ASAYİŞ - 23 Şubat 2026 Pazartesi 09:58

Erzurum’da zincirleme kazada can pazarı yaşandı: 8 ağır yaralı

A
A
A

Erzurum’un Aşkale ilçesinde yoğun sis ve buzlanma nedeniyle hafif ticari araçlar ve tırların da karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. Kazada çok sayıda kişi yaralanırken, hastaneye kaldırılan 8 kişinin durumunun kritik olduğu öğrenildi.

Sabah saatlerinde etkisini artıran yoğun sis nedeniyle görüş mesafesinin düşmesiyle Gökçebük köyü yol ayrımında hafif ticari araçlar ve tırların da karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine Aşkale sağlık ekipleri, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aşkale İtfaiye ekipleri, jandarma ve polis sevk edildi. Erzurum’dan da çok sayıda ambulans ve UMKE ekipleri de bölgeye yönlendirildi.

Erzurum’da zincirleme kazada can pazarı yaşandı: 8 ağır yaralı

Kazada bazı araçlar ağır hasar alırken ekipler adeta zamanla yarıştı. Araçlarda sıkışan yaralılar, itfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla bulundukları yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Kazaya karışan araçlardan yaralıların çıkarılma çalışmaları devam ederken, 8 kişinin sağlık durumunun ağır olduğu bildirildi. Olay yerindeki ilk müdahaleleri sonrası yaralıların ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk işlemleri sürüyor. Kaza nedeniyle yol bir süre kontrollü olarak trafiğe kapatıldı.

Erzurum’da zincirleme kazada can pazarı yaşandı: 8 ağır yaralı

Yetkililer, sürücülere yoğun sis ve buzlanmanın etkili olduğu bölgelerde dikkatli olmaları, hızlarını düşürmeleri ve takip mesafesini korumaları yönünde uyarılarda bulundu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Erzurum’da zincirleme kazada can pazarı yaşandı: 8 ağır yaralı

