YEREL HABERLER - 11 Mayıs 2017 Perşembe 11:48

Muratpaşa, Kent Meydanıyla güzelleşiyor

A
A
A
Muratpaşa, Kent Meydanıyla güzelleşiyor

Erzurum Merkez Yakutiye İlçe Belediye Başkanı Ali Korkut, adeta Erzurum’un tarihi eserlerinin banisi oldu.

Erzurum Merkez Yakutiye İlçe Belediye Başkanı Ali Korkut, adeta Erzurum’un tarihi eserlerinin banisi oldu. Üç Kümbetler Projesi, Yakutiye Kent Meydanı, Boyahane Camii ve Hamamı çevresi, İstanbulkapı projelerinin ardından Muratpaşa Kent Meydanı projesiyle muhteşem tarihi güzellikleri gün yüzüne çıkartıyor.


Hızlı bir şekilde tamamlanması için her gün çalışmaları izleyen Korkut, "Erzurum’u ayağa kaldırmanın yolu, değerlerini ön plana çıkarmaktır. Bizde gücümüz nispetinde bunu yapmaya çalışıyoruz. Muratpaşa Kent Meydanı çevresine katacağı güzelliğin yanı sıra üç eserin insanla buluşmasını da sağlayacaktır" dedi.


Yakutiye Belediyesi tarafından yürütülen Muratpaşa Kent Meydanı projesi ile Muratpaşa Camii, Muratpaşa Hamamı ve Ahmediye Medresesi gün yüzüne çıkarılıyor. Güzel bir çevre ve peyzaj projesi ile insanla buluşan tarihi eserler, yeni sunumuyla şehrin kültür turizmi açısından değer arz ediyor. Belediye Başkanı Ali Korkut, yardımcıları Ferhat Mergan ve Suat Hayri Güneş ile sık sık denetlediği meydan projesinin kısa sürede tamamlanmasına çalıştıklarını söyledi.


Başkan Ali Korkut, "Erzurum’un yarını kış, sağlık ve kültür turizmindedir. Planlamanın bu noktada bütünlük içerisinde yürümesi gerekiyor. Gelen turiste sunabileceğiniz değerler olmalı. Erzurum bu açıdan zengin, ancak sunum ve kaderine terk edilmişlik sıkıntısı çekiyor. Mimar ve restorasyon alanında eğitim gören bir insanın hassasiyetiyle tarihi eserlere hassas yapım var. Amacım şehrin tarihi değerlerini gün yüzüne çıkarmak, iyi bir sunum ile kültür turizmine katkı sağlamaktır. İnşallah çıktığımız bu kutlu yolda hedefimize ulaşırız" şeklinde konuştu.


Yeni çekilen hava fotoğraflarıyla muhteşem güzelliği ortaya çıkmaya başlayan Muratpaşa camii, ve Ahmediye medresesi ile ilgili rivayetler ve anlatılar da dikkat çekici. İşte o riyavetler ile eserlerin tarihçesi;


1573 yılında, Murat Paşa tarafından Erzurum’da beylerbeyi olarak bulunduğu dönemde yaptırılan caminin önemli bir efsanesi mevcuttur. Ahmediye Camisinin temelleri üzerine yaptırılmaya başlanan Murat Paşa Camiinin inşaatı esnasında, Murat Paşa önceki camiyi yaptıran kişiyi rüyasında görür ve ve onunda, sevabını devam ettirmek amacıyla eski caminin minaresini yeni camide kullanacağına söz verir, ancak bu rüyayı ve rüyada verdiği sözü unutur.


Bir gün Murat Paşa’nın karşısına bir adam dikilerek;


- “Ahmet’e verdiğin sözü tut” der.


Paşa karşısındakinin Hızır olduğunu anlayarak,


-“Peki benim bu işten ne kazancım olacak” diye sorduğunda,


Hızır Aleyhiselam;


- “Camin yıkılıncaya kadar beş vakit namazdan birini caminde kılacağım” diye söz verir.


Murat Paşa eski caminin minaresini yıkmayarak kullanır taki ancak 1920 li yıllarda bir fırtına sonucu kendisi yıkılıncaya kadar. 1956-57 yıllarında yıkıldığı yere yenisi yapılır ve Hızır Aleyhiselam’a verilen söze sadık kalınarak ayni yere yapılır. O nedenle minare bugün bile camiden ayrı ve görenleri hayrete düşürecek biçimde cami ile alakasız gibi durur.


Bu efsaneye göre 5 vakit namazını bu camide kılan kişinin vakitlerden birinde Hızır Aleyhiselam ile karşılaşacağına inanılır (Tabii tanırsa.) Hızır Aleyhiselam’ın her gün bir vakti burada kılacak olmasından olsaki, Murat Paşa Camii çok temizdir. Genel olarak sürekli kapı ve penceresi açık ve girilip çıkılan camilerimizin sürekli temizlenmesi gerekirken ve çoğu iki günde bir temizlenirken, Murat Paşa’da temizlik adeta görünmeyen güçler tarafından yapılmaktadır. Halı üstleri, pencere içleri, aykkabılıklar tertemiz ve sanki hiç kullanılmamış gibidir.


