylık ödemelerimizde 600-700 lira fark ediyor. Dış cephe yalıtımın önemi var. Hava sıcak olduğu zaman evlerimiz serin oluyor, terleme yapmıyor. Diğer binalarda ise terleme yapıyor ve inşaat sektöründe küf dediğimiz olay oluyor" diye konuştu.

Bina sakini Habib Özyurt ise ısı yalıtımından önce küf sorunu ile karşı karşıya kaldıklarını ama ısı yalıtımının ardından küf sorunlarının ortadan kalktığını anlatarak şöyle devam etti:

Dalmaçyalı’dan ısı yalıtımı ile eksi 7 derecede dahi doğal gaz faturasından tasarruf

"Ben binanın üçüncü katından oturuyorum. Bundan önce evlerimiz dış cephe olduğu için soğuktu. Şimdi soğuk olmuyor. Hafiften küf vardı onlarda kalktı. Şu anda memnunuz. Binamıza yapılan ısı yalıtımından çok memnunuz. Yakıt tasarrufu da oldu. Evimizdeki tüm odaların sıcaklıkları da eşit."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Bakan Göktaş: "Kadın emeği artık gizli kalmıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Başiskele Belediyesi tarafından hayata geçirilen projelerin toplu açılış törenine katıldı. Bakan Göktaş, kadın emeğinin üretime ve ekonomiye kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, "Anadolu kadını, tarih boyunca tarlada, atölyede, okulda, hastanede, evinde bitmez tükenmez bir emek ortaya koymuş; aile ekonomisinin gizli kahramanı olmuştur. Artık bu emek gizli kalmıyor. Kadınlar, böylesi desteklerle üretimin öznesi haline geliyor. Emeklerinin karşılığını alıyor" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Başiskele Belediyesi tarafından ilçede hayata geçirilen yatırımların açılış programı kapsamında Kocaeli’ye geldi. Başiskele Körfez Mahallesi Mahmut Çavuş Caddesi’nde düzenlenen törende BAŞ-MEK Kadın El Emeği Mağazası ve Gün Evi, BAŞ-MEK Yeşilyurt Kurs Merkezi ile BAŞ-MEK Çini ve Seramik Atölyesi hizmete alındı. Programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. "Bin 366 yeni kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk’ Programda konuşan Bakan Göktaş, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadınların emeğini görünür kılan, bu tür projelerin ülkemizin kalkınmasının temel dinamiklerinden biri olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, kadın kooperatiflerinin kapasitelerini artırmak ve üretimlerini çeşitlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz. 1.366 yeni kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk. Böylece hem kadınlar gelir elde ettiler hem de bulundukları bölgelerde sosyal dayanışmayı ve toplum refahını büyüttüler. Bunun yanı sıra pazarlama olanaklarını geliştirmek üzere çok yönlü destek mekanizmalarını hayata geçirdik" ifadelerini kullandı. "Faaliyetlerini artırmaları için özel sektörle iş birlikleri kurduk Yapılan çalışmalara da değinen Bakan Göktaş, "Kadın kooperatiflerimizin kurumsal yapısını; eğitim, danışmanlık, yerel iş birlikleri, pazarlama desteği ve deneyim paylaşımı toplantılarıyla güçlendirdik. Kadınların e-ticaret alanındaki faaliyetlerini artırmaları için özel sektörle iş birlikleri kurduk. Ürettikleri yöresel ürünlerin bu topraklara ait olduğunu kanıtlayan coğrafi işaret belgelerini almalarına destek olduk. Bugün açılışını yaptığımız BAŞ-MEK Kadın El Emeği Mağazası, bu anlamda, kadınlarımızın el emeğini ekonomik değere dönüştüren önemli bir adımdır" diye konuştu. "Aile ekonomisinin gizli kahramanı olmuştur" Kadınların emeklerinin karşılığını da aldığını ifade eden Bakan Göktaş, "Anadolu kadını, tarih boyunca tarlada, atölyede, okulda, hastanede, evinde bitmez tükenmez bir emek ortaya koymuş; aile ekonomisinin gizli kahramanı olmuştur. Artık bu emek gizli kalmıyor. Kadınlar, böylesi desteklerle üretimin öznesi haline geliyor. Emeklerinin karşılığını alıyor. Türkiye’nin dört bir yanında, yerel kalkınmaya katkı sunan kadınlarla gurur duyuyoruz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi ‘bir toplum kadınlarıyla güçlüdür.’ Kadınların desteklenmesi bir ülkenin geleceğinin desteklenmesi demektir. Bugün Başiskele’de açılışını yaptığımız bu mekanlar da işte bu büyük anlayışın güçlü bir yansımasıdır" dedi.
Ankara MİT’in istihbari çalışmaları sonucu Şam’da DEAŞ’a bağlı hücre çökertildi: 3 DEAŞ’lı yakalandı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) istihbarat çalışmaları sonucu, Suriye’nin başkenti Şam’da sabotaj eylemleri düzenlemeye hazırlandığı tespit edilen terör örgütü DEAŞ’a bağlı hücre çökertildi, 3 terörist yakalandı. MİT’in istihbari çalışmaları sonucu Suriye’nin başkenti Şam’da DEAŞ’a ait bir hücre tespit edildi. MİT elde ettiği istihbaratı Suriye İç Güvenlik Servisi Komutanlığı ve Suriye Genel İstihbarat Servisi ile paylaştı. Ekipler, hücre üyeleri ve faaliyetleri takibe alarak tam konumlarını tespit etti. Hücreye gerçekleştirilen operasyon sonucu DEAŞ üyesi Ömer Haşim, Muhammed Hamed ve Hüseyin Halef gözaltına alındı. Öte yandan, operasyona eş zamanlı olarak bomba imha uzmanları, uzaktan patlatılmak üzere hazırlanmış ve önemli bir noktaya bırakılmış bir bombalı araca müdahale etti. Araçta büyük bir tahribata yol açacak yüksek miktarda C4 ve TNT bulundu. Gözaltına alınan 3 şahıs, sorgu işlemlerinin tamamlanması ve hücreye destek verenlerle hücrenin muhtemel uzantılarını ortaya çıkarmak üzere Suriye Genel İstihbarat Servisi Terörle Mücadele İdaresi’ne sevk edildi. Geçtiğimiz hafta DEAŞ tarafından paylaşılan ses kaydında örgüt unsurlarının eylem yapmaya hazır olmaları söylendiği belirtilirken Şam’da gerçekleşen bu operasyon ile örgüt tarafından verilen talimat sonrasında yapılması planan eylemin engellendiği ifade edildi.