KÜLTÜR SANAT - 05 Nisan 2025 Cumartesi 10:47

Esmâ-i Hüsnâ’yı Oltu taşı ile buluşturuyor

A
A
A
Esmâ-i Hüsnâ’yı Oltu taşı ile buluşturuyor

Erzurum’un Oltu ilçesinde Oltu Taşı Ustası Mahmut Çelebi’nin Esmâ-i Hüsnâ tespihleri dünyaya satılıyor.


İnsanoğlunun bilinen en eski süs eşyalarından olan Oltu taşı, Erzurum’un Oltu ilçesinde yöre insanının emeği ile yer altından bin bir güçlükle çıkarılıyor. Sonrasında Oltu taşı ustalarının maharetli ellerinde anlam buluyor. Dünyada tek olan ve baba mesleğini geleceğe taşıyan Oltu Taşı Tespihi Ustası Mahmut Çelebi, sanatıyla dikkatleri üzerine çekenlerden birisi. Özellikle "Esmâ-i Hüsnâ" adı verilen Allah’ın 99 ismini taşıyan özel tespihleriyle tanınan Çelebi, bu eşsiz eserleri pek çok ülkeye satıyor.


Oltu taşı tespihçiliğine farklı bir boyut kazandıran Çelebi, taşları önce suda bekleterek çatlamadan işlemek için uzun süreli bir uğraş veriyor. Esmâ-i Hüsnâ tespihlerinin her bir tanesi, ustanın sanatıyla işleniyor. Çelebi, bu süreci yaklaşık 6 ayda tamamlıyor. Çelebi’nin özel koleksiyonluk tespihlerine olan talep, sadece Türkiye ile sınırlı değil. Yurt dışından da birçok koleksiyoncu, bu eşsiz eserler için özel siparişlerde bulunuyor. Pekin’den Amerika’ya kadar geniş bir alıcı kitlesine sahip olan Mahmut Çelebi’nin üretim yaptığı atölye ise, evinin alt katında yer alıyor. Küçük yaşlarda tespih yapmaya başlayan Mahmut Çelebi, o günden bugüne kadar sanatı geliştirerek koleksiyonluk tespihler üretmeye devam ediyor. Geliştirdiği sıra dışı oyma teknikleri ile tanınan Çelebi, her bir tasarımıyla tespih sanatına katkı sağlamaya devam ediyor. Oltu taşı tespihçiliği, Mahmut Çelebi’nin ellerinde daha da anlam kazanıyor. Evli 3 çocuk babası olan Çelebi Esma-i Hüsna teşbihin uzunluğu 1 metre 55 cm daneler 12’ye 17 mm olan tespihin fiyatı ise 7 bin dolar. Bu özel çalışmalarda en büyük destekçisi ağabeyi Selahattin Çelebi oluyor. Esmâ-i Hüsnâ’nın her bir isminin anlamını taşımaya özen gösteren ustanın bu çalışmalarına, hem yurt içinden hem de yurt dışından yoğun bir ilgi gösterilmeye devam ediyor.



İşte Oltu taşının ayırt edici özellikleri


Ülkemizde en çok coğrafi işaret sahip olan üçüncü şehir olan Erzurum, Gaziantep ve Konya ile bu anlamda yarış içinde bulunuyor. Türk Patent tarafından tescil edilen coğrafi işaretli Oltu taşının tanımı ve ayırt edici özellikleri ise şu şekilde ifade ediliyor:


Siyah kehribar olarak da adlandırılan Oltu taşı, tipik sedimenter teşekkülleridir. Neojen yaşlı birimlerinde 70-80 cm kalınlığında bir marangoz tabakası içinde azami birkaç cm kalınlığında, birkaç metre yataylık gösteren mercekler halinde bulunmaktadır. Bu tabakalar yer yer çatallanmış ve kırılmışlardır. Marın ve killerden oluşan, filik karakterindeki merceklerin, şiddetli teknotizmaya maruz kalıp kıvrımlaşarak kırıldığı tahmin edilmektedir. Oltu Taşı çıkarmak için açılan galeriler içerisinde birçok bitki ve ağaç fosillerine de rastlanır. Oltu taşının az da olsa damarlı olması nedeniyle tamamen pürüzsüz bir görünümü yoktur. Oltu taşına elle temas halinde kadifemsi bir dokunuş hissi verir. Ayrıca zımpara kâğıdına sürüldüğünde kahverengi toz bırakır. Kolaylıkla çatlayıp kırılmaz ve uzun süre dayanıklıdır.


