GÜNDEM - 17 Ağustos 2024 Cumartesi 13:11

Erzurum’un dev domatesleri

A
A
A
Erzurum’un dev domatesleri

Erzurum’un Tortum ilçesinde yetiştirilen dev domatesler görenlerin dikkatini çekiyor. Tamamen doğal ortamda organik olarak yetiştirilen sebze ve meyveler çevreden de yoğun ilgi görüyor.


Erzurum’un Tortum ilçesine bağlı Aşağı Serdarlı Mahallesi’nde yaşayan Mustafa Korkmaz, 35 yıldır tarımla uğraşan deneyimli bir çiftçi. Kendi imkanlarıyla kurduğu 540 metrekarelik serasında sebze üretimi yapan Korkmaz, başta domates olmak üzere salatalık, biber, fasulye, mısır ve birçok farklı sebzeyi tamamen doğal yöntemlerle yetiştiriyor. Korkmaz’ın bu serasında yetişen ürünler, doğal tarımın sağladığı lezzet ve kalitenin en güzel örneklerini sunuyor.


Mustafa Korkmaz, yılların getirdiği tecrübe ile serasında kimyasal ilaçlar yerine doğal ilaçlama yöntemleri kullanmayı tercih ediyor. Bu sayede hem doğayı koruyor hem de daha sağlıklı ürünler elde ediyor. Korkmaz, doğal tarımın önemini şöyle vurguluyor: "Doğal ilaçlama kullanarak yetiştirdiğim ürünler, kimyasal ilaç kullanılan ürünlere göre hem daha sağlıklı hem de daha lezzetli. Toprak, bitkiler ve insanlar için en sağlıklı yöntem doğal tarımdır."


Korkmaz’ın doğal yöntemlerle elde ettiği sebzeler, hem bölge halkı hem de çevre illerden gelen müşteriler tarafından büyük ilgi görüyor. Lezzet farkı, ürünlerin daha taze ve doğal olmasından kaynaklanıyor. Özellikle, ince kabuklu ve aromatik tadıyla dikkat çeken domatesleri, pazarlarda büyük rağbet görüyor.


Dev domatesler görenleri şaşırtıyor


Korkmaz’ın serasında yetiştirdiği domatesler, boyutları ve ağırlıklarıyla görenleri hayrete düşürüyor. Bazı domatesler tam 2 kilo 600 gram ağırlığında! Bu devasa boyutlarıyla dikkat çeken domatesler, Korkmaz’ın doğal tarım yöntemlerinin başarısını gözler önüne seriyor. Korkmaz, bu domateslerin ince kabuklu ve etli yapısıyla da oldukça sevildiğini ifade ederek “Domateslerimiz hem büyük hem de lezzetli. İnce kabukları ve dolgun yapılarıyla sofralarda farklı bir tat oluşturuyor” dedi.


Dev domateslerin yetiştirilmesi, tamamen doğal yöntemlerle yapılmış. Serada kullanılan doğal ilaçlar ve toprağın doğal yapısı, bu boyutta ve kalitede domateslerin yetişmesine imkan sağlamış. Korkmaz, domateslerinin bu kadar büyük olmasının sırrını doğal tarım yöntemlerine bağlıyor.


540 metrekarelik serada çeşit çeşit sebze


Korkmaz’ın 540 metrekarelik serasında sadece domates değil, salatalık, biber, fasulye ve mısır gibi birçok sebze de yetiştiriliyor. Tüm bu ürünlerde doğal ilaçlar kullanılıyor ve kimyasal maddelerden kaçınılıyor. Bu da Korkmaz’ın serasında yetişen tüm ürünlerin sağlıklı ve lezzetli olmasını sağlıyor. Özellikle Erzurum’un sert iklim şartlarına rağmen, Korkmaz’ın serasında yetişen bu ürünler, yılın büyük bir bölümünde taze olarak tüketilebiliyor.


