TEKNOLOJİ - 05 Şubat 2026 Perşembe 09:21

Geleceği üretenler TEKNOFEST’te buluşuyor; 2026 teknoloji yarışmalarına başvurular başladı

A
A
A
Geleceği üretenler TEKNOFEST’te buluşuyor; 2026 teknoloji yarışmalarına başvurular başladı

Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında düzenlenecek 2026 yılı Teknoloji Yarışmaları için başvurular başladı. Bu yıl Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST, 75 milyon TL ödül ve 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek ile gençleri geleceğin teknolojilerini üretmeye davet ediyor. Yarışmalara başvurular 20 Şubat tarihine kadar devam edecek.


TEKNOFEST 2026, binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa’da, 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda düzenlenecek. Bilimi ve teknolojiyi "tarihin sıfır noktası" olarak anılan Şanlıurfa’da milyonlarla buluşturacak festival, bu yıl da yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çekiyor.


Dünyanın en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapan TEKNOFEST kapsamında, 2026 yılında 52 yarışma ve 127 alt kategoride teknoloji yarışmaları düzenlenecek. Yarışmalar; roket teknolojilerinden tarım teknolojilerine, insansız hava araçlarından sağlıkta yapay zekâ uygulamalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.


Bu kapsamda; Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zekâ Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması gibi birçok alanda gençler projelerini sergileme fırsatı bulacak.


TEKNOFEST 2026’da önceki yıllardan farklı olarak, Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ilk kez başvuruya açıldı. Yeni yarışmalar, teknoloji tutkunlarına güçlü deneyimler ve yeni ufuklar sunmayı hedefliyor.


2018 yılından bu yana inovasyonun ve üretmenin merkezi olan TEKNOFEST, bugüne kadar 4 milyonun üzerinde başvuruya ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST 2026’da ise ilkokuldan lisansüstü seviyeye kadar her eğitim düzeyinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürme imkânı yakalayacak.


