TEKNOLOJİ - 22 Kasım 2024 Cuma 16:56

Gezeravcı: “Uzaya yolculuğumuz bir hikayenin başlangıç noktasıydı, bir yere varış hikayesi değil”

A
A
A
Gezeravcı: “Uzaya yolculuğumuz bir hikayenin başlangıç noktasıydı, bir yere varış hikayesi değil”

Milli Uzay Programı’nın önemli aşamalarından biri olan insanlı uzay misyonu kapsamında, Türkiye’nin ilk astronotu olan Alper Gezeravcı, Erzurum’da öğrencilerle bir araya geldi.


Milli Uzay Programı’nın önemli aşamalarından biri olan insanlı uzay misyonu kapsamında, Türkiye’nin ilk astronotu olan Alper Gezeravcı, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğünün organizasyonunda Necip Fazıl Kısa Kısakürek Kültür Merkezi’nde öğrencilerle buluştu. Gezeravcı, programda uzayda yaşadığı deneyimle ilgili bilgiler paylaştı, tavsiyelerde bulundu ve sorulara cevap verdi.



Alper Gezeravcı, insanlı uzay misyonu görevinin icrasından bugüne kadar, ülkeye döndükten sonra 106 şehir değişimiyle 208’inci programı Erzurum’da icra ettiklerini ifade ederek, “Geleceğimizin teminatı olan genç kardeşlerimizin ayağına kadar gelerek, bu görev süreçlerini anlatmak, sadece görevin teknik boyutlarını değil aslında daha ziyade manevi boyutunun onlara aşılamak, onların bugüne kadar hak ettikleri özgüveni ayağa kaldırmalarına vesile olacak ve bugüne kadar ısrarla özgüvenlerini yaftalamaya yeltenen insanların bütün çabasını boşa çıkaracak şekilde onların geleceğe bakışlarını daha öz güvenli hale getirecek bir içerik barındırıyor. Sunumu yaptığımız kitledeki kardeşlerimizin sorularından ve olaya yaklaşımlarından, dikkat seviyelerinden, bütün gelecek hedeflerini üzerlerine inşa ettiğimiz bu kardeşlerimizin geleceğimizin hakikaten teminatı olduğunu bir kere daha ispat ediyor” dedi.



"Bir hikayenin başlangıç noktasıydı, bir yere varış hikayesi değil "


Milli Uzay Programı’nın bir unsuru olan insanlı uzay misyonu sürecinin en önemli mimarının devletin güçlü iradesi olduğunu vurgulayan, Gezeravcı şöyle dedi:


“Biz devletimizin imkanlarıyla yetişmiş bir bireyiz ve devletimizin imkanlarıyla uzaya gidip bu görevi icra edebildik. Bu konuda devletimizin güçlü iradesine ve milletimizin imkanlarına müteşekkiriz. Sürecin devamlılığı noktasında bu her yerde vurguladığımız üzere bir hikayenin başlangıç noktasıydı, bir yere varış hikayesi değil. Dolayısıyla ilk adımını attığımız bu misyonun icrasıyla ilk adımı icra ettiğimiz görevin devamında daha Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, bu kardeşlerimizin yürüyeceği nice yol var. Buna yönelik olarak da devletimizin altyapı hazırlıkları halihazırda devam ediyor.”



"Yeter ki, kimse gölge etmesin"


Türk insanının, pratik zeka konusunda son derece ileri seviyede olduğunu anlatan Alper Gezeravcı, “Bu konuda asla mütevazi olmayacağım. Dünyanın başka milletleriyle bir araya geldiğimizde rutin olan akışı zaten herkes okuyarak anlayabiliyor. Ama sıkıntı işin rutinin dışına çıktığında, acil durum senaryolarını geçtiğinde ve sıra dışı şartlarla yüz yüze geldiğimizde, yüzyıllardır bulunduğumuz bu coğrafyada badirelerle mücadele etmeye alışık olmuş bu milletin evlatlarına rakip zeka konusunda ne tür çözümler üretebildiğini net olarak ortaya koyuyor. Bu noktada onların potansiyellerinden en ufak bir şüphemiz yok. Yeter ki, kimse gölge etmesin. Yeter ki, onu kimse onların özgüvenlerini yaftalayıp potansiyellerini ayak altına almaya çalışmasın” şeklinde konuştu.


