GÜNDEM - 07 Kasım 2025 Cuma 15:13

ETÜ’de, Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yürüyüşü

A
A
A
ETÜ’de, Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yürüyüşü

Erzurum’da geçtiğimiz hafta uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Erzurum Teknik Üniversitesi çalışanı Nermin Tirit için "Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yürüyüşü" düzenlendi.


Erzurum Teknik Üniversitesi kampüsünde Cuma namazı sonrasında Nermin Tirit için, tüm kadınlar için yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı.


Gelin paşa camii önünde toplanan katılımcılar daha sonra ellerindeki pankartlarla Rektörlük binası önüne kadar sessiz yürüyüş yaptı.


Yürüyüşe AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, akademisyenler, akademisyenler çalışanlar ve öğrenciler katıldı.



"Bu olay, yalnızca bir kurum çalışanının kaybı değil; bir kadının yaşam hakkının toplumun gözü önünde acımasızca elinden alınmasıdır"


ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, burada yaptığı açıklamada, "Bugün burada, üniversitemizin ve şehrimizin kalbinde derin bir yara açan, hepimizi sarsan büyük bir kaybın ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz Üniversitemizin değerli çalışanlarından Nermin Tirit, 3 Kasım 2025 sabahı, evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamım yitirmiştir. Bu acı olay, hepimizi derinden etkilemiş hem üniversitemiz camiasında hem de toplum genelinde büyük bir üzüntü ve teessüre yol açmıştır. Basına da yansıdığı üzere, 2023 yılında çalışma arkadaşımıza yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" eyleminden dolayı hükümlü bulunan fail, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasına göre 23 Ekim 2025 tarihinde yasal izinle ceza infaz kurumundan ayrılmış, 3 Kasım günü teslim olması gerekirken bu menfur cinayeti işlemiştir. Bu olay, yalnızca bir kurum çalışanının kaybı değil; bir kadının yaşam hakkının toplumun gözü önünde acımasızca elinden alınmasıdır. Merhume Nermin Tirit, görevine bağlılığı, mesleki disiplini, insani sıcaklığı ve kurumsal değerlere katkısıyla tanınan, çalışma arkadaşları arasında sevgi ve saygı uyandıran bir mesai arkadaşınızdı. Onun ani ve trajik kaybı, üniversitemiz camiasında telafisi mümkün olmayan bir boşluk bırakmıştır. Onun yokluğu, hepimizin yüreğinde derin bir acı olarak kalacaktır. Bu vesilevle kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm üniversitemize başsağlığı ve sabır diliyorum" dedi.



Prof. Dr. Çakmak; "Yaşam hakkı, en temel ve vazgeçilmez insan hakkıdır"


Bu elim hadisenin, kadına yönelik şiddetin ülkemizde ne yazık ki hala çok ciddi bir toplumsal sorun olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Çekmek, "Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, toplumun her kesiminde derin bir üzüntüye yol açmakta, her acı kayıp, hepimize şiddetin hiçbir biçimde kabul edilemeyeceğini hatırlatmakta ve bireysel, toplumsal ve kurumsal sorumluluğumuzu artırmaktadır. Hiçbir gerekçe, bir kadının yaşam hakkını elinden almaya mazeret olamaz. Yaşam hakkı, en temel ve vazgeçilmez insan hakkıdır. Erzurum Teknik Üniversitesi olarak, insan yaşamının kutsallığına ve temel hakların dokunulmazlığına olan inancımız tamdır. Üniversitemiz, kuruluşundan bu yana evrensel değerlere, hukukun üstünlüğüne, toplumsal adalete ve insan onuruna saygıyı temel ilkelerinden biri olarak benimsemiştir. Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans ilkesini kararlılıkla uyguluyor, fiziksel, psikolojik, ekonomik veya dijital ortamda gerçekleşen her türlü şiddeti reddediyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz" diye konuştu.


