GÜNDEM - 22 Ocak 2026 Perşembe 09:19

Yakutiye’de bir yılda 249 milyon ayni ve nakti yardım

A
A
A
Yakutiye’de bir yılda 249 milyon ayni ve nakti yardım

Erzurum’un Yakutiye ilçesi Kaymakamlığı, 2025 yılı boyunca kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak, vatandaş memnuniyetini güçlendirmek ve sosyal devlet anlayışını sahaya yansıtmak amacıyla çok yönlü ve kapsamlı çalışmalara imza attı.


Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "İdari ve hukuki süreçlerden denetim faaliyetlerine kadar yürütülen çalışmalarla kamu yönetiminde şeffaflık, disiplin ve hesap verebilirlik esas alındığı vurgulanarak, "Yakutiye ilçesi, TÜBİTAK Lise ve Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projelerinde en fazla başvuru yapan ilçe olarak Erzurum’un Türkiye birinciliğine ulaşmasında belirleyici rol oynadı. LGS sonuçlarında da öğrenci sayısındaki artışa rağmen nitelikli okullara yerleşen öğrenci sayısının yükselmesi, ilçede akademik başarının sürdürülebilir şekilde devam ettiğini ortaya koydu. "Haydi Liseler Kayağa" projesiyle öğrenciler sporla da buluşturuldu. Hayvanları Koruma Kurulu çalışmaları kapsamında mikroçip uygulamaları, kuduz aşıları ve sokak hayvanlarına yönelik koruyucu hizmetler kararlılıkla sürdürüldü. Hayvan sağlığıyla birlikte halk sağlığının korunması hedeflendi" denildi.


Vatandaşla doğrudan iletişim


Muhtar toplantıları, mahalle denetimleri ve yıl boyunca gerçekleştirilen esnaf, hane, okul ve kurum ziyaretleriyle vatandaşla birebir temas güçlendirildiği ifade edilen açıklamada daha sonra şöyle devam edildi, "Sorunlar yerinde tespit edilerek çözüm odaklı çalışmalar yürütüldü. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla 2025 yılında 249 milyon TL’yi aşan ayni ve nakdi sosyal yardım ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Aşevi, VEFA ve ADEM projeleriyle yaşlılar, engelliler, kadınlar ve dezavantajlı gruplara yönelik sosyal destekler aralıksız sürdürüldü. Yakutiye Kaymakamlığı, 2025 yılında kamu hizmetlerinde kaliteyi yükselten, sosyal destekleri geniş kitlelere ulaştıran ve vatandaşla güçlü bağ kuran çalışmalarıyla sosyal devlet anlayışını sahada güçlü şekilde hissettirdi"