T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde; kamu kurumları, üniversiteler, teknoloji şirketleri ve medya kuruluşlarının destekleriyle düzenlenen TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa’da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başsağlığı anonsları Tuzla’daki telsizlerden yükseldi 6 Şubat Depremi’nin 3. yıl dönümü, çıkarılan dersler ve alınan önlemlerle Tuzla’da hatırlanıyor. Tuzla Belediyesi, deprem gibi doğal afetlere karşı hazırlıklarını aralıksız sürdürürken, İstanbul’un ilk acil telsizle haberleşme ağını kurdu. Tuzla Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi, tüm kamu birimleri, mahalle muhtarlıkları, itfaiye ve sağlık ekiplerine verilen 82 telsiz hızlı ve eş güdümlü çalışma imkânı sunuyor. Tüm kurumların katıldığı çevrim içi deneme yayınına 6 Şubat Depremi’nde hayatını kaybedenler hatırlanarak başlandı. 6 Şubat 2023 günü 9 saat arayla meydana gelen Kahramanmaraş depremleri sonrasında afete hazırlık çalışmalarını sürdüren Tuzla Belediyesi, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Türkiye’de ilk kez uygulanan etkili haberleşme ağını hizmete soktu. Tuzla Belediyesi, ilçedeki tüm kamu kurumlarının yanı sıra afette ilk harekete geçecek gönüllülerinde dâhil olduğu telsizle haberleşme sistemini kullanarak afetlere karşı hazırlık seviyesini en süt düzeyde sürdürüyor. 23 çalışma grubu ve 17 mahallede 82 telsiz dağıtan Tuzla Belediyesi, böylece aynı frekans üzerinden Türkiye’nin en yaygın iletişim ağını kurdu. Merkezden anons geçildi, birimler yanıt verdi Tuzla Afet ve Acil Yönetim Merkezi personeli Muhammet İkbal Sunar, merkeze bağlı tüm birimlere geçtiği mesajda, "6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Depremden etkilenen illerimize geçmiş olsun" dedi. 6 Şubat depremlerine ilişkin mesajın ardından; İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü, İlçe Nüfus Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü, İlçe Müftülüğü’nden mahalle muhtarlıklarına kadar tüm birimlere anons geçildi. Birimlerden ve muhtarlıklardan ise, "Dinlemedeyiz, cihaz açık ve net" yanıtı alındı. "Bu ağı genişleten ilk ilçeyiz" Afet İşleri Müdürü Muharrem Kaya, telsiz çevrimi ve 6 Şubat depremlerine ilişkin şunları kaydetti: "6 Şubat depremlerinin yıldönümü haftasındayız. Bu vesileyle Hatay ve 11 ilimizde hayatımızı kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan diliyorum. Bütün illerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. TAMP planı kapsamında bulunan 23 çalışma grubuna, müdürlüklerimize telsizler dağıtıldı. Tuzla’da telsiz haberleşmesi sisteminde askeri sınırlar içerisinde, afete özel bir rölemiz bulunmaktadır. Bu röleyle afet işleriyle ilgili haberleşme ağını Tuzla’mızda oluşturmuş durumdayız. Ayrıca 17 mahallemizde telsizler dağıtarak bu haberleşme ağını genişlettik. İstanbul’da muhtarlara telsiz dağıtarak bu ağı genişleten ilk ilçeyiz. Bu vesileyle bize yardım ve desteğini esirgemeyen başta Belediye Başkanımız Av. Eren Ali Bingöl’e, başkan yardımcılarımıza, müdürlerimize teşekkür ederiz." "İlçemizin tüm noktalarında haberleşme sistemimizi oluşturduk" Tuzla Belediyesi Arama Kurtarma Ekip Lideri İbrahim Erten ise kurulan telsiz sistemine ilişkin şunları aktardı: "İlçemizde muhtemel afet ve acil durumlarda haberleşmeyi kesintisiz sağlayabilmek adına TAMP kapsamında, 23 çalışma grubuna ve bu gruplara bağlı 17 mahallemizde telsiz sistemi dağıtılarak Afet Koordinasyon Merkezi’mizle bağlantıları sağlandı. Burada amacımız, "gidemediğiniz yer sizin değildir" anlayışla muhtemel afet durumunda mahallelerimizin tamamından haberdar olmak, acil ekiplerimizi yönlendirmek, gelecek olan destek ekiplerini doğru koordine ederek ilçemizin tüm noktalarında haberleşme sistemimizi oluşturduk." "İlk sekiz saatin önemini bilmekteyiz" Erten konuya ilişkin, "Bununla ilgili mahalle afet timlerimizi kuruyoruz. Her mahallemize birer adet afet konteynerleri koyuyoruz. Afet istasyonları ile muhtemel afet acil durumlarda vatandaşlarımızın ilk müdahaleyi yapması için ekiplerimizi yetiştiriyoruz. Oluşacak destek taleplerini de Koordinasyon Merkezi’mizde toplayarak AFAD Birlik Müdürlüğü’ne iletmek amacıyla bu sistemleri kurduk. İlçemizde afete özel bir röle kurduk. Telsiz sistemlerimizi oluşturduk. Toplamda 82 tane telsizin çalışma gruplarına, mahalle muhtarlıklarına dağıtımını yaptık. Amacımız muhtemel bir afet ve acil durumda kesintisiz haberleşmeyi sağlamak. Muhtemel bir afet ve acil durumunda ilk 8 saatte vatandaşlarımızı kurtarmak, ihtiyaçlarını gidermek hayati önem taşımaktadır. Uluslararası literatürde 72 saat diye geçse de ilk 8 saatin önemini çok iyi bilmekteyiz. Bu nedenle iletişim altyapımızı kurduk ve Afet Koordinasyon Merkezi’mize bütün ilçemizi bağladık" ifadelerine yer verdi.
