SAĞLIK - 14 Nisan 2025 Pazartesi 09:06

Prof. Dr. Habib Bilen; "Şeker kalbi vuruyor"

A
A
A
Prof. Dr. Habib Bilen; "Şeker kalbi vuruyor"

Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Habib Bilen, Türkiye’de şeker hastalığının (diyabet) oldukça kötü olduğunu, her 100 kişinden 14’nde şeker hastalığının görüldüğünü belirterek, "Bunun iki nedeni var. Hem beslenme alışkanlığı hem de spor yapılmıyor. Ülkemizde birinci sarada yer alan kalp hastalıkları ölümlerinin altında da ‘şeker hastalığı’ var " diye söyledi.


Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Habib Bilen, "Türkiye’de diyabet hastalığı toplumun %14.5 inde görülmektedir. Bu oran dünya genelinde %10.5 ve Avrupa kıtasında ise %9 civarındadır. Ülkemizde daha sık görülmesi birçok faktör ile ilişkilendirilmektedir. Bunlar arasında; beslenme alışkanlıkları, şişmanlık (obezite sıklığı), hareketsiz yaşam tarzı, hızlı kentleşme ve genetik yatkınlık gibi bazı nedenler sayılabilir. Neden ne olursa olsun gelecekte de ülkemizde diyabet hastalığının sık görülen bir hastalık olacağı tahmin edilmektedir. Buna ilave olarak hastaların yaklaşık %50 si diyabet hastası olduğunun farkında değildir" şeklinde söyledi.


"Kalp hastalıklarına davetiye çıkarıyor"


Şeker hastalığının kalp ve damar hastalıklarına davetine çıkardığını vurgulayan Prof. Dr. Habib Bilen, " Dünya genelinde önde gelen en önemli ölüm nedeni kalp damar hastalıklardır. Diyabetli hastalarda kalp hastalığı görülme sıklığı 4 kat daha fazladır. Bütün nedenlere bağlı kalp ölümlerinin 1/3 ü diyabete bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Diyabetik hastalarda görülen kalp hastalıkları; Koroner Arter Hastalığı (KAH) ve Kalp Krizi (Miyokard Enfarktüsü), kalp yetmezliği (yapısal bozukluk), Serebrovasküler Hastalıklar (İnme), Periferik Arter Hastalığı ( kalp dışı birçok damarda ve özellikle bacak damarlarında kanlanma bozukluğu) gibi hastalıklardır. Bu durumlara sürekli ve kontrolsüz kan şekeri yüksekliğine maruz kalma, insülin direnci, hipertansiyon, obezite, kan yağlarındaki bozukluklar, sinir sistemi bozuklukları ve böbrek hasarı katkıda bulunmaktadır. Ayrıca diyabet hastalığı diyalize neden olan kalıcı böbrek hastalığı, görme kayıpları, ayak yaraları ve uzuv kaybı, sinir sistemi hastalıkları, enfeksiyonlar için de önemli bir risk faktörüdür."


"Spor yapın haraketli yaşamınız olsun"


" Avrupa’da en sık diyabet görülen ülke olan Türkiye’de eğer gerekli önlemler alınmaz ise 2045 yılında ülkemiz nüfusunun beşte birinin diyabetli olabileceğine dair tahminler yapılmaktadır" diyen Prof. Dr. Habib Bilen, " Bu nedenle diyabete bağlı kalp hastalığı nedenli ölüm riski ve ilişkili diğer hastalıklar nedeni ile ekonomik maliyetler de önemli derecede artış gösterecektir. Toplum temelli ulusal eylem planları ( düzenli spor, hareketli yaşam tarzı ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması), gıda endüstrisi ile ilgili düzenlemeler, erken tanı ve uygun tedavi uygulamaları ile bu durumdan kaçınmak mümkün olabilecektir. Bunun dünyada başarılı uygulamaları mevcuttur. Örneğin Finlandiya’ da yapılan ulusal diyabet önleme programı ile 10 yıl içeresinde riskli bireylerde diyabet gelişim riski %58 oranında azaltılmıştır" diye anlattı.


"Atatürk Üniversitesi’nde her türlü tedavi mevcut"


Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde, diyabet hastalarının tedavilerin başarılı bir şekilde yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Habib Bilen, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği kuruluşundan bu yana Erzurum ili ve çevresindeki yaklaşık 11 vilayete referans klinik olarak hizmet vermekte olduğunu ve Erzurum’un yanı sıra Bayburt, Kars, Ağrı, Iğdır, Muş, Bingöl, Erzincan, Ardahan ve diğer illerden de gelen hastaların tedavi ve takiplerinin yapıldığını belirtti.


Prof. Dr. Habib Bilen , " Endokrinoloji bilim dalı temel olarak hormon ve metabolizma hastalıkları ile ilgili bir kliniktir. Bu kapsamda genel olarak; diyabet ve metabolik hastalıklar, tiroid bezi hastalıkları, endokrin hipertansiyon ve böbrek üstü bezi hastalıkları, kemik ve mineral metabolizması bozuklukları, üreme endokrinolojisi gibi birçok hastalığın tanı, tedavi ve izlemleri yapılmaktadır. Kliniğimizde; Dinamik hormon testleri, Endokrin görüntülemeler (ileri radyolojik ve nükleer Tıp Teknikleri), Metabolik cerrahi öncesi ve sonrası endokrinolojik değerlendirme, Tip 1 Diyabetli hastalarda karbonhidrat sayımı ve pompa tedavisi hazırlık uygulamaları da yapılmaktadır" bilgisini verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gerçeğini aratmayan sahte ihbar ile Polis Teşkilatı’nın 181. Yıl dönümü kutlandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü kapsamında mahalle sakinleri, polis ekiplerine unutulmaz bir sürpriz hazırladı. Gerçeğini aratmayan "kavga ihbarı" ile olay yerine çağrılan ekipler, karşılarında konfeti, meşale ve pastalı kutlama bulunca şaşkınlık yaşadı. Sürpriz anlar böyle görüntülendi. İnegöl Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu ile İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları öncülüğünde hazırlanan sürprizde, mahalle sakinleri önce 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kavga ihbarında bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olay yerine yaklaştığında, mahalle sakinleri rol gereği birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırıyormuş gibi yaptı. Kavgayı ayırmak için müdahale eden polis ekipleri, bir anda konfeti ve meşalelerle karşılandı. Ardından getirilen pasta ile polislerin 181. kuruluş yıl dönümü kutlandı. Pastayı üfleyen ekipler, duygu dolu anlar yaşarken mahalle sakinlerine teşekkür etti. Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu yaptığı açıklamada, "Bugün polis teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü. Biz de amirlerimize küçük bir şaka yapalım dedik. Ne mutlu bizlere ki böyle güzel polislere sahibiz. İnşallah her zaman şaka niyetli polislerimizi çağırırız. Hepsinden Allah razı olsun." dedi. İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları ise, "Polis teşkilatımızın yıldönümünü kutluyorum. Her şartta güvenliğimizi sağlıyorlar. Ahıska Derneği olarak tüm polislerimize teşekkür ediyoruz. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız." ifadelerini kullandı. Polis memuru da mahalle sakinlerinin hazırladığı sürpriz için teşekkür ederek, "Mahallemizin yapmış olduğu 10 Nisan kutlaması ile ilgili sayın muhtarımıza ve mahalle halkına teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Her zaman bu şekilde güzel kutlamalarla karşılaşmak ümidiyle" dedi. Hazırlanan sürpriz kutlama, hem polis ekiplerinin hem de mahalle sakinlerinin yüzünü güldürdü.
Manisa Manisa’da zirai don nöbeti MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.