GÜNDEM - 27 Mart 2026 Cuma 13:46

Rektör Hacımüftüoğlu, YÖK Başkanı Özvar ile tarımda dijital dönüşüm protokolünde buluştu

A
A
A
Rektör Hacımüftüoğlu, YÖK Başkanı Özvar ile tarımda dijital dönüşüm protokolünde buluştu

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Vakfı (TÜME) arasında yükseköğretim ile tarım sektörünü buluşturan önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Törene, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın yanı sıra Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da katılım sağladı.


Atatürk Üniversitesi pilot üniversiteler arasında yer aldı


YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz’ün katılımıyla imzalanan protokol kapsamında belirlenen 10 pilot üniversiteden biri olan Atatürk Üniversitesi, tarım teknolojileri alanındaki çalışmalarını stratejik bir ortaklıkla güçlendirme imkânı elde etti. Bu kapsamda üniversite; sahip olduğu akademik birikim, ileri düzey laboratuvar altyapısı ve uygulama sahalarıyla sürece çok yönlü katkı sunmayı hedefliyor.


Dijital tarım ve otonom sistemlerde yeni dönem


TEKNOFEST ruhuyla şekillenen iş birliği çerçevesinde, yüksek teknoloji odaklı üretim modelleri ve otonom sistemler tarım ve hayvancılık alanına entegre edilecek. Bu doğrultuda kurulması planlanan "Yapay Zekâ Tabanlı Otonom Eğitim ve Araştırma Çiftliği" ile öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerinin içinde yer alacağı yenilikçi bir eğitim modeli hayata geçirilecek.


Eğitim, araştırma ve üretim bütünleşiyor


Gerçekleştirilen iş birliğiyle birlikte Atatürk Üniversitesi; disiplinlerarası araştırma kapasitesini daha etkin kullanarak eğitim, araştırma ve üretim süreçlerini bütünleşik bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Uygulamalı eğitim modelleri ve saha temelli öğrenme alanları sayesinde öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürebileceği güçlü bir ekosistem oluşturulacak.


Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilgi temelli dönüşüme katkı sunacağız"


Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Yükseköğretim Kurulumuz ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Vakfı arasında tesis edilen bu stratejik iş birliğinde üniversitemizin pilot kurumlar arasında yer alması bizler için son derece kıymetlidir. Tarım ve hayvancılıkta dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunacak bu model ile akademik birikimimizi sahaya yansıtarak bilgi temelli üretimi güçlendireceğiz. Yapay zekâ destekli uygulamalarla verimliliği ve katma değeri artırmayı, nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi ve ülkemizin tarım politikalarına bilimsel katkı sağlamayı hedefliyoruz."


Bölgesel kalkınmaya ve gıda güvenliğine katkı


Söz konusu iş birliği; tarım ve hayvancılıkta verimlilik artışını desteklemenin yanı sıra gıda arz güvenliği, sürdürülebilir üretim ve toplumsal refah hedeflerine de katkı sunmayı amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi, bu kapsamda geliştireceği projelerle hem bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmayı hem de ulusal ölçekte tarım politikalarının güçlenmesine destek olmayı sürdürecek.


Rektör Hacımüftüoğlu, yükseköğretimde vizyoner yaklaşımlarıyla sürece öncülük eden YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a, iş birliği ekosisteminin oluşturulmasında emeği geçen TÜME yetkililerine ve ev sahipliği dolayısıyla Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’a teşekkür ederek, protokolün üniversite ve ülke adına hayırlı olmasını temenni etti.