Celal Dilsiz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya zeytinyağını markalaştıracak 30 öneri Antalya zeytinyağının markalaşma sürecine yön verecek çalıştayın sonuç raporu açıklandı. Kurumlar ve sektör paydaşlarının katılımıyla hazırlanan raporda; kalite standardizasyonu, izlenebilirlik, QR kodlu etiketleme, yerel çeşitlerin öne çıkarılması ve turizm entegrasyonu başlıklarında 2026-2035 dönemini kapsayan 30 stratejik öneri sıralandı. Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuç raporu açıklandı. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştaya katılan akademisyenler, üreticiler, sektör temsilcileri, turizm paydaşları ve kamu kurumlarının temsilcileri, Antalya’nın zeytinyağı potansiyelini değerlendirdi, önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken yol haritasını belirledi. Çalıştayda, Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üreten Antalya’nın zeytinyağında halen önemli bir potansiyele sahip olduğu ancak kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve turizm alanlarında atılacak adımların sektörü güçlendireceği vurgulandı. Hazırlanan çalıştay raporunda, Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu kurulması önerilirken, 2026-2035 dönemini kapsayan dönemde Antalya zeytinyağının üretimi, ticareti, markalaşması ve ihracatını artıracak 30 öneri yer aldı. Zeytinyağında 2035 hedefleri Antalya’da zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesinin güçlü olduğu belirtilen raporda, katma değerin artırılması için markalaşmanın geliştirilmesi gerektiği, üretim artışının tek başına yeterli olmayacağı, kalite standardizasyonunun belirleyici unsur olduğu kaydedildi. Hasat zamanlamasının kalite üzerinde doğrudan etkili olduğu ve bu konuda rehberlik çalışmalarının artırılması gerektiği belirtilen raporda, analize dayalı gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması halinde hem verim hem kalitede artışı sağlanabileceği kaydedildi. Rapora göre, zeytinde budama tekniklerinde standart eğitim programları oluşturulmalı, erken hasat uygulamaları ise Antalya zeytinyağının premium segmentte konumlanması açısından önemli bir fırsat sunuyor. Antalya’da duyusal analiz paneli düzenlemesi ve kalite merkezinin kurulması önerilen raporda, "Parti bazlı izlenebilirlik sisteminin geliştirilmesi halinde tüketici güveni artabilecektir" önerisine yer verildi. Raporda QR kodlu etiketleme sistemi önerilirken, bunun şeffaflık ve izlenebilirlik açısından tüketici güvenini artıracağı ifade edildi. Yerel çeşit vurgusu, çatı marka önerisi Antalya’nın yerel çeşitlerine dikkat çekilen raporda, Tavşan Yüreği başta olmak üzere yerel çeşitlerin stratejik ürün olarak konumlandırılabileceği vurgulandı. Coğrafi kimliğin güçlendirilmesinin ihracat birim değerine olumlu katkı sağlayacağı ifade edilen raporda, dökme satış oranının azaltılması, ambalaj ve tasarım kalitesinin artırılması ve Antalya için bir çatı marka yaklaşımı geliştirilmesi önerildi. Sağlık ve tağşişle mücadele Yüksek polifenollü üretimin sağlık temelli pazarlamada avantaj sağlayabileceği, fenolik analiz altyapısının güçlendirilmesinin önemli olduğu vurgulanan çalıştay raporunda, bu yaklaşımın Antalya zeytinyağının ulusal ve uluslararası pazarlarda farklılaşmasına katkı sunacağı belirtildi. Raporda tağşişle mücadelenin önemine de dikkat çekildi. Küçük üreticilerin markalı satışa yönlendirilmesinin kırsal kalkınmaya katkı sağlayabileceği dile getirilen raporda, budama, hasat ve kalite yönetimi alanlarında sertifikalı eğitim programlarının başlatılabileceği ifade edildi. Raporda, genç üreticilerin sektöre kazandırılmasının ise uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından hayati önemde olduğu vurgulandı. Zeytinyağı rotası önerisi Antalya’nın güçlü turizm altyapısının zeytinyağı için önemli fırsatlar sunduğu belirtilen çalıştay raporunda, zeytin ve zeytinyağı rotalarının oluşturulması, hasat festivalleri, tadım etkinlikleri ve deneyim merkezlerinin kırsal turizmi canlandırabileceği ifade edildi. Otel ve restoranlarda yerel zeytinyağı kullanımının artırılmasının marka değerine katkı sunacağı görüşü paylaşıldı. Uluslararası yarışmalara katılımın Antalya markasının görünürlüğünü artırabileceği belirtilen raporda, dijital pazarlama ve e-ihracat kanallarının geliştirilmesinin yeni pazarlara erişimi sağlayabileceği