Doğal tarıma devam


Mustafa Korkmaz, 35 yıllık çiftçilik hayatında edindiği tecrübeyi doğal tarım yöntemlerine yönlendirmiş. Kendi kurduğu serasında doğayla uyum içinde üretim yapmaya devam ediyor. Erzurum’un zorlu şartlarına rağmen doğal tarım yöntemleriyle elde ettiği bu başarıyı sürdürmekte kararlı. Korkmaz, “Doğal tarım yaparak hem doğayı koruyoruz hem de insanlarımıza sağlıklı gıdalar sunuyoruz. Bu, bizim için büyük bir gurur kaynağı” diyerek doğal tarıma olan inancını ve bağlılığını dile getiriyor.


Mustafa Korkmaz’ın Erzurum’da gerçekleştirdiği bu örnek çiftçilik, doğal tarımın ne kadar önemli ve değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Korkmaz, doğal tarımın sağlıklı ve lezzetli gıda üretimindeki önemini her fırsatta vurguluyor ve bu yöntemlerle daha çok çiftçinin tanışmasını istiyor.



Erzurum’un dev domatesleri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’taki yüksek ses cinayeti davasında sanığa müebbet hapis Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde araç park etme ve yüksek sesle müzik dinleme tartışması yüzünden 24 yaşındaki komşusu Dilara Yıldırım’ın hayatını kaybettiği, Faruk B.’nin ise yaralandığı olayda tutuklu sanık Serdar S., "kadına karşı kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Serdar S. taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Bakanlık avukatı, iddia makamının mütalaasına katıldıklarını belirterek sanığa indirimsiz ceza verilmesini talep etti. "Bilerek ve isteyerek yapmadım, kazaydı" Duruşmada söz hakkı verilen tutuklu sanık Serdar S., maktul Dilara Yıldırım ile aralarında daha önceden bir husumet bulunmadığını öne sürdü. Olayın bir kaza olduğunu savunan S., "Kendisiyle hiç kavga etmedik. Olay günü de bilinçli bir saldırıda bulunmadım, kazayla oldu. Yaralandığını duyunca 112’yi kendim aradım. Yaşananlardan pişmanım, keşke böyle yaşanmasaydı" dedi. "19 santimetrelik bıçak sadece 2.2 santimetre girdi" Sanık avukatı ise savcılığın esas hakkındaki mütalaasına katılmadıklarını belirterek eylemin kasten değil, taksirle gerçekleştiğini iddia etti. Olay gecesi maktul ve müştekinin araçla geldiğini, gürültü nedeniyle alt kata inen müvekkilinin babasının kovalandığını gördüğünü belirten sanık avukatı, "Müvekkilim ıssız bir yerde olmaları sebebiyle içgüdüsel olarak kendisini korumak adına bıçağı almıştır. Yerde aracın lastiklerini keserken arkadan saldırıya uğramış, ayağa kalktığı sırada elindeki 19 santimetrelik bıçak kaza sonucu maktulün karın bölgesine isabet etmiştir. Bıçak sadece 2.2 santimetre derine inmiş ve hiçbir organa zarar vermemiştir. Eylem kasti olsaydı sonuç çok daha ağır olurdu. Olayın hemen ardından ambulans aranarak kazayla yaralanma ihbarı yapılmıştır. Müvekkilimin ’taksirle adam öldürme’ suçundan cezalandırılmasını ve lehe olan indirimlerin uygulanmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Son sözü sorulan sanık, "Pişmanım. Tamamen kazayla oldu. Bilerek, isteyerek bir şey yapmadım" ifadelerini kullandı. Haksız tahrik indirimi uygulanmadı Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Serdar S.’nin maktul Dilara Yıldırım’a yönelik eylemini "kadına karşı kasten öldürme" olarak değerlendirdi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis öngörülen suçta takdiri indirim maddelerini uygulayan heyet, sanığa ’müebbet hapis’ cezası verdi. Mahkeme, cinayet yönünden sanığa haksız tahrik indirimi uygulamadı. Öte yandan olay gecesi müşteki Faruk B.’ye yönelik eylemleri nedeniyle de sanığa, bıçakla ’kasten yaralama’ suçundan 7 ay 15 gün, ’mala zarar verme’ suçundan ise 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Isparta Isparta Belediyesi, 3 okula halı saha ve 1 okula kapalı spor salonu kazandırıyor Isparta Belediyesi tarafından İstanbul Ticaret Odası (İTO) Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu’na kapalı spor salonu, Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Burhan Açıkkol İlkokulu ve Gürkan Kız İmam Hatip