SPOR - 15 Mart 2026 Pazar 16:59

Erzurumspor FK - Hatayspor maçının ardından

A
A
A
Erzurumspor FK - Hatayspor maçının ardından

Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında oynanan Erzurumspor FK-Hatayspor maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu.


Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında Erzurumspor Fk, konuk ettiği Hatayspor’u 3-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta ve Hatayspor Teknik Direktörü Bekir İrtegün mücadeleyi değerlendirdi.


Erzurumspor FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, kazanmaları gereken bir müsabaka oynadıklarını ifade ederek, "Gol yemeden bitirdiğimiz, bolca gol pozisyonuna girdiğimiz bir maç oldu. Çok sayıda pozisyon yakaladık ama değerlendiremedik. Atabilseydik skor anlamında maçın seyri çok daha farklı olabilirdi. Ancak sonuçta maç maçtır. Adana Demirspor, Hatayspor, Çorumspor ya da Erokspor fark etmez; 1-0 kazandığınızda da 3 puan alıyorsunuz. Bu anlamda oyuncularımı tebrik ediyorum. Hepsini kutluyorum. İyi bir mücadele ortaya koydular. En çok hoşuma giden şey ise maçı çok ciddiye almaları oldu. Bu tarz maçlar aslında şampiyonluğu belirleyen maçlardır. Adana Demirspor ve Hatayspor gibi takımlarla oynanan karşılaşmalar çok önemlidir. Son dönemdeki yapılanmasına baktığımızda Serikspor da bu gruba dahil edilebilir. Bu tarz maçlar gerçekten çok önemli müsabakalar. Oyuncularımın oyun disiplininden kopmaması, antrenmanlarda çalıştığımız şeyleri sahada uygulamaları beni çok memnun etti. Attığımız goller çok güzeldi. Atamadığımız gollerin hazırlık süreci de benim için çok değerliydi. Bu açıdan ortaya koydukları oyun beni gerçekten memnun etti. Kazasız belasız bir müsabaka geçirdik. Sakatlık vermeden maçı tamamladık diyebiliriz. Ufak bir problem yaşayan oyuncumuz var ama çok ciddi görünmüyor. Önümüzde bir hafta sonra oynayacağımız maç var. Oyunculara 1 günlük izin vereceğiz ardından Erokspor maçına hazırlanacağız. Bu galibiyeti taraftarlarımıza armağan ediyorum. Bugün takımlarını yalnız bırakmadılar. Güzel bir atmosfer oluşturdular ve bizi desteklediler. İnşallah bu güzel hikayeyi sezon sonuna kadar götürebiliriz. Önümüzde 7 maçlık bir periyot var ve bu süreçte çok önemli karşılaşmalar oynanacak. Türkiye’de liglerin son haftalarına girildiğinde enteresan puan kayıpları yaşanabiliyor. Sizler de bunu biliyorsunuz. İnşallah biz bu tür puan kayıplarını yaşamadan ligi ilk iki içinde bitirip şampiyonluğa ulaşmak istiyoruz. Son 7 haftada küme hattındaki takımlarla oynayacağız. Bu noktada teknik ekip ve oyuncular üzerinde bir baskı olup olmadığı soruluyor. Açık konuşmak gerekirse bizim ligimizde mali anlamda ligi domine eden 4-5 takım var. Çorum, Erok, Iğdır gibi kulüpler ciddi yatırımlar yaptılar. Bodrumspor da sezon başında bu gruptaydı. Kadro değerleri oldukça yüksek ama şunu söyleyebilirim ki Erzurumspor, mali yapı ve bütçe açısından geldiği noktaya rağmen sportif anlamda zaten çok önemli bir başarı yakaladı. Sezon başından beri buna inanıyorduk. Ben ve ekibim teknik adamlık yaptığımız hiçbir yerde hedefi küçültmedik. İster mali anlamda ligin 10. ya da 15. sırasındaki bir takımla çalışalım, hedefimiz her zaman ilk iki ya da ilk üç olur. Şu an gelinen noktada oyuncular buna inandı, biz onlara inandık. Taraftarlar da artık inanmaya başladı. Camiada güzel bir hava oluştu. Önümüzde 7 maç var ve biz bu ligi ilk iki içinde bitirmek istiyoruz. Bu durum aslında üzerimizdeki baskıyı da azaltıyor. Çünkü kimse sezon başında Erzurumspor’un bu noktada olacağını düşünmüyordu. Ama biz buraya kadar geldik ve şimdi bulunduğumuz konumu korumak istiyoruz. Önümüzde 7 maç ve alınabilecek 21 puan var. Bu maçların hepsi zor. İlk 7-8 sıra içindeki takımlarla oynayacağız. Ama oyuncularıma da söyledim; onlar Erzurumspor’la oynayacaklarını bilecekler. Biz Erokspor’a gidiyoruz ama Erokspor da ’Erzurumspor bize geliyor’ diyecek. Herkes bunun farkında olacak. Biz aynı ciddiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Sezon sonunda hangi noktada bitireceğimizi göreceğiz. Ama şunu söyleyebilirim ki ilk günden beri hiçbir zaman pes etmeyi kabul etmedik. Allah’a şükür bugün geldiğimiz nokta ortada" şeklinde konuştu.