Fiziksel özellikleri: Oltu taşının en dikkat çekici özelliği yer kabuğundan çıkarıldığında çok yumuşak, hava ile temas ettirilmediği sürece bu yumuşaklığını muhafaza edip, hava ile temas ettiğinde sertleşen, zengin, kompakt bir maddedir. Bu özelliklerinden dolayı Oltu taşının işlenmesi kolay, işlendikçe hava ile temas ederek sertleşen, kullandıkça parlayan bir cevherdir. Genellikle siyah, bazen koyu kahverengi, nadiren gri ve yeşilimsi renklerde bulunur.



Esmâ-i Hüsnâ’yı Oltu taşı ile buluşturuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu Belediyesi’nin vakfında kurban vurgunu iddiası: 2 tutuklama Bolu’da sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla gözaltına alınan 2 kişi sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklandı. Bolu Belediyesi’ne bağlı BolSev Vakfı’na yönelik yürütülen ve Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Ali Sarıyıldız’ın tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. 2025 yılında BolSev Vakfı tarafından vatandaşlardan kurban kesimi amacıyla bağış toplandı. Vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı ya da kesimine dair tek bir işlem dahi yapılmadığı iddia edildi. Vakfın sosyal medya hesapları üzerinden "Kurbanlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" ifadeleriyle çağrı yapıldı. Bağışların bu amaçla kullanılmadığı soruşturma dosyasına yansıdı. Tutuklu bulunan BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadesinde, "Bağışı kurban kesmek için değil, öğrencilere burs vermek için topladık" şeklinde savunma yaptığı öğrenildi. Soruşturma dosyasında şu ana kadar 36 kişinin mağdur sıfatıyla yer aldığı öğrenildi. Tutuklandılar Bu kapsamda sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından vakıf yönetiminde yer alan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP’li Meclis Üyesi Aydan Özdemir gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı’na getirilen 2 kişinin işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünün ardından hastaneye sevk edilen Beykoz ve Özdemir jandarma araçlarıyla Bolu Adliyesi’ne getirildi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen 2 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Sosyal Medyada yabancı turistlerin ilgi odağı olan kestaneci Alper Temel, "Amacım İstanbul’un ruhunu güzelliğini göstermek" Karaköy İskelesi’nde kardeşiyle beraber kestane ve mısır tezgahı işleten 25 yaşındaki Alper Temel, yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Tezgahına gelen her turist fotoğraf ve video çekmeden oradan ayrılmazken Alper Temel bu durumun İstanbul için reklam olduğunu dile getirdi. Fatih’te bulunan Karaköy İskelesi’nde kardeşiyle beraber kestane ve mısır tezgahı işleten 25 yaşındaki Alper Temel, son zamanlarda sosyal medyada turistlerin ilgi odağı oldu. Tezgahının önünde turistlerin oluşturduğu uzun kuyruklar alışveriş sonrası fotoğraf ve video çekimi yapmak içinde duruyor. Alper Temel yaptığı bu işin baba işi olduğunu belirterek, "Adım Alper 25 yaşındayım. Yaklaşık 7 senedir bu işi yapıyorum. Baba mesleği bu. Biz bu işe küçükken babamın yanına sürekli gelerek öğrendik. Bir süre sonra liseyi bitirdikten sonra askere gittim geldim ve bu işe devam ettim. Son 7-8 yıldır kardeşimle biz buradayız" dedi. Temel, sosyal medyada nasıl popüler olduğuna dikkat çekerek, "bu aslında 2 senedir olan bir şey. O dönemlerde sosyal medya kullanmıyordum, son 4-5 aydır bir Rus influencer videoya çekti. O video yayılınca bu sefer bütün ülkelere dağıldı. Genel olarak İstanbul’a gelen turistler görmeye başladı. Böyle ilerledi" ifadelerini kullandı. "Amacım İstanbul’un ruhunu güzelliği göstermek" Temel, bu yoğunluğun İstanbul için reklam olduğunu vurgulayarak, "Turistler buraya fotoğraf video çekmek için geliyor. Anı biriktirmeye çalışıyor. Benimde amacım buradaki güzel atmosferi, İstanbul’un ruhunu güzelliğini göstermek. Bu durum biraz yorucu ama kendim için değil İstanbul için reklam gibi oluyor" ifadelerine yer verdi.