değerlendirildi. "Zeytinyağı koordinasyon kurulu kurulmalı" Raporda, zeytinyağının geliştirilmesinde üniversite-kamu-sektör iş birliğinin daha kurumsal bir zemine taşınması gerektiği vurgulanırken, çalışmaların takibini sağlayacak Antalya Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu oluşturulmasının faydalı olacağı ifade edildi. Raporda, "2026-2035 dönemini kapsayan kalite odaklı bir dönüşüm çerçevesi geliştirilmesi halinde Antalya’nın zeytinyağında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği yönünde genel bir görüş birliği oluştu" ifadelerine yer verildi. Güçlü marka kimliği Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, çalıştayın sonuç raporunun ilgili kurumlarca dikkatlice değerlendirileceğini ve Antalya’nın kadim zeytin ve zeytinyağı üretiminin geliştirilmesi için önemli çalışmalar yürütüleceğini kaydetti. Çandır, "Bu çalıştayda Antalya’nın zeytinyağında sahip olduğu potansiyeli, kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldık. Raporun sonucu, üretimden pazarlamaya, turizmden ihracata uzanan kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacını net biçimde ortaya koyuyor. Hedefimiz, 2026-2035 döneminde Antalya zeytinyağını sürdürülebilir, izlenebilir ve güçlü bir marka kimliğiyle daha üst bir konuma taşımaktır" dedi. İşbirliği vurgusu Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, kalite odaklı üretim, izlenebilirlik ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının Antalya zeytinyağının geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Erkal, kamu kurumları, üniversiteler ve sektör paydaşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesiyle bu potansiyelin sahaya daha hızlı ve etkili şekilde yansıyacağını ifade etti.
Erzurum Çakmur’dan stadyum açıklaması Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, hibrit çime dönüştürülen Kazım Karabekir Stadı’nın zemininin Erzurumspor’un başarısına katkı sunduğunu söyledi. Yeni stadyum projesine ilişkin de bilgi veren Çakmur, projenin protokol aşamasında olduğunu açıkladı. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur’dan mevcut Kazım Karabekir Stadı ve kente kazandırılacak olan yeni stadyumla ilgili açıklama geldi. Zemini hibrit çime dönüştürülen Kazım Karabekir Stadının saha zeminin Erzurumspor’un başarısına katkı sağladığına değinen Çakmur, yeni stadyum projesinin de protokol aşamasında olduğunu ifade etti. İldeki stadyum çalışmaları hakkında önemli bilgiler veren Erzurum GSİM Müdürü Çakmur, Kazım Karabekir Stadyumu’nun hibrit çimlerinin Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yenilendiğini, yapım, onarım ve bakım süreçlerinin ise İl Müdürlüğü tarafından başarıyla sürdürüldüğünü ifade etti. Kış mevsiminin en sert ve soğuk günlerinde dahi saha zemininin futbol oynamaya elverişli durumda tutulduğunu belirten Çakmur, yapılan çalışmalar sayesinde, sporcuların ve kulüplerin modern ve güvenli bir zeminde müsabaka yapabildiğini vurguladı. Saha zeminimiz Erzurumspor’umuzun başarısına katkı sunuyor Özellikle Erzurumspor’un ligde lider konumda bulunmasında saha zemininin kalitesinin büyük payı olduğuna dikkat çeken Çakmur, uygun zemin şartlarının hem sakatlık riskini azalttığını hem de takımın oyun kalitesini artırarak başarıya doğrudan katkı sağladığının altını çizdi. Çakmur, "Kurum olarak yaz kış, yağmur demeden yedi, yirmi dört saha zeminini koruyoruz" dedi. Yeni Stadyum Projesi protokol aşamasında Yeni stadyum projesine ilişkin de bilgi veren Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, projenin protokol aşamasında olduğunu açıkladı. Sürecin, eski İçişleri Bakanı ve Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Milletvekilleri Mehmet Emin Öz, Fatma Öncü, Abdurrahim Fırat ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen Ak Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu ile birlikte Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tarafından yakından takip edildiğini belirtti. Yeni stadyumun tamamlanmasıyla birlikte şehrin spor altyapısının daha da güçleneceğini ifade eden Çakmur, Süper Lig hedefi doğrultusunda ilerleyen şehrin takımı Erzurumspor’un bu stadyumda maçlarını oynamasını sabırsızlıkla beklediklerini söyledi. Yeni spor kampüsü Erzurum’un parlayan yıldızı olacak Çakmur ayrıca, yeni stadyumla birlikte aynı kampüs içerisinde yapılması planlanan olimpik