YEREL HABERLER - 01 Ağustos 2016 Pazartesi 13:11

DAK hafta sonunu eğitimle geçirdi

A
A
A
DAK hafta sonunu eğitimle geçirdi

Eskişehir Dorlion Arama ve Kurtarma (DAK) ekibi, çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.
Operasyonel faaliyetler, sosyal yardımlaşma faaliyetleri ve eğitimler olmak üzere bütün alanlarında yer alan DAK ekibi, geçtiğimiz hafta sonunu kamp ile geçirdi. Eskişehir’in Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı nehrinde gerçekleşen kampa, 20 kişilik bir ekip katıldı.
Hafta sonu düzenledikleri kampta kano ve dalış faaliyetleri yapan DAK üyeleri, eğitimlerine ara vermeden devam edeceğini belirtti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep 75 yaşındaki Fatma teyzenin Kur’an-ı Kerim öğrenme azmi Gaziantep’te kadınlar için açılan kursa katılan 75 yaşındaki Fatma Akıcı’nın Kur’an-ı Kerim öğrenme azmi gençlere ve yaşıtlarına örnek oluyor. Şahinbey ilçesinde yaşayan, 3 çocuk ve 8 torun sahibi Fatma Akıcı, yıllar süren arzusunu 75 yaşında gerçekleştirmeyi başardı. Şahinbey Belediyesi tarafından ilçenin Bostancı Mahallesi’nde tarihi Bostancı Mektebi Kültür Evi’nde kadınlar için açılan Kur’an-ı Kerim kursuna katılan Fatma Akıcı, ilerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen her gün düzenli olarak kursa katılıyor. Kur’an-ı Kerim’i öğrenme azmi göz dolduruyor Kursunu hiç aksatmayan ve elinde Kur’an-ı Kerim’i ile birlikte kursa gidip gelen Fatma Akıcı’nın Kur’an-ı Kerim’i öğrenme azmi göz dolduruyor. Büyük bir heyecanla Kur’an-ı Kerim öğrenmenin mutluluğunu yaşayan Fatma Akıcı, kurs eğitmeni Fehime Katırcı’nın destekleri ile her gün Kuran-ı Kerim öğrenmek için derslere katılıyor. Azmi ile hem yaşıtlarına hem de gençlere örnek olan Akıcı, Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin mutluluğu ile birlikte gösterdiği azim ve gayretle Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin yaşının olmadığını gösteriyor. "Hece hece Kur’an-ı Kerim’i öğreniyorum" Kur’an-ı Kerim kursunda gösterdiği azim ve gayretle büyük bir başarıya imza atarak eğitimde yaşın öneminin olmadığını gösteren Fatma Akıcı, her gün büyük bir sevinç ile kursa geldiğini belirtti. Kursa yeni katıldığını belirten Akıcı, "Bu kursa Kur’an-ı Kerim öğrenmeye geliyorum. Daha önce hiç Kur’an-ı Kerim öğrenmeye gitmemiştim. Şimdi sabahları erkenden kalkıp kursa geliyorum. İnşallah Kur’an-ı Kerim öğrenmeye çalışıyorum. Öğrenmediğim zaman ağlıyorum. Bildiğim ve öğrendiğim kadarıyla okuyorum. Hocamı çok takdir ettim. ‘Ben Kur’an-ı Kerim öğreneceğim hocam’ dedim. ‘Ben gelirsem, arkadaşlarımda gelir. Birbirimize yardımcı olalım’ dedim. Kur’an-ı Kerim öğrenmek çok güzel ve herkese Kur’an-ı Kerim öğrenmeyi tavsiye ediyorum. Kurslara gelsinler Kur’an-ı Kerim’i öğrensinler. Çocukken hiçbir yere gitmedik, Kur’an-ı Kerim öğrenemedik. Önce çok gelmek istedim. Fakat bir türlü dilim dönmedi, öğrenemedim. Şimdi hocamı çok seviyorum. Sabah hiç şey yapmazsam bile buraya geliyorum. Hece hece Kur’an-ı Kerim’i öğreniyorum. Çok şükür iyi gidiyor. Öğrenebiliyorum, hocam sağ olsun bana güzel gösteriyor. Benimle çok ilgileniyor, hep arkadaşlarıma ‘siz öğrenirsiniz ama ben öğrenemem’ derdim. Ama ben de öğrendim. Çok şükür, bu kadar öğrendiğime bile seviniyorum" dedi. "Fatma teyzeyi gençlerimize de örnek olarak gösteriyorum" Kur’an kursu eğitmeni Fehime Katırcı ise, "Şahinbey Belediyemizin hanımlara yönelik açtığı Kur’an kursumuz hem gençlerimize hem de yaşlı teyzelerimize hitap ediyor. Fatma teyzemiz de bu teyzelerimizden bir tanesi. Üç ay oldu kursumuzun açılalı. Üç ay içinde Kur’an-ı Kerim’i tam anlamıyla öğrenmeye çalışıyor ve yeni Kur’an-ı Kerim’e geçti. Fatma teyzeye Kur’an-ı Kerim’i öğretmeye çalışıyoruz. Hem gençler geliyor hem yaşlı teyzelerimiz kursa geliyor. Fatma teyze Kur’an-ı Kerim’i öğrenmede zorlandığı zaman ağlıyor, üzülüyor. Herkesten daha çok gayretli. Kursa en erken gelen sınıfımız öğrencilerimizden bir tanesi. Severek ve isteyerek geliyor. Kur’an-ı Kerim’i severek okuyor. Bütün öğrencilerden önce gelip bir an evvel dersini vermek için uğraşıyor. Fatma teyzeyi kendime örnek alıyorum. Gençlerimize de örnek olarak gösteriyorum" diye konuştu.