Yakutiye’de bir yılda 249 milyon ayni ve nakti yardım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak: "Türk bayrağı özgürlük destanıdır" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Türk bayrağının taşıdığı tarihi ve manevi anlamlara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Prof. Dr. Kızıltoprak, ay yıldızlı al sancağın yalnızca bir sembol değil, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin kanla yazılmış destanı olduğunu vurguladı. Türk bayrağının, Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e uzanan köklü bir tarihi mirasın en güçlü simgesi olduğunu belirten Kızıltoprak, "Bayrağımız, Malazgirt’te, Çanakkale’de, Sakarya’da ve Kurtuluş Savaşı’nda toprağa düşen şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş kutsal bir emanettir. O kırmızı renk sıradan bir boya değil, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diye haykıran kahramanların pak kanıdır" ifadelerini kullandı. Batı ülkelerindeki bayrak anlayışıyla Türk bayrağı arasında belirgin farklar bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kızıltoprak, birçok ülkede bayrakların daha çok estetik ya da tarihî bir armanın ifadesi olarak görüldüğünü, Türk bayrağının ise varoluşsal bir anlam taşıdığını söyledi. Kızıltoprak, "Türk bayrağı, pasif bir sembol değil, uğruna can verilen, indirilmesine asla müsamaha gösterilmeyen aktif bir direniş ve aidiyet simgesidir" dedi. "Türk bayrağının ebediyen dalgalanacaktır" Kütahya’da yer alan Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı’na da dikkat çeken Kızıltoprak, ’cephede sancak yere düşmesin’ diye canını feda eden sancaktarların, Türk milletinin bayrağa verdiği değerin en somut göstergesi olduğunu ifade etti. Kızıltoprak, bu anlayışın, bayrağın namus, onur ve vatanla eşdeğer görüldüğü köklü bir kültürün yansıması olduğunu belirtti. Günümüz küresel gelişmeleri içinde Türk bayrağının milli birlik ve egemenliğin en güçlü ifadesi olmaya devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, "Al bayrağımız genç nesillere bir miras, dış tehditlere karşı ise açık bir uyarıdır. Bu vatan toprağına göz dikenler, bu sancağın gölgesinde bozguna uğramaya mahkûmdur" dedi. Açıklamasını şehitleri rahmetle anarak tamamlayan Kızıltoprak, Türk bayrağının ebediyen dalgalanacağını ve Türk milletinin bağımsızlık iradesinin en yüce nişanesi olmaya devam edeceğini vurguladı.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "CHP emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk Eczacıları Birliği’ni ziyaret etti. Özel, ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, Meclis’te emekliler hakkındaki düzenlemenin görüşülmesi sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in, "Biz bu ülkenin garibanlarından oy alarak bugünlere geldik. Haklarını helal etsinler" şeklindeki sözlerine ilişkin şunları söyledi: "Özlem Hanım ‘gariban’ demiş. Gariban demek, sahipsiz kimse demek. Emeklilere kimse gariban diyemez. Emeklileri onlar sahipsiz bırakmaya çalışsa da Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir. Düşük eğitim seviyesinde artık birinci partidir. Emeklilerde birinci partidir ve gençlerin birinci partisidir. Zaten bunların sonucunda diğer bazı başka gruplarda ikinci parti olmakla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nin açık ara ve sürekli bütün anketlerde birinci parti çıkmasındaki temel nokta budur. Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Özlem Zengin’in ‘kimsesiz, sahipsiz’ diye nitelediği seçmen gruplarının en büyük destekçisi, en büyük sahiplenicisidir." En düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması önergelerinin reddedildiğini aktaran Özel, "AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi, dün yedinci maddede verdiğimiz önergeyi reddettiler. Nedir yedinci maddedeki önerimiz? Birincisi, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması ve bunun kanuni güvence altına alınması. Ama yetmez. 20 bin lirayla asgari ücret arasındaki 8 bin liranın üzerindeki farkın seyyanen bütün emeklilere verilmesi. Yani sadece en düşüğü asgari ücret yapmak değil, bugün 28 bin lira yapanı da 36 bin lira yapmayı öneriyoruz. Bununla ilgili kaynak tartışması tükenmiştir. Her şey para bulanların buna para bulamamasının yani kesinleşmiş vergiden vazgeçenlerin emeklinin bu derdine çözüm bulamamasının izahı yoktur" açıklamasında bulundu. "Sandığı getirirlerse, dedikleri olur" Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak" sözüne ilişkin, "Bu konuda atabileceği en doğru adım, seçim sandığını getirmektir. Seçim sandığını getirirse dedikleri olur. Sandığa direnirse bu sorunlar derinleşerek devam eder" diye konuştu.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa istismar" iddialarının ardından ekiplerin ivedilikle harekete geçtiğini bildirerek, "Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" açıklamasını yaptı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa taciz ve işkence iddiası" başlıklı haberlere ilişkin yapılan açıklamada, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı çocuk etkinlik merkezi hakkında ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımıza gelen ihbarın ardından İl Müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir. Uzmanlarımızca aile ile ikametlerinde gerçekleştirilen sosyal inceleme neticesinde, çocuğun ve ailenin durumu titizlikle raporlanmış; gerekli rehberlik ve psikososyal destek süreci derhal başlatılmıştır. Yapılan görüşmelerde; ailenin emniyet güçlerine başvuruda bulunarak yasal süreci başlattığı ve devam eden dava sürecine Bakanlığımızın müdahil olması yönünde talebi olduğu bilgileri edinilmiştir. Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" ifadelerine yer verildi.