Rektör Hacımüftüoğlu, YÖK Başkanı Özvar ile tarımda dijital dönüşüm protokolünde buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: "Sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır. Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM 2026), "Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul’da başladı. Stratejik iletişim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getiren zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, akademi ve farklı kuruluşlardan birçok temsilci katıldı. İletişim Başkanı Duran, zirvede hem stratejik iletişimin teknik boyutlarını hem de uluslararası sistemin içinde bulunduğu çok boyutlu krizleri ve bu krizleri derinleştiren anlatıları geniş çerçevede ele alacaklarını dile getirerek, "Bu sürecin ardından, henüz tam olarak ne şekil alacağını bilmediğimiz yeni bir dünyaya giriyoruz. Bugünün dünyasında belirsizliğin ve güvensizliğin hakim olduğu, çifte standardın ise artık gizlenemeyecek ölçüde görünür hale geldiği bir evredeyiz. Bu tablo, yalnızca geçici bir dalgalanmaya değil, daha derin ve yapısal bir dönüşüme işaret ediyor. Antonio Gramsci’nin işaret ettiği ’canavarlar’, bugün askeri, ekonomik ve teknolojik araçları seferber ederek en basit çıkarlarını dahi hiçbir apolojik gerekçeye ihtiyaç duymadan elde etmeye yönelmektedir. Bu eğilimin doğal bir sonucu olarak, uluslararası sistemde uzlaşı ve diplomasi giderek geri plana itilmekte; güç kullanımı ise birincil araç hâline gelmektedir" ifadelerini kullandı. "İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır" Bölgesel destabilizatör aktörler bulundukları coğrafyalarda hayatı tüm taraflar için zehirlediğini ve saldırgan politikaları "yeni stratejik denklem" olarak sunmaya çalıştıklarını söyleyen Duran, "Bu durum, mevcut istikrarsızlığı derinleştirmenin ötesinde, geleceğe dair belirsizliği de kalıcı hale getirmektedir. Gazze’de yaşananlar bunun en çarpıcı örneğidir. İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır. Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı. Bu durum, yalnızca siyasi bir başarısızlık değil, aynı zamanda derin bir ahlaki çöküştür. Bu noktada, teknolojik dönüşüm süreci krizin etkisini daha da ağırlaştırmaktadır" dedi. Türkiye’nin, uluslararası düzenin irtifa kaybını, bu alandaki normatif çöküşü çok önceden öngördüğünü ve bu yönde defalarca güçlü uyarılarda bulunduğunu belirten Duran, "Örneğin Suriye ve Irak’ta yaklaşmakta olan sistemik krizleri önceden öngördük ve gerekli uyarıları yaptık. Ukrayna’daki savaşta da bu meselenin askeri yollarla çözülemeyeceğini ifade ettik ve bu nedenle diplomatik angajmanlara yöneldik. Belki de en önemlisi, adaletin dünya düzeni için ne kadar hayati olduğunu, tarihsel köklerimizden aldığımız ilhamla çok erken bir dönemde kavramıştık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ’daha adil bir dünya mümkündür’ çağrısı, uyarılarımızın ve küresel adalet talebinin en güçlü ifadesiydi ve dünyaya yapılan çok önemli bir çağrıydı. Türkiye olarak küresel krizin kronikleştiği her noktada, kendimize özgü yaklaşımlar ve modeller sergiledik. Yaklaşmakta olan krizlere ve çatışmalara önce bölgemizde, ardından küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Bu çabamız, yalnızca diplomatik bir refleks değil; aynı zamanda tarihsel bir sorumluluk bilincinin ve çok boyutlu dış politika anlayışımızın bir yansımasıydı" diye konuştu. "Türkiye, herhangi bir kriz karşısında taraflardan birinin değil; barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanmayı tercih eden bir marka haline geldi" Türkiye’nin herhangi bir kriz karşısında taraflardan birinin değil, barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanmayı tercih eden bir marka haline geldiğini vurgulayarak, Türkiye’nin farklı görüşlere ve çıkar çatışmalarına