Eskişehir Dünyada eşi nadir olan araç gündüz beyaz, geceleri ise yeşil rengi ile parlıyor Eskişehir’de 16 yıldır boya koruma filmi kaplaması yapan esnafın özel malzeme ile kapladığı otomobil gündüzleri beyaz iken geceleri yeşil bir renge bürünüp adeta ışık kaynağı gibi parlıyor. Bu özelliğin dünyada 7 araçta olduğunu iddia eden esnaf, kapladığı araçla dikkatleri üzerine çekiyor. Odunpazarı İlçesi 75. Yıl Mahallesi Organize Sanayi Bölgesi’nde 2009 yılından bu yana araçlara boya koruma filmi kaplaması yapan 35 yaşındaki Mücahit Erdoğan, bu meslek dalında Eskişehir’de ilk esnaf olduğunu iddia ediyor. 16 yıldır araçların boyasına ve kaportasına gelen darbeleri minimize edip koruma filmi ile otomobilleri kaplayan esnaf Erdoğan ilginç ve dünyada sayılı bir çalışmaya imza attı. Esnafın iddiasına göre dünyada çok nadir olan 210 mikron TPU PPF kaplama ile Mücahit Erdoğan, kardeşinin aracını kapladı. Kaplamanın dikkat çekici ve diğerlerinden ayıran yanı ise gündüz güneş ışığını toplayıp gece ise adeta bir ışık gibi parlaması. Beyaz renginin üzerinde bulunan şeffaf kaplama sayesinde araç gece yeşil bir renge bürünüyor. Yeşil renginin yansıra parlayan araç görenlerin dikkatini çekiyor. Böylece otomobil sabah beyaz iken geceleri ise belli bir müddet parlak bir yeşil rengine bürünüyor. " Bu araçtan şu an dünyada 7 tane, Eskişehir’de ise 1 tane var" Eskişehir’de 16 yıldır bu işi yapan ve konuyla alakalı konuşan 35 yaşındaki Mücahit Erdoğan, "Daha öncesinde renkli kaplama, PPF kaplama ve boya koruma uygulamalarıyla bu işe başladık. Sonrasında bu noktaya kadar geldik. Bu araçtan şu an dünyada 7 tane, Eskişehir’de ise 1 tane var. Bizim dışımızda bir ikincisinin olacağını da pek zannetmiyorum. Bu araç gündüz sedefli beyaz görünüyor. Işığı toplayıp karanlığa girdiği anda ise neon yeşil olarak, tıpkı bir ışık kaynağı gibi parlamaya başlıyor. Güneş ışığını ve lamba ışıklarını tamamen toplayıp, bu enerjiyle yanabilen özellikli bir PPF malzeme bu. Görenler gözlerine inanamıyorlar. Rengin nasıl değiştiğine dair birçok açıklama yapmak, örnek göstermek zorunda kalıyoruz. İnsanların bayağı tepkisini ve dikkatini çekiyor. Bence güzel bir uygulama oldu; Eskişehir için de bir değişiklik oldu. Çok merak edip ’Rengi niye böyle?’, ’Bakabilir miyiz?’ diye soranlar; telefon ışığıyla kaplamanın üzerine yazı yazanlar oluyor. Trafikte de bayağı dikkat çekiyor. Bu işlem ortalama 5 gün sürdü. Tabii kaplamanın dışında daha farklı işlemler de yapıldı. Sadece kaplaması ortalama 130-140 bin lira gibi bir rakama mal oluyor. Bunun en büyük özelliği PPF olması. Zaten taş ve darbe gibi dış etkenlere karşı koruma amaçlı yapılmış bir malzeme. Eskişehir’de tek olmasının sebebi de bu; normal bir folyo değil, 210 mikron TPU PPF olduğu için Eskişehir’de tek" dedi.