Ahmediye Medresesi tarihçesi;


İlhanlı Devleti zamanında Ahmet bin Ali bin Yusuf tarafından 1314 yılında yaptırılmıştır. 13 ve 14. yüzyıl dönemi kapalı avlulu medrese tipinin bir örneğidir. Medrese, 16.50 x 9.75 m. ölçülerinde dikdörtgen planlıdır. Üzeri manastır tonozları ile örtülü avlunun her kenarında ikişer medrese odası yer almaktadır. Avluya açılan iki eyvanın köşelerine yerleştirilen sütunların bitkisel bezemelerle kaplandığı medrese, bu yönüyle Yakutiye ile büyük bir benzerlik göstermektedir. Girişin karşısına gelen eyvanda bir mihrabın bulunması, bu yapının aynı zamanda mescit olarak kullanıldığını, kuzey cephe duvarında görülen mihrabın da burada daha önce bir caminin bulunduğuna işaret etmektedir.


Muratpaşa Camii tarihçesi


Murat Paşa Mahallesi’nde bulunan bu camiyi Sultan II. Selim zamanında Sadrazam Kuyucu Murat Paşa Erzurum Beylerbeyi iken, 1573 yılında yaptırmıştır. Caminin önündeki son cemaat yeri birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanan altı sütunun taşıdığı beş kubbe ile örtülüdür. Son cemaat yerindeki 1573 tarihli Arapça bir kitabede; “Bu mescid-i şerifi ve cami-i mürifi uluların kahramanı; Arap Acem ve Rum’un hakanı Süleyman Han oğlu Sultan Selim’in Allah hilafetini kıyamet gününe kadar muhalefet etsin. Saltanat günlerinde büyük emir Murad Paşa Allah istediğini kolay kılsın. Allah bunu kendisinden hüsnü kabul ile kabul buyursun. 981 senesinde yapıldı” yazılıdır.


