GÜNDEM - 13 Nisan 2026 Pazartesi 08:56

Faik Güngör Ortaokulu öğretmenlerinden anlamlı ve büyük proje "ona ben yeterim"

A
A
A
Faik Güngör Ortaokulu öğretmenlerinden anlamlı ve büyük proje  "ona ben yeterim"

Yakutiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Faik Güngör Ortaokulunda öğretmenlerin tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak yürüttüğü "Ona Ben Yeterim" projesi, kısa sürede büyük ilgi gördü.


Proje kapsamında, Her bir öğretmen, 10 öğrencisi ile birlikte yıl boyunca farklı zamanlarda çeşitli etkinlikler düzenleyerek öğrencilerin sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerine katkı sağıyor.


Okul bünyesinde başlatılan proje, sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda öğrencilerin hayata hazırlanmalarını, sorumluluk bilinci kazanmalarını, özgüven geliştirmelerini ve toplumsal duyarlılık edinmelerini amaçlıyor. Projede yer alan öğretmenler, öğrencilerle birebir ilgilenerek onların gelişim süreçlerine doğrudan destek veriyor.


Yıl boyunca planlanan etkinlikler kapsamında; kültürel geziler, sportif faaliyetler, değerler eğitimi çalışmaları, sosyal sorumluluk projeleri, sanatsal etkinlikler ve çeşitli atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Bu etkinliklerin her biri, öğrencilerin hem okul ortamında hem de sosyal yaşamda daha aktif ve bilinçli bireyler olmalarına katkı sağlayacak.


Faik Güngör Ortaokulu’nda yürütülen bu anlamlı çalışma, hem öğrenci velileri hem de eğitim camiası tarafından takdirle karşılanırken, proje şimdiden çevrede ses getirmeye başladı. Okul yönetimi ve proje yürütücüsü öğretmenler, yıl boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle öğrencilerin hayatına dokunmaya devam edeceklerini belirtti.