Kocaeli Dev projelerle Kocaeli kabuk değiştiriyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, fuar merkezinden metro hatlarına, sosyal yaşam ve spor tesislerinden kentsel dönüşüm ve millet bahçelerine kadar geniş bir yelpazede hayata geçirdiği projelerle vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, "Mutlu Şehir Kocaeli" vizyonuna uygun ulaşımdan sosyal yaşama, kentsel dönüşümden spor altyapısına kadar pek çok alanda eş zamanlı sürdürdüğü yatırımlarla Kocaeli’nin geleceğini şekillendiriyor. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarına çözüm üretmekle kalmayan Büyükşehir, Kocaeli’yi daha yaşanabilir ve daha dirençli bir şehir haline getirmeyi hedefleyen adımlar atıyor. Yeni fuar merkezinden metro hatlarına, sosyal yaşam komplekslerinden spor tesislerine kadar birçok büyük ölçekli çalışma kentin dört bir yanında hızla yükselirken, doğa ile iç içe yaşam alanları, modern ulaşım çözümleri ve güçlü altyapı yatırımlarıyla Kocaeli kabuk değiştiriyor. Metro hatlarıyla ulaşımda yeni dönem Hayata geçirilen Kuzey Metro Hattı, şehrin doğu-batı ekseninde toplam 58 km’lik gidiş-dönüş hattı ve 18 durağıyla günlük 300 binden fazla yolcuya hizmet verecek şekilde planlanıyor ve 2028 yılında tamamlanması hedefleniyor. Bunun yanı sıra projelendirilen 21 kilometrelik Güney Metro Hattı, İzmit ile Gölcük arasını 28 dakikaya indirerek özellikle yoğun sabah ve akşam trafiğini rahatlatacak. Kuzey Metro Hattı ile entegre çalışacak hat, Gölcük’ten Körfez veya Kartepe’ye kesintisiz metro ulaşımı sağlayacak. Kentsel dönüşümle güvenli ve dirençli bir Kocaeli Daha güvenli ve modern yaşam alanları oluşturmak için adım atan Büyükşehir, kentte 7 ilçedeki 14 bölgede, 5 bin bağımsız birimin dönüşümü için harekete geçti. Kentsel dönüşümdeki en büyük engellerden biri olan finansman ise Dünya Bankası’ndan hak sahiplerine 180 ay vade ile yüzde 0,69 sabit oran ve 3 milyon TL’ye kadar kredi imkânı ile sağlandı. Etap etap ilerleyecek proje tamamlandığında eski ve riskli yapılar tamamen yenilenerek Kocaeli dirençli bir şehir haline gelecek.
Ankara Radyoloji ve Maden Uzmanı Yavuz, nadir bulunan elementleri değerlendirdi Radyoloji ve Madencilik Uzmanı Dr. Ömer Faruk Yavuz, nadir toprak elementlerinin Türkiye’deki stratejik öneminden bahsederek bu alanda katma değerli madenciliğe geçilmesi gerektiğini ifade etti. Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından düzenlenen ‘Yeraltındaki Vatan Memleketin Altı-Üstü Nadir Elementler ve Stratejik Madenlerimiz’ seminerinde konuşan Radyoloji ve Madencilik Uzmanı Dr. Ömer Faruk Yavuz, seminerin ardından İhlas Haber Ajansı Muhabirine (İHA) nadir toprak elementlerinden bahsetti. Yavuz, Germanyum elementinin Türkiye’nin silah sanayisi için kritik ve stratejik bir element olduğunu vurguladı. Türkiye’de üretilen madenlerin ara ürün ve uç ürün dizilişindeki sıkıntılarına değinen Yavuz, Çin’in bu elementlerin zenginliğini kullanarak Amerika’nın gayri safi milli hasılasını geçebileceğini aktardı. Nadir toprak elementlerinin 15 elementten oluşan bir lantanit grubu olduğunu ifade eden Yavuz, "Bir element tablosunda özel bir yeri olan bir elementler dizilişidir. Bunların içindeki en kıymetli ve bugün için Türkiye ekonomisine en çok rasyonel, çok ticari iyileştirilebilecek iki tane elementi vardır. Bunların bir tanesi neodyum. Çünkü neodyum tüm batarya ve elektrik devriminin olmazsa olmaz bir elementidir ve çok hassas mıknatıslar için jetlerde, silah sanayinde, tüm elektrikli araba devriminin motor grubunda, batarya