Kare planlı caminin ibadet mekanını köşelerde tromplar bulunan mukarnaslı 6 sütunun taşıdığı merkezi bir kubbe örtmektedir. Kubbe kasnağında 12 pencere ve altında da bir ayet çepeçevre dolaşmaktadır. Kubbe tromp ve kemerleri XIX.yüzyılda alçı üzerine yağlı boya Avrupa üslubunda çiçek ve yaprak motifleri ile bezenmiştir. Caminin dikdörtgen bir niş içerisine alınmış mihrabı taştan ve mukarnas süslemelidir. Ayrıca ahşap mimberi ve pencere kapakları Osmanlı ahşap işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara KGM’nin sorumluluk alanındaki 58 bin 246 adet trafik levhası kaldırıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) sorumluluk alanındaki toplam 58 bin 246 adet levha kaldırıldığını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ülke genelinde kara yollarında hız sınırını belirleyen işaretlemelerde sadeleştirmeye gidilmesi ve yeknesaklığın sağlanması için hayata geçirilen çalışmalar hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, ’Kara yollarındaki Hız Sınırlama Uygulamalarında Yeknesaklık’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin 16 Ağustos 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan protokol ile yürütülen çalışmalar kapsamında trafik işaret levhalarının ’mümkün olduğu kadar az fakat gerektiği kadar çok olmalıdır’ ilkesi doğrultusunda standardize edildiğini ifade etti. "KGM’nin sorumluluk alanındaki toplam 58 bin 246 adet levha kaldırıldı" Bakan Uraloğlu, KGM’nin sorumluluk alanındaki çalışmalar hakkında bilgi vererek şu ifadeleri kullandı: "Birinci öncelik kapsamında, yıllık ortalama günlük trafiği 10 bin ve üzerinde olan toplam 14 bin 590 kilometrelik devlet ve il yolundaki çalışmalar 31 Ağustos itibarıyla tamamlandı. Bu ilk etapta 19 bin 61 adet levha için düzenleme yapıldı. 1 Eylül itibarıyla ise kalan 53 bin 989 kilometrelik yol ağında KGM Bölge Müdürlükleri tarafından çalışmalar başlatıldı. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte, KGM’nin sorumluluk alanındaki toplam 58 bin 246 adet levha kaldırıldı. Bu düzenlemeler kapsamında, kaldırılan levhaların yüzde 60’ına karşılık gelen 35 bin 247 hız levhasının uygulaması sonlandırıldı. Böylece 68 bin 579 kilometrelik yol ağında yürütülen tüm çalışmalar tamamlanmış oldu."
Ankara 40 yıllık para koleksiyonu Gazze için açık artırmaya çıkıyor Ankara’da yaşayan Menduh Aydemir, 40 yıldır biriktirdiği para koleksiyonunu Gazze’ye bağışlanmak üzere açık artırmaya çıkarıyor. Ankara’da yaşayan 76 yaşındaki koleksiyoner Memduh Aydemir’in, Gazze’ye yardım amacıyla bağışlamak istediği para koleksiyonu açık artırmayla satışa sunuluyor. Yaklaşık 40 yıldır hobi amaçlı biriktirilen koleksiyon, 8 ve 15 Ocak tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek iki ayrı müzayede de alıcılarıyla buluşacak. Koleksiyoner sahibi Aydemir, açık artırmalardan elde edilecek gelirin tamamının Gazze’ye bağışlanacağını duyurdu. "Filistinli kardeşlerime yardım etmek istiyorum" Yaklaşık 40 yıldır topladığı para koleksiyonunu satarak elde edilecek geliri Filistin’e bağışlamak istediğini ifade eden Menduh Aydemir, "1985 yılından bugüne kadar yaklaşık 40 yıldır, amatör olarak Türkiye dahil bütün ülkelerin kağıt paralarını topluyorum. Bugüne kadar yaklaşık 5 klasör ve bine yakın para topladım. Bu koleksiyonun içinde 6-7 bin lira değerinde paradan, 100 lira değerine kadar para var. Koleksiyonun genel bir kısmı, çok az kısmı da temiz durumdadır. Kendimce Filistinli kardeşlerime yardım etmek istiyorum. Maddi bakımdan onlara yardım edecek durumum yok ancak bu koleksiyonumu onlar için açık artırmayla satarak yardımda bulunabilirim. Türkiye’de de Müslüman kardeşlerimin olduğunu, yardımsever kardeşlerimin olduğunu biliyorum. Açık artırmayla bu koleksiyonu satıp, geliri Filistin’deki Gazzeli kardeşlerime göndereceğim. İş adamlarına ve koleksiyonerlere de ayrıca sesleniyorum; 30-40 yıl bekleyeceğinize tek seferde bütün bu emeğe sahip olabilirsiniz. Sizin de bu işte bir katkınız olsun" dedi. "Para bağışlamaktan daha zoru koleksiyonu bağışlamaktır" 40 Yıldır toplanan bir koleksiyonun bağışta bulunulmasının zor olduğunu vurgulayan müzayede evi sahibi Sertan Uslu, "Menduh amcanın yaklaşık 40 yıldır biriktirdiği koleksiyonu bağışlamasını çok takdir ettim, çünkü ben de bir koleksiyonerim. Para bağışlamaktan daha zoru koleksiyonu bağışlamaktır. Belki bir insanın cebinde parası vardır, bütçesi dahilinde yardım yapabilir ama 40 yıllık emek verilmiş bir koleksiyonu bağışlamak gerçekten çok zor. Bu noktada Menduh amcanın Gazze hassasiyetini paylaştığımız için biz de bu koleksiyonun satılmasında bir aracı olup, herhangi bir komisyon ücreti talep etmeden, müzayede masraflarını karşılayarak bu koleksiyonu açık artırmaya çıkaralım istedik. Müzayede evi olarak Menduh amcanın koleksiyonunu emanet olarak alıp daha sonra açık artırmayı düzenleyip, katılımcılardan da herhangi bir ücret ve komisyon talep etmeden, en yüksek fiyatlara satılmasını ümit ediyoruz. Bu vesileyle Menduh amcamız Gazze’deki katliama karşı bir nebze de olsun orada yaşayan halka katkı sağlayacak. Onların yarasına derman olacak" diye konuştu. "Biz de belirli bir miktar koyarak, kazanılacak parayı Gazze’ye bağışlamak istiyoruz" Koleksiyonun satışından elde edilecek gelirin üzerine müzayede evi olarak bir miktar para koyarak Gazze’ye bağışta katkıda bulunmak istediklerini belirten Uslu, "Herhangi bir kazancımız, çıkarımız olmayacak. Menduh amcayla da konuştuk, sizlere de çok teşekkür ediyorum bu haberi yaptığımız için çünkü haber sayesinde ulaştık biz Menduh amcaya. Biz de elimizi taşın altına koyacağız. Harcamalarımız olacak, tüm müzayede giderlerini biz karşılayacağız. Kendi bütçemiz dahilinde Menduh amcanın koleksiyonunun satış fiyatının üzerine biz de belirli bir miktar koyarak, kazanılacak parayı Gazze’ye bağışlamak istiyoruz. Menduh amcanın yaklaşık bin paradan oluşan ciddi bir koleksiyonu var. O yüzden bu koleksiyonun değerini bulması için iki müzayede düzenlemeyi uygun gördük. 8 Ocak Perşembe ve 15 Ocak Perşembe olmak üzere iki tane müzayede düzenleyerek Menduh amcanın koleksiyonunu açık artırmaya çıkartacağız. Parayla ilgilenen, tüm koleksiyonerlerin hem koleksiyonlarına yeni paralar katmaları için hem de Gazze’ye yardımda bulunmaları için açık artırmaya katılmalarını istiyorum. Ne kadar fazla kişi katılırsa o kadar fazla para toplanır. Bu toplanan para da kayıt altına alınacak. Kayıt altına alındıktan sonra ya AFAD’a bağışlayacağız ya da Menduh amcamızın isteğine göre bir sivil toplum kuruluşu üzerinden bu parayı Gazze’ye ulaştıracağız" şeklinde konuştu.