GÜNDEM - 02 Nisan 2025 Çarşamba 16:35

MHP’li Kamil Aydın’dan boykot çağrısına sert tepki

A
A
A
MHP’li Kamil Aydın’dan boykot çağrısına sert tepki

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in 2 Nisan için yaptığı boykot çağrısına, Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın sert tepki gösterdi. Aydın, CHP’nin bu hamlesini "milleti cezalandırmaya çalışmak" olarak nitelendirdi.


Aydın, CHP’nin son dönemde attığı adımların tamamen dikkat dağıtmaya yönelik olduğunu savunarak, "Artık içerideki çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun ayyuka çıktığı bir süreci dışarıya projekte etmeye çalışıyorlar. ‘Biz değil, bizi bu hale getirenler hükümet ve yönetim şekilleri’ gibi ipe sapa gelmez ifadeler kullanıyorlar. Özgür Özel zıvanadan çıkmış durumda bu bağlamda. 15 gün önce gençleri sokağa çağırdı, bunu başaramayınca iş dünyasını hedef aldı. Şimdi de bir boykot deniyorlar. Bu kadarı da fazla" dedi.


Özel’in çağrısının ekonomiye zarar vereceğini belirten Aydın, "Türk ekonomisine darbe vurmaya çalışarak iktidar elde etme girişimi beyhude bir çabadır. Bu milletin sinesinde karşılık bulmaz, tam tersine büyük bir tepkiye dönüşür. Sabah saatlerinden itibaren aldığımız telefonlar ve medyadan gelen tepkiler de bunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.


Aydın, Türkiye ekonomisinin herhangi bir siyasi partinin güdümünde olmadığını vurgulayarak, "Bu ülkenin ekonomisi Tayyip Erdoğan’ın ekonomisi değil ki. Erdoğan ailesine ait değil ki ya da AK Parti’nin güdümünde olan bir ekonomi değil ki. İlk 50’deki büyük şirketlerin siyasi mensubiyetini araştırırsanız belki Cumhur İttifakı’na yakın olanların sayısı bile azdır. Milleti mi cezalandırmaya çalışıyorsunuz?" diye konuştu.


‘Bu yangın çağrısı hepimizi yakar’


CHP’nin boykot çağrısının geniş çaplı ekonomik zararlara yol açabileceğini dile getiren Aydın, "Ekonomiyi siyasetin üzerinde tutmak gerekiyor. Oda başkanları, ticaret odaları, TOBB başkanı, esnaf sanatkârlar odası gibi birçok ekonomik temsilci bu çağrıya tepki gösterdi. Burada Allah korusun topyekûn bir yangın çağrısı, topyekûn bir infilak çağrısı söz konusu. Bu hepimizi yakar. Bu da inanın değmiş değmemiş politik apolitik bir ayrım söz konusu olmaz. Bu kadar emek zayi olmuş olur. Bu da Cumhuriyet Halk Partisi’ne büyük bir fatura olarak yazılır mahşeri vicdanlarda" dedi.



MHP’li Kamil Aydın’dan boykot çağrısına sert tepki

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Uzmanı uyardı: "Kar örtüsü keneleri yok etmiyor" Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış mevsiminin uzun ve sert geçmesinin keneleri tamamen ortadan kaldırmadığını, bazı türlerin düşük sıcaklıklarda dahi aktif kalabildiğini söyledi. Tokat’ta nisan ayında etkili olan kar yağışı, kene popülasyonunun azalacağı yönündeki beklentileri yeniden gündeme getirdi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış şartlarının keneler üzerindeki etkisine ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’de zaman zaman görülen aşırı yağışların ’iklim düzensizliği’ olarak nitelendirildiğini ve bu durumun kene popülasyonlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Keskin, toplumda yaygın olan ’kış uzun sürerse yazın kene azalır’ düşüncesinin ise her kene türü için geçerli olmadığını ifade etti. "Bazı kene türleri kış ve sonbaharda da aktif olabiliyor" Kışın sert geçmesi ve kar örtüsünün bulunmasının kenelerin tamamen yok olduğu anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Keskin, "Hava sıcaklığının yaklaşık 4 derece olduğu dönemlerde dahi kene toplayabiliyoruz. Özellikle soğuğa dayanıklı bazı türler, kış ve sonbahar aylarında da aktif olabiliyor. Bazı kene türleri larva evresinde eksi 20 derecenin altındaki sıcaklıklarda dahi uzun süre hayatta kalabiliyor. Keneler, aşırı soğukta doğrudan yüzeyde kalmak yerine daha korunaklı alanlara yönelir. Toprak altı, taş altı ve yaprak döküntülerinin bulunduğu alanlar, kışın dış ortama göre daha sıcak olduğu için keneler buralarda yaşamlarını sürdürebilir" dedi. "Keneler antifriz proteinleri sayesinde soğuğa dirençli" Kenelerin biyolojik olarak da oldukça dayanıklı canlılar olduğuna dikkat çeken Keskin, bu canlıların antifriz proteinleri sayesinde düşük sıcaklıklara karşı direnç geliştirdiğini belirterek, "Bazı kene türleri kışı yumurta, bazıları ise larva halinde geçirir. Kene yumurtalarının da çevresel tehditlere karşı koruma mekanizmaları vardır. Keneler, yumurtalarını ‘Gené’s organı’ adı verilen yapıdan salgılanan bir sıvıyla kaplayarak kuruma, bakteri ve mantarlara karşı koruyabilir. Kene popülasyonlarının ciddi şekilde azalması için uzun süreli ve çok düşük sıcaklıkların etkili olması gerekir. Bunun dışında keneler, kışı dinlenme halinde geçirerek varlıklarını sürdürebilir" ifadelerini kullandı.
Mersin Cennet Obruğu’ndan 13 yıl sonra su çıktı Mersin’in önemli turizm noktaları arasında yer alan ’Cennet ve Cehennem’ obruklarından Cennet Obruğu’nun derinliklerinden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Doğanın sürprizi mağaranın atmosferini değiştirdi. Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Narlıkuyu Mahallesi’nde yer alan ve her yıl yaklaşık 400 bin kişiyi ağırlayan 452 basamaklı Cennet ve Cehennem obruklarında yeni sezon öncesi ilginç bir durum yaşandı. Obruklardan Cennet ismiyle bilinen yerin zemininden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Bu yıl kış mevsiminin yağışlı geçmesinden kaynaklı olduğu değerlendirilen durum nedeniyle yoğun olarak kaynayan su ilk günlerde obruğun belirli kısmını doldurdu. Doğal gider gözlerin açılmasıyla su akar yolunu buldu. Şu anda iki kaya parçasının altından kaynayan su izleyenlere keyif veren bir akarsu oluşturdu. "13 yıl önce kaybolmuştu" Narlıkuyu Mahallesi Muhtarı İrfan Aydın, "Mahallemizde bulunan Cennet-Cehennem obruklarındayız. Şu anda Cennet Obruğu’nun içerisindeyiz. 452 basamakla iniliyor. İçeride büyük bir su kaynağı var. Bu su kaynağı 13 yıl önce kaybolmuştu. Bu sene yağış çok aldığımız için şu anda kayaların altından yine kaynamaya başladı" dedi. Aydın, "Çok güzel, muhteşem bir görüntüsü var. Yani daha önceki gelen ziyaretçilerimiz ’Hiçbir şey yok, bomboş bir mağara’ diyorlardı ama su kaynamaya başlayınca herkes ’Çok güzel, çok muhteşem, gelip görmeye, gezmeye değer bir yer’ diyorlar" ifadelerini kullandı.