yüzme havuzu, 5 bin kişilik çok amaçlı spor salonu ve antrenman salonlarının da şehre önemli bir spor yatırımı kazandıracağını belirterek, söz konusu tesislerin Erzurum’un spor vizyonuna büyük ivme katacağını söyledi. Çakmur, "Yeni spor kampüsü Erzurum’un parlayan yıldızı olacak" diye konuştu. Maraton tribünü ile ilgili her hangi bir talep bize ulaşmadı Kazım Karabekir Stadyumu ile ilgili olarak Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) 2026-2027 sezonu için basın ve protokol tribününün, batı tribünlerinde açılması talebinin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ulaşıldığını ve gerekli bilimsel çalışmaların başlatıldığını ancak maraton tribün ile ilgili herhangi bir talebin henüz il müdürlüğüne ulaşmadığından dolayı bir işlem başlatılmadığını belirten Çakmur, Erzurumspor taraftarlarının isteklerini karşılamak için ellerinden geleni yaptıklarını sözlerine ekledi.
Yozgat Akdağmadeni’nde 4 branşta kapsamlı koruyucu sağlık projesi başlatıldı Akdağmadeni Belediyesi, Akdağmadeni Kaymakamlığı ve Yozgat Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu öncülüğünde, ilçede tüm yaş gruplarını kapsayan 4 ayrı branşta kapsamlı bir koruyucu sağlık projesi hayata geçirildi. Toplum sağlığını merkeze alan proje kapsamında ortaokul öğrencilerine yönelik skolyoz taramaları yapılarak omurga bozukluklarının erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli tedavi süreçlerine yönlendirme yapılması hedefleniyor. İlkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerinin göz taramalarıyla da görme bozukluklarının erken safhada belirlenmesi amaçlanıyor. Proje çerçevesinde ayrıca 65 yaş üstü vatandaşlara yönelik Yaşlı Destek Sistemi (YADES) kurulacak. Sistemle yaşlı bireylerin sağlık takibinin düzenli hale getirilmesi, sosyal hayata katılımlarının artırılması ve yalnızlık riskinin azaltılması planlanıyor. Kamu kurumları ve okullarda temel ilk yardım ile Heimlich Manevrası eğitimleri verilerek, muhtemel acil durumlarda doğru ve hızlı müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor. "Çocuklarımızın erken yaşta sağlık taramalarından geçirilmesini önemsiyoruz" Akdağmadeni Belediye Başkanı Dr. Nezih Yalçın, projeye ilişkin açıklamasında belediyeciliği yalnızca altyapı ve üstyapı hizmetleriyle sınırlı görmediklerini belirtti. Yalçın, "Çocuklarımızın erken yaşta sağlık taramalarından geçirilmesi ve muhtemel risklerin zamanında tespit edilerek gerekli yönlendirmelerin yapılmasını son derece önemsiyoruz. Skolyoz ve göz taramalarıyla öğrencilerimizin hem fiziksel gelişimlerini hem de eğitim hayatlarını olumsuz etkileyebilecek sorunları erken aşamada belirlemeyi amaçlıyoruz" dedi. "Acil durumlardaki doğru müdahalenin önemi toplumun her kesimine yayılacak" 65 yaş üstü vatandaşların sağlık takibini de düzenli hale getirerek sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamayı hedeflediklerini belirten Yalçın, "Okullarımızda ve kamu kurumlarımızda verilecek temel ilk yardım ve Heimlich Manevrası eğitimleriyle, acil durumlarda doğru müdahalenin hayati önem taşıdığı bilinci toplumun her kesimine yayılacaktır. Bu proje, insanı merkeze alan sosyal belediyecilik anlayışımızın somut bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Yalçın ayrıca çalışmanın yürütülmesinde önemli katkı sağlayan Akdağmadeni Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Cumaali Yaman ile Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Zülal Zor Gümüş’e teşekkür etti. "Projemizin örnek teşkil edeceğine inanıyorum" Akdağmadeni Kaymakamı Cafer Kaymakçı da projenin kamu kurumları arasındaki güçlü iş birliğinin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Kaymakçı, "Çocuklarımızdan yaşlılarımıza kadar toplumun tüm kesimlerini kapsayan bu proje, koruyucu sağlık hizmetlerinin yerelde ne denli etkili şekilde uygulanabileceğini ortaya koymaktadır. Erken teşhis ve önleyici sağlık uygulamaları, bireylerin yaşam kalitesini artırmanın yanı sıra sağlık sistemine olan yükü de azaltmaktadır. Kurumlarımızın uyumlu çalışmasıyla hayata geçirilen bu projenin, Akdağmadeni için olduğu kadar ülkemiz genelinde de örnek teşkil edeceğine inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. Projenin; Yozgat Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Akdağmadeni Devlet Hastanesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütüldüğü bildirildi. Paydaş kurumlara ve projenin kurgulanması, koordinasyonu ile sürdürülmesinde görev alan belediye proje birimine teşekkür edildi.