Prof. Dr. Çakmak, daha sonra şunları kaydetti; "Bugün Nermin Tirit’i anarken yalnızca acı bir kaybı değil; insan yaşamının değerini, dayanışmanın gerekliliğini ve toplumsal vicdanın önemini de hatırlıyoruz. Nermin Tirit’in hatırası, şiddetsiz bir toplum için mücadele etme kararlılığımızın ve insan onuruna gösterdiğimiz saygının simgesi olarak daima yaşayacaktır. Erzurum Teknik Üniversitesi olarak, yaşanan bu trajik olayın ardından derin bir üzüntü içerisindeyiz. İnsan yaşamının kutsallığına, temel hakların korunmasına ve toplumsal adaletin sağlanmasına olan inancımızla, herkesin güven içinde, eşitlik temelinde ve saygı ortamında yaşayabildiği bir toplum için çalışmayı sürdüreceğiz."



Öncü: "Umuyorum ki bu elim olaylar bir daha asla memleketimizde ülkemizde dünyanın hiçbir yerinde gerçekleşmez"


AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü ise konuşmasında, "Bugün burada çok elim bir hadiseden dolayı bir arada olduğum için üzgünüm. Hakikaten çok üzgünüm, bir kadın olarak üzgünüm anne olarak üzgünüm, Erzurumlu bir kadın olarak çok çok daha üzgünüm. Umuyorum ki bu elim olaylar bir daha asla memleketimizde ülkemizde dünyanın hiçbir yerinde gerçekleşmez. Hakikaten bizim toplum olarak ülke olarak Anadolu olarak medeniyet veriyle hamuru yoğurun bir çiftliği olarak şiddetten uzak durmamız lazım en son başvuracağım değişiklik bu vadisi de de olayın olduğu an itibariyle ben hem İl Emniyet Müdürümüz hem Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürümüz hem de bakanlığımızca derhal iletişime geçtim ve hadisenin gerçekten ama gerçekten uzun yıllara sirayet eden kangren gibi bir duruma dönüştüğünü, ancak şahsın kamunun ona sunmuş olduğu bireysel tedbirlerin hiçbirini kabul etmediğini emniyet müdürümüzün "biz sizi korumaya alalım" böyle bir durum söz konusu dediğin bir buna gerek yok bir dini sosyal hizmetler İl Müdürlüğümüzün ilgililere kendisi ile temasa geçtiğinde buna gerek yok dediğini ve hadisenin bu noktaya geldiğini, bizler hakikaten çok üzüldüm her ne olursa olsun böyle bir sonuç da hiç kimse sadece kadın değil dünyadaki hiçbir canlı şiddete maruz kalmamalı. İnşallah hem tedbir kurallarını buradan da kitlede beyler ve hanımlar var çok teşekkür ediyorum lütfen ama lütfen güvenlik tedbirlerini telefonlarınıza indirin arkadaşlar. İllaki birinci derecede yakınımızda bir şiddet söz konusu olmaya bilir sokakta herhangi bir şekilde bir şiddete maruz kalma riskiniz de mutlaka ve mutlaka İçişleri Bakanlığımızın dünyada ödül almış olan bir güvenlik modeli var telefonunuzu Kates buna indirdiğiniz dakikasında yanınızda emniyet kolluk birimleri sizin koruma sağlayacaktır. Aile İl müdürlüklerimizin şiddet önleme merkezleri var, muhtemel aile içi şiddete maruz kaldığımız da sadece fiziksel değil psikolojik şiddete maruz kaldığınızda ilgili kurumumuz hem bireysel yardım alabilirsiniz her ailenin geneli için yardım alabilirsiniz dolayı ve güvenlik tedbirleri mutlaka ve mutlaka farkındalık olsun bilmeyen arkadaşlarımıza anlatalım. Rabbim bir daha kendimizi ülkemizi dünyayı böyle bir acıyla sınamasın. İnşallah farkındalık arttırarak bakanlıklar olarak da tek bir konularında varsa ettiklerimiz onları da daha güçlü kılarak bir daha böyle bir şey olmamasını temenni ediyorum merhumeye rahmet diliyorum yakınlarına sabır diliyorum" dedi.