sisteminde mutlaka olmazsa olmaz bir yeri vardır. Yerini bir başka elementle doldurmanız mümkün değil. Türkiye’de bu özellikle Eskişehir Beylikova yatağında bahsedilen 694 milyon ton olarak resmi rakamlara düşen nadir toprak elementi rezervinin kaynağının içinde neodyum var. Bu mutlaka bir vesileyle, bulunan metotla çok pahalıdır, çok zahmetlidir, eziyetlidir tarafına girmeden, neodyumu kritik, stratejik ve nadir toprak elementi grubunda, Türkiye için boyutu ve değeri yüksek olduğu için mutlaka izole etmeliyiz ve üretmeliyiz" şeklinde konuştu. "Nadir toprak elementleri Türkiye’de bir ekosistemin parçası olmalıdır" Germanyum elementinin Türkiye’nin silah sanayisi için kritik ve stratejik bir element olduğunu vurgulayan Yavuz, "Mutlaka ona bir zenginleştirme metodu bulmalı ve onu üretmeliyiz. Bunu üretmediğimiz zaman diğer elementlerin tamamını konuşmaya gerek yok. Bu nadir toprak elementlerinin çıkartılması ve üretilmesi bir ekosistemdir. Bunu niye üreteceksiniz, niye çıkaracaksınız? Dışarıya satmak için bunu üretemezsiniz. Bunu ancak kendi sanayiniz için, kendi teknolojiniz için, kendi ihtiyaçlarınız için, kendi silah sanayinizi ham maddesiz bırakmamak için yapmak durumundasınız. Böyle bir malzemenin üretilme bedeli yoktur ve satış değeri solda sıfırdır. Hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Türkiye ekonomisine bunları satarız, para kazandırırız diye bir şey düşünemezsiniz. Böyle bir kavramın içine bu nadir toprak elementlerini bir servet kategorisine tutamazsınız. Nadir toprak elementleri dediğimiz bu iki gruptan bahsederek, bu grubun bütünü ve Türkiye’nin bütün madenler için konuşuyoruz. Türkiye’de bir ekosistemin parçası olmalıdır" ifadelerinde bulundu. "Madenlerimiz bizim milli kaynağımızdır, hiç kimseye bağımlı değiliz" Türkiye’de üretilen madenlerin ara ürün ve uç ürün dizilişindeki sıkıntılarına değinen Yavuz, "Türkiye hala ham cevher ihraç eden bir ülke, ingot, külçe ve metal ithal eden bir ülke. Türkiye’nin cari açığına dış ticaret dengesine çok ciddi, olumsuz etki yapıyor. Türkiye’nin madenciliği bu manada olağanüstü bir kaynaktır. Bu kaynağımız bizim milli kaynağımızdır. Hiç kimseye bağımlı değiliz. Üretmesinin hiçbir teknolojik zorluğu yoktur. Dolayısıyla hem bir milli vazife olarak hem bir ekonomik model olarak da biz madenciliğimizin bütününe yönelik, nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere, bunun için de boksitimiz, kromumuzu, kurşunumuzu, çinkomuzu, bakırımızı, bütün tamamını ara ürün, uç ürün haline getirmeye mecburuz demiyorum, mahkumuz. Aksi takdirde biz cari açığımızı kapatamayız" diye konuştu. "Çin, Amerika’nın gayri safi milli hasılasını geçecek bir üretim kapasitesine gelecek" Amerika’nın yüksek mıknatıs teknoloji ve sistemlerine sahip olduğunu dile getiren Yavuz, "Amerika’yı Amerika yapan araba endüstrisidir, araba sanayidir. Araba sanayisinde bugün Çin dünyanın bir numaralı araba üreticisidir ve elektrik bataryası üreticisidir. Ve muazzam bir lokomotif olarak ekonomiyi sürüklüyor. Amerika çekiniyor. Çünkü olmayan, şöyle söyleyelim, 30 sene önceki Çin’le şimdiki Çin arasındaki gayri safi milli hasılası 40 katı artmış bir Çin’den bahsediyoruz. Bu dünyayı korkutuyor. Amerika’yı da korkutuyor. Çünkü çok kısa zamanda belki Amerika’nın gayri safi milli hasılasını geçecek bir üretim kapasitesine gelecek Çin. Yani bunu Amerika istemez. Doları belki devre dışı kalacak. Yani bunu niye istesin" dedi. Seminerin sonunda Yavuz’a seminerde yaptığı konuşma için hediye takdim edildi.