Bekir İrtegün: "Zor dönemlerde genç oyunculara daha fazla fırsat veriliyor"


Hatayspor Teknik Direktörü Bekir İrtegün, Erzurum’da en iyi şekilde misafir edildiklerini ifade ederek, "Erzurum bizim çok sevdiğimiz bir yer. İnsanları gerçekten çok misafirperver. Geldiğimizden beri çok güzel ağırlandık. Sağ olsun başkan da maçtan sonra yanımıza geldi. Bunları söylemeden başlamak istemem. Erzurum’a, Erzurum taraftarına ve yöneticilerine teşekkür ediyorum. Maça gelecek olursak oyuncu kadromuza baktığımızda oyun olarak düzelmeye başladığımızı düşünüyorum. Ancak bu ligin seviyesinde bu tarz güçlü rakiplere karşı zaman zaman zor anlar yaşayabiliyoruz. Bugün de yine kronik olarak çözemediğimiz üzerinde çok çalıştığımız duran toplardan iki gol yedik. Bunun dışında oyuna ortak olduğumuzu düşünüyorum. Direkten dönen toplarımız var, zaman zaman baskı altında kaldık. Gelecek sezonun kadrosunu oluşturmak adına bazı çalışmalar yaptık. Üç günlük bir transfer döneminde bazı hamleler yaptık. Takımdan ayrılacak oyuncular da var. Yabancı oyuncularımıza da sürekli söylüyorum; kadro genişliğimiz olmadığı için mecburen oynatmak zorundayız. Hatayspor’a sezon bitmeden galibiyetler izletmek istiyoruz. Ancak kadro derinliğimiz olmadığı için zaman zaman zorlanıyoruz. Bu nedenle oyuncularımızın maliyeti düşük ama mücadele eden isimler. Erzurumspor’u tebrik ediyorum ve başarılar diliyorum. Kendi oyuncularımı da sahada verdikleri mücadeleden dolayı kutluyorum. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum; burası Hatay ve Hatayspor büyük bir camia. Bu formayı giyen oyuncuların özellikle genç oyuncuların bazıları bu süreçte oluşan boşluktan dolayı süre almaya başladı. Geçmişte de benzer durumlar Gaziantepspor’da, Giresunspor’da ve Eskişehirspor’da yaşandı. Zor dönemlerde genç oyunculara daha fazla fırsat veriliyor. Biz de bu genç kardeşlerimize bunun bir fırsat olduğunu anlattık ve bunu iyi değerlendirmeleri gerektiğini söyledik. Ancak bazen bu fırsatı değerlendirmek yerine menajerler, akrabalar ya da başka kişiler üzerinden farklı durumlar ortaya çıkabiliyor. O zaman ben de buna farklı şekilde yaklaşırım. Çünkü bu oyunculara kıyamadığımız için bazı şeyleri görmezden geliyoruz. Bunu burada özellikle söylüyorum. Çünkü yerel basında zaman zaman eleştiriler görüyoruz. Kaç maç mağlubiyet alındığı yazılıyor, eleştiriler yapılıyor. Ancak maçtan sonra gelip bir gün bile ’Hocam takım hakkında ne düşünüyorsunuz?’ diye soru sorulduğunu hatırlamıyorum. Tesise gelip bizimle konuşulduğunu da hatırlamıyorum. Haksızlık yapılmasın. Oyunculara, yönetime ve personele en azından oyun anlamında destek olunsun. Başka bir destek istemiyoruz. Gelecek sezon için planlarımız var. Bazen susmak da bir destektir" diye konuştu.



Erzurumspor FK - Hatayspor maçının ardından

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.