sahip aktörlerin dahi aynı masa etrafında buluşabildiği nadir zeminlerden biri olduğunu ifade eden Duran, "Mücadelemizi yalnızca sahada ya da diplomasi masalarında değil, aynı zamanda hakikatin korunması ve savunulması konusunda da kararlılıkla sürdürdük. Cumhurbaşkanımız, sosyal medya ve dijital haberciliğin henüz ilk dönemlerinden itibaren dezenformasyon, algı yönetimi ve bilgi kirliliği üzerinden yürütülen sistematik saldırılara karşı toplumumuzu sürekli olarak uyarmış; bu yeni iletişim çağının taşıdığı risklere dikkat çekmiştir. Türkiye olarak, ’dezenformasyon çağı’ olarak nitelendirilen bu dönemde hakikatin korunmasını bir tercih değil, açık bir sorumluluk ve görev olarak benimsedik. Çünkü biliyoruz ki bilgi, salt bir iletişim aracı değil; aynı zamanda toplumsal huzurun, siyasal istikrarın ve küresel adaletin temel unsurlarından biridir. Bu doğrultuda, sadece devletlerin değil; küresel ölçekte faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin de zaman zaman kâr odaklı yaklaşımlarla manipülatif ve provokatif içeriklerin yayılmasına zemin hazırlayabildiğini görüyoruz. Bu tür içerikler, toplumların sosyal dokusunu zedeleyen, siyasal kutuplaşmayı derinleştiren ve ekonomik dengeleri sarsan sonuçlar doğurabiliyor" dedi.
İstanbul Sancaktepe’de Sarıgazi Sosyal Tesisi hizmete açıldı Sancaktepe Belediyesi, ilçeye değer katan projelerine bir yenisini daha ekleyerek Kemal Türkler Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Sarıgazi Sosyal Tesisi’ni düzenlenen törenle hizmete açtı. Belediye Başkanı Alper Yeğin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışa mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. "Sancaktepe Kazanmaya Devam Ediyor" sloganıyla hayata geçirilen proje, bölgedeki sosyal donatı alanı ihtiyacını modern mimariyle karşılıyor. Toplam 768 metrekare alan üzerine kurulan ve 3 katlı yapısıyla dikkat çeken tesis, açılışın ilk dakikalarından itibaren vatandaşların beğenisini topladı. Ferah oturma alanları ve modern iç tasarımıyla Sarıgazi Sosyal Tesisi, hem gençlerin hem de ailelerin yeni buluşma noktası oldu. Uygun fiyat, yüksek kalite Tesis bünyesinde hizmet veren Sosyal Kafe, belediyenin "uygun fiyat ve yüksek kalite" anlayışının yeni örneklerinden biri olarak öne çıktı. Vatandaşların bütçelerini zorlamadan aileleriyle vakit geçirebileceği mekanda sıcak-soğuk içecekler ve çeşitli atıştırmalıklar sunuluyor. Çocuklar için özel olarak tasarlanan güvenli oyun alanları ise açılışın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Ebeveynler kafede vakit geçirirken çocuklar kendileri için ayrılan alanlarda eğlenme imkanı buldu. "Sancaktepe için çalışıyoruz" Açılışta konuşan Belediye Başkanı Alper Yeğin, tesisin sadece bir yapı olmadığını vurgulayarak, "Bugün burada sadece bir binanın değil, komşuluk hukukunun güçleneceği bir yaşam alanının açılışını yapıyoruz. Vatandaşlarımıza söz verdiğimiz gibi kaliteli ve uygun fiyatlı sosyal imkanları sunmaya devam edeceğiz" dedi.
Konya Meram’ın yeni caddeleri şehir trafiğine nefes aldırdı Kentsel dönüşüm ve yeni ulaşım ağlarıyla çehresi değişen Konya’nın merkez Meram ilçesinde yeni cadde ve cadde genişletme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, ilçenin her geçen gün daha modern bir görünüme kavuştuğunu belirterek, "Sadece yaşam alanlarını değil, yolları da dönüştürüyor; Meram’ı geleceğe hazırlıyoruz" dedi. Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, ilçe genelinde yapımı süren yeni cadde açma ve mevcut yolları genişletme çalışmalarını yerinde inceledi. İncelemelerinde başkan yardımcıları ve teknik ekipten detaylı bilgi alan Başkan Kavuş, projelerde gelinen son durumu değerlendirdi. Son yıllarda Meram’da özellikle ulaşım ve kentsel dönüşüm alanında önemli mesafe kat edildiğini vurgulayan Başkan Kavuş, yürütülen çalışmaların hem şehir trafiğini rahatlatacağını hem de ilçeye modern bir görünüm kazandıracağını ifade etti. Başkan Kavuş, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, belediye olarak Konya Büyükşehir Belediyesi ile koordineli şekilde önemli yatırımları hayata geçirdiklerini belirtti. "Büyüyen Meram’ın ihtiyaçlarına güçlü çözümler üretiyoruz" Başkan Kavuş, Meram’ın her geçen gün büyüyen ve gelişen bir ilçe olduğuna dikkat çekerek, "Şehrimiz büyüyor, Meram’ımız gelişiyor. Bu büyümeyle birlikte kentsel dönüşüm ve ulaşım en önemli başlıklar olarak karşımıza çıkıyor. Sadece bugünün değil, geleceğin Meram’ını planlayarak hareket ediyoruz. Bu doğrultuda hem kendi imkanlarımızı hem de Konya Büyükşehir Belediyesi ile olan güçlü iş birliğimizi en verimli şekilde değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. "Alternatif arterlerle şehir içi trafik yeniden şekilleniyor" Ulaşım yatırımlarının detaylarına değinen Başkan Mustafa Kavuş, geçmişte açılan Necmettin Erbakan Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi ile Karabağ ve Kazakistan Caddeleri gibi ana arterlerin şehir trafiğinde önemli bir yükü sırtladığını belirterek şunları söyledi: "Şu anda Hasanköy ve çevresindeki bağlantı caddelerinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda açtığımız Küçük Aymanas Caddesi modern haliyle hizmet veriyor. Bu caddenin açılmasıyla hem trafik rahatladı hem de etrafında modern yapılar yükseldi. Ahmet Özcan Caddesi’nden Fen Lisesi’ne kadar olan bölüm tamamlandı. Bu caddeler, Ahmet Özcan Caddesi hattını dikine keserek alternatif ulaşım aksları oluşturan akslar. Şimdi sırada Fen Lisesi’nden Antalya Çevre Yolu’na kadar olan Ayşe Kemerşah Caddesi var. Orayı da en kısa zamanda tamamlayacağız. Böylece şehir içi trafik tek bir hatta sıkışmayacak, daha dengeli ve akıcı bir yapı oluşacak. Amacımız, vatandaşlarımızın günlük yaşamında zaman kaybını en aza indirmek, daha konforlu ulaşım imkanı sunmak." "Kentsel dönüşümle birlikte planlı ve modern yapılaşma sağlanıyor" Cadde açma çalışmalarının arka planında büyük bir dönüşüm süreci olduğunu vurgulayan Kavuş, "Bir caddeyi açmak sadece asfalt dökmek değildir. Öncelikle o hattın üzerindeki eski yapıların kaldırılması, imar planına uygun hale getirilmesi ve altyapısının hazırlanması gerekir. Biz bu süreçte acele etmeden, doğru planlamayla ilerledik. Müteahhitler aracılığıyla yapılan dönüşümler sayesinde kamulaştırma maliyetlerinde ciddi tasarruf sağladık. Bu yaklaşımımızla yaklaşık yüzde 50 oranında bir ekonomik avantaj elde ettik. Hasanköy Caddesi’nde yıkımlar büyük ölçüde tamamlandı, bu yaz modern altyapısıyla birlikte bir caddeyi daha ilçemize kazandıracağız" ifadelerini kullandı. "Sadece yolları değil, yaşam alanlarını da dönüştürüyoruz" Bölgedeki değişimin sadece ulaşım yatırımlarıyla sınırlı olmadığını belirten Kavuş, "Yeni açılan ve genişletilen caddelerin etrafında modern konutlar, ticaret alanları ve sosyal yaşam alanları hızla yükseliyor. Abdürreşit Caddesi gibi bölgelerde yeni siteler ve ticaret merkezleri oluşmaya başladı. Gerekirse kalan eski yapıları da kamulaştırarak bu bölgeleri tamamen modern bir görünüme kavuşturacağız. Artık bazı caddelerimiz eski haliyle tanınmaz durumda; bu da dönüşümün ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor" dedi. "Hedefimiz: konforlu ulaşım, huzurlu yaşam" Meram’ın geleceğine dair vizyonunu da paylaşan Başkan Mustafa Kavuş, "Sadece yolları açmakla yetinmiyoruz. Bu yolların çevresini de düzenliyor, yeşil alanlarımızı koruyor, mahalle kültürünü yaşatıyoruz. Ulaşımı konforlu hale getirirken aynı zamanda estetik, düzenli ve huzurlu yaşam alanları oluşturuyoruz. Amacımız; her yönüyle örnek gösterilen, yaşanabilirliği yüksek bir Meram inşa etmek" diye konuştu.