Erzurum Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’ya Erzurum’un önemli simgelerinden olan Oltu taşı tespihi hediye etti.



Gezeravcı: “Uzaya yolculuğumuz bir hikayenin başlangıç noktasıydı, bir yere varış hikayesi değil”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Çini sanatçısı Özlem Aşar: "Vav ile Elif’in aşkını eserlerime yansıtıyorum" Kütahya’da çini sanatçısı Özlem Aşar, 25 yıllık sanat hayatında geleneksel motifleri özgün yorumlarla birleştirerek gelecek nesillere aktarmayı hedeflediğini belirtti. Çini sanatına uzun yıllardır gönül verdiğini ifade eden Aşar, bu sanatın derin anlamlar barındırdığını dile getirerek, "Çini sanatı adeta Türk musikisi gibidir. Notalarında güller, laleler ve sümbüller vardır" dedi. Osmanlı döneminde cami ve medreselerde kullanılan hat sanatından ilham aldığını vurgulayan Aşar, özellikle "vav" ve "elif" harflerini çini eserlerine yansıttığını söyledi. Bu harfleri lale motifleriyle birleştirerek farklı kompozisyonlar oluşturduğunu belirten Aşar, eserlerinde maneviyatın ön planda olduğunu kaydetti. Çini sanatında sevginin ve üretmenin önemine dikkat çeken Aşar, "İnsan sevdiği işi yaptığında daha başarılı oluyor. Biz de öğrencilerimize öncelikle bu sanatı sevmelerini öneriyoruz" ifadelerini kullandı. Fırından çıkan eserlerin beklenenden daha güzel olmasının sanatçıya büyük mutluluk verdiğini dile getiren Aşar, bu duygunun mesleğe olan bağlılığı artırdığını ifade etti. Gelecek hedeflerinden de bahseden Aşar, vav, elif ve lale figürlerini çini ile birleştirerek yurt dışına açılmayı planladığını belirterek, "Amacımız bu sanatla yeni nesillere örnek olmak ve ilham vermek" diye konuştu.
Ankara TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Hurda araçlar trafikte, yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" dedi. Yapılandırma ve hurda araç teşviki gibi uygulamaların ekonomiye aynı anda katkı sağlayacağını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın günden güne sıkıntıları katlanıyor. E-hacizle bütün gayrimenkullerle bankadaki paralarına el koyuluyor. Dolayısıyla insanlar ödeyecekse ödeyemiyor. Biz demiyoruz ki faizini alma, yatırmadığımız vergimizi affet demiyoruz. Bir yapılandırma yapın. Yapılandırma yapıldığı zaman ne olacak? Ekonomide bir canlanma olacak. İnsanlar en azından elindeki parayı götürüp borcunu yatırıp işini idame ettirecek. Hurda araçlar trafikte yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Toplam 34 milyon civarında araba var ülkemizde. Dolayısıyla bunların artık eski teknolojileri, bakımı, masrafı, yaktığı, yakıtın çokluğu artık her şeyin tasarrufa gittiği bir yerde. Dünyada bir petrol krizi de başlıyor, savaş var. Yeni araçlar yeni üretimler hem ekonomik hem teknoloji değişmiş. Kimisi hibrit, kimisi elektrik enerjisiyle, aküyle çalışan araçlar. Trafikte rahatsızlık vermeyen, karbon üretmeyen doğayı kirletmeyen sistem gelmiş. Biz hala 40 sene, 30 sene evvelki araçların hurdaya çıkmasıyla uğraşıyoruz. Yani tekliflerimizin hepsi makul yapılması gerekli. Ülke ekonomisine en azından rahatlık getirilebilecek işler" diye konuştu. "Son yapılandırma ile devlet 156 milyar lira tahsilat sağladı" Son yapılandırma