Eğitimde fark oluşturan bu tür çalışmaların artması temennisiyle, Faik Güngör Ortaokulu "Ona Ben Yeterim" projesiyle örnek bir başarı hikâyesine imza atıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 2 kişiden alınan karaciğerle yaşama tutundu: "Dünyada çok nadiren yapılıyor" Karaciğer yetmezliği bulunan ve yaklaşık 120 kilo olan 53 yaşında İbrahim Çay, kardeşi ve kuzeninden alınan karaciğerle yaşama tutundu. Çay, "Tek kişinin karaciğeri yetmedi. Halamın oğlu ve kardeşimden alınarak nakledildi. Organ bağışında herkesin biraz dikkat etmesi gerekiyor, yeniden hayata döndüm" derken yaklaşık 17 saatlik operasyonu ekibiyle birlikte gerçekleştiren Prof. Dr. Deniz Balcı, "Yaklaşık 120 kilo olan hastamızın tek bir vericiden nakil olması mümkün olmadı. 2 ayrı kişiden tamamladık, organ bağışı olsaydı buna gerek olmazdı. Bu prosedürler dünyada çok nadiren yapılıyor. Bu şekilde ağır bir hastada ilk defa gerçekleştirdik. Ameliyat yaklaşık 16-17 saat kadar sürdü diyebilirim. Çift kanat takılmış gibi hızlıca iyileşti. Toplumuza organ bağışının önemini tekrar hatırlatıyorum" dedi. Ankara’da yaşayan 53 yaşında İbrahim Çay, bir süre önce hissettiği rahatsızlıklar üzerine doktora gitti. Yapılan tetkiklerde karaciğerinde problem olduğu öğrenilen Çay için tedaviye başlandı ancak bir süre sonra nakil gerekliliği ortaya çıktı. Medical Park Göztepe Hastanesi Organ Nakli Direktörü Prof. Dr. Deniz Balcı ve ekibi süreç hakkında aileye bilgi verirken Çay, Ulusal Organ Nakli Bekleme Listesi’ne de alındı. Bir yandan canlı verici arayışına girilirken kardeşi Mustafa Çay’ın yapılan incelemelerin ardından uyumlu olduğu belirlendi ancak alınacak karaciğerin ağabeyinin kilosu ve durumunun ağırlığı nedeniyle yeterli olmayacağı ifade edildi. Bunun üzerine hastanın kuzeni 38 yaşındaki Ömür Kepenek’e de tahliller yapıldı ve verici olabileceği belirlendi. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından 2 kardeş ve kuzen 17 Şubat’ta ameliyat edildi. Yaklaşık 17 saat süren operasyon başarıyla tamamlanırken hem aile hem ekip büyük mutluluk yaşadı. Prof. Dr. Deniz Balcı, bu tür tedavilerin nadir olduğunu aktarırken sürece ilişkin bilgi verdi. 2 kardeş ve kuzenleri ise yaşadıklarını anlattı. "Yeniden hayata döndüm, çok zor bir süreçti" Yaşadığı zorlu süreci anlatan 53 yaşında İbrahim Çay, "Midemde yanma ile hastaneye gittiğimde midem değil karaciğerimden rahatsız olduğum tespit edildi. 4 aylık çeşitli tedaviler gördüm, tedavilere cevap vermeyince nakil kararı verildi. Ailemde de donör bir tek kardeşim vardı, onun karaciğeri de yetmedi. Durumum gitgide ağırlaşmaya başladı, Deniz Hocam ile görüşmelerimiz devam ediyordu. Halamın oğlu ve kardeşimden her ikisinden karaciğer alınarak bana nakledildi. Tek kişinin; sadece kardeşiminki yetmedi. Yeten tek kişiyi de bulamadık, hocam ‘Farklı bir teknik uygulayacağız’ dedi. Ameliyat şubat ayının 17’sinde oldu, şu ana kadar bir sıkıntım yok. Organ bağışı konusunda herkesin biraz dikkat etmesi gerekiyor. Karaciğer, kendini yenileyen bir organ. Bu eziyeti gördükten sonra oğlum, ailem bile organlarını bağışladı. Şu an mutluyum, yeniden hayata döndüm, çok zor bir süreçti. O ameliyattan çıkıp kendinize geldiğinizde yeniden bir yaşam" dedi. "Yaklaşık 120 kiloydu, tek bir vericiden nakil mümkün olmadı" ‘Hastamızda ileri dönem karaciğer yetmezliği vardı, karaciğer naklinin artık gerekli olduğunu söyledik’ diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Deniz Balcı, "Organ nakli listesine kendisini yazacağımızı ama ülkemizde ne yazık ki organ bağışı yeterli olmadığı için de bir canlı vericili karaciğer naklinin gündeme gelmesi gerektiğini söyledik. Geçen süre zarfında verici adayları açısından görüşmeler yaptı ama hastalığı da ilerdi. O kadar ilerledi ki bir haber aldık, hastamız başka bir şehirde çok ağır durumda, yoğun bakımda yatıyor. Oradaki ekip bizimle temasa geçti, merkezimize bir an önce transfer edilmesini sağladık. Acil kötüleşme tablosu içerisinde olduğunu böbrek fonksiyonlarının da bozulduğunu sadece karaciğer yetmezliği değil aynı zamanda da diyaliz tedavisi ihtiyacı olduğunu ve yoğun bakım destek tedavisi alması gerektiğini söyledik. Yaklaşık 120 kilo olan hastamızın tek bir canlı vericiden karaciğer nakil olması mümkün olmadı. 2 canlı vericiden karaciğer nakli; 2 lobun birden alıcıya transferi şeklinde ameliyat planlaması gerçekleştirdik. Karaciğer naklinde en önemli parametre; hastanın kilosu, ikinci de karaciğer yetmezliğinin derecesi" dedi. "Dünyada çok nadiren yapılıyor, bu şekilde ağır bir hastada ilk defa gerçekleştirdik" ‘Organ bağışından karaciğer gelmeyince 2 ayrı kişiden alarak karaciğeri tamamladık’ diyen Prof. Dr. Balcı sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu prosedürler dünyada çok nadiren yapılıyor. Bu şekilde ağır bir hastada biz de ilk defa gerçekleştirdik. Hem kardeşi hem kuzeni gönüllü oldular. Bir tanesinden karaciğerin sağ lobunu bir tanesinden sol lobunu alarak gerçekleştirdik. Yaklaşık 16-17 saat kadar sürdü diyebilirim, 8 kişilik bir cerrahi ekip tarafından rotasyonla yapılmış bir ameliyat. Yoğun bakım ekibinin günlerce süren mesaisiyle ameliyatı atlattı. Artık kontrollerde her 2 karaciğerin birbiriyle uyumlu çalıştığını görüyoruz. Adeta çift kanat takılmış gibi hızlıca iyileşti. Vericiler, 1 hafta içinde ikisi de taburcu oldu, sağlıklılar. Bu ameliyatı niçin yapıyoruz; kilosu çok fazla ve karaciğer yetmezliği