Ortaokulu’na ise sentetik çim saha yapılıyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, önceki dönemde olduğu gibi yeni dönemde de mahalleleri ve okulları halı saha ile kapalı spor salonlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda İTO Şehit Mustafa Gözütok Ortaokulu’na kapalı spor salonu inşa ediliyor. İnşaat çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği 898,5 metrekare inşaat alanına sahip kapalı spor salonu içerisinde basketbol ve voleybol sahası, 2 giyinme odası ile 1 yönetici odası bulunacak. Isparta Belediyesi tarafından Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Burhan Açıkkol İlkokulu ve Gürkan Kız İmam Hatip Ortaokulu’na da sentetik çim halı saha yapılıyor. Işıkkent Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki saha çalışmasında sahanın direkleri dikilerek, telleri çekildi. Burada da halı serimi işlemine geçilecek. Şehit Burhan Açıkkol İlkokulu’na daha önce yine Isparta Belediyesi tarafından kapalı spor salonu inşa edilmişti. Kapalı spor salonunun yan tarafına sentetik çim saha yapılıyor. Bu sahanın da çalışmaları büyük ölçüde tamamlanırken, sahanın halı serimi yapılacak. Gürkan Kız İmam Hatip Ortaokulu’nda da sentetik çim sahanın zemin çalışmaları tamamlandı. Saha direklerinin dikilmesiyle tel ve halı serme çalışmaları yapılacak. Sahaların tamamlanmasıyla Isparta Belediyesi tarafından 3 okula sentetik çim saha, 1 okula da kapalı spor salonu kazandırılmış olacak.
Iğdır Iğdır çadır kent yönetiminde Türkiye’ye örnek olmayı hedefliyor Iğdır Üniversitesi ile AFAD iş birliğinde düzenlenen "Afete Hazır Kampüs Çadırkent Kurma Etkinliği" kapsamında öğrenciler, afet anlarında kullanılacak çadır kentlerin kurulumu için yarıştı. Etkinlikte öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de muhtemel afet durumlarına karşı hazırlıklarını sergiledi. Iğdır Üniversitesi Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü’nde düzenlenen "Afete Hazır Kampüs Çadırkent Kurma Etkinliği"nde öğrenciler, afet anlarında kullanılacak çadır kentlerin kurulumu için yarıştı. Etkinlikte öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de afetlere hazırlık konusunda yeteneklerini ortaya koydu. Etkinlikte konuşan Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğunu belirterek her türlü afete karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Iğdır’ın hem kitlesel göç hareketleri hem de sel ve deprem gibi farklı afet riskleri açısından kritik bir noktada bulunduğunu belirten Taşolar, çadır kent kurulumu ve yönetiminin afet süreçlerinde büyük önem taşıdığını söyledi. Taşolar, "Biz Iğdır ilini Türkiye’nin en iyi çadır kent kuran ve çadır kent yönetimini gerçekleştirebilen şehri yapmak istiyoruz. Allah korusun ülkemizin başına olumsuz bir durum geldiğinde, Iğdır’ın çadır kent kurulumu ve yönetiminde AFAD’ın ilk hattında yer alan illerden biri olmasını hedefliyoruz. Çadır kent yönetimi konusunda Türkiye’de markalaşmak istiyoruz" dedi. Etkinlik kapsamında oluşturulan öğrenci grupları, afet anlarında kullanılacak çadırları en kısa sürede kurabilmek için kıyasıya yarıştı. Yarışmada öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de afet durumlarında koordinasyon ve ekip çalışmasının önemini uygulamalı olarak gösterdi. Yarışma sonunda iki çadırı 13 dakikada kurmayı başaran Iğdır Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencileri birinci oldu. Dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller verildi. Yarışmada birinci olan Iğdır Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencisi ve AFAD gönüllüsü Ömer Şerif Coşkun ise etkinliğin sadece bir yarışma olmadığını belirterek, afet durumlarında hızlı ve sağlıklı müdahale için önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Coşkun, "Ülkemiz bir afet ülkesi. Bu nedenle herkesin AFAD gönüllüsü olması gerektiğini düşünüyorum. Afet anlarında herkesin desteğine ihtiyaç var. Biz de burada sorumluluk alarak bu bilinçle hareket ettik" diye konuştu.