ETÜ’de, Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yürüyüşü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Siirt Siirt’te 4 çocuk annesinden 2 yıldır haber alınamıyor Siirt’te 2 yıldır kayıp 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ait henüz bir ize rastlanmazken, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada eşi, kayınbiraderi ve kayınbabasının tutukluluk hali devam ediyor. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G. kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, katıldığı bir televizyon programında kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürmüş, gizli tanıklar olduğunu, yeğenlerinin aileden alınmasını istediklerini söylemişti. Avukat Gurbet Bilbay ise Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını belirterek, olayın iki gün sonra unutulmasını istemediklerini, sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Avukat Bilbay, "Genelde de müvekkilim bununla ilgili mesajlar alıyor tandırda yakıldığına dair. Hep buna yönelik iddialar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor bununla ilgili gizli tanık dinlettireceğiz. Çocukların onlardan alınmasını için elimizden geleni yapacağız. Lütfen buradan sesleniyorum bu cinayet unutulmasın Mekiye Akyel için elimizden geleni yapalım" dedi. Avukat Sevginur Uzunhasan ise 4 çocuk annesi Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını dile getirdi. Uzunhasan, "Halime hanımın bu dosyanın buralara gelmesinde büyük cabası vardır. Savcılık makamı şüphelileri tutuklamış durumdadır. Bugün çocuklarını görmeye gittik. Durumun unutulmasını istemiyoruz’’ diye konuştu. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de savcıyla görüşüp ifade verdiklerini belirterek, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Avukatlarımla birlikte buradaydık. Çocukları görmek istiyorum. Oradan alınmalarını istiyorum. Gizli tanıklar var, bana mesajlar geliyor. Gizli tanık olarak dosyaya alınmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakmayacağım" şeklinde konuştu.
Ankara Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Sendikası Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde 120 bin okul yöneticisi, öğretmen veli ile yaptıkları ara tatillere yönelik saha araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yalçın, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e baş sağlığı diledi. Eğitimde çözüm odaklı araştırmalarla ve raporlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yalçın, ara tatil modeline ilişkin de öğretmenlerin, öğrenciler ve velilerin görüşlerini almak amacıyla da saha çalışması yaptıklarını ifade etti. Yalçın, "Toplamda 119 bin 709 okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sadece devlet okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini ortaokul ve orta öğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu olan velileri kapsamaktadır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci, 36 bin 116 veli katılmıştır" diye konuştu. "Öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir" Yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı açısından öğretmenlerin yüzde 88,2’si, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i ve velilerin 70,5’i bu kaldırma kararına katılmamaktadır. Özellikle öğrencilerin lisede yüzde 85,7 ortaokulda yüzde 78,4 uygulamayı devam ettirme yönünde bir iradesi ve isteği vardır. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran erkek velilerde yüzde 18,3 kadın velilerde yüzde 23,6. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u sadece eşim çalışıyor diyen velilerin de yüzde 64,3’ü bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir." Velilerin genel olarak ara tatillerin çocuğun kişisel gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çektiklerini söyleyen Yalçın, öğretmenlerin de bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını söylediklerini ifade etti. "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Yalçın, yapılan araştırmalarda ara tatilin kaldırılmasına karşı olunduğunu aktaran, "Ara tatil uygulamasının bir defa devamlılığı sağlanmalıdır. Saha araştırması; öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" açıklamasında bulundu. Ödev ve proje yükünün dengelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirmek gibi bu anlamda çeşitli önermeler yapılabilir ve strese sokmayacak teşvik bu anlamda devreye alınabilir" diye konuştu. "Bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir" Ara tatillerin takvimi belirlenirken de pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine de değinen Yalçın, "Bölgelerin iklim şartları ve ihtiyaçları ile dini bayramlar tatillerini ile dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarı yıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir. Bu çok uzun bir süre olacak bir şey değil. Birkaç yıllık süre içerisinde bu söz konusu olabilir" ifadelerine yer verdi. Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Antalya Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.