Şırnak Devlet desteğiyle Mağara köyü yeniden canlanıyor Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerinde bulunan Mağara köyü, 1990’lı yıllarda yaşanan olaylar nedeniyle boşaltılmasının ardından, devletin yaptığı altyapı çalışmalarıyla yeniden canlanıyor. Avrupa’ya göç eden Ezidilerin köylerine dönüşü sürüyor. İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen "Köye Dönüş Projesi" kapsamında, 130 haneden oluşan Mağara köyünün Almanya, Belçika ve Hollanda’da yaşayan eski sakinlerinden bir kısmı köylerine dönerek yerleşti. Tarihi dokusu ve doğal mağaralarıyla dikkat çeken köy, yaz aylarının yanı sıra kış mevsiminde de yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi. Mağara köyü muhtarı Necat Akçay, köyün geçmişine ve dönüş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "İdil ilçesine bağlı Mağara köyü olarak 1988 ile 1992 yılları arasında köyümüzü tamamen boşalttık. Bölgede yaşanan olaylardan dolayı mecbur kaldık ve Avrupa’ya gittik. Daha sonra köye dönüş projesi başladı, biz de geri döndük. Devletimiz kanalizasyon, elektrik, yol ve su gibi altyapı hizmetlerini yaptı. Biz de köyümüze sahip çıkarak burayı yeniden yaşanır hale getireceğiz" dedi. Köyün turizm potansiyeline de değinen Akçay, "Tarihi ve doğal mağaralarından dolayı Mağara köyü yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kış mevsiminde kar, köyümüzü adeta beyaz bir gelinlik gibi sarıyor ve köy daha da güzel bir görüntüye bürünüyor. Kapadokya’dan bir farkı yok. Doğal mağara evleri ve tarihi yapılarıyla göz kamaştırıyor" ifadelerini kullandı. Devlet destekli altyapı yatırımları ve geri dönüşlerle birlikte Mağara köyünün, hem yaşam hem de turizm açısından yeniden bölgenin önemli merkezlerinden biri olması hedefleniyor.
Kastamonu Balıkçı malzemesi taşınan araçta uyuşturucuyla yakalanan sanıkları ceza yağdı İstanbul’dan aldıkları balıkçı malzemeleriyle Sinop’a seyir halindeyken ‘dur’ ihtarına uymayarak kaçan ve yol kenarına poşetle uyuşturucu madde atan 4 sanık, 22 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul’dan aldıkları balık malzemeleri içerisinde Sinop’a götürmek üzere yola çıkan aracı takibe aldı. 2023 yılında meydana gelen olayda, polis ekipleri Kastamonu-Sinop karayolu Hacıbey kavşağında, Hacıbey kavşağında aracı durdurmak istedi. Narkotik ekiplerinin ‘dur’ ihtarına uymayan araçtakiler kaçmaya başladı. Bunun üzerine polis ekiplerince takibe alınan araçtan poşet içerisinde yol kenarına uyuşturucu madde atıldığı Narkotik ekiplerinin takibi sonrasında kaçan araçtakiler yakalandı. Yol kenarına atılan poşet içerisinde 30 gram metamfetamin ele geçirildi. Operasyonda yakalanan A.Ç., Ö.K., M.G. ve A.T. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılan 4 şahıs hakkında, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan dava açıldı. Farklı bir suçtan tutuklu olan A.Ç. duruşmaya SEGBİS sistemiyle katılırken, diğer sanıklar ise katılmadı. Duruşmada savunma yapan A.Ç., "Sinop’ta balıkçılık yapıyoruz. İstanbul’da balık malzemeleri almaya gittik. Balık malzemeleri alıp Sinop’a döndüğümüz sırada polis aracımızı durdurdu. Yakalanan uyuşturucu bana ait değildir, ben uyuşturucu ticareti yapmadım. Ömer, ilk olarak uyuşturucunun kendisine ait olduğunu söylüyor. Daha sonrasında uyuşturucunun bana ait olduğunu ifade ediyor. Bu suçlamaları kabul etmiyorum, uyuşturucu bana ait değildir. Beraatımı talep ederim" dedi. Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan sanıklar A.Ç., Ö.K., M.G. ve A.T.’yi, iştirak halinde hareket ettiklerini belirterek, "uyuşturucu ticareti yapma"suçundan 22 yıl 6’şar ay hapis cezası ile 45’er bin TL adli para cezasına çarptırdı. Hükümle birlikte A.Ç., Ö.K., M.G. ve A.T.’nin tutuklanmalarına karar verildi. (Vİ-MK-