Ankara CHP kurultay davasında dinlenen tanık delege: "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın, ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılandığı davada, dinlenen tanık delege, "İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" dedi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katılırken, mahkeme hakimi bu celse tanık dinleneceğini bildirdi. Söz verilmesi üzerine SEGBİS ile bağlanarak konuşan CHP İzmir delegesi tanık H.K., "Kurultay öncesi bazı isimler benimle görüşmek istedi. Ankara’ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. Kurultay delegelerine göre değişiyordu. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan seninle Özgür Özel’le görüşelim dedi. Ben kabul etmedim" dedi. "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" Erzurum delegesi tanık Y.G. ise, "İl başkanı Erzurum kongresinden sonra delegelerle toplantı yaptı. İl başkanı Ankara’ya gidip en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara’ya gidip döndü ve tekrar toplandık. İl başkanı hepimize 50’şer Euro dağıttı. Ankara’da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, ‘sen beni parayla satın alamazsın’ dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" diye konuştu. "Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim" Batman delegesi tanık Y.Ö. ise kurultay akşamı otelde konakladıklarını ifade ederek, "İl başkanımız Hüseyin Yaşar lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel’e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Hüseyin Yaşar’ın oğlu meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi. "12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu" Bursa delegesi tanık S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel’in broşürlerinin bulunduğu bir stand vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi. Oylama salonuna geldiğimizde salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Araçla seyir halindeyken telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun lira, dolar ya da Euro olabileceğini söyledi. 300 lira olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim. Kendi seçim sürecimde billboard bastıramadığımı, kitapçık bastıramadığımı, bunun sadece Bursa’ya özgü olmadığını, birçok ilçede benzer sıkıntıların yaşandığını ifade ettim. Bu sözlerden sonra telefonu kapattım. Arama sırasında hoparlörü açtım. Araçta bulunan herkes bu konuşmaya şahittir. Şadi Özdemir, ‘İstersen gel, bir otelde İstanbul’dan birileri bekliyor. Gidelim konuşalım, paranı al, burada gerekeni yap’ şeklinde konuştu. İl başkanlığında yapılan toplantıda, ‘Biz kurultayda seçilirsek sizleri aday yapacağız. Herhangi bir masraf da yaptırmayacağız’ denildi" beyanlarına yer verdi. Gazeteci tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin Euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005’ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendime anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal’in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi. Turgut Koç’un kendisine para teklif ettiğini öne süren T.E., "Turgut Koç, Özgür Özel’in jetine binebilecek kadar yakın birdir. Bu davada tanıklık yapmamam için para teklif etti ve gazetelerde, televizyonlarda yer açabileceğini söyledi. Kabul etmedim. Ben kendisine mahkemeye gideceğimi söyledim. O da bana, ‘Sen Ümraniye’de oturuyorsun aman dikkat et, başına bir şey gelmesin, ben seni çok seviyorum’ diye cevap verdi" ifadelerinde bulundu. "50 milyon dolar için 5-6 bavul yeter" Kurultay saatinde 4 döviz bürosu açtırıldığı iddialarına ilişkin T.E., "Dün CHP kurultayıyla ilgili 4 döviz bürosu açtırıldı, uberle taşındı" bu iddiayı gündeme getirdim. Bir kafede oturduğumda bu konuyu duydum, sorduğumda da, "Abi orası turizm bölgesi, normal aracın girmesi yasak. Ancak ya taksi ya da uber girer" dendi. Eski bir bankacı olduğum için 50 milyon dolar bana normal geldi. Çünkü bir bavula 6-7 milyon dolar sığar, 50 milyon dolar için 6-7 bavul yeter. Ben bu konuyu araştırdığım da bu döviz bürolarının Mardinli ve akraba olduğunu öğrendim. Ben bu iddiaları gündeme getirdim, döviz bürolarından bana bir yalanlama gelmedi" diye konuştu. Duruşma devam ediyor.