çok ağır olan hastalar için, şayet organ bağışı olsaydı gerek olmazdı. Tüm toplumuza organ bağışının önemini tekrar hatırlatıyorum. Öyle bir konu ki ihtiyaç olduğunda ateş düştüğü yeri yakıyor ve hastalar için hayat kurtarıcı bir tedavi" "Halamızın oğlu ile 2 kişi donör olarak nakil gerçekleşti" Ağabeyine donör olan 47 yaşındaki Mustafa Çay, "Ağabeyimin mide ağrısıyla devam edip daha sonra 4 aylık bir süreçte karaciğer sirozu olduğu ve nakil olması gerektiği söylendi. Bunun üzerine arayışlarımız oldu, kan grubum tutuyordu. Bendeki karaciğer yetmeyince halamızın oğlu ile beraber 2 kişi donör olarak nakil gerçekleşti. Şu an bir sıkıntımız yok. Bir can kurtarmak; bunun vermiş olduğu mutluluklar çekilen acıları bastırıyor. Toplumun organ nakli konusunda duyarlı olmalı, özellikle kadavra konusunda çok zayıf kalıyoruz. Çok bekleyen hastalarımız var" şeklinde konuştu. "Duymamıştım, uygulamalı olarak öğrenmiş olduk" Durumu öğrenince uyumlu olup olmadığını öğrenmek üzere tahlili yaptırmak istediğini söyleyen 38 yaşındaki Ömür Kepenek, "İbrahim ağabeyin rahatsızlığını duyduk. Aile arasında organ arayışına girdik, kontrole girdim, donör olabileceğim söylendi. Nihayetinde 2 kişiden bir kişiye nakil gerçekleşti. 3’ümüz de şu an çok şükür, daha iyiyiz. Tek kişiden yetmiyordu, İbrahim ağabeyin kardeşi Mustafa ağabey ile birlikte ikimizin karaciğerinden nakil yaptılar. Organ nakli için tereddüt etmeyelim derim. Daha duyarlı olmakta fayda var. Duymamıştım, 3 kişinin nakil olduğunu uygulamalı olarak öğrenmiş olduk" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi kadın dostu kentler çalıştayında yer aldı Mersin Büyükşehir Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. fazı kapsamında Ankara’da düzenlenen çalıştaya katılarak, kadın-erkek eşitliğine yönelik çalışmalarını paylaştı, 25 belediyenin yer aldığı programda eşitlik politikaları ve yerel eylem planları ele alındı. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin (AB) finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ortaklığında yürütülen ve kadınların kentlerde her alanda eşit, güvenli ve engelsiz bir şekilde yaşamasını hedefleyen Kadın Dostu Kentler (KDK) Programı’nın 3. fazı kapsamında, Ankara’da çalıştay düzenlendi. TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ve 23 KDK belediyesinden daire başkanlarının katıldığı çalıştayda, program ortakları ve katılımcı belediyeler Kadın Dostu Kentler için taahhütlerini yineledi. Çalıştaya Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da katılarak, Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Kadın Dostu Kent’ alanındaki çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı ile programa katılan illerdeki son gelişmeler gözden geçirildi. Belediyelerde Yerel Eşitlik Birimleri kurulması ve güçlendirilmesi, Yerel Eşitlik Eylem Planları oluşturulması ve uygulanması ile ilgili süreçler değerlendirildi. Belediyelerin kadın-erkek eşitliğine dair strateji ve politikalarının önceliklendirilmesi ve 25 il arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi adına oturumlar düzenlendi. Bu kapsamda belediyeler, KDK Programı kapsamında yürüttükleri çalışmalar ile iyi uygulama örneklerini de birbirleriyle paylaştı. Eşitlik vizyonunun kurumsallaşması 2 gün süren çalıştayın açılışını, program ortakları UNFPA ve TBB’nin temsilcileri yaptı. Sözlerine Kadın Dostu Kent yaklaşımının yalnızca teknik bir başlık olmadığının altını çizerek başlayan TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, "Kadın Dostu Kentler, belediyelerin tüm politika, bütçe ve hizmet süreçlerine eşitlik perspektifini entegre eden stratejik bir anlayıştır. Bu anlayışı hayata geçirmek için, konunun belediyelerde daire başkanlığı seviyesinde sahiplenilmesi ve kurumsal süreçlere dahil edilmesine ihtiyacımız var" dedi. Belediye temsilcilerine programın başından bu yana, belirlenen hedefler ve taahhütler doğrultusundaki kararlı çalışmalarından dolayı teşekkür eden UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ise "Özellikle katılımcılığın ve kadın-erkek eşitliğinin, belediyelerin tüm çalışmalarına entegre edilmesini önceliklememiz, Kadın Dostu Kentlerin tam anlamıyla başarılı biçimde uygulanması açısından kritik. Bu konulardaki kazanımlar, yerelde özelleşen ihtiyaçlara, planlara ve hizmetlere daha verimli şekilde yansıyabilir" diye konuştu. Kadın Dostu Kentlerde neler yapılıyor? Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 belediyenin katıldığı KDK programı kapsamında, şu ana kadar 15 Yerel Eşitlik Birimi ve 17 Eşitlik Komisyonu oluşturuldu. 11 Belediye, Yerel Eşitlik Eylem Planlarını uygulamaya başladı. Belediyeler ayrıca, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlükleri bünyesinde danışma merkezleri kurarak, kadın-erkek eşitliğine yönelik hizmet sunumlarını güçlendirmek için önemli adımlar attı. Program kapsamında 2026 yılı boyunca devam edecek eğitimler, mentorluk desteği ve geliştirilen kılavuzlar ile 25 belediyenin tamamında Yerel Eylem Eşitlik Planlarının oluşturulması ve uygulamaya başlanması hedefleniyor. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, UNFPA Türkiye ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında yürütülen program kapsamında; Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 kent belediyesi, yerel düzeyde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için, Kasım 2027’ye kadar birlikte çalışmaya devam edecek.