GÜNDEM - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 09:28

Yürekleri ısıtan o görüntülerdeki polisi memuru ve kazazede kız konuştu

A
A
A
Yürekleri ısıtan o görüntülerdeki polisi memuru ve kazazede kız konuştu

Erzurum’da trafik kazası sonrası yaralanan kız çocuğuna ambülans gelinceye kadar yağmurda ıslanmasın diye şemsiye tutan ve onunla sohbet eden Polis Memuru Samet Arslan Türkiye’nin yüreğini ısıtmıştı.


Devriye görevi esnasında Yakutiye İlçesi Mumcu Caddesi’nde meydana gelen kazaya yakın bir yerde bulunan ekibin içindeki Polis Memuru Emin, hemen yol kenarında acı ile kıvranan yaralı Sukeyna Örs’ün (15) yanına gitti. Önce yaralı kızın durumunu soran ve sağlık ekibine bilgi veren Polis Memuru Samet Arslan, kaldırım kenarında acı çeken Sukeyna Örs yağmur altında ıslanmasın diye hemen çevreden bir şemsiye istedi. Dakikalarca yaralı kızla sohbet eden Polis Memuru Samet Arslan, birkaç kez de kızın babasıyla telefonla görüştürdü ve onu rahatlatmaya çalıştı. Çevreden geçen bir vatandaşta o anları cep telefonuyla kayıt altına aldı. Sosyal medyada paylaşılan bu görüntüler bir anda Türkiye’nin adeta yüreğini ısıttı. Polis memurunun şevkatli ve samimi davranışı güzel yorumlarla takdir edildi. Kaza sonrası ambülans ile Erzurum Şehir Hastanesi Acil Servis’ine kaldırılan Sukeyna Örs gerekli kontroller ve muayeneden sonra taburcu edildi.



"Hem korku hem de acı içindeydim"


Hamidiye Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9. Sınıf öğrencisi Sukeyna Örs, sabah saatlerinde staj yaptığı otele gitmek için evden çıktı. Mumcu Caddesi’nde bir aracın çarptığı Sukeyna Örs kaldırımın kenarına yığıldı. Bu esnada oradan geçen polis devriye ekipleri hemen kızın yardıma koştu. Ekipten polis memuru Sukeyna Örs, kuvvetli yağış altında ıslanan ve hareket edemeyen kıza çevreden bir şemsiye bularak ıslanmasına engel oldu. Sukeyna Örs o anları anlatırken, "Polis abime teşekkür ederim. Hem korku hem de acı içindeydim. Sağ olsun bana şemsiye tuttu, halimi sordu ve hemen babamla görüştürdü. Çok iyi bir insandı ve bana moral verdi" dedi. Sukeyna Örs’ün babası Metin Örs’te kızına kaza sonrası yardımcı olan ve ıslanmaması için şemsiye tutan polis memuruna teşekkür etti.



"Türk polisinin yapması gerekeni yaptım"


Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi çalışan Polis Memuru Samet Arslan ise kazanın kendilerine çok yakın bir yerde meydana geldiğini ifade ederek, "Çok şiddetli bir yağış vardı. Hemen çevreden bir şemsiye bulduk ve kızımızın daha fazla ıslanmaması için gayret gösterdik. Beli ve kolunda ağrısının olduğunu söyledi, ben de yanlış bir hareket yapmamak adına kıpırdamaması gerektiğini söyledim. Ambülans gelinceye kadar hem sohbet ettim hem de ara ara babasıyla telefon ile konuşturdum. Bir Türk polisinin olması gerektiği gibi görevimizi yaptık. O kızımızın iyi ve sağlıklı olması sevindirdi" şeklinde konuştu.



Yürekleri ısıtan o görüntülerdeki polisi memuru ve kazazede kız konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.