düzenlemesiyle devletin yaklaşık 156 milyar lira tahsilat sağladığını hatırlatan Palandöken, "Yapılması lazım gelen birçok işin pratikte çözümlenmesiyle hem ekonomiye hem de devletin gelirlerinin artırması her şeyden evvel huzurlu bir ticaretin idamesi için şart. Sosyal güvenlik priminden tutun. Diğer vergi borçlarına aynı şekilde hurda arabasından teşvikle bunu aldığınız zaman en azından piyasada bir yenilenme, bir hareketlenme olur. E Hacizde bütün malla mülküne el koyuluyor. Ülkede birkaç tane hem ekonomik krizi hem Pandemi hem arkasından deprem vesaire bunların hepsinin birikintisi bir oldu. Şimdi böyle bir şey yaparsanız diyor en azından ben borcumu taksitlendiririm, ödeyebilecek hale getiririm. Yoksa bu vaziyette ödeyemiyorum diyor" ifadelerini kullandı. "Borçlarla piyasa kilitleniyor ve insanlar mağdur oluyor" Yapılandırma talebinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Bu bir affedilme değil. Bu borcun taksitlendirilme modeli. Kabul edilmeli. Ve insanlar bunu rahatlıkla ödeyebilmeli. Yoksa bu şekilde hem piyasalar kilitleniyor hem de insanlar mağdur oluyor. Piyasa ne kadar canlanırsa, insanlar ne kadar teşvik edilirse hem üretim miktarındaki artış aynı şekilde de vatandaşların huzursuz bir şekilde işlerinin başına da durmalarına son verilir. Bu borçlardan kurtulmanın alternatifleri oluşmalı. Yani borcu borçla ödeme modeli değil. Artık insanlar gerçekten zor durumdalar. Bu bir af da değil. Bu taksitlendirme. Her yerde bir sıkışma olmuş. E- haciz mağduriyetleri. Sosyal güvenlikten bu hizmetleri alamayan insanlar borcunu ödeyemediği için sadece gidip muayene oluyor. Eczaneye gidip ilaç alamayanlar" diye konuştu.
Balıkesir Burhaniye’de bayramlaşma töreni düzenlendi Burhaniye ilçesinde, Şehit Turhan Bayraktar Parkındaki bayramlaşma töreni yüzlerce vatandaşı buluşturdu. Törene katılan Kaymakam Cumali Atilla, halktan katılımın az olmasına tepki gösterdi. Şehit Turhan Bayraktar Parkında düzenlenen bayramlaşma törenine Kaymakam Cumali Atilla’nın yanı sıra Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ile başkan yardımcıları, daire müdürleri, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve bazı dernek yetkileri katıldı. Kaymakam Cumali Atilla, halktan katılımlın az olmasına tepki gösterirken, bundan sonra bayramlaşmanın kapalı bir yerde yapılmasını ve halkın daha çok katılımının sağlanmasını istedi. Törene katılanlar bir birleriyle bayramlaşırken, Kaymakam Cumali Atilla ve Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler yaptıkları konuşmalarda birlik ve beraberlik mesajları verdiler. Kaymakam Cumali Atilla konuşmasında, "Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun. Dün Ramazanı tamamladık. Bu gün de bayram yapıyoruz. Tuttuğumuz oruçları Allah kabul etsin. Bayramın, sizlere, ülkemize İslam coğrafyasına ve mazlum coğrafyaya sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler de, "Bayram dargınlıkların kırgınlıkların bittiği, gönüllerin bir birine yaklaştığı günlerdir. Bayramların daha güzel bir şekilde kutlanmasını temenni ediyorum. Hepinizin bayramını kutluyorum" dedi. Şehit Turhan Bayraktar Parkındaki törenin jandarma, Hastane ve Huzurevi ziyaret edildi.